Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/200 E. 2024/441 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/200
2024/441
14 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/200 Esas
KARAR NO : 2024/441
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 15/03/2024
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş.'nin demir çelik sektörünün Antalya'daki en eski firmalarından olan ... A.Ş. dede ...’ın ... yılında eski ... (bugün koruma altına alınmıştır) üçüncü kuşak oğullar ... ve ...'ın iş hayatına atılmasıyla gelişim göstererek ... kısmında ... m² açık alan, ... m² kapalı alanda faaliyet gösteren dev bir fabrika haline geldiğini, firmanın fabrika yatırımını yaptıktan sonra faaliyet alanını karlılığı yüksek, döviz girdisi sağlayacak ve Avrupa'daki muadilleriyle rekabet edebilecek kalitede anahtar teslim ... yapmak üzere belirlemiş olduğunu, davacı şirketin 2014 ve 2015 yıllarında fabrika yatırımını sonuçlandıracak kredi için beklentisi olan ana bankasından kredi limitinin açılmamış olması nedeniyle ekonomik olarak dar boğaza girmiş olduğunu, müvekkili şirketin bu dönemde neredeyse tüm ekonomik imkanlarını fabrika yatırımını tamamlamaya harcamış olduğunu ve fabrikanın tamamlanması sonrasında çok büyük bir sermaye eksikliğinin yaşandığını, sermaye eksikliği nedeniyle rekabet imkanlarının kısıtlandığını, ve ekonomik olarak gittikçe ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin 2016 yılında borca batıklık sebebiyle iflas erteleme yoluna başvurmuş olduğunu, dava süresince yurt dışı projelerinin bulunduğu ... ile çeşitli zamanlarda tekrar eden ve yaptırımlara sebebiyet veren uluslararası gerginlikler nedeniyle proje iptalleri, ... hükümetinin desteklediği sera projelerinin ödemelerinde yapmış olduğu kısıtlamalar gibi ticari sorunların yaşandığını, ayrıca yıldırım düşmesine dayalı çatı hasarı nedeniyle aylarca faaliyetin sekteye uğramış olduğunu, müvekkili şirketin yetkilisi ...'ın vefatı sonrasında mirasçılarının, mirasın kabulü/reddi kararını kağıt üzerinde vermesi mümkün olmadığından açılan terekenin tespiti davasının oldukça uzun süren yargılaması nedeniyle davacı şirketin uzun süre Kayyum nezaretinde faaliyet göstermiş olduğunu, yaşanan bu çok sebepli sorunlar ekonomik zorluklar ve sermaye eksikliği nedeniyle müvekkili şirketin uzun sayılabilecek bir sürede ... üstlenemediğini, davacı şirketin yeterli sermayesinin olmadığı bu süreçte faaliyetini sürdürebilmek için karlılığı yüksek olmayan fason üretime yönelmiş olduğunu, çeşitli sektörlere ihtiyaç duyacağı işçilik hizmetini sağlamış olduğunu, şirket ortaklık yapısının ise; ... Mirasçıları olan ... ve ...'ın %76,00 hisse ile ... sermayesinin olduğunu, ...'ın %24 hisse ile ... sermayesinin olduğunu, şirket yetkilisinin şahsi gayrimenkullerinin satışı sonrasında oluşacak kaynakla asıl iştigal alanı olan anahtar teslim ... üretimine de rekabetçi biçimde döneceğini, ayrıca iş modelinde birkaç değişiklik ile hali hazırdaki fabrika binasının önemli bir kısmını kiralayıp kira geliri de elde edeceğini, faaliyetini haciz ve muhafaza tehdidi olmaksızın sürdürebilmesi halinde mevcut borçlarını konkordato ön projesinde gösterilen biçimde ödeme kabiliyetine kavuşacağını, şirketin 2016 yılında iflas erteleme talebinden sonra şirketin borca batıklıktan çıktığını ancak ekonomik kriz ortamından kurtularak sağlıklı bir mali yapıya kavuşması ve borçlarını ödeyebilmesi için konkordato yoluna başvurulması gerektiğini, sermaye eksikliği nedeniyle alacaklıların bir anda cebri icra ile haciz ve muhafazaya başlaması halinde faaliyet sürdürülemeyeceği için bu ticari ortamda alacaklıların alacaklarının tamamen karşılanma ihtimalinin düşeceğini, alacaklıların alacaklarına kavuşma süresinin uzayacağını, cebri icra yoluyla yapılacak satışlarla aktiflerin önemli ölçüde düşük değerlerle satılacağını, temerrüt faizleri ile şişecek borç miktarı nedeniyle de malvarlıklarının borcu karşılama oranlarının düşmesi nedeniyle tüm alacaklılar aleyhine bir durumla karşı karşıya kalınacağını, öncelikle davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için tensip kararıyla birlikte İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal, davacı şirket bakımından 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacı aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, yeni takip yapılmamasına, müvekkil şirketin evvelce uygulanmış muhafaza tedbirleri kapsamında alıkonulan her türlü makine, demirbaş, araç ve iş makinelerinin üzerlerindeki haciz baki kalmak kaydıyla davacı şirket yetkililerine teslimine, davacının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi, tüm hak ve alacaklarının davacı şirkete ödenmesine, davacının takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesin, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas mahsup haklarının kullanmasının önlenmesine ve mahkemece uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasına, İİK 289’ uncu maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesine, davacı şirketin konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına, sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato talebinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce İİK'nun 288 maddesi gereğince gerekli ilanlar yapılmış, davacı şirketin ticaret sicil dosyası getirtilmiş, davacı vekili tarafından iflas ve gider avansları süresinde yatırılmıştır.
