Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1134 E. 2024/654 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1134
2024/654
12 Haziran 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/782 Esas - 2024/680
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2021/782 Esas
KARAR NO : 2024/680
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/10/2021
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
K. YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 23.05.2018 tarihinde, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu ve meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanması nedeniyle malul kaldığını, kazaya sebep olan ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMSS poliçesi bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı zararlardan Güvence Hesabının sorumlu olduğunu, bu kapsamda taraflarınca Güvence Hesabına yapılan başvuru neticesinde, %25 maluliyet oranı dikkate alınarak ödeme yapıldığını ancak müvekkilinin maluliyetinin %25'ten çok yüksek olduğunu, ancak davalı yanca verilen cevapta "ehliyetsiz sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca bilerek binilmesi nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi" yapıldığı belirtilerek, başkaca bir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, ancak müvekkilinin 06/11/2013 doğumlu olduğunu ve kaza tarihinde yaklaşık 4,5 yaşında olduğunu, bu itibarla ehliyetsiz sürcü tarafından aracın kullanılıp kullanılmadığını bilecek yaşta ve durumda olmadığını, bu nedenle yaralanmasından dolayı ortaya çıkan tazminat hakkından müterafik kusur indirimi de yapılamayacağını beyan ederek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL. geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL. kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL. bakıcı gideri olmak üzere Toplam 300,00-TL. maddi zararın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı 07/05/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 100,00 TL olan bakıcı gideri tazminatı talebini 3.959,00 TL arttırarak, 4.059,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 23.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı .'ın yaralanarak malul kaldığını, taraflarına yapılan başvuru üzerine yapılan inceleme ile ...'a 20.08.2020 tarihinde 210.620,00-TL tazminat ödemesi yapılmakla, sorumluluklarının yerine getirildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini ve zarar görenin zararını giderdiğini, davacının yeni bir bilgi ve belge ile tazminat talebinde bulunacak ise; yeniden KTK 97. Maddesi gereği başvuru yapması gerektiğini, yeni bilgi ve belge ile başvuru olmadan temerrütten bahsetmenin mümkün olmadığını, dolayısıyla muaccel bir alacak bulunmadığını, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, meydana gelen kaza ile davacının gerçek zararı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, davacının müterafik kusurunun olup olmadığı, olayda hatır taşıması yapılıp yapılmadığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zarar görene gelir bağlanıp bağlanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, davacının ekonomik ve sosyal durum araştırma raporu, trafik tescil kayıtları, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, tedavi evrakları, AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18/11/2022 tarihli maluliyet raporu, 23/05/2022 tarihli kusur raporu, 01/04/2024 tarihli tazminat raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı bedensel zararlara ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti amacıyla dosyaya kazandırılan 23/05/2022 tarihli raporda özetle; ".... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 32, 34, 36 ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı çocuk yolcu ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre kural ihlali olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacının maluliyetinin tespiti amacıyla dosyaya kazandırılan AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18/11/2022 tarihli raporda özetle; "06.11.2013 doğumlu, ... T.C numaralı, ...'ın 23.05.2016 tarihli yaralanması neticesinde, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, erişkin olması halinde 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2 (iki) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 02/02/2023 tarihli celsesinde, dosya kapsamında alınan iş bu maluliyet raporu ile dosyaya sunulan ve kısmi ödemeye dayanak gösterilen 18/08/2020 tarihli rapor arasında çelişki görülmekle, davacı küçüğün kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre maluliyet durumunun tespiti için dosyanın İstanbul ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş ise de, 12/12/2023 tarihli celsede daha önce çelişki olduğuna karar verilen 18/08/2020 tarihli raporun hastane veya ATK dan alınmamış olması ve dolayısıyla yönetmeliğe göre usulüne uygun düzenlenmemiş olması ile ihtara rağmen İstanbul ATK da davacının hazır olmaması gözetilerek İstanbul ATK dan rapor alınmasına dair ara karardan dönülmüş, AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18/11/2022 tarihli maluliyet raporu hükme esas alınmıştır.
Talep edilen maddi tazminatın hesaplanması bakımından alınan 01/04/2024 tarihli raporda özetle; "... Kaza tarihi itibarıyla Hazine Müsteşarlığınca belirlenen, 27.11.2013 tarih ve 28834 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan tarifeye göre sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 360.000,00-TL. sı olduğu, davalı Güvence Hesabı tarafından, davacı tarafa 20.08.2020 tarihinde 210.620,00-TL. tazminat ödemesinde bulunulduğu, Davacı vekilinin 25.12.2023 tarihli dilekçesinde 210.620,00-TL. ödemenin sürekli iş göremezlik zararına ilişkin yapıldığını beyan ettiği, kazalı küçük ...'ın 23.05.2018 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan yaralanması nedeniyle; A.Ü. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 18.11.2022 tarihli raporda özür oranının %0 ( yüzde sıfır) olduğu tespit edildiğinden, Sürekli İş Göremezlik nedeni ile oluşan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı, davacı küçüğün kaza tarihinde 5 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşılmakta olup, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, ancak, Sayın Mahkemede aksi kanaat hasıl olması halinde Geçici İş Göremezlik/ Efor Kaybı nedeni ile oluşan maddi zararının ; 13.726,19-TL. (TAKDİRE BAĞLI ) olduğu ve 23.07.2019 tarihi itibarıyla temerrüdün oluştuğu, Bakıcı Gideri nedeni ile oluşan maddi zararının ise, 4.059,00-TL. olduğu ve 08.01.2021 tarihi itibarıyla temerrüdün oluştuğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde ZMSS poliçesi bulunmadığı gelen müzekkere cevabından anlaşılmış, davacının davalıya husumet yöneltmesinde hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce iddia, savunma, benimsenen kusur durumuna ilişkin 23/05/2022 tarihli, davacı küçüğün iş göremezlik durumuna ilişkin 18/11/2022 tarihli, tazminat hesabına ilişkin 01/04/2024 tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir:
23/05/2018 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın trafik kazası geçirmesi sınucu iş bu davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün idaresindeki araç ile dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile tamamen (%100) kusurlu olduğu, davacı yolcunun oluşa etken hatalı tutum ve davranışı olmadığı, kaza tespit tutanağında herhangi bir tespitin yer almaması ile yaralanmasının niteliği gözetilerek müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği, ... plaka sayılı aracın ZMSS poliçesi bulunmadığı, davacının yaralanması sonucu özür oranının % 0 olduğu, erişkin olması halinde 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, davacının kaza tarihinde 5 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşıldığından, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının ise maluliyeti bulunmadığından olmadığı, brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan geçici bakıcı gideri zararından 4.059,00 TL olduğu, davacı için hesaplanan bakıcı gideri zararından 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14.maddesi gereği davalının sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davacının açtığı maddi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde de hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında dava dışı sürücünün davacının dedesi olduğu anlaşılmıştır. O halde, davacı yolcu ile dava dışı araç sürücüsü yakın akraba olup davacının araçta seyahat etmesi ahlaki bir yükümlülüğün gereği olduğundan olayda hatır taşımasının bulunmadığının kabulü gerekmiştir.
Davalı vekili davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediği, davacının araçtan fırladığına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında bulunmadığı, soruşturma evraklarının incelenmesinde davacının emniyet kemeri takmadığı manasına gelebilecek bir tespit yapılamadığından ve dava dışı sürücünün alkollü olduğuna dair bir tespite de rastlanılmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Hüküm altına alınan maddi tazminata (bakıcı giderine ilişkin), davalının temerrüde düştüğü 08/01/2021 tarihinden itibaren yasal faiz (kazaya karışan araç ticari araç olduğundan) işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatının 08/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına,
-
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 72,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 354,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin, 1.258,01 TL sinin davalıdan, 61,99 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç, 59,30TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 13,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 140,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 2.750,00 TL bilirkişi ücreti, 578,00 TL AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı rapor ücreti, 485,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.813,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 3.634,42 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 4.059,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/06/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19