Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/787 E. 2024/339 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/787
2024/339
9 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/787 Esas
KARAR NO : 2024/339
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/10/2013
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... sıralarında davalı ...'in(ehliyetsiz sürücü) idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya olan müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olay ile ilgili davalı ... hakkında açılan ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalının asli kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesinin bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin beden gücü kaybı nedeniyle şimdilik ....-TL ve tedavi ve iyileştirme giderleri nedeniyle ....-TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, ayrıca ....-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun adresi “...” olup davalının ikametgahı mahkemesi kuralı gereği davanın yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini, ayrıca mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığını, esasa ilişkin olarak da; dava dilekçesinde belirtilen kazadaki kusur durumu ve kusurlu hareket ile meydana geldiği iddia edilen zarar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacıya bu kaza sonucu herhangi bir sosyal güvenlik kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve yapıldı ise bu miktar/peşin sermaye değerinin müvekkili kuruma rücu edileceğinden hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla varsa maluliyet oranının ispatlanması gerektiğini ve zararın sorumlu aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, müvekkili kurumun manevi tazminattan sorumlu tutulamayacağını, ayrıca dava açılmadan önce başvuru yapılması hukuki bir ön koşul olduğundan, dava açılmasına müvekkili tarafından sebebiyet verilmediğini, bu sebeplerle temerrüt oluşmadığından faiz ve davanın açılmasına müvekkili kurum sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de müvekkili kurumdan talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının kazanın meydana gelmesinde birinci derecede asli kusurlu olduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma aşamasında yaptırdığı bilirkişi incelemesini kabul etmediklerini, kaza sonrasında her iki taraf da hastaneye kaldırıldığı için kaza tespit tutanağı tanzim edilmediğini, davacının durumu gereği olağan günlük bakım haricinde afaki bir bakım ihtiyacının söz konusu olmadığını, kaldı ki hali hazırda davacının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmakta olduğunu, davacı tarafın talep ettiği miktarların fahiş miktarda olduğunu, manevi tazminatın gayesinin tarafları zenginleştirmek değil manevi zararın tatmini olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce, Antalya ... ASCM'nin ... Esas sayılı dava dosyası celp edilmiş, tarafların sosyal ekonomik durumları araştırılmış, SGK'dan davacıya rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığı hususu araştırılmış, davacının tedavi gördüğü kurumlardan tedavi evrakları getirtilerek iş göremezlik durumuna ilişkin üç ayrı rapor aldırılmış, kusur raporu ile aktüerya bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davası niteliğindedir.
Davalılardan ... vekili görev ve yetki itirazında bulunmuş, davanın sigorta hukukundan kaynaklı oluşu gözetilerek, ayrıca kaza olayının Antalya'da gerçekleşmesi sebebiyle HMK'nın 16.maddesi uyarınca görev ve yetki itirazının ayrı ayrı reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararla, davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, ....-TL geçici iş göremezlik tazminatı, ....-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve ....-TL tedavi gideri olmak üzere toplam ....-TL'nin kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine (Davalı ... dava tarihinden işleyecek yasal faiz ile ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutularak); davacının davalı ... hakında açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile,....-TL'nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, işbu karar davalı ... vekilince istinaf edilmekle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "...1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davalı sürücü hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığı, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ... esas ve ... karar sayılı kararı ile davalı, hakkında önünde seyreden otomobilin sağında duran otobüsü solladığı, kendisinin de bu otomobilin solundan geçmek için en sol şeride geçtiği ve otomobili sollamaya çalıştığı sırada yolun sağ tarafından karşıya yaya olarak geçmekte olan müşteki-davacıya geçişini tamamlamak üzereyken çarptığı, motosikletin sol şeride, müştekinin de orta refüj üstüne düştüğünün kabulü ile taksirle yaralama suçu sebebiyle adli para cezası ile mahkumiyetine hükmolunduğu, kararın temyiz edildiği, dosyanın halen Yargıtay'da temyiz incelemesinde olup, kesinleşmediği ve bu haliyle ceza yargılamasının henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
-
Bilindiği üzere, HMK'nın 165'inci maddesi uyarınca bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konsuyla ilgili hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen yahut tamamen bağlı ise mahkemece, o davanın neticelenmesine yahut idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
-
Son olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK 53) uyarınca ceza mahkemesinin kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, olayın oluşumu tartışmalı ise ceza davasının neticelenmesini beklemek gerekir.
-
Bu açıklamalara göre, mahkemece, olayın davacı yaya bölünmüş yolun orta refüjünde beklerken kazaya uğradığı kabulüne dayalı makine mühendisi bilirkişinin 16/11/2015 tarihli davalı tarafı tamamen kusurlu gören raporuna göre hesap yaptırılmış ve karar verilmiştir. Oysa ki açıklandığı üzere ceza mahkemesi kazanın başka bir biçimde olduğunun kabulü ile sanık davalıyı tam kusurlu görerek cezalandırılmasına karar verilmiş, ancak hüküm kesinleşmemiştir. Evvela yapılması gereken olayın oluşuna ilişkin ceza mahkemesi yargılamasının sonuçlanmasını beklemek, sonrasında katileşen oluşa göre tarafların kusur durumuna ilişkin ayrıntılı, açıklayıcı, önceki raporlar arasındaki çelişkileri giderir biçimde rapor temini ile hasıl olacak sonuca göre gereken kararın verilmesidir. Bu sebeple davalının istinaf başvurusunun kabulü gerekir.
