Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/274
2024/646
8 Ekim 2024
T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/274 Esas
KARAR NO : 2024/646
DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalının ... tanzim ve ... vade tarihli ... TL miktarlı bono ile müvekkilinden nakit para alarak borçlandığını, bononun vadesinde ödenmemesi üzerine Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine kötüniyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durduğunu, davalının kötüniyetli olarak bononun arkasındaki şartın gerçekleşmediğini, davalının bononun arkasına yazdığı ibarenin doğru olmadığını ve müvekkilini bağlamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davanın kabulüne, takibin devamına, itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir.
İcra dosyası uyap sisteminden incelenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü madde-sinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.
Somut olayımıza gelince; davacı yanca davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden (örnek 7) genel haciz yolu ile başlatılan icra takibi ve takibe dayanak belgeler incelendiğinde, alacağın kaynağı olarak senet gösterildiği, ancak senet aslı ekli olmadığından ve alacaklı vekilinin icra dairesine sunmuş olduğu ... tarihli dilekçesinde borçluya örnek 7 icra ödeme emri gönderilmesini talep etmesi üzerine icra müdürlüğünün örnek 7 icra takibi düzenlediği, takibin kambiyo senetlerine dayalı haciz yolu ile takip olmayıp, alacaklının genel haciz yolu ile icra takibine giriştiği, uyuşmazlığın münhasıran bonoya dayanmadığı ve davanın mutlak ticari dava sayılamayacağı, yine yapılan tacir araştırması sonucunda davanın taraflarından olan davalı tacir ise de, davacının tacir olmadığı dolayısıyla davanın nisbi ticari davalardan sayılmayacağı anlaşılmakla , 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. Maddesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunun belirtildiği, bu sebeple uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Benzer mahiyette Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 5. H.D. 2022/3163 esas 2022/2517 karar sayılı içtihadı vardır.)
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
-
Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.08/10/2024
Katip ...
(E-imzalıdır)
Hakim ...
(E-imzalıdır)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59