Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1299 E. 2024/804 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1299
2024/804
16 Temmuz 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1299 Esas - 2024/804
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1299 Esas
KARAR NO : 2024/804
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz)
DAVA TARİHİ : 02/09/2021
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
K. YAZIM TARİHİ: 26/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekilinin 27/07/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil kurum bünyesinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre ihale edilen personel çalıştırılmasma dayalı hizmet alım işinde çalışırken 01.04.2018 tarihinden itibaren sürekli işçi kadrosuna geçen ve emeklilik nedeniyle işten ayrılan dava dışı işçi ...'e müvekkil kurum tarafınca 43.352,74 TL kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığını, İş Kanunu m.2'ye göre; "Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu, " İşçi özlük dosyası incelendiğinde de anlaşılacağı üzere dava dışı işçi ... hizmet alım ihalesi kapsamında davalılar bünyesinde çalışmış olduğunu, Dolayısıyla; mezkur kanun hükmüne göre asıl sorumluluk davalı işveren şirketlerden olduğunu, Kurumumuzun, müteselsilen ve müştereken sorumlu olması dolayısıyla ödemek durumunda kaldığı kıdem tazminatı ödemesinin asıl sorumluluk sahibi olan davalı taşeron şirketlerden tahsil edilmesi için işbu davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, Tensiple birlikte,Davalı şirketlere müzekkere yazılarak, dava dışı işçi ...'e ait işçi özlük dosyası ve tüm kayıtların istenmesine, ... Kurumu'na müzekkere yazılarak, dava dışı işçi ...'e ait kayıtlar ile davalı şirketlere ait kayıtların istenmesine, Davamızın kabulüne, Müvekkil kurumun ödemiş olduğu 46.470,21 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardanı sorumlulukları oranında ayrı ayrı tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı Müflis ... Tic. Ltd. Şti vekilinin cevap dilekçesinde: "Davacı, davasını süresi geçtikten sonra açmıştır. Bu nedenle dava, zamanaşımı nedeniyle reddedilmelidir. Rücu hakkı başkasına ait borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihlerinde gerçekleşmiştir. Davacı, ödeme tarihi itibariyle fiil ve faili bildiği gibi zarar da tam anlamıyla gerçekleşmiştir. Davanın niteliğine göre zamanaşımının başlangıç tarihi zarara neden olan haksız fiil tarihi olmayıp, sonucunda doğan zararın zarar görene ödendiği tarihtir. Çünkü ortaya çıkan zararı ödeyen kişi ancak bu ödeme tarihinden sonra talep edebilme hakkına kavuşur ve bu süre bir yıldır. Bu halde kanunda belirtilen zamanaşımı süresi geçmiştir. Bu nedenle rapora itiraz ediyoruz. Dava edilen kişi, davayı öteki sorumlu ve borçlulara "ihbar" etmezse sonucuna katlanmak zorundadır. Bu davadan önce işçi tarafından açılan davalar tarafımıza ihbar edilmemiştir. ihbar, rücu davası için ön koşuldur. İhbar edilmemişse daha sonra rücu davası ile alacak talep edilemez. Davanın tarafları ... Bakanlığı ile limited şirkettir. İşçi, tarafımız alt işverenliğinde, son alt işverenden önce çalışmıştır. Yani müvekkil şirket ne asıl işverendir ne de son alt işverendir. Yasada açıkça son alt işverenin ve asıl işverenin işçilik haklarından sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle tarafımıza rücu edilebilmesi yasal değildir. İşçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekir. Bu durumda değişen alt işverenler, işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını devralmış sayılır. Bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece iş sözleşmeleri değişen alt işverenle devam eder. İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devri, işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı iş Kanunun 6. maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir. Bu nedenle davacı rücu davasındaki alacaklarını son alt işverenden istemesi gerekirdi. Çünkü olayda işçi devri vardır. Sözkonusu işçinin çalıştığı işyerinin asıl işvereni Kurum'dur. Davacıyı çalıştıran müvekkil şirket ve daha önceki ve sonraki şirketler ise, asıl işverenden ihaleyle iş alan alt işveren konumundadır. Bizden önceki alt işveren ihale süresi sonunda yeniden ihaleyi alamamış ve asıl işverenin işyerini işçileri yeni firmaya devrederek terk etmiştir. İhaleyle işi müvekkil şirket almıştır. Daha sonrada başka işveren veya işverenler almıştır. Yani taşeronlar arasında işyeri/işçi devri yapıldığı hususunda birçok Yargıtay kararı vardır.Müvekkil şirket, davacıyla hizmet alımları tip sözleşmesini imzalayarak taşeron olarak çalışmış olup, zaten gerçek anlamda asıl işveren- alt işveren ilişkisinden de söz edilemez. Hizmet alım sözleşmesinin hiçbir yerinde çalışan personelin ihbar, kıdem, yıllık izin gibi haklarının şirket tarafından ödeneceği şeklinde hüküm de yoktur. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Diğer alacaklardan son ve asıl işveren sorumludur. Biz bu kararında aleyhimize bir durum oluşması karşısında irdelenmesini, lehimize olan hususların ortaya çıkarılarak o yönde karar verilmesini talep ediyoruz.
