Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1164 E. 2024/763 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1164
2024/763
9 Temmuz 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1164 Esas - 2024/763
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1164 Esas
KARAR NO : 2024/763
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
İHBAR OLUNANLAR: 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/07/2020
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
K.YAZIM TARİHİ: 07/08/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; 31/07/2019 tarihinde ... mevkiinde karayolu çalışması yapan ... İşletmeleri firmasına ait hafriyat kamyonu damperinin ...'ya ait 36 KV enerji nakil hattına teması ile tel kopmasının meydana geldiğini, kopan iletkenin Km.505+613'te yüksek hızlı tren hattı üzerine düşmesi sonucu tren tehirlerine, Hat-I ve Hat-2'de portör teli kopmasına ve raylar ile bağlantı parçalarının hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu olay nedeniyle müvekkili teşekkülün KDV hariç işçilik ve malzeme masrafı olarak 29.607,14TL ve 21.809,69TL olmak üzere toplam 51.416,83TL zarara uğradığını, söz konusu zararın tahsili için Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı taraça haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili; itirazın iptaline konu edilen ilamsız takipte iddia edilen 31/07/2019 tarihinde ... mevkiinde meydana gelen olayda müvekkili şirketlerin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının her ne kadar kopan elektrik tellerinin km.505+613'de yüksek hızlı tren hattına düşmesi sonucu tren tehirlerine Hat-1 ve Hat-2'de porter teli kopmasına ve raylar ile bağlantı parçalarının hasarlanmasına sebebiyet verildiğini iddia etmekte ise de, arazinin ortasında yüksek hızlı tren güzergahında yakın bulunan durdurucu direğin üzerinde 3 adet VHD izolatör bulunduğunu, ancak bu direğin üzerinde ... tarafında 6 adet VHD-35 izolatör olması gerektiğini veya çift gergi izolatörünün bulunması gerektiği,... Demiryolu Hatlarının Altından Üstünden ve Paralel Geçişler İçin Kurallar -i maddesi uyarınca “Demiryollarının her iki yanına inşa edilecek olan ENH atlama direklerinin durdurucu tip veya nihayet tipinde olmalı, atlama direkleri arasında çekilen iletkenler çift gergi zincir veya çift mesnet izolatörleri bağlanacak, bu iletkenler eksiksiz olacak” denildiğini, bu standartların tüm elektrik dağıtım şirketlerine 2016 yılında bildirildiğini, burada bir önceki direkleri arası meydana gelen kaza sonrası oluşan kopmanın yüksek hızlı tren üzerinden geçen iletkenlere (tel) koparıp yüksek hızlı tren hatlarına zarar verildiğini, ancak standartlara uygun yapılması halinde yüksek hızlı tren hattına zarar vermeyeceğini ve oluşan kopma arızasının diğer kısımda kalacağını, zarara elektrik dağıtım şirketinin sebebiyet verdiğini, Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasına alınan bilirkişi raporunda mahallinde bulunan elektrik direklerinin-iletkenlerinin mevzuata uygun yapılmadığının tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 51.416,83TL zararın olduğu iddia edilmekte ise hasar miktarının nasıl tespit edildiğinin anlaşılmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, 08/02/2021 tarihli bilirkişi raporu, 27/08/2021 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava; haksız fiil nedeniyle oluşan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 23/09/2021 tarihli 2020/368 esas, 2021/690 karar sayılı kararı ile; "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.HD'nin 11/10/2023 tarih 2022/1331E.-2023/1234 K. sayılı ilamı ile; "...Somut olayda, alacaklı ... Müdürlüğü Ankara ... İcra Müdürlüğü dosyasında borçlu olarak "... Tic. Ltd Şti" göstererek icra takibinde bulunmuş, tebliğe çıkartılan ödeme emrine "... A.Ş. İle ... A.Ş." vekili husumete itiraz etmiş ayrıca ... Şirketlerin vekili olarak borca itiraz etmiştir.
