SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/377 E. 2023/533 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/377

Karar No

2023/533

Karar Tarihi

11 Ekim 2023

T.C.

ANTALYA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/377

KARAR NO : 2023/533

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 25/07/2019

KARAR TARİHİ : 11/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına dayanak bono sebebi ile müvekkilinin davalılara borçlu olmadığını, takibe dayanak senedin zamanaşımına uğradığını, davalılar tarafından gerçeğe aykırı şekilde doldurulan ve tahrifat yapılan bononun keşide tarihi ve vade tarihi doldurmalarının gerçeğe aykırı olduğunu, yetkili ve görevli mahkemelerin Antalya mahkemeleri olduğunu, takibe dayanak bono müvekkili ile davalılardan ... Ltd. Şti. arasında akdedilen ... tarihli protokol ve ... tarihli kat karşılığı ... sözleşmesine istinaden verilen bir teminat senedi olduğunu ve bedelsiz kaldığını, müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ... Parselde ... ve ... Belediyesine ait olan arsayı ...-TL bedel karşılığında satın aldığını, davalılardan .... Ltd Şti ile ... tarihli imzalanan protokol gereğince de bedelin ...-TL'sinin davalı ... Şti tarafından ödeneceğini, müvekkilinin tapuyu kendi üzerine almasından sonra taraflar arasında arsaya istinaden kat karşılığı ... sözleşmesi akdedileceğini, kat karşılığı ... sözleşmesinin müvekkilince imzalanmaması ihtimaline binaen ...-TL bedelli teminat senedi alındığını, bu anlamda kat karşılığı ... sözleşmesi akdedildiği için de protokol gereği de teminat senedi bedelsiz kaldığını, müvekkilinin teminat senedi sebebiyle herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalılar tarafından başlatılan takiplerdeki borçluların da aynı sebeplerden muzdarip olduklarını, bonolara yapılan eklemelerin aynı el ürünü ile olduğunun açıkça ortada olduğunu, davalı ... ... yetkilisi diğer davalı şirket yetkilisinin babası olduğunu ve bononun iktisabında ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunu bildirerek müvekkilin takibe konu senet açısından borçlu olmadığının tespitine, ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin iptaline, asıl alacağın %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesinin ve tensip zaptının tebliğ edildiği; ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

Mahkememizce celp edilen ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Davacı/alacaklının ...-TL asıl alacak, 24.532,60-TL işlemiş faiz, 240,00-TL komisyon olmak üzere toplam ...-TL tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalı ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin ... tarihli dilekçesi ile yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce celp edilen ... CBS.'nin ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekisinin ... olduğu, şüphelisinin ... olduğu, şüpheli hakkında dolandırıcılık/bedelsiz senedi kullanma suçundan yapılan soruşturma neticesinde, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce celp edilen Antalya CBS.'nin ... Soruşturma ve ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekisinin ... olduğu, şüphelisinin ... olduğu, şüpheli hakkında dolandırıcılık/bedelsiz senedi kullanma suçundan yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki tarafından verilen karara itiraz edildiği, Antalya ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara müşteki tarafından yapılan itirazın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına dayanak bononun incelenmesinde; ... tanzim tarihli ve ... vade tarihli ...-TL bedelli, keşidecisinin davacı, lehtarın davalı ... Ltd. Şti. ve hamilin diğer davalı ... Ltd. Şti. olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizin ... tarihli celsesinde davacı yana yemin teklifinin hatırlatıldığı, yemin teklifi üzerine; İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyasında davalı ... Ltd. Şti. şirket yetkilisi ...; "Davaya konu bono üzerindeki kısımları sonradan doldurmadım, bonoyu diğer davalı olan ... isimli şirketten alacaklarım sebebiyle aldım, diğer davalı ... isimli şirket ile davacı arasındaki kat karşılığı ... sözleşmesi ile benim bir ilgim yoktur, ben bonoyu diğer davalıdan olan alacağım sebebiyle aldım, ben davacı ile diğer davalı arasındaki sözleşme ilişkisi içerisinde hiçbir zaman yer almadım, benim kat karşılığı ... sözleşmesi ile ilişkim bulunmadığı için bu bono teminat senedi olarak verilmemiştir, benim yetkilisi olduğum şirket diğer davalı şirketten alacaklı olduğu için bu bonoyu iktisap ettim, hiçbir şey saklamadığıma namusum, şerefim, vicdanım, kutsal saydığım tüm inanç ve değerler üzerine yemin ederim, Yeminimde ve beyanımda sebat ediyorum" şeklinde yemini eda ettiği, diğer davalı ... ... Ltd. Şti. yetkilisi yemin için tayin edilen gün ve saatte hazır bulundığı ve yeminini eda etmediği anlaşılmıştır.

Dava; İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.

Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davacı yanca; Davaya ve takibe dayanak bononun, davacı ile davalılardan ... ... Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen ... tarihli protokol ve ... tarihli kat karşılığı ... sözleşmesine istinaden verilen bir teminat senedi olduğunu ve bedelsiz kaldığını, davacı yanın ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ... Parselde ... ve ... Belediyesine ait olan arsayı ...-TL bedel karşılığında satın aldığını, davalılardan ... ... İnş. .... Ltd. Şti. ile ... tarihli imzalanan protokol gereğince de bedelin ...-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti. tarafından ödeneceğini, müvekkilinin tapuyu kendi üzerine almasından sonra taraflar arasında arsaya istinaden kat karşılığı ... sözleşmesi akdedileceğini, kat karşılığı ... sözleşmesinin davacı yanca imzalanmaması ihtimaline binaen ...-TL bedelli teminat senedi alındığını, bu anlamda kat karşılığı ... sözleşmesi akdedildiği için de protokol gereği teminat senedinin bedelsiz kaldığından bahisle; ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına dayanak bono sebebi ile davacı yanın davalılara borçlu olmadığının tespiti talep ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlığın yasa, doktrin ve Yüksek Yargı içtihatları gereğince yapılan değerlendirilmesinde; Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def’iler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi halleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.

Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, ..., 1969, s. 16). Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkanı verilmektedir.

Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir. Kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hale gelir.

Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise; senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi halinde borçlu, senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’inin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.

Bir teminat senedinde; senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise; senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulu'nun 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 E., 2020/591 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Kambiyo senedinde teminata ilişkin ibarenin yazılmaması halinde; keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehtarla sınırlı olmak üzere, yazılı delile ihtiyaç göstermektedir.

Kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair ispat yükünün incelenmesinde; genel ispat kurallarına ilişkin olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi gereğince, bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bedelsizliğine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, iddia olunan bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran senet borçlusuna ait olacaktır. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile sorumluluk ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir. Ayrıca bir temel alacağın varlığına karine teşkil eden kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bahisle bedelsizliğine dair iddianın ispatı, karinenin aksini iddia eden senet borçlusu yani davacı tarafından gerçekleştirilmelidir.

Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Öte yandan senedin teminaten verildiğinden bedelsizliğine dair kişisel def’inin sonraki hamillere ileri sürülmesi, ancak TTK’nın 778 maddesi atfıyla TTK’nın 687. maddesi gereğince hamillerin, senedi iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatıyla mümkündür. Kanun koyucunun takdiri hakime bıraktığı “bile bile borçlunun zararına hareket” kavramı ve bu durumun ispatına ilişkin hukuki durum değerlendirildiğinde ise; kambiyo senetlerinde kamu itimadına mazhar olma ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış olan kişisel def’ilerin sonraki hamillere ileri sürülememesinin bir istisnası olan bu kavram, TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile ilişkilidir. İyiniyetin var olup olmadığının her somut olayın özelliğine göre belirlenmesi gerektiğinden bu kavramın içeriği uyuşmazlıklardaki oluşa göre farklılaşabilecektir. İspat konusunda ise; niteliği gereği bile bile borçlu zararına hareketin varlığının senetle ispatı aranmaz. Yani, borçlu, hamil olan davalılara karşı kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu tanık dahil her türlü delille ispat edebilir. Bununla birlikte, ispat yükü senet borçlusunun üzerinde olup, borçlu tarafından hem def’ilerin varlığı hem de bunların senedi iktisap ederken hamil tarafından bilindiğinin ispatlanması gerekmektedir. Bu kapsamda kişisel def’ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi yeterli olmayıp sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş, başka bir deyişle bu amaçla senet lehtarıyla gizli anlaşma içerisine girmiş olması da gerekir.