Mahkememizin 15/03/2024 tarihli tensip ara kararı ile; "2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 287. maddesi uyarınca; 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit olunmakla davacılar; Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi Hakkında 15/03/2024 tarihinden başlamak üzere 3 AY süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, Davacıların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 297/2. maddesindeki haller dahil olmak üzere, mal varlıklarının muhafazası için tüm tedbirlerin alınmasına, bu kapsamda davacıların mahkemenin izni dışında geçici mühlet kararından itibaren rehin tesis etmelerinin, kefil olmalarının, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devretmelerinin, takyit etmelerinin ve ivazsız tasarruflarda bulunmalarının tedbiren önlenmesine, aksi halde yapılan işlemlerin hükümsüz olacağına, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 288/1. maddesi gereğince; geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 294, 295, 296 ve 297. maddelerinin uygulanmasına, bu çerçevede mühlet içinde davacılar aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın, her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil, tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, yapılmış olan takiplerin bugünkü mevcut durumları aynen korunarak olduğu yerde durdurulmasına, ancak; Davacıların işletme konularına ilişkin faaliyetlerinin devamı için elzem olan ve icra takipleri nedeniyle muhafaza altına alınan makine, teçhizat ve araçlarının üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla yediemin olarak davacılara tedbiren teslimine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 206. maddesinin 1. sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabileceğine mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceğine veya başlamış olan takiplere devam edilebileceğine, ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirlerinin alınmamasına ve rehinli malın satışının yapılmasının tedbiren önlenmesine, Davacıların gayrimenkulleri ve tescilli, tescilsiz tüm mülkleri ile araçları üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yolunda ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca üzerlerine ayni ve şahsi hak tesisinin önlenmesine, Davacı şirketin konkordato başvuru tarihi olan 15/03/2024 tarihinden önce keşide ettiği çeklerin, 5941 sayılı Çek Kanunu gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre, kanuni ibraz süreleri içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine, bu hususta Türkiye Bankalar Birliğine ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğine müzekkere yazılmasına, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, çek hesaplarının işleyiş ve kontrolünün mahkememizce atanan komiserlerin denetimine bırakılmasına, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 287/3. maddesi uyarınca; davacıların sunulan tablolardaki alacaklı sayısı ve alacak miktarları dikkate alınarak, davacılara Hukukçu ... (TC NO: ...), Yeminli Mali Müşavir ... (TC NO: ... ) ve Makine Mühendisi ... (TC NO: ...)'nun geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmelerine karar verilmiş olup usulünce ilan edilmiş ve gerekli kurumlara bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan ilanlardan ve tedbir kararlarından sonra ... davaya müdahil oldukları, ibraz ettikleri dilekçeleri ile özetle; talep konusu konkordato projesinin yerinde olmadığını, davacının verdiği çeklerin olduğu, müdahil bankalarda birçok sözleşmenin mevcut bulunduğunu, şirketin 2016 yılından beri oyalama taktiği uyguladığını, işbu dosya ile uygulanan tedbirlerin kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Geçici konkordato komiseri heyetinin raporunun ibrazı üzerine mahkememizce davacılar vekili ve komiser heyeti hazır edilerek duruşmalı olarak inceleme yapılmıştır.
