Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1312 E. 2024/564 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1312
2024/564
28 Mayıs 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1312 Esas - 2024/564
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1312 Esas
KARAR NO : 2024/564
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 22/09/2023
KARAR TARİHİ: 28/05/2024
K. YAZIM TARİHİ: 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait taşınmazın kamulaştırılması yönünde Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında karar verildiğini, yargılama sürecinde 3.379.553,60 TL tutarındaki kamulaştırma bedelinin ... Bankası T.A.O. ... Şubesi nezdinde üçer aylık mevduat faizi uygulanan vadeli hesaba yatırılması yönünde 23.12.2022 tarihinde karar verildiğini, belirtilen meblağın 02.01.2023 tarihinde davalı bankanın ... Şubesinde açılan hesaba yatırıldığını, bir ay sonra verilen gerekçeli karar kapsamında müvekkiline 1.760.606,40 TL tutarında kamulaştırma bedeli ödenmesine hükmedildiğini, müvekkilinin taşınmazları üzerindeki hacizler kaldırıldıktan sonra 08.08.2023 tarihinde müvekkiline 1.880.627,62 TL tutarında ödeme yapıldığını, geçen süreçte müvekkilinin parasının % 14,00 oranındaki mevduat faizine göre nemalandırıldığını, 7 aylık sürede işleyen 120.000,00 TL tutarındaki faizin enflasyon ve en yüksek mevduat faizi oranlarına göre tespit edilmesi gereken getirinin çok altında kaldığını, mülkiyet hakkı ihlal edilen müvekkilinin fahiş düzeyde zarara uğradığını, içtihatlara göre kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybetmemesi için devlet tarafından gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini, her ne kadar bir anonim şirket olsa da kamu bankası niteliği taşıyan davalı bankanın da devletin söz konusu yükümlülüklerini gözetmesi gerektiğini, uygulanan faiz oranlarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca yayımlanan mevduat faizi oranlarının altında kaldığını, nemalandırma yapılırken söz konusu en yüksek mevduat faizi oranlarıyla birlikte enflasyonun da gözetilmesinin zorunluluk arz ettiğini, enflasyon hesaplayıcısından temin edilen sonuçlara göre Ocak-2023'te 1.760.606,40 TL olan bir mal sepetinin Temmuz-2023'te 2.164.901,00 TL'ye tekabül ettiğini, davalı bankanın bu şekilde kamulaştırma bedelini kullanmak suretiyle haksız kazanç sağladığını beyan ederek davacı müvekkilinin enflasyon ve en yüksek mevduat faizi oranlarına göre tespit edilecek zararına karşılık şimdilik 1.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 17/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000,00 TL olan tazminat talebini 375.000,00 TL arttırarak 376.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Davalı cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin T.C. Adalet Bakanlığı genelgelerine uygun olarak nemalandırıldığını, kamu bankalarındaki tabela faizlerinin referans alındığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, banka kayıtları, 25/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, mahkeme ilamı ile hükmedilen kamulaştırma bedelinin nemalandırılmasında uygulanan düşük faiz oranı sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Ankara Batı ... Tüketici Mahkemesinin 22/09/2023 tarih ...-... E-K.sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıdaki sırasına kaydedilmiştir.
Dosyaya kazandırılan 25/03/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmış terditli olarak hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Özetle;
"...a) birinci görüş:
Sayın Hâkimliğinizin hukuki takdir ve değerlendirmelerine göre; davalı bankanın cevap dilekçesindeki beyanı doğrultusunda, davalı bankaca fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları tespit edilirken, kamu bankalarınca mevduatlara uygulanan azami faiz oranlarının referans alındığının kabul edilmesi gerektiği, buna göre faiz hesaplamalarının kamu bankalarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilen azami mevduat faizi oranlarına göre yapılması gerektiği yönünde hukuki görüş ve kanaate ulaşılması hâlinde;
a) Sayın Hâkimliğinizce, davalı bankanın eyleminin haksız fiil sayılması gerektiği, temerrüt oluşması için ayrıca ihtara gerek olmadığı, haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiği yönünde hukuki görüş ve kanaate ulaşılması ihtimaline göre; davacının, ödeme tarihinden (08.08.2023) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 250.601,85 TL tutarındaki tazminat alacağını davalı bankadan talep edebileceği, şu aşamada 1.000,00 TL talep edilmiş olması karşısında ıslah vs. ihtimallere göre ortaya çıkabilecek durumlara göre hukuki takdir ve değerlendirmelerin Sayın Hâkimliğinize ait olduğu,
b) Sayın Hâkimliğinizce, davalı bankanın eyleminin haksız fiil sayılamayacağı, temerrüt oluşması için ayrıca ihtarın zorunlu olduğu, davacı tarafından ihtarname gönderilmediği için dava tarihinden temerrüt oluşmadığı, dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiği yönünde hukuki görüş ve kanaate ulaşılması ihtimaline göre; davacının, dava tarihinden (14.12.2023) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 250.601,85 TL tutarındaki tazminat alacağını davalı bankadan talep edebileceği, şu aşamada 1.000,00 TL talep edilmiş olması karşısında ıslah vs. ihtimallere göre ortaya çıkabilecek durumlara göre hukuki takdir ve değerlendirmelerin Sayın Hâkimliğinize ait olduğu,
b) ikinci görüş:
Sayın Hâkimliğinizin hukuki takdir ve değerlendirmelerine göre davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü hukuki görüş ve gerekçelerin haklı olduğu, kamulaştırma bedelinin davalı bankaca nemalandırılması sürecinde enflasyon ve en yüksek mevduat faizi oranlarının dikkate alınmaması durumunda mülkiyet hakkının ihlâl edilmiş sayılacağı, mülkiyet ihlâline bağlı olarak zararın oluştuğu, gözetmesi gerektiği, mülkiyet hakkının devlet tarafından korunması yönündeki yükümlülüklerin bir kamu bankası olması nedeniyle davalı bankaca da gözetilmesinin zorunluluk arz ettiği, buna göre faiz hesaplamalarının bankalarca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilen azami mevduat faizi oranlarına ve enflasyona göre yapılması gerektiği yönünde hukuki görüş ve kanaate varılması hâlinde;
a) Sayın Hâkimliğinizce, davalı bankanın eyleminin haksız fiil sayılması gerektiği, temerrüt oluşması için ayrıca ihtara gerek olmadığı, haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiği yönünde hukuki görüş ve kanaate ulaşılması ihtimaline göre; davacının, ödeme tarihinden (08.08.2023) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 383.291,87 TL tutarındaki tazminat alacağını davalı bankadan talep edebileceği, şu aşamada 1.000,00 TL talep edilmiş olması karşısında ıslah vs. ihtimallere göre ortaya çıkabilecek durumlara göre hukuki takdir ve değerlendirmelerin Sayın Hâkimliğinize ait olduğu,
b) Sayın Hâkimliğinizce, davalı bankanın eyleminin haksız fiil sayılamayacağı, temerrüt oluşması için ayrıca ihtarın zorunlu olduğu, davacı tarafından ihtarname gönderilmediği için dava tarihinden temerrüt oluşmadığı, dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiği yönünde hukuki görüş ve kanaate ulaşılması ihtimaline göre; davacının, dava tarihinden (14.12.2023) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 383.291,87 TL tutarındaki tazminat alacağını davalı bankadan talep edebileceği, şu aşamada 1.000,00 TL talep edilmiş olması karşısında ıslah vs. ihtimallere göre ortaya çıkabilecek durumlara göre hukuki takdir ve değerlendirmelerin Sayın Hâkimliğinize ait olduğu,
c) üçüncü görüş:
