SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/751 E. 2023/505 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/751

Karar No

2023/505

Karar Tarihi

12 Eylül 2023

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/751 Esas

KARAR NO : 2023/505

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)

DAVA TARİHİ : 26/10/2022

KARAR TARİHİ : 12/09/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin ... tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı ... ticari kredi, kredi kartı ve KMH kullandığını, borçlara ilişkin Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile rehin açığı belgesi ile takip başlatıldığını, dava tarihi itibariyle ...-TL. borçlu bulunduğunu, yine Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve müvekkilin ipotekli taşınmazlarının satılarak rehin açığı belgesi alınarak müvekkil adına ilamsız takip yapıldığını, Ek Yargıtay Kararları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere kredi sözleşmesinde temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise uygulanan akdi faizin ... fazlası temerrüt faiz talep edilebileceğinin açık olduğunu ve bankanın 5464 Sayılı Yasa gereği TCMB tebliğlerine aykırı faiz işlettiğini belirterek, müvekkilin dava tarihi itibariyle şimdilik ...-TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Temlik alan vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın davasını yetkili mahkemede ikame etmediğini, HMK Madde 6 Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu müvekkil şirketin (davalı) adresi bakımından bakırköy mahkemeleri olduğunu, Davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesi mümkün olmadığını, davacı yanın davası hukuki temele dayanmamakla birlikte son derece kötüniyetli olduğunu, davacılar aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün ... (...) sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, Akabinde işbu dosyadan alınan rehin açığı belgesi ile bu kez 7 örnek takip olan Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile işlemlere devam edildiğini, Sayın mahkemelerinin de malumu olduğu üzere ticari sözleşmeler bakımından sözleşme serbestisi ilkesi benimsenmiş olup, taraflar uyuşmazlık halinde uygulanacak faiz oranını serbestçe kararlaştırabilmektedirler. Davacı vekilinin sözleşme serbestisi ilkesine rağmen davaya dayanak teşkil eden icra dosyasında değişen oranlarda faiz talep edilmesi gerektiğine dair beyanı bu nedenle son derece hatalı olduğunu, davacı/borçlu yan aleyhine başlatılan icra takibi davacı borçlunun herhangi bir itirazı olmaksızın kesinleşmiş olup, davacı yanın yıllar sonra aleyhine tasarrufun iptali davası açılması ile işbu davayı ikame etmesi de kötü niyetinin göstergesi olduğunu, Temlik eden ... Bankası A.Ş.' den davaya dayanak teşkil eden icra dosyalarının dayanağını teşkil eden tüm kredi sözleşmeleri ile 6 örnek takibe dayanak teşkil eden ipotek belgelerinin ve akit tablolarının, ihtarname ve hesap özeti dahil tüm evrakların celbi ile davacı yanın davasının ne denli haksız olduğu ortaya çıkacağını, müvekkili şirket lehine %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı yan lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Bankacı bilirkişi ... raporunda sonuç olarak ; " davacı ...'un Antalya Genel İcra Dairesi, ... Tarih,... (Antalya ...İcra Müdürlüğü, ... ) Esas Sayılı İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla açılan takip dosyasında; ... Rehin Açığı Düzenlenme Tarihi itibariyle toplam borcunun ...-TL. olarak hesaplandığı,

Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi, ... tarih, ... Esas sayılı Rehin Açığı Belgesi İle Takip dosyasında ise dava tarihi itibariyle borcu;

Yukarıdaki tablolarla görüldüğü üzere, davacı ...'un, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi, ... tarih, ... Esas sayılı Rehin Açığı Belgesi İle Takip dosyasında ... dava tarihi itibariyle toplam borcunun ...-TL. olarak hesaplandığı, icra kapak hesabında yer alan harç, masraf ve vekalet ücretine uzmanlık alanımız dışında olduğu için tabloda yer verilmediği" sonuç ve kanaatine varmıştır.

Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde;... tarihli Alacak Devir Sözleşmesi'nin incelenmesinde; devir edenin ... Bankası, devir alanın ... ... Anonim Şirketi olup, ... tarihi itibariyle Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki alacağının devreden banka tarafından devir alan ... ... Anonim Şirketi'ne temlik edildiği, temlik belgesinin icra dosyasına ... tarihinde ibraz edildiği görülmüştür.