İcra dosyasında davacılar tarafından "... A.Ş. İle ... A.Ş." adına başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı gibi, her ne kadar icra takibine davalı borçlular itiraz etmiş ise de, ilgili borçlu tarafların HMK'nın 124. maddesi gereğince talep üzerine icra müdürlüğünce düzeltildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. (Nitekim mehil vesikasında borçlu olarak ... Şti. gösterilmiştir. ) Ancak davalıların borca itiraz dilekçeleri icra dosyasında mevcuttur.
Bu durumda, Mahkeme, takip dosyasındaki tarafı HMK'nın 124. maddesine istinaden değiştirme görev ve yetkisine sahip bulunmadığından, öncelikle davacıya icra dosyasındaki taraf düzeltmesi için icra müdürlüğüne müracaat etmesi hususunda kesin süre verilerek, taraf değişikliğinin kabul edilmesi durumunda, davalıların borçlu sıfatıyla icra dosyasına verdikleri itirazın yapılan düzeltme ile süresinde olup olmadığı ve söz konusu itiraz dilekçesine istinaden itirazın iptali davası açılıp açılamayacağı, hususu icra dairesinin kararı çerçevesinde değerlendirilerek, süresi içerisinde yapılan itiraz olduğunun kabulü halinde, eldeki davada taraf değişikliği yapıldığından yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi, icra dosyasında taraf değişikliğinin yapılamaması yahut davaya esas borca itiraz dilekçelerinin geçerli olmadığının kabulü durumda ise söz konusu itirazlar nedeniyle itirazın iptali davası açılamayacağından, sonradan yapılan itiraz yönünden ise her davanın açıldığı tarihteki koşullarda görülmesi gerektiğine yönelik hukuk ilkesi çerçevesinde, eldeki davadaki dava şartı eksikliğinin giderilemeyeceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava dilekçesindeki taraf değiştirilerek davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan kabule göre ise; mahkemece eldeki davada davalı ... Şirketi hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Husumet mahkemece res'en değerlendirilebilecek bir husus olmakla birlikte, davalı şirketin husumete yönelik yargılamada itirazı bulunmamış, aksine meydana gelen kazaya istinaden Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş Sayılı dosyasında delil tespiti talep ederek, meydana gelen zararın ... A.Ş'nin kusurundan kaynaklandığının tespitini talep etmiştir. Öte yandan davalı Şirketlerin kurumsal internet sayfasında "..." olarak faaliyetlerinin düzenlendiği anlaşıldığı halde mahkemenin gerekçesinde dayanılan sigorta poliçesinde belirtilen sigortalılardan "..." un, iş ortaklığı çerçevesinde "..." mu yoksa sadece davalı "... Şti" olduğu da açık değildir. Bu durumda, davalının da hukuki yarar çerçevesinde delil tespiti talep etmiş olması da gözetilerek, şirketlerin yapısal olarak çalışması ve kaza olan yerde diğer davalının da yüklenici (iş ortaklığı içerisinde) yahut taşeron olarak çalışması bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak, davalıdan da bu hususta beyanda bulunması istenerek, husumetin değerlendirilmesi gerekirken, isim belirtilmeksizin taşeronları da kapsayacak şekilde tanzim edilen sigorta poliçesinde hareket ile eksik inceleme ile karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının, dava şartına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle kaldırılmış ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosya mahkememize gelmiştir.
Kaldırma kararı uyarınca davacı vekiline icra dosyasındaki tarafın düzeltilmesi için süre verilmiş, davacı vekilince icra müdürlüğüne verilen sürede müracaat edilmiştir. Eski Ankara ... İcra Dairesi'nin ... Esas yeni Ankara ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki 12/01/2024 tarihli kararında davacı alacaklı vekilinin sıfat güncelleme talebinin kabulüne karar verilmiş, her iki şirket ayrı ayrı borçlu olarak eklenmiş ve her iki şirketin de geçerli ve süresinde yapılmış itirazının var olduğu kabul edilerek takibin her iki borçlu yönünden de durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Kaldırma kararında belirtilen eksikliğin giderilmiş olduğu, geçerli bir takibin mevcut olduğu, her iki şirketin borçlu sıfatının bulunduğu, yapılan itirazın her iki şirket yönünden de süresinde olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Bu itibarla uyuşmazlığın esasına girilmiştir.