Sayın Hâkimliğinizin hukuki takdir ve değerlendirmelerine göre davalı banka cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hukuki görüş ve gerekçelerin haklı olduğu, faiz hesaplamalarının davalı bankaca dosyaya bildirilen faiz oranı (% 5,25) üzerinden yapılması gerektiği yönünde hukuki görüş ve kanaate varılması hâlinde; davacının davalı bankadan alacaklı olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Uyuşmazlık; davalı bankanın kamulaştırma bedelini nemalandırırken düşük faiz uygulayıp uygulamadığı ile bu nedenden dolayı paranın değer kaybetmesinden dolayı faizi aşan aşkın zarar isteminin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacının eksik faiz uygulandığı iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; bilirkişi tarafından isabetli şekilde kamu bankalarınca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranları üzerinden yapılan hesaplamaya göre işlemesi gereken en yüksek net mevduat faiz miktarı 370.623,07 TL iken davacıya ödenen net mevduat faizi miktarı ise 120.021,22 TL'dir. Buna göre davacının mahrum kaldığı faiz alacağının 250.601,85 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi olmaması ve bu nedenle eyleminin haksız fiil sayılması gerektiği ve temerrütün ödeme tarihinde oluştuğu mahkememizce kabul edilmiş ise de, ıslah dilekçesi gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak kabul edilen bu faiz alacağının 1.000 TL sine ödeme tarihi olan 08/08/2023, 249.601,85 TL sine ıslah tarihi olan 17/04/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davacının faizi aşan aşkın zarar talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Aşkın (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, 6098 sayılı Kanun’un 122 nci maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla, alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu kapsamda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz. Örneğin; alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü, başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını veya alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi, yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde geçekleşen kur farkı sebebiyle daha yüksek miktardan ödemek zorunda kalmayacağı gibi olguları kanıtlamak durumundadır. Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle paranın döviz karşısında hızlı değer kaybı, yüksek enflasyon gibi genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen umumi ekonomik konjonktürel olgular TBK’nın 105. maddesinde sözü edilen munzam zararın varlığını göstermez. İstikrar bulmuş Yargıtay uygulamasına göre, davacı faizi aşan (munzam) zararını yukarıda açıklanan şekilde ispat etmeden bu yöndeki talebin kabul edilmesi mümkün değildir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır.
Davacı ise dava dilekçesinde davalının sadece eksik faiz uygulaması nedeniyle paranın enflasyon karşısında değer kaybettiğini ileri sürmüştür. Yukarıda açıklandığı şekilde enflasyon tek başına somut bir maddi zarara uğradığını ispat edemeyeceğinden ve eksik faiz alacağını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığı Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde mahkememizce kabul görmeyeceğinden ve sonuç olarak davacı, bakiye faiz alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu somut delillerle ispat edemediğinden ispatlanamayan faizi aşan aşkın zarar talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. (güncel tarihli Yargıtay HGK 2021/11-938 esas, 2022/401 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11.HD 2022/874 esas, 2023/3446 karar, 2021/6204 esas, 2023/1610 karar sayılı ilamları, Yargıtay 5.HD 2023/7546 esas, 2024/2110 karar sayılı ilamı, Ankara BAM 21.HD 2018/988 esas, 2019/630 karar sayılı ilamı, Yargıtay 3.HD 2022/691 esas, 2022/2136 karar sayılı ilamı ve Ankara BAM 4.HD 2021/2976 esas, 2023/915 karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; 250.601,85 TL faiz alacağının 1.000 TL sine ödeme tarihi olan 08/08/2023, 249.601,85 TL sine ıslah tarihi olan 17/04/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faizi aşan aşkın zarar talebinin reddine,
-
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 17.118,61 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 6.694,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.423,76 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.333,33 TL'nin, 888,65 TL sinin davalıdan, 444,68 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 6.425,00 TL ıslah harcı, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.003,10 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 2.700,00 TL bilirkişi ücreti, 90,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.790,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 1.860,01 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 39.590,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 20.063,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/05/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27