Davada taraf ehliyeti, bir davada davacı veya davalı olarak yer alabilme ehliyetidir. Davada taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin, medeni usul hukuku alanındaki uzantısını oluşturur. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Türk Medeni Kanunu'na göre belirlenir. (TMK md. 8;48). HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir. Hak ehliyeti bulunan her gerçek (TMK md. 8) ve tüzel (TMK md. 48) kişi davada taraf ehliyetine de sahiptir. TMK anlamındaki hak ehliyetinden maksat, hak sahibi olabilme ve borç altına girebilme ehliyetidir. Hak sahibi olmaya ve borç altına girebilmeye ehil olanlara kişi denir. (TMK md. 8;md 48) Kişi olabilmek, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahip olabilmek için tek başına yeterlidir. Medeni Hukuk anlamındaki kişiden maksat, gerçek kişiler ile tüzel kişilerdir. Dava, gerçek ya da tüzel kişi adına yahut gerçek ya da tüzel kişiye karşı açılır. Gerçek kişiler, sağ ve tam doğdukları anda, hak ehliyetine ve dolayısıyla bu andan itibaren davada taraf ehliyetine sahip olurlar (TMK md. 28; HMK md. 50). Cenin de ileride sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahip olur (TMK md. 28/II;md. 582/I). Tüzel kişiler de, hak ehliyetini haiz oldukları andan itibaren (TMK md. 48) davada taraf ehliyetini de haiz olurlar. Burada sözü edilen tüzel kişilerden maksat, özel hukuk tüzel kişileridir. Özel hukuk tüzel kişileri ise dernekler, vakıflar, sendikalar ve ticaret ortaklıklarıdır. Dava, özel hukuk tüzel kişisi adına yahut özel hukuk tüzel kişisine karşı açılır. (Prof. Dr. Süha Tanrıöver, Medeni Usul Hukuku cilt 1, Ankara 2016, sh 485 vd.; Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz; Medeni Usul Hukuku 1. Baskı Ankara 2016 sh 243 vd.)

Davada taraf ehliyeti, taraflara ilişkin dava şartları arasında yer alır (HMK md. 114/I-d). Dolayısıyla, davanın her aşamasında mahkemece re'sen araştırılabileceği gibi taraflar da davanın her aşamasında taraf ehliyetinin bulunmadığı hususunu ileri sürebilirler. Taraf ehliyeti, dava şartlarından olduğu için ilke olarak taraf ehliyetinin yokluğunun tespiti halinde dava şartı noksanlığından ötürü mahkemenin davayı usulden reddetmesi gerekir (Prof. Dr. Süha Tanrıöver, Medeni Usul Hukuku cilt 1, Ankara 2016, sh 485 vd.; Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz; Medeni Usul Hukuku 1. Baskı Ankara 2016 sh 250).

Kural olarak, taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin, dava takip yetkisi de vardır; davayı açanın dava takip yetkisine de sahip olması gerekir. Ancak bazı istisnai durumlarda, davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti mevcut bulunmasına karşın, bu kişinin dava takip yetkisi mevcut olmayabilir. Örneğin, hakkında iflas kararı verilen kişinin (müflisin), iflas masasına giren mallar üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlanır ve müflisin her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olur (İİK md. 191). İflas masasının yasal temsilcisi (kanuni mümessili) olan iflas idaresi (İİK md. 227), tasarruf yetkisini kullanır ve müflisin taraf olduğu takiplerde (İİK md. 193) ve hukuk davalarında (İİK md. 194), istisnai durumlar hariç, davayı takip yetkisi iflas idaresine ait olur. Bu nedenle, müflisin bu hukuk davalarında (taraf ehliyeti ve dava ehliyeti mevcut olmasına rağmen) davayı takip yetkisi bulunmamaktadır. Dava takip yetkisi, bu yetkiye sahip olanın usuli işlemleri yapma ve talep sonucu hakkında hüküm elde etme ehliyeti (yetkisi) anlamına gelir. Bu anlamı ile davada sıfattan farklıdır. Çünkü sıfat maddi hukuka ilişkindir. Dava takip yetkisi ise şeklidir ve usule ilişkindir. Bu yetkinin bulunması gereken davalarda yetkiye sahip olmayanın açtığı dava, dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddedilir. Çünkü davayı takip yetkisi HMK'nun 114/1-e maddesi uyarınca dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilir (Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz; Medeni Usul Hukuku 1. Baskı Ankara 2016 sh 257-258).

Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi HMK'nun 114. maddesinde dava şartları arasında sayıldığından, HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir.

