Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/384 E. 2024/452 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/384
2024/452
10 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/384 Esas
KARAR NO : 2024/452
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen .../... şubesine ait keşideci ... olan ... tarihli ... Seri No lu ... TL bedelli çekin davacı ...’nun imzası taklit edilmek suretiyle imzalandığını, takibe konu çekin üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını, davacı ile davalı ... ve çekteki cirantalar arasında herhangi bir borç alacak ilişkisinin olmadığını, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi raporu,vekaletname ve davacıya ait imza sirkülerinin çıplak gözle incelendiğinde bile çek üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığının anlaşılacağını, davacının imzasının taklit edildiğini belirterek davacının Antalya İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; kambiyo senedine dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası niteliğindedir.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Mahkememizce ... tarihli tensip zaptının ... nolu ara kararı gereği davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, tensip zaptının davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı, davacının arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60.. TL maktu karar ve ilam harcının peşin olarak alındığı anlaşıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı tarafça Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.10/06/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19