Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/629 E. 2024/781 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/629
2024/781
10 Temmuz 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/629 Esas - 2024/781
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/629
KARAR NO : 2024/781
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 27/05/2011
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/08/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Asıl davada davacı ... vekili mahkememize sunduğu 27.05.2011 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında Ankara ... Noterliğinde 07.07.2008 tarihinde ... yevmiye nosu ile Acentelik sözleşmesi akdedildiğini, Beşiktaş ... Noterliğinde 10.07.2008 tarih ve ... yevmiye nosunda yine acentelik sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme ifa edilirken davalı tarafça herhangi bir sebep belirtilmeksizin, Beşiktaş ... Noterliğinden keşide edilen 05.08.2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile acentelik sözleşmesinin haksız surette fesih edildiğini, bu fesih sonucunda müvekkilinin bir kısım tazminatlarının ve pörtföy tazminatının ödenmediğini, yapılacak inceleme neticesinde; ödenmemiş komisyon alacakları için şimdilik 1.000-TL tazminatın, geç ödenen ve alıkonan komisyon alacaklarına karşılık şimdilik 1.000-TL, haksız fesih nedeniyle ortaya çıkan gelir kaybına karşılık şimdilik 5.000-TL ve portföy tazminatına karşılık olarak da şimdilik 5.000-TL olmak üzere toplam 12.000-TL tazminatın, 01.01.2009 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 25/04/2013 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 5.000,00TL olarak açmış oldukları davayı arttırarak 672.252,42TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.
CEVAP :Asıl davada davalı sigorta şirketi vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında acentelik sözleşmesinin akdedildiği hususun doğru olduğunu, davacının 18.07.2008 tarihinden beri müvekkili adına poliçe tanziminde yetkili olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin 19. maddesine dayanarak fesih yetkisini
e-imza e-imza e-imza e-imza
kullandığını, feshin 05.08.2010 tarihinde yapıldığını, davalıya hak ettiği komisyonların bugüne kadar ödendiğini, bilakis davacının müvekkiline 9.033,79-TL cari hesap borcunun bulunduğunu, sözleşmeye göre davacının gelir kaybı talebinde de bulunamayacağını, haksız fesih söz konusu olmadığından, acente olan davacının portföy tazminatı da talep edemeyeceğini, davacının sözleşmenin 6/a maddesine aykırı olarak başka sigorta şirketleri ile anlaşma akdettiğini ve poliçe tanzim ettiğini, bu durumda feshin haklı olduğunu, sözleşmenin 21. maddesine göre davacının portföy tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı ile sözleşmenin kurulmasından itibaren portföyünü geliştiremediğini, yaptığı poliçelerde azalma olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER : Taraflar arasında akdedilen 07.07.2008 tarihli acentelik sözleşmesi, davalının davacıya sözleşmenin feshi amaçlı olarak çektiği 14.07.2010 ve 05.08.2010 tarihli ihtarnameleri, davalı sigorta şirketinin defter ve kayıtları, bilirkişi kurulundan alınma 24.12.2012 tarihli rapor ile 09.04.2013 tarihli ek rapor, 25.04.2013 tarihli ISLAH dilekçesi, 25/11/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 30/05/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporu, 05/09/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 14/07/2021 bilirkişi heyeti raporu, 18/02/2022 tarihli bilirkişi raporu, 04/07/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile tüm dosya kapsamı.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, mahkememizin 28/09/2022 tarihli ve 2020/67 esas, 2022/820 sayılı kararı ile; "Davacı tarafın davasının kısmen kabulü ile, ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanmak üzere toplam 672.252,42TL tazminatın (dava dilekçesinde olan kısma yönelik 01/01/2009 tarihinden, kalan kısma ise ıslah tarihi olan 25/04/2013 tarihinden itibaren) işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sigorta AŞ den alınarak davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 25/01/2024 tarihli ve 2023/983 esas, 2024/645 karar sayılı bozma ilamında; "Asıl davanın davacısının 1.000,00 TL gelir kaybı talebi olmasına ve gelir kaybına ilişkin asıl davada davacının atiye bırakma talebi asıl davada davalı tarafından kabul edilmemiş olmasına göre, Mahkemece 283,31TL gelir kaybına ilişin zarar belirlendiğine göre talepten az olan bu miktara Mahkemece hükmedilmesi gerekirken ıslah dilekçesinde dava değerinin portföy tazminatı yönünden arttırıldığı, talepten fazlaya hükmedilemeyeceği için gelir kaybına ilişkin hüküm kurulmadığı gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, Mahkeme kararının asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir." denilerek mahkememiz hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
GEREKÇE :Dava, sigorta şirketinin acentelik sözleşmesini haksız surette feshettiğinden bahisle tazminat taleplerine ilişkindir.
Yukarıda bahsedilen Yargıtay'ın bozma kararına mahkememizce uyulmuştur. İlgili bozma kararında davacının bir gelir kaybına uğradığı, acentenin portföy genişliği ve diğer hususlar dikkate alınarak TBK'nun 50 ve 51. Maddesi değerlendirilerek bir tazminata hükmedilmesi gerektiği açıkça ifade edilmiştir.
Buradan hareketle bozma kararı doğrultusunda daha önceki kesinleşen hükümler dikkate alınarak sadece ıslah edilmeyen (talepten fazlaya hükmedilmeyeceği için) 283,31TL gelir kaybına ilişkin karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile, 283,31TL gelir kaybına yönelik tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Bozma kararı doğrultusunda davacı tarafın diğer taleplerine ilişkin kısımların yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
e-imza e-imza e-imza e-imza
-
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre hesap ve takdir edilen 283,31TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret oranına göre hesap ve takdir edilen 4.716,69TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 218,00TL tebligat ve posta giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 13,09TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Karardan sonraki yargılama giderinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/07/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01