Davalı borçlular arasındaki ilişkinin tespiti için davalılar vekiline açıklama yapmak üzere süre verilmiş ancak verilen süreye rağmen herhangi bir açıklama yapılmadığı görülmüştür. Bu itibarla mahkememizce dosyadaki bilgi ve belgeler kaldırma kararındaki kaldırma gerekçeleri ile birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmiştir. Her ne kadar mahkememizce verilen önceki kararda davalı ... A.Ş.'nin olayla ilgisi tespit edilemediğinden bahisle husumetten ret kararı verilmişse de dosya arasında bulunan Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında somut olaya konu kaza ile ilgili davalı ... A.ş.'nin tespit talep etmiş olması, davalı şirketlerin " ..." olarak bilinmesi ve "..." olarak faaliyetlerini sürdürmesi, icra takibi ve dava süresince her iki davalı şirketin aynı vekil tarafından temsil edilmiş olması ve borca itiraz ile cevap dilekçelerinin tek dilekçeyle verilmiş olması, cevap dilekçesindeki husumet itirazının esasen davalılara düşecek husumet bakımından değil icra takibinde gösterilen borçlu sıfatının ortaklık şeklinde gösterilmesine ilişkin olması hususları birlikte değerlendirildiğinde her iki davalının şantiyedeki işten birlikte sorumlu oldukları ve meydana gelen kazadan da yine sorumluluklarının müştereken olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dosya arasına alınan bilgi ve belgelerden, 31/07/2019 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki kamyonun damperini kaldırdığı sırada elektrik tellerine damperin değmesi ile telin koptuğu ve kopan telin raylara düşerek raylara zarar verdiği, davacı yanın da oluşan bu zararın tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Meydana gelen kazanın ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında kusuruyla meydana geldiği, davacının ve dava dışı 3. Kişi ve kurumların tespit edilen bir kusurunun bulunmadığı, bilirkişi raporunda tespit ve hesap edildiği üzere portör ve katener hasarının KDV dahil 29.607,14TL ve ray hasarının 21.809,69TL olduğu, toplam zararın takip talebinde talep edilen 51.416,83TL kadar olduğu, olay tarihinden takip tarihine kadar işlemiş yasal faizin 1.686,19TL olduğu, buna göre davalılar tarafından yapılan itirazın haksız olduğu ve iptalinin gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile eski Ankara ... İcra Dairesi'nin ... Esas yeni Ankara ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın 51.416,83TL asıl alacak, 1.686,19TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.103,02TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit (bilinebilir/belirlenebilir) olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazların 51.416,83TL asıl alacak, 1.686,19TL işlemiş faiz olmak üzere 53.103,02TL yönünden ayrı ayrı iptali ile takibin 53.103,02 TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-
Alınması gereken 3.627,46TL karar ve ilam harcından peşin alınan 641,64TL harcın mahsubu ile bakiye 2.985,82TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 1.095,78TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 0,49TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Alınması gereken 2.985,82TL karar ve ilam harcı ile 1.095,78TL arabuluculuk ücreti için kaldırma kararı öncesi yazılan harç tahsil müzekkereleri tahsil edildiğinden bu hususta yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan 641,64TL peşin harç, 54,40TL başvuru harcı, 7,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 703,84TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 252,40TL tebligat ve posta gideri ile 1.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.252,40TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 1.251,84TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davalı ... A.Ş. Tarafından yapılan 200,00TL yargılama giderinin davanın red miktarı gözetilerek üzerinde bırakılmasına,
-
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 23,42TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/07/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01