Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1400 E. 2024/95 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1400
2024/95
6 Şubat 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1400 Esas - 2024/95
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/1400 Esas
KARAR NO : 2024/95
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ: 06/02/2024
K.YAZIM TARİHİ: 05/03/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkilinin davalı için yaptığı sineklik iş bedeli için ekli faturaları düzenlediğini, faturalarda yazılı malların şirket çalışanı ... tarafından teslim alındığını, söz konusu faturaların ekli ... konuşması uyarınca davalıya bildirildiğini, davalı tarafından süresi içerisinde faturalara bir itiraz yapılmadığını, faturalara dayalı alacağı için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek; davanın kabulü ile haksız bir şekilde durdurulan icra takibinin ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacının davasını cari hesaba dayandırdığını, cari hesap sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiğini, sunulan bir sözleşme bulunmadığını, cari hesap sözleşmesinin mevcut olmadığını, dava konusu alacak bakımından herhangi bir mutabakatın da bulunmadığını, davacının takip dayanağı olarak bildirmediği belgeleri itirazın iptali davasında sunamayacağını, dava konusu edilen alacağa ilişkin faturanın şirket tarafından teslim alınmadığını, usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, davacının düzenlediği faturada fahiş olarak belirlenmiş ve müvekkilinin personellerinden ... ile yaptığı danışıklı anlaşma ile faturalara itiraz süresinin geçirilmesinin sağlandığını, davacının bu hususta ...'e haksız şekilde menfaat temin ettiğini, dava dışı ...'in bun konularda bir çok vukuata karışmış olması nedeniyle iş akdine derhal son verildiğini ve müvekkiline ait malzemeleri çalmak suretiyle 3. kişilere satması gibi seheplerle hakkında şikayette bulunulduğunu, davacı ile müvekkili arasında yapılan sözlü anlaşmaya binaen ödenmesi gereken tutarların taraflarınca ödendiğini, ödeme belgesinin ekte sunulduğunu beyan ederek; haksız davanın tümden reddine, asıl olacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, davalının ticaret sicil kayıtları, tarafların 2022 yılına ait BA BS formları, davacının ticaret sicil kaydı ve vergi dairesi kaydı, tarafların ticari defter ve kayıtları, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan 17/10/2023 tarihli bilirkişi raporu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan 08/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterlerin incelenmesi neticesinde; ibraz edilen davacı defterlerinin yeni TTK 64. Maddesine göre ve HMK 222. Maddesi ve devamına göre 2022 yılına ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yaptırıldığı, ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafın ibraz edilen ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalının cari hesabının 120 alıcılar hesabında takip edildiği, davacının 2022 yılında yaptıkları yevmiye kayıtlarının usulüne uygun olduğu, davacının ticari defterlerine göre; 07.12.2022 tarihli ödeme emri tarihine göre davacının davalıdan asıl alacak tutarın 208.845,19TL olduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve davalı kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 07.12.2023 tarihli (... İcra Duiresi ..., 04.11.2022) ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 214.744,49TL tutarlı alacağını faizi ile talep ettiği, bilirkişi marifetiyle incelenen davacı kayıtlarına göre; davacının davalıdan bakiye 208.845,19TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise; davalının davacıya bakiye 201.175,19 TE borçlu olduğu, taraf kayıtları arasındaki farkın davalı kayıtlarında yer alan 7.670,00TL tutarlı ödemenin davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, dosyaya kazandırılan davalı ödeme belgesi dikkate alındığında icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 201.175,19TL alacaklı olduğu, icra takibindeki talebinin ise 214.744,49TL olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki ticari alım - satım kapsamında faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari alım - satım nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı bakiye alacak için icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 13.12.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 24.11.2022 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek i8nceleme yapılmıştır.
Davacı yan taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana sineklik iş bedeline yönelik faturalar tanzim edildiğini, faturalara konu malların davalı yana teslim edildiğini, ancak davalı tarafça cari hesap bakiye borcunun ödenmediğini iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davaya konu edilen faturaların davalı şirket tarafından teslim alınmadığını, sözlü anlaşmaya istinaden ödenmesi gereken tutarların davacıya ödendiğini ve başkaca borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 214.744,49TL alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 21 adet belge karşılığında KDV hariç 1.397.920,42TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 20 adet belge karşılığında KDV hariç 1.383.623,81TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin 1 belge haricinde örtüştüğü tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık konusuna ve dava değerine göre iddia ve savunmanın tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı yanın defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 17/10/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, delil vasfını haiz olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 208.845,19TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 08/12/2023 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 201.175,19TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacı yan cari hesaba dayalı bakiye alacağı olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını savunmuştur. Her ne kadar taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmamaktaysa da iddianın ileri sürülüş şeklinden açık hesap ilişkisi bulunduğu ve bakiye alacağın tahsilinin talep edildiği kabul edilmiştir.
Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanan bakiye alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi rapoları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen ticari defter ve kayıtlardan gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere ticari alım - satım ilişkisi bulunduğu, her iki tarafın defterlerindeki kayıtlar ve vergi dairesine yapılan bildirimler ile davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve malın teslimi yönündeki iddiasını ispatladığı, davalı yanın ise borcun ödendiği yönündeki savunmasını ispatlayamadığı, zira kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi davacı yana borçlu olduğu, bu itibarla alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler sonucu davalının davacıya 201.175,19TL borçlu olduğu, her ne kadar davacı defterinde daha fazla borçlu olduğu kayıtlı ise de defterler arasındaki farkın 09/03/2022 tarihli 7.670,00TL tutarlı ödemeden kaynaklandığı, bu ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacı defterinde kayıtlı olmadığı, davalı yanın bu ödemeyi belgelendirdiği, buradan hareketle ödemeyi ispatladığı, davacı yanın ödemeyi defterine işlemediği anlaşılmakla davalının takibe vaki itirazının kısmen haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 201.175,19TL yönünden iptaline, takibin 201.175,19TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarı likit(belirlenebilir/bilinebilir) olduğundan ve davalı yan takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 40.235,03TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 201.175,19TL yönünden iptaline, takibin 201.175,19TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 40.235,03TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 13.742,27TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.667,30TL harcın mahsubu ile bakiye 10.074,97TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 2.204,52TL'sinin davalıdan, 148,70TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 3.667,30TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.759,50TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 94,50TL tebligat ve posta gideri ile 3.800,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.894,50TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 3.648,41TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 32.176,28TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 13.569,30TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/02/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29