Davada taraf sıfatı (husumet) dava konusu yapılan, maddi hukuktan doğan (subjektif) hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Başka bir ifadeyle sıfat, dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilenlerin, maddi hukuk açısından, gerçekte bu niteliği taşıyıp taşımadığıyla ilişkilidir ve esas hakkında verilecek olan kararın içeriğinin belirlenmesi bakımından önem taşır. Yoksa, sıfatın hakim açısından tarafın hak sahipliğine yönelik olarak karar verilinceye kadar, yargılamanın yürütülmesi bakımından, herhangi bir önemi yoktur. Davayı takip yetkisi ise yargılamanın kim tarafından yürütüleceği sorusunun cevabını teşkil eder. Dolayısıyla, davayı takip yetkisi tümüyle usuli bir kavramdır. O nedenle, hukukumuzda taraflara ilişkin dava şartları arasında düzenlenmiştir. Buna karşılık, sıfat ise, dava dilekçesinde taraf olarak gösterilenlerin, maddi hukuk bakımından gerçekte hak sahibi ve yükümlü konumda bulunup bulunmadığıyla ilişkili olduğu için esasa ilişkindir; yani, bir maddi hukuk sorunudur. O nedenle, hüküm anında mevcut olmalıdır; bir başka ifadeyle, sıfat, bizatihi hükümde somutlaşır; zira, tarafların haklılık durumu hüküm ile belli olur. Sonuç olarak, davanın yürütülmesi ve karara ulaşılmasındaki süreç, davayı takip yetkisini; bu sürecin bitiminde elde edilen maddi hukuka yönelik sonuç ise sıfatı ifade eder. Öte yandan, davayı takip yetkisi, usuli bir soruna ilişkin bulunduğu için dava şartıdır; eksikliği, davanın usulden reddi sonucunu doğurur; buna karşılık, sıfat ise subjektif hakkın özüne ilişkin olduğu için, bir maddi hukuk sorunu teşkil eder ve maddi hukuk anlamında bir itiraza vücut verir. Eksikliği anında verilecek karar, usulden red değil; davanın sıfat (husumet) yokluğu nedeni ile red kararı olup, esasa ilişkin bulunduğundan o davada taraf olarak gösterilen kişiler açısından, maddi anlamda kesin hüküm gücüne sahip olacaktır ( Prof. Dr. Süha Tanrıöver, Medeni Usul Hukuku, Cilt 1, Ankara 2016, sh 509-510, 513; Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz, Medeni Usul Hukuku, 1. Baskı, Ankara 2016, sh 258-259; Baki Kuru, Ramazan Arslan, Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Baskı, Ankara 2011 sh.234; Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, 1. Baskı, sh.173 vd.).

Yukarıda da belirtildiği gibi, sıfat, dava konusu yapılan ve maddi hukuktan doğan hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası bakımından bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez ve dava sıfat yokluğundan (husumetten), esastan reddedilir. Taraf sıfatının (davacı bakımından aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (def'i değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hallerinde olduğu gibi sıfat yokluğu da ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) gözetilir. Sıfat yokluğu, bir davada dava şartlarından sonra, yani tahkikat aşamasında incelenir. Sıfat yokluğunun, mümkünse diğer itirazlardan önce incelenmesi gerekir. Çünkü, taraflardan birinin taraf sıfatı yoksa, diğer itiraz ve def'ilerin incelenmesine gerek kalmaz (HMK md. 143). (Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz; Medeni Usul Hukuku 1. Baskı Ankara 2016 sh 258-261).

Nitekim yukarıda açıklanan ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.11.2013 tarih, 2013/13- 439 E. 2013/1595 K. sayılı kararı ile 25/11/2015 tarih 2014/1-1019 E. 2015/2687 K.sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Dosya kapsamına göre, davacı yanca Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... (Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...) Esas sayılı dosyasının dayanağı olan kredi sözleşmesi nedeniyle takipte işletilen faizler yönünden borçlu bulunmadığının tespitine yönelik olarak eldeki işbu dava açılmış ise de, dava dosyası içerisinde bulunan Alacak Devir Sözleşmesinde dava konusu alacağın dava tarihinden önce ... tarihinde ... ... Anonim Şirketi'ne devredildiği, ayrıca icra dosyasına temlik beyanının ... tarihinde sunulduğu, bu tarihten sonra borçlu vekili tarafından icra dosyasında işlem yapıldığı gibi cevap dilekçesinin de temlik alan tarafından sunulduğu temliknamenin cevap dilekçesine eklendiği görülmekle açılan davada davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,

  2. Alınması gereken 269,85.. TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70. TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15. TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA

  3. Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile DAVALIYA VERİLMESİNE,

  5. Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,

Dair, davacı vekili Av. ...'in yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2023

Katip ...

E imzalı

Hakim ...

E imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapVeTespit)TicariDavalarMevduatlardanantalyaBankalarcaKaynaklananKrediliKullandırılan(MenfihükümKredilerden

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim