Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/994 E. 2024/705 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/994
2024/705
2 Temmuz 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/994 Esas - 2024/705
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2021/994 Esas
KARAR NO : 2024/705
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2021
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
K. YAZIM TARİHİ : 24/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1997 yılından itibaren kamu binaları, ceza infaz kurumları, fabrika binaları, iş yeri, AVM, çok katlı konut inşaatları yapmakta olan, iş bu dava tarihinde 400 civarında işçisi bulunan bir inşaat şirketi olup yapımı devam etmekte olan ... Sanayi Bölgesi Yerleşkesi İnce İşleri İkmal İşi'nin yüklenicisi olduğunu, müvekkili şirketin şantiyesinin, ... numaralı İnşaat Bütün Tehlikeler Poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalandığını, müvekkili şirketin şantiyesinde depoda 10.06.2021 tarihinde gece saatlerinde hırsızlık olayı meydana geldiğini ve 1.500 metre 95mm2 örgülü bakır iletken tel ve 4.520 metre 50mm2 som bakır iletken telin kimliği bilinmeyen kişiler tarafından çalındığını, Müvekkili şirketin, şantiyede gerekli her türlü güvenlik önlemini aldığını, şantiye alanının etrafının 4,5 metre yükseliğinde üzeri dikenli tel ile kaplanmış duvarla çevrili olduğunu, 7/24 kamera ile izlendiğini, iki vardiya şeklinde çalışan toplam 6 bekçi bulunduğunu, bekçilerin üçerli gruplar halinde ikisi gezici, biri sabit olmak üzere sürekli nöbet tuttuğunu, tüm malzemelerinin şantiye içerisindeki depoda kapısı sürekli kilitli olarak tutulduğunu, ayrıca, iş sahibi ... tarafından da şantiye alanında alınmış ilave güvenlik önlemleri mevcut olduğunu, ancak buna rağmen hırsızların 10.06.2021 tarihinde gece saatlerinde şantiyenin dış kapısını kırmak suretiyle alana girdiklerini ve sonrasında malzemelerin saklandığı depoyu yan tarafından delerek içerisindeki bakır iletken telleri çaldıklarını, taraflarınca 14.06.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya teminat kapsamı dışında olduğundan bahisle olumsuz cevap verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zarar tam ve kesin olarak belirlenebildiğinde arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00.-TL'nin olayın meydana geldiği 10.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 06/06/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; 10.000,00 TL olan tazminat talebini, fazlaya ilişkin taleplerini saklı tutmak kaydıyla 291.239,66 TL arttırarak 301.239,66 TL ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı ... ASCM'nin ... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, tanık anlatımları, 05/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklı hırsızlık olayı nedeniyle ödenmeyen teminat tutarının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili 25/04/2024 tarihli dilekçesi ile; 19/04/2024 tarihinde müvekkili şirketin tür değişikliği yaptığını ve şirketin "... Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" olan ünvanının "... İnşaat Anonim Şirketi" olarak değiştiğini beyan etmiş, buna ilişkin ticaret sicil gazetesinin bir örneğini sunmuş, uyap sisteminde gerekli düzeltme yapılmıştır.
Dosyaya kazandırılan 05/04/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "...Poliçede hırsızlık hadisesine ilişkin zarar bedelinin 10' u minimum 2.000 USD tenzili muafiyet bulunduğu, eksper tarafından muafiyet tenzili yapılarak çıkartılan 301.239,66-TL hasar bedelinin yerinde olduğu, dava konusu hadise sonrasında olay yerinde inceleme yapan sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda “Sigortalı şantiye sahasında meydana gelen hırsızlık hadisesinin şantiye içerisinden biri veya birilerinin yardımı ile gerçekleştiği, çalındığı ifade edilen malzemelerin makaraları sarılı vaziyette iken (demonte halde) kilitli depo içerisinde çalındığı, ancak sigortalı şantiye çevresinin tamamında hırsızlık hadisesi esnasında tel örgü bulunmadığı anlaşıldığı” yönünde tespitler de bulunulduğu, Sayın Mahkemece ilgili tespitlerin kabul görmesi durumunda ilgili poliçede yer alan "Henüz yerine monte edilmemiş inşaat ve/veya montaj malzemelerine (ihrazat) vaki olacak hasarların ödenebilmesinin ön şartı bu malzemelerin kapalı, emniyetli, kilitli bir depoda muhafaza edilmesi ve inşaatta kullanılan malzemelerin ise meskun mahalde etrafı tel örgü ile çevrili ve 24 saat bekçi gözetiminde tutulu depolarda muhafaza edilmesidir." özel şartı ile yukarıda belirtilen İlgili Sigorta Genel Şartları dahilinde hasarın teminat dışı değerlendirilebileceği hususunun Sayın Mahkeme Hukuki Takdirlerine matuf olduğu, Sayın Mahkeme Hakimliğinizce hasarın teminat dahilinde bulunduğu kanaati hasıl olması durumunda davacının olay tarihi itibariyle meydana gelen zarar bedelinden ilgili sigorta poliçesinde yer alan muafiyet tenzilatı sonrasında davalıdan talep edebileceği tazminat tutarının 301.239,66-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık meydana gelen hırsızlık hadisesinin poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tahkikat evrakından olayın oluş şeklinden hırsızlık hadisesinin meydana geldiği noktasında bir tereddüt bulunmamaktadır Her ne kadar davalı yanca ekspertiz raporuna dayanılarak şirket çalışanlarının yardımıyla hırsızlık hadisesinin gerçekleşmiş olabileceği belirtilmişse de, söz konusu tespit varsayıma dayanmakta olup dosya kapsamında bu hususu ispata elverişli herhangi bir bilgi veya emare bulunmamaktadır.