Yukarıda açıklanan hukuki çerçeve içerisinde somut uyuşmazlığın incelenmesinde; Davacı yan ile davalı lehtar arasında ... tarihli bir protokol düzenlendiği, davacı yan, takibe konu senedin taraflar arasında düzenlenecek kat karşılığı ... sözleşmesinin imzalanmaması ihtimaline binaen ve protokolde belirtilen cezai şarta ilişkin teminat mahiyetinde olduğunu iddia ettiği; ancak takibe konu senedin üzerine dercedilmiş bir teminat kaydı bulunmadığı gibi dosya kapsamına sunulan protokolde de takibe konu senede ilişkin; senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmadığından protokol ile bağlantısının yazılı bir delille ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı yan; davalıların Antalya CBS.'nin ... Soruşturma sayılı dosyasında alınan beyanlarında; davaya konu bononun kat karşılığı ... sözleşmesi gereğince alındığına ilişkin beyanda bulunduklarını ve bu sebeple senetteki nakden kaydının ihdas edildiğinden bahisle ispat yükünün davalı yan üzerinde bulunduğunu iddia etmişse de; dava konusu bonoda, ihdas sebebi olarak nakden kaydı olduğu, somut olayda, davacı taraf nakden değil teminat olarak senedin verildiğini, davalı hamil ise; ... tarihinde ceza soruşturması sırasında alınan beyanında; kat karşılığı ... sözleşmesi ve sözleşme kapsamında pay oranına ilişkin senedin verildiğini, lehtar davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle senedin iktisap edildiğini beyan etmiştir. Davalı tarafın beyanının talil niteliğinde olduğu düşünülse dahi, her iki yanın beyanları karşısında senedin her iki tarafça da talil edildiğinin kabulü gerekeceğinden, bu durumda TMK’nın 6. ve HMK’nın 191. maddesi uyarınca ispat yükünün davacı senet borçlusunda olduğu yolundaki genel kuralın yer değiştirmeyeceği ve davacının senedin bedelsiz olduğunu ispatlaması gerektiği kabul edilmelidir. Somut olayda ispat yükünün davalıda olmadığı ve yer değiştirmediği açık olup, davacı tarafın bu isteminin yerinde olmadığı, bononun, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olması, bu sebeple bir illete bağlı olmasının gerekmemesi ve ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu ileri süren ve senedin ihdas sebebini değiştiren tarafa ait olması sebebiyle somut olayda ispat yükünün davacı tarafta olduğu açıktır. Davacı yanca senedin teminat senedi olduğu hususu yazılı delillerle ispat edilememiş olması sebebiyle davalı yana yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davaya konu senedin hamili olan davalı ... ... Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisi yemin için belirlenen gün ve saatte duruşmaya katılmamış ve yemin eda etmemiştir. Her ne kadar davaya konu senedin hamili olan davalı ... Ltd. Şti. temsilci yemin teklifini kabul ederek yemin etmişse de; davalı lehtarın yemin etmemesi sebebiyle davacı yan davaya konu senedin teminat senedi olarak verildiği hususunu, senedin lehtarı yönünden ispatlandığının kabulü gerektiği, senedi hamilden ciro yoluyla iktisap eden hamilin, bu hukuki durum sebebiyle, TTK’nın 778 maddesi atfıyla TTK’nın 687. maddesi gereğince, hamilin senedi iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatı gerekeceği, davaya konu senette lehtar olan davalı şirket temsilcisi ile diğer davalı hamil şirket temsilcisinin baba ve oğul olduğu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası kapsımında yapılan soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığınca talimat yoluyla alınan şüpheli ifade tutanaklarında davalı şirket yetkilisi ...'nin ... tarihli beyanının: "Ben ... Ltd. Şti. yetkilisi idim, fakat bütün işleri babam yapıyordu,.. resmi işlerde babam ne derse onu yapıyordum, fiilen bütün işleri babam yürütüyordu, şirket bana ait olsa da babam ne derse bütün işleri o şekilde yapıyordum, bütün yapılan her şey benim iradem dışındadır,.. bütün işlerle babam ilgileniyordu, ben sadece nereye imza atılacak, resmi işlerde ne yapılacak, babamın talimatına göre onu yapıyordum..." şeklinde olduğu, yine davalı ... Ltd. Şti. temsilcisi ...'nin aynı tarihli alınan beyanının: "Arsa sahibi ve müteahhit oğlum gözüken fakat oğlumun hiçbir şekilde kendi iradesini kullanmayıp bütün işlerini takip ettiğim ... Ltd. Şti. adına 2017 yılı sonlarında inşaata başlamıştım..." şeklinde olduğu, bu bağlamda lehtar şirket temsilcisinin babası olan davalı şirket temsilcisi hamilin, senedin teminat senedi olduğu hususunu senedi iktisap ederken bildiğinin davacı yanca sunulan deliller kapsamında belirlendiği, yine davalı hamilin sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket ederek, senet lehtarıyla gizli anlaşma içerisine girmiş olduğunun da kabulü gerektiğinden; davacı yanca açılan menfi tespit istemli davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davaya konu senedin teminat senedi olduğunun bilinmesine rağmen senedi takibe koyan davalı hamilin takipte haksız ve kötüniyetli olduğu belirlendiğinden takibe konu bono bedelinin %20'si üzerinden hesap edilen 16.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacı yana verilmesine dair, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile;

-Davacı yanın ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu ... tanzim tarihli ve ... vade tarihli ...-TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE-Koşulları oluştuğundan bono bedelinin %20'si üzerinden hesap edilen 16.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı yana verilmesine,

  1. Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 5.464,8‬0. TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 1.366,20. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.098,6‬0. TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı tarafından yatırılan 1.366,20. TL peşin harç, 44,40. TL başvurma harcı ile 73,10. TL olmak üzere toplam 1.483,7‬0. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı tarafından yapılan 804,05. TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  6. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

  7. Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/10/2023

Katip ...

¸(e-imzalı)

Hakim ...

¸(e-imzalı)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Menfi(KambiyoantalyaSenetlerindenTespithükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim