Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1349 E. 2024/640 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1349
2024/640
11 Haziran 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1349 Esas - 2024/640
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1349 Esas
KARAR NO : 2024/640
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2023
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
K.YAZIM TARİHİ: 07/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; davacının kendi şirketi ile sipariş üzerine makine imalatı yapan bir tacir olduğunu, piyasada işleri iyi gitmeyen davacının ticari faaliyetini durdurup davalı şirkette 18.10.2020 tarihinde işe başladığını, sonrasında davalı şirketten 20.02.2021 tarihinde sigorta çıkışı yapılarak aynı adreste faaliyet gösteren ... Tic. A.Ş.'ne 01.03.2021 tarihinde sigorta girişinin yapıldığını, ticari faaliyetini fiilen durduran davacının, şirketi elinde bulunan dava konusu faturalar içeriği maiları davalı şirkete sattığını, 20.12.2021 tarih 29.481,12TL bedelli ve 20.12.2021 tarih 1.770,00TL bedelli e-faturalar düzenlenerek malların davalıya teslim edildiğini, fatura içeriği malları satın alan davalırın borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Ankara Batı İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı tarafın asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacı tarafından müvekkiline fatura düzenlenmişse de müvekkiline fatura konusu malların hiçbir şekilde teslim edilmediğini, teslim edilmeyen mal veya hizmet üzerinden alacağın da söz konusu olmayacağını, faturanın işin teslim edildiğini göstermediğini beyan ederek, öncelikle haksız ve mesnetsiz işbu davanın usulden reddine, bu mümkün görülmez ise esastan reddine, haksız icra takibi nedeniyle lehlerine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, davalının ticaret sicil kaydı, tarafların 2021 yılına ait BA BS formları, davacının ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 29/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, dosya kapsarmı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 13.03.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 31.251,12TL faturalardan kaynaklı alacağını faizi ile talep ettiği, davacının 2021 yılında işletme esasına göre defter tuttuğu ve buna istinaden BA-BS formu verme zorunluluğu bulunmayan mükelleflerden olduğu, dava konusu alacağın dayanağı faturaların 2021 yılı işletme defterine kayıtlı olduğu, davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığından davacının; iddiası kapsamında işletme defterinde kayıtlı olan 2 adet fatura toplamı olan 31.251,12TL tutarında davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının dosya kapsamındaki 2021 yılı BA-BS formlarına göre; 2 adet davacı faturasını BA formu ile beyan ettiği 2021 yılı kayıtlarına da işlenmiş olduğu, davacıya yapılan herhangi bir ödemenin kayıtlarda yer almadığı, davalı kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 31.251,12TL borçlu olduğu, nihai olarak icra takip tarihi olan 13.03.2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 31.251,12TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki ticari alım - satım kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari alım - satım nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 18.11.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 19.11.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan taraflar arasında mal alım - satımına ilişkin ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davacı tarafça bu kapsamda davalı adına 20/12/2021 tarihli 29.481,12TL tutarlı ve 20/12/2021 tarihli 1.770,00TL tutarlı faturaları tanzim ettiğini, ancak bedellerinin ödenmediğini, bu faturalar sebebiyle alacaklı olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, faturalara konu malların teslim edilmediğini, bu sebeple borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 20/12/2021 tarihli 29.481,12TL tutarlı ve 20/12/2021 tarihli 1.770,00TL tutarlı faturalar sebebiyle toplam 31.251,12TL kadar alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2021 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı yanın işletme hesabına göre defter tuttuğundan bildirim yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı tarafça da davacı adına 2 adet belge karşılığında KDV hariç 26.484,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça yapılan bildirimin uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce taraf ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 29/03/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı ticari defterinin işletme defteri olduğu ve uyuşmazlık konusu faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, yapısı itibariyle var ise davalı tarafça yapılan ödemelerin bu defterlerden tespit edilemediği, davalı ticari defter ve kayıtlarının e-defter olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, takibe konu alacağın dayanağı olan faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 31.251,12TL borçlu olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle rapor hükme esas alınmıştır.
Dava konusu alacak fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/işin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen taraf defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça düzenlenen uyuşmazlık konusu faturaların taraflarca kayıtlara işlendiği, faturaların davalı tarafça vergi dairesine de bildirildiği dosya kapsamından sabittir. Davalı yan faturalara konu malın teslim edilmediğini savunmuşsa da davalının tacir olduğu ve basiretli davranması gerektiği, teslim almadığı faturaya konu mallarla ilgili düzenlenen faturaları vergi dairesine bildirmemesi ve defterlerine işlememesi gerektiği, ancak basiretli bir tacir gibi davranmadığı, bu sebeple savunmasına itibar edilmediği, gerek vergi dairesine yapılan bildirimden gerekse kayıtlara işlenen faturalardan davacı yanın hukuki ilişki ve malın teslimine ilişkin iddiasını ispatladığı, incelenen defter ve kayıtlardan davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 31.251,12TL alacaklı olduğu, davacı yanın tespit edilen alacağına göre davalı yanın ispatlanmış bir ödeme savunmasının bulunmadığı, bu kapsamda davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla davacının davasının kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak likit (bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 6.250,22TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
DAVANIN KABULÜ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
-
Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 6.250,22TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 2.134,76TL karar ve ilam harcından peşin alınan 533,70TL harcın mahsubu ile bakiye 1.601,06TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 533,70TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı olmak üzere toplam 841,95TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 86,75TL tebligat ve posta gideri ile 3.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.086,75TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19