Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/290 E. 2024/567 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/290
2024/567
18 Eylül 2024
T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/290 Esas
KARAR NO : 2024/567
DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu tarafından tanzim edilen faturalar ile ... bakiye kalan borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı, alacağı likit ve muayyen olmasına rağmen, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında elektrik alım-satımdan kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkili teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlendiğini, davalıya gönderdiğini, davalı ..., almış olduğu malların bedellerinden ufak miktarlarda belli aralıklarla ödemeler yaptığını, kalan ... TL bedelli teslim ettiği muhtelif elektrik malzemesi ücretleri ödenmediğini, davalı taraf, tanzim edilen faturalar ve banka hesap hareketlerinden de sabit olan, bakiye kalan borçların tahsiline ilişkin açılan icra takibine alacağımızı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamını, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesini gerektiğini ...nin ticari kişi olmadığını, müvekkili ...nin ödeme yapma yükümlülüğü bulunmadığını, takip çıkışında yazılı tutara davacı şirketin bakiye alacak miktarı hesaplanmak sureti ile hakediş kesintileri düşülmediğinden halihazırda likit ve belirlenbilir alacaktan bahsedilemeyeceğini, takibe müvekkili ...nin resmi kayıtları esas alınarak haklı olarak itiraz edildiğini, ... müvekkil ...nin kötüniyetli olmadığını belirterek itirazın iptali davasının reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan Mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
TTK'nun 5 maddesine göre 4. maddede sayılan ticari davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek işlere ticaret mahkemesinde bakılır. 6102 Sayılı TTK'nun 19/1 maddesinde; bir tacirin borçlarının ticari olmasının asıl olduğu ancak gerçek kişi olan tacirin işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesi ile ilgisinin olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borcunun adi sayılacağı, 19/2 maddede taraflardan yalnız biri için ticari nitelikte olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nun 4. maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanundan ve 4. Maddede tek tek belirtilen kanunlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiştir. Her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır.
Davalı ... kamu hukuk tüzel kişisi olup tacir değildir. ...'nin davalı olarak yer aldığı bir davada Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında; ''Davalı ... kamu tüzel kişisi olup, tacir sıfatına haiz değildir. Bu durumda mahkemece, davalının tacir sıfatına haiz olmaması ve araç kiralama hizmet alımı sözleşmesinin salt kira ilişkisini değil başka hizmetleri de içerdiği hususu gözetilip, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilerek görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 114, 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." gerekçeleriyle kararı veren ticaret mahkemesinin kararını bozmuştur. (... tacir olmadığına yönelik benzer kararlar; Yarg. 20. HD'nin 21/11/2016tarih 2016/10067 esas 2016/10994 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 01.12.2020 tarih 2020/667 esas, 2020/1705 karar sayılı ilamı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesi'nin 2021/1185 Esas 2023/849 Karar sayılı ilamı)
Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla Mahkememiz görevsiz olup, davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebebiyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE,
Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmaz ise HMK 20/2-son ve 331/2. madde gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Vekalet ücreti yargılama gideri olup (HMK 323/1-ğ) süresinde başvuru halinde görevli mahkemede, başvurulmaz ve mahkememizce dava açılmamış sayılır ise bu kararda hükmedilebileceği (HMK 331/2) için vekalet ücreti TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA,
Tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 18/09/2024
Katip ...
(E-İmzalıdır)
Hakim ...
(E-İmzalıdır)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58