-
HMK 353/1. a,6 maddesine göre, mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması durumunda, bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.
-
Buna göre, davalının istinaf başvurusnun kabulüne, kanun yoluna başvurmayan ... yönünden davacının kazanılmış hakları gözeltilmek suretiyle hükmün kaldırılmasına, izah edilen biçimde tahkikatın yapılarak gerekli karar verilmesi amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine hükmetmek gerekir..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkememize gönderilmesine karar verilmiş ve dosya Mahkememize gönderilmiş olmakla yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile sanık ...'in davacıya yönelik taksirle yaralama suçu nedeniyle adli para cezası ile mahkumiyetine hükmolunduğu, işbu kararın temyiz edildiği, Yargıtay ...Ceza Dairesi'nin ... tarihli ... Esas ... Karar sayılı bozma kararı üzerine dosyanın Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sırasına kaydedildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ... tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararla yine sanık ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan adli para cezası ile mahkumiyet kararı verildiği, işbu karara itiraz edilmesi üzerine kararın kaldırıldığı ve dosyanın Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sırasına kaydedildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ... tarih ... Esas ve ... karar sayılı kararla yine sanık ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan adli para cezası ile mahkumiyet kararı verildiği, işbu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca bekletici mesele yapılan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; dosya kapsamında alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 01/07/2014 tarihli raporunda dava konusu kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunun, davacı yaya ...'un atfı kabil kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, sanık vekilinin rapora itirazı üzerine İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza mahkemesi aracılığıyla İstanbul Teknik Üniversitesi'nden seçilen 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu 04/02/2015 havale tarihli raporda; sanık sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunun, müşteki yaya ...'un kusursuz olduğunun tespit edildiği, Mahkemece de olayda sanık ...'in kusurlu hareketleri nedeniyle asli ve tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle sanığın sabit olan müşteki ...'a yönelik taksirle yaralama suçundan adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve işbu kararın ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 09/05/2024 tarihli celsede; "Dava dilekçemizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz. Davamız sübut bulmuştur. Maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi ile sulh olduk, ibralaştık. Maddi tazminat yönünden davamız konusuz kalmıştır. Manevi tazminat yönünden davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili 09/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile; ... tarihinde davalı ... yönünden maddi tazminat alacakları konusunda sulh ve ibra olduklarını, maddi tazminat yönüyle herhangi bir hak ve alacaklarının kalmadığını beyan ederek dilekçesi ekinde sulh ve ibraname başlıklı belgeyi dosyaya sunmuştur.
Davalı ... vekili dosyaya sunmuş beyan dilekçesi ile; dava konusu alacak için davacı taraf ile sulh olunmuş olup davanın konusuz kaldığını, dava konusuz kaldığından yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekili dosyaya sunmuş beyan dilekçesi ile daha önce davalı ... ile maddi tazminat ve yargılama giderleri hususunda anlaşma yapılmış olup; davalıdan maddi tazminata ilişkin bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamıyla davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ... tarihli "Sulh ve İbraname" başlıklı kapsamında maddi tazminat istemi yönünden tarafların sulh oldukları, davacı vekilinin 09/05/2024 tarihli beyan dilekçesinde ... tarihinde davalı ... yönünden maddi tazminat alacakları konusunda sulh ve ibra olduklarını, maddi tazminat yönüyle herhangi bir hak ve alacaklarının kalmadığını beyan ettiği, yine aynı tarihli celsede sulh ve ibra nedeniyle maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığını beyan ettiği, davalı ... vekilinin de dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile dava konusu alacak için davacı taraf ile sulh olduklarını ve davanın konusuz kaldığını, dava konusuz kaldığından yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği, davacı vekilinin de davalı ... ile maddi tazminat ve yargılama giderleri hususunda anlaşma yapılmış olup davalıdan maddi tazminata ilişkin bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşıldığından davacı tarafından davalılar aleyhine maddi tazminat istemiyle açılan davanın esası hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.09.2014 T.2014/11742 E. 2014/12102 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere BK'nın 47. maddesi hükmüne göre ( 6098 sayılı TBK m. 56 ), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Tüm dosya kapsamıyla davacının maluliyet oranı, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olması, olay tarihindeki paranın alım gücü, davacının duyduğu elem ve ızdırap dikkate alınarak davacı yararına zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde davalıyı cezalandırmayacak mahiyette davacının elem ve ızdıraplarını dindirecek miktarda ....-TL manevi tazminatın davalı ...'ten tahsiline karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacının maddi tazminat istemi yönünden taraflar sulh olduğundan sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacının davalı ... hakında açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
....-TL'nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
Davacının fazlaya dair manevi tazminat isteminin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ..... TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ..... TL harcın mahsubu ile bakiye ..... TL harcın davalı ...'ten alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafın talebi doğrultusunda maddi tazminat yönünden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, manevi tazminat talebi yönünden davacı tarafça ayrıca yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalılarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ..... TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ..... TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE,
-
Taraflarca talep edilmediğinden maddi tazminat yönünden taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32