Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/561 E. 2024/561 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/561
2024/561
13 Ağustos 2024
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/561 Esas
KARAR NO : 2024/561
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 13/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, Antalya ve birçok turizm bölgesinde ... ve ... satışıyla iştigal olduğunu, müvekkilinin davalı taraftan mal alıp bedeli ödediğini, müvekkilinin yine davalı tarafla ... ve ... takımı almak konusunda anlaşmaya varılmış olmakla, dava konusu çeklerde lehtar konumunda olan davalı ...’e ... ve ... tarihli, ... TL ve ... TL bedelli iki adet çek (... ŞUBESİ tarafından verilmiş, ... basım tarihli, ... çek no'lu, ... keşide tarihli, ...-TL bedelli ve yine ... çek no'lu, ... keşide tarihli, ...-TL bedelli çekler) keşide ederek verdiğini, müvekkili davalıya sipariş ettiği mallara karşılık iki adet çek vermiş ise de, müvekkili çeklerin vadesi olan son ana kadar teslim için beklemiş fakat sipariş edilen malın teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kalan bu çekler bedelsiz kaldığı halde iade edilmediğini, davalı tarafın, müvekkiline teslim etmesi gereken malları teslim etmediği gibi bir de müvekkilinin telefonlarına cevap vermediğini, müvekkili davalı taraf ile birçok kez alışveriş yaptıklarını, şöyle ki müvekkilinin geçtiğimiz aylarda davalı taraftan teslim almış olduğu mallar için ödemesini yapmış ve bunun karşılığında da davalı taraf müvekkiline faturalar keşide ettiğini, ayrıca müvekkili, davalı tarafa ... ve ... keşide tarihli ... TL tutarlı çekleri keşide etmiş ve ödediğini, hatta müvekkili uzun süredir davalı taraf ile görüşmemesine rağmen ... tarihli çeki de daha önce yapılan ticarete binaen iyi niyetli olarak ödediğini, hatta davalı taraf bu çekle ilgili fatura dahi keşide etmediğini, gelinen bu noktada müvekkili bedelsiz kalan iki çek borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, bu nedenlerle dava konusu her iki çek yönünden de borçlu olmadıklarının tespitini ve dava konusu çeklerin bedelinin tahsil edilmesi halinde ödenen bedelin ödendiği tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tensip zabtının 8 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline arabuluculuk tutanağını sunması için 1 haftalık kesin süre verilmiş ve tensip zabtı davacı vekiline ... tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesiyle arabuluculuğa ilişkin olarak açıklamada bulunmuştur.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; dava dosyasının mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmayıp, arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken .... TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan .... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı tarafça Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/08/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55