Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/351 E. 2024/611 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/351
2024/611
5 Haziran 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/351 Esas - 2024/611
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/351
KARAR NO : 2024/611
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Konkordatonun Feshi
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Konkordato dava dosyasına sunduğu bilançoda müvekkili şirkete 659.099,54TL borçlu olduğunu bildiren, ticari defterlerinde müvekkili şirkete borçlu olduğu görülen, kötü niyetli davranarak müvekkili şirkete borçlu olmadığını, muhasebe hatasından kaynaklı işlemlerden dolayı borçlu göründüğünü, müvekkilime borcu olmadığını, aksine müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia ederek müvekkilinin alacağını çekişmeli alacak haline getiren davalı borçlu ... San. Tic. Ltd. Şirketinin konkordato tasdik kararının feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete borcu olmadığını, dolayısı ile 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 308.maddesinde yer alan ve konkordatonun tamamen feshini gerektirecek şartlar somut olayda mevcut olmayıp huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı şirket yönünden konkordatonun tamamen feshi istemine ilişkindir.
Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini talep edebilmektedir. Her ne kadar 7101 sayılı Kanun’da getirilen hükümlerde açıkça ifade edilmese de İİK m.308/f gereği konkordatonun tasdikinin dürüst olmayan davranışlarla sağlandığının anlaşılması durumunda alacaklılara konkordatoyu fesih imkânı tanınması, konkordatonun dürüst borçluları korumak amacıyla kabul edilen bir hukukî kurum olduğunu göstermektedir.
e-imza e-imza e-imza e-imza
Kısacası borçludan beklenen dürüstlük, “ratio legis”tir ve TMK m.2 uyarınca değerlendirme yapılmasını gerektirir. Fakat bu dürüstlük, konkordatoya başvurma açısından artık direkt bir ön koşul olarak kabul edilmemektedir. Ancak terkibinde kötü niyet bulunan konkordatonun ayakta tutulmasında alacaklıların da kamunun da bir menfaati bulunmayacağından konkordatonun tüm alacaklılar bakımından feshi gerekmektedir. Tüm alacaklılar hem iflâs dışı hem iflâstan sonra konkordato bakımından, şartların varlığı hâlinde, konkordatonun feshini talep edebilme imkânına sahiptir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Konkordatonun tamamen feshi" başlıklı 308/f maddesi; "Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir..." şeklinde olup konkordato projesi tasdik edilen borçlu, kötü niyetli olarak konkordatoyu sakatlamış ise mahkeme tarafından konkordatonun tamamen feshine karar verilebilecektir.
Konkordatonun tamamen feshedilebilmesi için gereken şartlar şunlardır;
Konkordato tasdik edilmiş olmalıdır.
Borçlu kötü niyetli davranışta bulunarak konkordatonun tasdik edilmesini sağlamış olmalıdır.
Alacaklılar, borçlunun bu kötü niyetini konkordato tasdik edildikten sonra öğrenmiş olmalıdır.
Konkordatonun feshinden önce alacaklı iflas etmemiş olmalıdır.
Dosya kayyımı tarafından dosyaya sunulan raporda; ... tarafından ... firmasına üretim siparişi verildiği, ... Firması tarafından alınan bu sipariş ... Firmasına ürettirilerek teslim alındığı, ... firması tarafından siparişe uygun, eksiksiz ve kusursuz olarak imal edilen ve ...'ye teslim edilen bu ürünler, ... tarafından ...'a teslim edildiği, ... tarafından, ...dan, verilen üretim hizmeti bedeli tahsil edilerek, ... firmasına hizmet bedeli ödemesi yapıldığı, Son aşama olarak, ... firması tarafından ...'ye verilen bu hizmet karşılığı tahsil edilen tutar kadar fatura düzenlenmesi ile hesabın kapanacağı, ancak ... tarafından ... firmasına yapılan ödeme karşılığı ... firması tarafından düzenlenen faturanın kabul edilmemesi nedeni ile, tarafların defterinde ...'in üreterek teslim ettiği ürünler karşılığı tahsil ettiği tutar kadar borçlu, ... ise alacaklı görüldüğü, bu durumun ...'nin ısrarla Ürünlerin eksik veya bozuk olduğu şeklinde bir iddia ileri sürmeksizin ...'in düzenlemiş olduğu faturaları kabul etmeyerek, aldığı hizmet karşılığı ödediği parayı, defter kayıtlarında alacaklı görülmesine dayanarak tekrar iade almak istemesinden kaynaklandığı, oysa kendisine eksiksiz ve kusursuz teslim edilen malzemeler karşılığında, ödediği bedel tutarında faturayı talep etmesi gerektiği, fakat, komiserliğin bilgisi dahilinde ... tarafından defalarca düzenlenerek gönderilen faturayı kabul etmeyerek, alacaklı görülmesini muhafaza etmeye ve açmış olduğu alacak davasında haklı görünmeye çalıştıklarını, bu durumun ise, tarafların defterinin ticari ilişkinin yukarıda açıklandığı aşamalar yönünden incelenmemesi nedeni ile, sanki ... olarak avans vermiş, bu avanstan doğan alacağı varmış onu talep ediyormuş şeklinde değerlendirilmekte olup, mahkemece bu aşamalar yönünden irdeleme neticesinde durumun net ortaya çıkacak ve açıklığa kavuşacağını, konuya ilişkin Konkordato onay aşamasında ayrıntılı olarak mahkemeye bilgi verilmiş olup, o dönemde her iki şirkete muhasebe hizmeti vermekte olan Mali müşavir ...'in ifadesine başvurulması halinde de bu hususun aynen teyit edileceğini, tüm bu açıklamalar ışığında, ... ŞİRKETİ alacaklılar listesinde yer verilmediği ve davacı alacak iddiası hakkında bugüne kadar hiçbir işlem ve ödemede yapılmadığı bildirilmiştir.
e-imza e-imza e-imza e-imza
Davacı taraf her ne kadar alacaklarının kötü niyetli olarak projeye dahil edilmediğini ve çekişmeli borçlar kapsamına sokulduğunu belirtmiş ise de; projenin hazırlandığı tarihte derdest davaların devam ettiği, komiserler kurulunca davacının alacağının tartışıldığı ve projeye dahil edilmediği, kötü niyetli olarak davacının alacağının projeye dahil edilmediğinin kanıtlanamadığı, bundan başka ortada konkordatonun tamamen feshini gerektirecek somut bir sebep sunulamadığından, davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/06/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19