Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1296 E. 2024/64 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1296
2024/64
18 Ocak 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1296 Esas - 2024/64
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1296 Esas
KARAR NO : 2024/64
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/12/2022
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
K.YAZIM TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; davalılardan ...'ın, 03.05.2013 tarihli Belirsiz İş Sözleşmesi ile müvekkil şirkette Ür-Ge (Üretim Ve Geliştirme) Teknisyeni olarak çalışmaya başladığını, 06/09/2018 tarihinde müvekkili şirketin Ar-Ge Merkezi başvurusunun Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca 5746 sayılı kanun kapsamında onaylanmasına istinaden de Ar-Ge (Araştırma ve Geliştirme) Teknisyeni olarak çalışmaya devam ettiğini, diğer davalının ise müvekkili ile aynı iş kolunda çalışan, davalı işçi ve diğer bazı üst düzey çalışanları daha ayartarak, haksız ve usulsüz olarak işten ayrılmalarını sağlayan, kendi bünyesinde işe alarak çalıştıran şirket olduğunu, davalı ...'ın, Aydın ... Noterliğinin 01.07.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı Fesih İhtarnamesi ile asılsız ve mesnetsiz sebeplerle istifa ettiğini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin, Ar - Ge Merkezi gibi önemli bir departmanda, önemli bir pozisyonda çalışan, müvekkili şirketin sağladığı imkanlarla kariyerinde ilerlemiş olan davalıya Aydın ... Noterliğinin 11.07.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı İşe Davet İhtarnamesi ile 2 iş günü içerisinde iş başı yapmasını aksi halde İş Kanunu kapsamında yasal sürecin işletileceği ihtarında bulunduğunu, davalının işe davet ihtarına karşı herhangi bir cevap vermeyip iş başı da yapmadığını, bu nedenle müvekkilinin, Aydın ... Noterliğinin 30.07.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı İş Akdi Fesih İhtarnamesi ile 29.07.2019 tarihi itibari ile iş akdinin feshedildiğini davalıya ihtar etmiş olup, davalının 29.07.2019 tarihinde müvekkili şirketteki işinden ayrılmış bulunduğunu, müvekkili şirketin davalıya iş akdi süresince hep destek olduğunu, davalının, müvekkili şirketten, maddi sıkıntısı nedeniyle hak etmiş olduğu tazminat bakiyesinden karşılanmak suretiyle bir miktar kıdem tazminatı avansı talep ettiğini, müvekkilinin de bu talep doğrultusunda davalıya kıdem tazminatı avans ödemesi yaptığını, ayrıca müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu etkinliklerde çalışmalarını teşvik etmek amacı ile davalıya çeşitli ödüllendirmeler yapıldığını, araç tahsis edildiğini, müvekkili şirketin, davalının iddialarının aksine iş akdinin haklı feshine sebep olacak hiçbir eylemde bulunmadığını, buna rağmen davalının, ihbar sürelerine uymadan, sorumluluğu devam eden ve üzerinde çalışmakta olduğu bütün projeleri, işleri yarım bıraktığını, bunları devretme gereksinimi bile duymadan iş yerine bir daha gelmediğini, davalının bu davranışının müvekkilini çok zor bir durumda bıraktığını ve zarara uğrattığını, davalının, müvekkili şirketten ayrıldıktan kısa bir süre sonra müvekkili şirket ile aynı faaliyet sahasında yer alan diğer davalı ... Şirketi'nde çalışmaya başladığını, davalının iş akdinin feshinden kısa bir süre sonra diğer davalı şirkette işe başlayarak sözleşmeye ve rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığını, kanun ve yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda; davalının müvekkili şirket nezdindeki işinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra aynı faaliyet sahasında yer alan başka bir firmada işe başlamış olmasının TBK'da düzenlenmiş olan rekabet yasağı hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olup, sözleşmede belirlenen cezai şartı talep etmek gerektiğini, davalının yeni işveren de kötü niyetle hareket ettiğini, davalı işçiyi ayartmak suretiyle müvekkili ile davalı işçi arasındaki sözleşmenin usulsüz ve haksız feshine neden olduğunu, bu nedenle ve İş Kanunu 23.madde gereği davalı şirketin de davalı işçi ile birlikte müşterek ve müteselsilen rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şarttan sorumlu olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmede belirtilen 47.500,00TL tazminat tutarının ticari temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Şirketi vekili; öncelikle görev, zaman aşımı defi ve husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu belirterek, müvekkili şirkete diğer davalı ...'ı, ...'ın davacı şirketten ayrıldığını bilen bir kişinin tavsiye ettiğini, müvekkili şirket ile diğer davalının görüştüklerinde, davalı ...'ın, davacı şirkette çalışmadığını, davalı ...'a "Personel Gizlilik ve Sır Saklama Taahhüdü" altında bir belgeyi, davacının, 02.08.2018 tarihinde yani iş akdi devam ederken imzalattığını, bu belge ile sadece işçi, sır saklama yükümlülüğü düzenlendiğini, TBK m. 444/1'de bahsedildiği hali ile işçi tarafından, işverene verilmiş bir rekabet etmeme taahhüdü içermediğini, TBK m. 444/2 gereği, sözleşmenin geçersiz olduğunu, iş sözleşmesinin 14. maddesi; diğer davalı ...'ın ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürmekte, hatta açıkça diğer davalının iş bulmasını engelleyerek, ekonomik geleceğini yok etmekte olduğunu, yer yönünden, tüm Türkiye'de geçerli olacak şekilde sözleşme akdedilmesinin, kabul edilebilir bir kriter olmadığını, ayrıca işlerin türü bakımından uygun bir sınırlama getirmemekte, aksine işçinin iş bulmasını tümden engellemekte olduğunu, bu hali ile rekabet yasağının mahkemenizce geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, zira ilgili yasak karşılığında işverenin üstlenmiş olduğu bir karşı edim de olmadığını, TBK m. 445 gereği, işbu sözleşme geçersiz olduğunu, tek taraflı cezai şart da TBK m. 420/1 gereği hem müvekkili ... açısından, hem de tüm bunların tarafı olmayan müvekkili davalı ... açısından geçersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, rekabet yasağı var kabul edilecek olunsa dahi, bu yasağı ihlal eder bir durum da olmadığını, ortada rakip iki işletme olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının, müvekkili şirketin rakibi kabul edilemeyeceğini, rakibi de olmadığını, işbu sebeple de, diğer davalı ...'ın, müvekkili şirkette çalışmasının, tek başına rekabet yasağının ihlalini oluşturmayacağını, diğer davalı ...'ın, müvekkili şirkette çalışmaya başladığı tarihten bu yana olan süre zarfındaki müvekkilinin faaliyetlerinin de, rekabet yasağının ihlal edilmediğinin ayrıca ispatı olduğunu, davacının, zarar görmediğini, davacı iddialarının, çalışma hürriyetinin ihlali niteliğinde olduğunu, ilgili iş sözleşmesi ve taahhütte yer alır, cezai şart düzemlemelerinin geçersiz olduğunu beyan ederek, davanın öncelikle usulden, kabul görmez ise esastan tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Aydın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, Aydın ... Ve ... Noterliği kayıtları, davacı ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davalı ...'a ait SGK kayıtları ve davacı şirkette işe giriş ve işten ayrılma belgeleri ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, davacı firmada bir dönem işçi olarak çalışan ...'ın işten ayrıldıktan sonra rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiği iddiasına dayalı İş Kanunu madde 23 uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin 2022/1333 esas sayılı dosyasının 14/02/2023 tarihli duruşmasında verilen ara karar gereğince davalı ... Şirketi'nin husumet itirazının değerlendirilmesi için bu davalı yönünden tefrik kararı verilmekle, bu davalı yönünden ayrılan dava Mahkememizin 2023/169 esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 16/02/2023 tarihli 2023/169 esas, 2023/212 karar sayılı kararı ile; "davanın pasif husumet yokluğundan reddine" karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 01/12/2023 tarihli ve 2023/2083 esas, 2023/1538 karar sayılı ilamında; "...Öncelikle belirtmek gerekir ki, HMK'nın 114/1-d maddesinde dava şartı olarak düzenlenen taraf ve dava ehliyeti, medeni hukuktaki hak ve fiil ehliyetinin medeni usul hukukundaki karşılığı olup, somut olayda davacı ve davalı tarafların dava ve taraf ehliyetlerinin bulunduğu açıktır. Pasif husumet ise dava konusu edilen hak ile ilgili bulunduğundan, HMK'nın 114/1-d maddesi kapsamında dava şartı olarak kabulü mümkün olmayıp, işin esasına ilişkindir. Bu durumda somut uyuşmazlıkta, yukarıdaki bentte açıklanan istisnai bir durum söz konusu olmadığından tahkikat duruşmasının da yapılması, tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra sözlü yargılamaya geçilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. Mahkemece ise HMK'da düzenlenen yargılama safhaları tamamlanmadan yazılı şekilde asıl davadaki ön inceleme duruşmasında tefrik kararı verilmesinden sonra, mahkemenin yeni bir esasına kaydedilen davanın tensiben reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." denilmekle mahkememizden verilen karar kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı uyarınca ön inceleme duruşması tamamlanarak tahkikat duruşmasına geçilmesine karar verilmiştir. Kaldırma kararında husumet itirazının esasa girilerek değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda esasa girilirken toplanacak deliller, dinlenecek tanıklar ve alınacak rapor bakımından her iki dosyanın birlikte yürütülmesinin usul ekonomisi ilkesi gereğince uygun olacağı değerlendirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 166. maddesinin 1. fıkrasında "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmüne yer verilmiş, 4. fıkrasında ise davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının var sayılacağı düzenlenmiştir.
Mahkememizin 2022/1333 esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısı ile iş bu dosyanın davacısının aynı olduğu, uyuşmazlık konusu vakıaların aynı olduğu, bu itibarla delillerin usul ekonomisi açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiği, her iki dosya arasında HMK'nun 166. maddesi kapsamında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında dava dosyasının 6100 Sayılı HMK'nun 166/1. maddesi gereğince Mahkememizin 2022/1333 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dava dosyasının mahkememizin 2022/1333 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mütakip işlemlerin üzerinde birleştirme kararı verilen mahkememizin 2022/1333 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, dosyamızın esasının da bu suretle kapatılmasına,
-
Harç, masraf ve vekalet ücreti hususlarının 2022/1333 Esas sayılı dosyasında takdir edilmesine,
-
Birleştirme kararının taraflara tebliğine, masrafın davacının gider avansından karşılanmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/01/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29