Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/429 E. 2024/453 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/429
2024/453
10 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/429 Esas
KARAR NO : 2024/453
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 08/06/2024
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının alacaklısı iken bu icra dosyasında yapılan ihalenin kesinleştiğini, yapılan sıra cetveli ile ilgili olarak müvekkili ... Ltd. Şti. dışında dava açan olmadığını, davacının ihale konusu daireyi alacağa mahsuben aldığını, ihaleden aldığı daire ile ilgili sürecin tamamlandığını, dairenin davacıya aidiyetinin kesinleştiğini, sıra cetveli yapılırken mahsup işlemi yapıldığını, sıra cetvelinin bu kısmının da kesinleştiğini, davacı şirketin sırasına ilişkin süresinde herhangi bir dava açılmadığından sıra cetvelindeki sırasının da kesinleştiğini, alacaklı davacı ... Ltd.Şti.'nin sadece ... ve ... Vergi Daireleri ile garamaten paranın paylaştırılmasından dolayı sıra cetveline itiraz ettiğini, garamaten paylaştırmadan dolayı ... ve ... Vergi Dairelerine düşen paralar yönünden davacının itirazının kendi aleyhine olmadığını, garameten paylaştırmaya giren Vergi Daireleri aleyhine olduğunu, davacının sıra cetveline itiraz davasının kabulü halinde davacıya düşecek paranın fazlaşacağını, azalmayacağını, davacının sıra cetveline dava açma süresi henüz tamamlanmadan teminat mektubu karşılığı kendisine düşen parayı tahsil ettiğini, alacağa mahsuben aldığı taşınmaz daire ile ilgili süreci de yine teminat mektubu karşılığı tamamladığını, teminat mektubunun icra dairesi dosyasında daha fazla kalmasında hukuki yarar kalmadığını, teminat mektubundan dolayı davacı şirketin maddi bir külfet ödediğini, 3 er aylık dönemde yine ücret ödemeye devam ettiğini, teminat mektubunun davacı şirketin kredi limitini düşürdüğünü, kredi kullanabilme olanağını da sınırladığını, teminat mektubunun hukuki yarar ve zorunluluk olmaksızın dosyada kalmasının davacının gereksiz bir zarara uğramasına neden olduğunu, alacağa mahsuben alınan taşınmazın işlemlerinin sonuçlandığını, sıra cetveline davacı şirketten başka itiraz eden olmadığını, sıra cetveline itiraz davasının sonucunun davacı aleyhine sonuç doğurmayacağından bahisle teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, taleplerinin reddedildiğini, bu red kararına karşı Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesine yapılan şikayetin ... tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile reddine karar verildiğini, kararın istinaf edildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kararın kaldırıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası görülen davada bu kez ... Esas ve ... Karar sayılı şikayetin kabulü kararı verildiğini, şikayetin kabulü kararından sonra davacının teminat mektuplarını iade alabildiğini, bankaya iade edebildiğini, banka nezdinde teminat mektubu için yaptığı masrafların bu tarih itibari sona erdiğini, bu geçen zaman içinde uğradığı zararlarla ilgili olarak işbu maddi tazminat davasını açmanın zorunlu olduğunu beyanla teminat mektubunun geç iade edilmesi ve maddi zarara neden olunmasından dolayı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; teminat mektubunun geç iade edilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin maddi tazminat davası niteliğindedir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup 4. maddede hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalar da mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığını her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlık icra dosyasına sunulan teminat mektubunun geç iade edilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup limited şirket olan davacı tacir olsa da, davalı ... tacir sıfatına haiz olmadığı, taraflardan biri için ticari olan iş diğeri için de ticari sayılmakla beraber, bu hususun görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınamayacağı, yine bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1. c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
-
Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
-
6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
- 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.10/06/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19