Mahkememizce yapılan 14/06/2024 tarihli duruşmada davacı vekili söz alarak; "13/06/2024 tarihli dilekçemizi tekrar ederiz, önümüzdeki dönem için ... Dolar'lık sözleşme imzaladık ve dosyaya sunduk, satış işlemlerinin gecikmesi değer tespitlerinin gecikmesi nedeniyle oldu, yine mirasçılara kayyum atanma süreci uzun sürdüğü için yönetim kurulunu toplayamadık, müvekkil şahsi mal varlığını satarak işletmenin devamlılığını sağlama amacındadır, buna göre gerekirse projeyi revize edip faaliyete devam etmek istiyoruz, sürecin iki ay uzatılmasını ve sonrasında 1 yıllık kesin süre verilmesini talep ederiz"şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Aynı celse davacı şirketin eski yetkilisinin mirasçısı ... söz alarak; "önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederim, şahsi mal varlığımı satarak işletmenin faaliyetine devam etmesini istiyorum avukatımın beyanlarını aynen tekrar ederim, işletme entegre bir tesistir, kapasitesi de oldukça yüksektir, süre verildiği takdirde şahsi mal varlığımı da satarak hem borçları ödeyip hem de sermaye yaratarak işletmenin devamlılığını sağlama amacındayım, yeni iflastan çıktık, ayrıca verilen kısa süre içerisinde gerek kayyum atama, gerek değer tespiti çalışmaları nedeniyle bir faaliyette bulunamadık, süre verildiği takdirde işletmenin devamlılığını sağlamak amacındayız " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/06/2024 tarihli ara kararı ile; "...Davacı vekilinin 08/05/2024 tarihli dilekçesi, feri müdahil ... A.Ş vekilinin 13/05/2024 tarihli dilekçesi ve komiser heyeti görüş raporları dikkate alındığında; ... 'in borca mahsup edilmemek kaydı ile ... bedelle komiser heyeti nezaretinde müdahil ... A.Ş'ye satışı için davacıya izin verilmesine" dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın tevdi edildiği konkordato komiser heyeti tarafından son olarak dosyaya ibraz edilen 11/06/2024 tarihli raporun sonuç kısmında; ... tarihinde 3 aylık geçici mühlet süresi içinde ... A.Ş.'nin ticari faaliyeti tetkik edilmiş, ... tarihlerine ait mali veriler incelenerek; şirketin ... defter kayıtlarına ve rayiç bilançoya göre borca batık olmadığı, rayiç bilançoya göre aktiflerinin borçlarını karşıladığı, özvarlığının (4) ... TL olduğu, davacı şirketin geçici mühlet içerisinde ön projeye uygun üretim ve kiralama gelirinin olmadığı, ... itibari ile zarar elde ettiği, geçici mühlet içerisinde vergi borçlarının rapor tarihi itibari ile ödenmediği, projede sunulan elde edilmesi tahmin edilen gelirin, bu dönemde elde edilen ciro ve zarar tutarına göre elde edilmesinin mümkün görünmediği, davacının sunduğu ön projenin uygulanma imkanının muhtemel olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava, İİK'nun 285 ve devamı maddeler gereğince borçlarını ödeme güçlüğüne düşen davacı tarafından talep edilmiş adi konkordato davasıdır.
İİK'nun 285 ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato müessesesinin amacı borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu tarafından vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmasını sağlamaktır. İİK'nun 292 maddeye göre ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa veya konkordatonun başarıya ulaşmayacağı anlaşılıyorsa veya borçlu 297 maddeye aykırı davranıp veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa veya konkordato talebinden feragat ederse iflasına karar verilecektir. Yine İİK'nun 305 madde gereğince konkordatonun tasdiki için mühlet içinde komiserin izni ile akdedilmiş borçların tamamının ödenmesi veya alacaklının açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması gereklidir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, mahkememizce alınan konkordato komiser heyeti raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket hakkında verilen geçici mühlet süreleri içerisinde mahkememizce hükmedilen tedbirlere rağmen verilen süre içerisinde herhangi bir çalışmalarının bulunmadığı, 3 aylık geçici mühlet içerisinde herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, mühlet içerisinde ticari faaliyetlerinin de bulunmadığı, konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı anlaşılmakla talebin reddine, davacılar kaydi ve rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadıklarından iflas kararını vermeye yer olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla konkordato komiser heyetinin raporu göz önüne alınarak İİK'nun 287 madde yollaması ile İİK'nun 292 madde gereğince davacılar vekilinin konkordato talebinin reddine, mahkememizin 15/03/2024 tarihli tensip zaptı ile davacı hakkında verilen geçici konkordato mühleti ve tedbirlerin kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
-
Davacıların kesin mühlet verilmesi ve konkordato taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE,
-
Mahkememizin 15/03/2024 tarihli tensip zaptı ile hükmedilen TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA,
-
Kararın İİK 288.maddesi gereğince Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalında ilanına,
-
Kararın Antalya Tapu Müdürlüklerine, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, davacının bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne, PTT Genel Müdürlüğü'ne, Türkiye Bankalar Birliği'ne, Türkiye Katılım Bankaları Birliği'ne, Antalya Ticaret Odası Başkanlığı'na, Antalya Sanayi Odası Başkanlığı'na, Sermaye Piyasası Kurulu'na, Taşınır Kıymet Borsaları Başkanlığı'na, TMMOB ve Türkiye İnşaat Mühendisleri Odası'na bildirilmesine,
-
Komiser heyetinin görevinin sonlandırılmasına, Kararın Bilirkişi Bölge Kuruluna Gönderilmesine,
-
Alınması gerekli 427,60TL harç peşin alındığında yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde davacıya İADE EDİLMESİNE,
Dair;davacı vekili, komiser heyeti, hazır bulunan müdahil vekillerinin yüzüne karşı, tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 gün süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulünce anlatıldı.14/06/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19