Dava konusu maddi olaya ilişkin olan ve bekletici mesele yapılan Ankara Batı ...ASCM'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediği konusunda yeterli delil elde edilemediğinden CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiş ve istinaf kararıyla beraat kararı kesinleşmiş olup dava dosyamız yönünden hırsızlık hadisesinin gerçekleşmesi yeterli olduğu ve failinin bulunup bulunmaması önem arz etmediği anlaşılmıştır.
Dava konusu hırsızlık olay tarihini kapsar sigorta poliçesinin incelenmesinde dava konusu hırsızlık teminatına ilişkin olarak:
-Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek, Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek, Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek, Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak, Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, yapılması halinde teminata dahildir.
-Aşırma ve esrarengiz kaybolmalar teminat haricidir.
-Henüz yerine monte edilmemiş inşaat ve/veya montaj malzemelerine (ihrazat) vaki olacak hasarların ödenebilmesinin ön şartı bu malzemelerin kapalı, emniyetli, kilitli bir depoda muhafaza edilmesi ve inşaatta kullanılan malzemelerin ise meskun mahalde etrafı tel örgü ile çevrili 24 saat bekçi gözetiminde tutulu depolarda muhafaza edilmesidir.
Açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.
Dava konusu hırsızlık hadisesine konu malların bakır kablolar olduğu, dosyanın tetkikinden teminat dahilinde sayılan "henüz yerine monte edilmemiş inşaat ve/veya montaj malzemeleri" kapsamına girdiği anlaşılmıştır.
Yine bu malzemelerin teminat dahilinde sayılmasının ön şartı "bu malzemelerin kapalı, emniyetli, kilitli bir depoda muhafaza edilmesi ve inşaatta kullanılan malzemelerin ise meskun mahalde etrafı tel örgü ile çevrili 24 saat bekçi gözetiminde tutulu depolarda muhafaza edilmesi" olarak belirlenmiştir.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporundan tanık beyanlarından, olay yeri görgü tespit tutanağından ve ekspertiz raporundan şantiyenin 24 saat nöbet esasıyla nizamiye girişli kameralı güvenlik hizmetiyle korunduğu, etrafının beton duvarlarla ve jiletli tellerle çevrili olduğu ve çalınan malların kilitli depo içerisinde bulunduğu ve bu suretle çalındığı anlaşılmıştır. Yine hırsızlık hadisesinin de tüm bu güvenlik önlemlerine rağmen doğalgaz hattı kurulumu için nizamiyenin alt kısmından duvarların bir kısmının kaldırılarak tali yol açıldığı ve hırsızlık hadisesini gerçekleştiren şahıs veya şahısların bu yolu kullanarak girdiği anlaşılmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda bu hususun teminat dışı olması hususu mahkememiz takdirine bırakılmışsa da, zorunlu nedenlerden dolayı tali yol açılması şantiye etrafının tel örgüyle çevrildiği gerçeğini ortadan kaldırmadığı, hırsızlık hadisesinin meydana geldiği tarihte güvenlik önlemlerinin aynı şekilde devam ettiği, kamera sisteminin ve güvenlik görevlilerinin bulunduğu bu nedenle haklı nedenlerle tali yol açılmasının olayın teminat dışı kapsamında kalmasını gerektiren bir neden olmadığı hususunda mahkememizde kabul olmuştur.
Ancak; bilindiği gibi TBK'nın 52.maddesinde düzenlenen müterafik kusur, zarara uğrayanın zararın doğumunda veya artmasında etkisinin bulunduğu hallerde söz konusu olmaktadır. Bir başka anlatımla müterafik kusur, zarar görenin kusurlu veya özensiz davranışıyla zarara katılımı demektir. Her ne kadar davacı tarafından tali yol açılmasının teminat dışı kalmasına neden olmayacağı mahkememizce kabul edilmişse de, bu husus zararın doğumuna veya artmasına neden olduğu, davacının tali yol açarak ve bir kısım duvarı kaldırmasına rağmen ek güvenlik önlemleri almayarak bu hususta özensiz davrandığı, bu haliyle takdiren %20 müterafik kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacının bilirkişiler tarafından hesaplandığı şekilde muafiyet tenzilatı sonrası oluşan zarar bedelinin 301.239,66 TL olduğu, %20 müterafik kusur indirimi sonrası oluşan 240.991,73 TL'nin sigorta poliçesi kapsamında davalı şirketçe ödenmesi gerektiği, davalı sigorta şirketinin temerrütünün başvuru tarihi olan 03/09/2021 tarihinde doğduğu ve tarafların ve ilişkinin niteliği dikkate alınarak avans faizi işletilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 240.991,73 TL'nin 03/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına,
- Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 16.462,15 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 5.144,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.317,72 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27 TL'nin, 877,01 TL sinin davalıdan, 219,26 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 170,78 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 4.973,65 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.212,23 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 135,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.135,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 4.908,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 38.148,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/07/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09