Bütün bunlara rağmen davacının tarafımıza rücu davası açması tamamen yersizdir. Bu nedenlerle Ticaret Mahkemeleri’nin görevli olduğu halde Mahkemenizde açılan davanın görev bakımından reddedilmesine, Zaman aşımı itirazımız kabul edilerek davanın, zamanaşımı nedeniyle reddine, Haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, Yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep ediyoruz" şeklinde cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLER :
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, ... Valiliği Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne cevabi yazıları, dava dışı ...'e ait özlük dosyası, ödeme dekontları, hizmet cetvelleri ile diğer tüm evraklar, mahkememizin 2020/221 esas sayılı dosyası, Amasya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Davacı vekilince, davacı kurum ile davalılar arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartnameler ile dava dışı işçiye yapılan ödemelere ilişkin kayıtların sunulmuş olduğu görülmüştür.
Amasya ... Asliye Hukuk Mahkemesince alınan 05/08/2022 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından talep edilen alacakları iddia edilen ve dosyada mevcut belgelere göre, davalı .. Tic. Ltd. Şti. Yönünden 5.159,75 TL, davalı ... Şti.' yönünden 5.448.40 TL, davalı ... Tic. Ltd. Şti.' yönünden 6.061 180 TL, davalı ... San. Ltd. Şti.'yönünden 6.494,79 TL, davalı ... Tic.' yönünden 6.278,29 TL, davalı ... Tic. A.Ş. Yönünden 5.791,19 TL, Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'yönünden 8.118,49 TL alacaklı olduğu, " şeklinde rapor edilmiştir.
Amasya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile davalı ... İşletmeciliğine karşı açılan dava tefrik edilerek dosya mahkememize gönderilmiş, yargılamaya mahkememizce devam edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, dava dışı işçiye ödenen ilama dayalı tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Müflis ... Tic. Ltd. Şti. hakkında, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2020 tarih 2020/221 Esas 2020/644 Karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2021 tarih ve 2021/196 Esas 2021/213 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2021/2771 Esas 2022/2111 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verildiği, kararın kesin olarak verildiği, böylelikle iflas kararının 14/04/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Amasya ... Asliye Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirme ile dava dışı işçiye ödeme ve dava dışı işçinin davalı şirketlerdeki çalıştığı süreler dikkate alınarak işçilik alacağı hesaplaması bakımından Yüklenici şirketlerin sorumlu olacağı miktarlar arasında sadece son işverenin sorumlu olduğu ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı bulunduğundan, yüklenici şirketlerin sorumluluğunun belirlenmesi için nitelikli hesap bilirkişisi tarafından gerekli hesaplamalar yapılmıştır. Çalışma süresi ve Kıdem tazminatı: Dava dışı işçi 01/01/2011-31/03/2018 yılları arasında çeşitli şirketler alt işveren nezdinde çalıştığı, hizmet cetvelinde yapılan incelemelerde kesintisiz çalışmadığı tespit edilmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin 2011 yılından 286 gün sorumluluğu hesaplandığında;43.352,74/2403x286-5.159,75 TL işçilik alacağından davalının sorumluluğu bulunduğundan 5.159,75 TL rücuen işçilik alacağının Ankara Batı İcra Dairesinin ... iflas sayılı dosyasına 1. Sıraya kayıt ve kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜNE, 5.159,75 TL rücuen işçilik alacağının Ankara Batı İcra Dairesinin ... iflas sayılı dosyasına 1. Sıraya kayıt ve kabulüne,
-
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı ile 427,60 TL başvuru harcı toplamı 855,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacının yargılamada yapmış olduğu 227,00 TL posta ve tebligat ücreti olarak sarf edilen yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca hesap edilen 5.159,75 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 16/07/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01