Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/847 E. 2024/831 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/847
2024/831
24 Temmuz 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/847 Esas - 2024/831
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/847 Esas
KARAR NO : 2024/831
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
4-
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/06/2021
KARAR TARİHİ: 24/07/2024
K.YAZIM TARİHİ: 24/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ... tarafımdan Ankara Batı ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine dava açıldığını, davada dava dışı işçinin 2014-2019 yılları arasında çalıştığı belirtilerek, ödenmeyen işçilik alacaklarını davalı belediyeden tahsilinin talep edildiğini, davanın kabulüne dair verilen kararın Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takibe konulması üzerine icra dosvasına davacı belediye tarafından 30.702,14TL ödendiğini, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 38. maddesinde davalı şirketlerin dava dışı personelin işçilik alacaklarından sorumlu olduğu hususunun düzenlendiğini, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, dava dışı işçi ...'a ödenen 20.702,14TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve 6483 sayılı Kanuna göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalıların sorumluluk sınırları belirlenmek süretiyle rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalılar ... Şti. vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... Şirketi- ... Ticaret Ltd. Şti. ortak girişimi ile davacı ... Belediye Başkanlığı arasında 01/01/2013-30/09/2013 tarihlerini kapsayan ... ihale kayıt numaralı sözleşmenin imzalandığını, ... Şirketi ile davacı ... Belediye Başkanlığı arasında 01/10/2014-30/09/2017 tarihlerini kapsayan ... ihale kayıt numaralı sözleşmenin imzalandığını, sözleşmeler ile teknik şartnameler incelendiğinde sözleşme kapsamında çalışan personellerin ücret ve diğer alacaklarından kimin sorumlu olduğunu dair bir hüküm bulunmadığını, hal höyle olunca sözleşmenin taraflarının yarı yarıya sorumlu olacağı hususunun gündeme geleceğini, sözleşme sona erdikten sonra davalı belediye tarafindan teminat mektuplarının iade edilmediği personellerin kıdem tazminatlarını ödeme gerekçesiyle nakde çevrildiğini, esasen davalı belediyenin yapmış olduğu bu uygulama nedeniyle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/395 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, huzurdaki davanın müspet olarak sonuçlanması halinde mükerrer tahsilat yapılmış olacağını, bu nedenle 2021/395 esas sayılı dosyanın incelenmesi gerektiğini, ... Şirketi ve ... Şti. ortak girişiminin ortaklık sözleşmesinde davalı şirketin %60 hisseye sahip olduğunu, bu nedenle hizmet alımı sözleşinesinden kaynaklanan sorumluluklarının hesabında bu oranın göz önüne alınması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunmamışlardar.
GEREKÇE :
Dava, işçi alacağı nedeniyle yapılan ödemenin rücu edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce 22/02/2022 tarih, 2021/420 esas 2022/173 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin 08/07/2024 tarih 2024/705 esas 2024/1165 karar sayılı ilamı ile özetle; " 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki akdi ilişkiden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davalılar ticaret şirketi olup, tacir iseler de davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, dolayısıyla olayda nispi ticari dava bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki akdi ilişkinin, TTK'nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan olup olmadığının incelenmesine gelince;
Her ne kadar mahkemece, olayda Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek, işin esası incelenmek suretiyle karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmelerin konusuna göre asıl edimin, davacı kurumun, 5393 sayılı Belediye Kanunu gereğince görevi kapsamında olan (ve yine aynı Kanun gereğince ihale ve sözleşme yoluyla üçüncü şahıslara da yaptırabileceği) temizlik hizmeti olduğu anlaşılmaktadır. Temizlik hizmetinin ifası sırasında toplanan çöp ve atıkların başka yere taşınması, temizlik işinin gereği olup, sadece bu durum sözleşmenin "taşıma" sözleşmesi olarak nitelendirilmesi için yeterli değildir. Nitekim benzer bir olayda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de 09/05/2022 tarihli, 2021/2610 esas ve 2022/2541 karar sayılı kararında, "taraflar arasındaki sözleşmede baskın olan edimin, Belediyenin asli işi olan temizlik ile ilgili hizmet alımı olduğunu" belirterek, sözleşmenin "taşıma" değil, "hizmet sözleşmesi" olduğunu kabul etmiştir.
O halde, taraflar arasındaki sözleşmede, "atıkların nakli" konusunda bir taşıma edimi olsa da, baskın olan edim, Belediyenin asli işi olan temizlik hizmet alımına ilişkin olmakla, somut olayda, TTK'nın 4. maddesinde sayılan sözleşme türlerinden olan "taşıma" değil, Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki "hizmet sözleşmesi" bulunduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre; olayda nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Hal böyle olunca, mahkemenin görevli olmadığı halde davaya bakmış olması karşısında, esas yönünden inceleme yapılmaksızın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesince yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " denmekle mahkememiz kararı kaldırılmış dosya yeni esasa kaydedilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, hizmet sözleşmesi işi olup, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. İş bu sebeple asıl uyuşmazlık konusunun hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı kanaatine varılarak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair görevsizlik kararı verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1. c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
-
Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1. son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kesin olmak üzere karar verildi.24/07/2024
Katip Hakim
E-imzalıdır. E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55