Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/962 E. 2024/562 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/962
2024/562
28 Mayıs 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/962 Esas - 2024/562
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/962 Esas
KARAR NO : 2024/562
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ : 14/09/2022
Birleşen Mahkememizin 2023/116 Esas 2023/418 Karar Sayılı Dava Dosyası
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2023
KARAR TARİHİ: 28/05/2024
K. YAZIM TARİHİ: 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Asıl davada Davacı vekili; Davacı ... A.Ş'nin, ... Şirketinden ... imalatında kullanmak üzere, ... modelli ... adet profili, malzemeleri müvekkili şirket tarafından temin edilerek, teknik çizimleri ...'e iletilerek imalatının talep edildiğini, ...'in malzemelerin hatalı olduğunu beyan etmesi üzerine çalışanları ... ve ... tarafından malzemelerin yanına gidilerek tespit yapıldığını, bükümlerin nasıl yapılması gerektiğinin gösterildiğini ve ilk 8 bükümün ayıpsız olarak tamamlandığını ve tutanak altına alındığını, kalan üretimlerinde aynı şekilde gerçekleştirilmesine ilişkin uygulamalı talimat verildiğini, ...'ten ürünler teslim alındıktan sonra kontrollerinin gerçekleştirildiğini, 34 tanesinin teknik çizimlerle ve verilen talimatlarla uyumlu olmadığının tespit edildiğini, ürünlerin kenar yükseklikleri teknik çizime göre "70 mm-+2 mm" olması gerekmekteyken, başka bir anlatımla bu flanş yükseklikleri "68mm" ile "72mm" aralığında dahi tolere edilebilecekken, tedarikçinin gönderdiği ürünlerde bu ölçülerin tolerans birimlerinin dahi dışında, hatta çok üstünde olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine uygunsuz ölçüm raporlarının düzenlendiğini, sonuç olarak ...'in aynı malzemeden müvekkili şirketin talimatları doğrultusunda yapılan ilk üretimlerin, ayrıca 66 adet sipariş edilen ürünlerden 32 adedin teknik çizimlere uygun olduğunu, 34 adet ayıplı üretimin ise açıkça ...'in kusurlu ifası sebebiyle meydana geldiğini, ...'e ürünlerin ayıplı olduğu, zayi olan malzeme bedelinin müvekkili şirkete ödenmesi ve malların gösterilen adresten teslim alınması gerektiğinin şifahi olarak ve mail yoluyla derhal bildirildiğini, ancak taleplerinin reddedildiğini, faturanın kabul edilmediğine ilişkin ihtarname keşide ettiklerini, ihtarname içeriği kabul edilmediğinden ...'e cevabi ve karşı ihtarname gönderildiğini, tüm bu nedenlerle davalının eser sözleşmesini kusurlu ifası sebebiyle meydana getirdiği ayıplı ürünler sebebiyle; zayi olan malzeme bedeli olan 5.122,92 euronun fiili ödeme tarihindeki TCMB Efektif Satış kuru üzerinden, devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiziyle tahsiline ve müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı tarafa, birim fiyatı 0,90 TL olan 12.632 KG kesim + büküm işçiliği bedeli olarak 03.03.2022 tarihli, ... nolu ve 13.415,18 TL bedelli fatura, birim fiyatı 0,90- TL olan 7.506 KG kesim + büküm işçiliği (66 adet) bedeli olarak 24.03.2022 tarihli, ... nolu ve 7.971,37 TL bedelli fatura olmak üzere 2 adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafça da işbu faturalara itiraz edilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 21/2: "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü dikkate alındığında davalının faturaya süresi içerisinde itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul ettiğini, sonrasında müvekkilinin davalıyla yapmış olduğu şifahi görüşmeler neticesinde de söz konusu fatura bedelinin davalı tarafça ödenmemekte ısrar edildiğini, bu sebeple haklı alacağını davalıdan tahsil edemeyen müvekkilinin adına Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyası üzerinden cebri icra yoluna gidilmişse de, davalı tarafça tüm borca ve ferilerine itiraz edilmek suretiyle ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, müvekkiline ve karşı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar, BA-BS formları, banka kayıtları incelendiği takdirde taraflar arasındaki ticari ilişki net olarak ortaya koyulacağını, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; borçlunun borcuna yetecek miktardaki menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasında davalı tarafça haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalı tarafın aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Asıl davada Davalı vekili; Müvekkili firmanın yaklaşık 15 yıldır sadece Ankara sanayisindeki değil; Türkiye'nin her şehrindeki firmalarla işbirliği yapan, ... ("...") geniş bir firma olduğunu, dava konusu olduğu üzere müvekkili firmanın iş kapsamına özel olarak üretilmiş çelik levha sacların ... makinalarıyla istenilen şekilde kesiminin/ bükümünün yapılması işinin de dahil olduğunu, Müvekkili firma ile davacı firmanın 2021 yılından beri dava konusu benzeri işlerde birlikte çalıştıklarını, tarafların geçmiş yıllarda yapmış oldukları işlere benzer şekilde olan dava konusu, davacı firmanın satın aldığı rulodan açılmış saclarının kesiminin yapılması, kesimi yapılan sacların "L" veya "U" şeklinde bükülerek kaynak işlemine hazırlanması işi olduğunu, huzura gelen taraflar arasındaki ihtilafın kaynağı da tam olarak rulodan düzgün açılmayan, yüzey gerilimi görülen saclardır.Davacı tarafından müvekkiline eser sözleşmesi kapsamında teslim edilen rulodan açılmış saclardan ilk plakanın müvekkiline ait ... makina ile kesim işlemine tabi tutulduğunu, kesim işlemi sonrası yapılan numune büküm ile davacı tarafından verilen malzemenin problemli olduğunun tespit edildiğini, durumun davacı yana bildirildiğini, bildirim sonrası davacı tarafın sacların yaklaşık 10-15 mm. uzunluğunda pay bırakılarak kesilmesi ("punta") talimatını verdiğini, talimat üzerine müvekkilince boyuna doğru yapılacak kesimlerle iki başından bir de ortasından olmak üzere 3 adet puntalı kesim yapıldığını, kinci plakanın ise davacının talebi üzerine 4 adet puntaya çıkarılarak kesiminin yapıldığını, kesim sonrası müvekkili şirketçe malzemedeki problemin devam edip etmediğinin tespitine yönelik numune olarak birer adet büküm daha yapıldığını ve problemin kısmen de olsa devam ettiğinin tespit edildiğini ve yine davacıya bilgi verildiğini, Davacının devam edilmesine yönelik talimatı ile kesim işlemine bahsedilen şekilde devam edildiğini, kesimler yapılıp bittikten sonra plakalardaki puntalı yerlerin kesimine geçildiğini, bu aşamada plakadan kesilen 5 adet uzun parçadan kenarlarda kalan 1. ve 5. parçaların hatalı olduğunun müvekkilince tespit edildiğini, durumun derhal davacı yana bildirildiğini, davacı firmanın, 2-3-4 numaralı problemsiz olan parçaların "U" şeklinde bükümünün yapılmasını, geriye kalan problemli parçaların beklemesi talimatını verdiğini, müvekkiline gelen ana malzemeden söz konusu işlemler sonucunda 160 adet ürün çıktığını, bunlardan 94 tanesinin davacının talimatlarıyla gerçekleşen işlemler ile sorunsuz bir şekilde sevk edildiğini, müvekkilinin, geriye kalan problemli malzemelerin bölgesel ısıtma yapılarak düzeltilmesi ve bekletilmeden bükülmesi şeklinde bir yöntemi davacıya teklif ettiğini, davacının kabulü üzerine yapılan denemelerden %90 oranında verim alınmasına rağmen davacı yanın numune sonuçlarından memnun kalmayarak işbu yöntemin uygulanmamasını, sahaya kendi ekiplerini göndereceğini bildirdiğini, Davacı tarafça müvekkili sahasına sevk edilen kalite kontrol personellerinin problemli malzemeleri incelediğini ve verdikleri talimatlar doğrultusunda büküm işlemlerinin bir kısmının davacı personellerinin gözetiminde yapıldığını, Davacı şirket personellerince verilen talimat doğrultusunda elde dilen bükümlerin hatalı ancak kabul edilebilir olduğunun görülmesi üzerine talimatta ısrarcı olunması neticesinde malzemelerin bükümlerinin gerçekleştirildiğini, sonuç olarak davacı tarafça da belirtildiği üzere geriye kalan 66 adet üründen 32 adedinde sorunun düzeldiğini, 34 adedinde ise istenilen sonuca ulaşılamadığını, davacının 34 adet problemli ürün malzeme bedelini tahsil amacıyla huzurdaki davayı açtığını, taraflar arasındaki ilişkinin, malzemeyi davacının (iş sahibinin) sağladığı eser sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin, gerçekleştirilen her bir aşamada davacıyı bilgilendirdiğini, öneriler sunduğunu ve davacının talimatları ile hareket ettiğini, nitekim ekte sunulan mail yazışmalarında da müvekkilinin kendisine verilen malzemedeki ayıbı bildirdiği ve talimat üzerine hareket ettiğinin davacının mailleriyle de sabit olduğunu, ihtilaf konusu ürünlerdeki problemin nedeninin davacı yanca verilen ana malzemedeki ayıplardan kaynaklandığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca davacının Türk Lirası cinsinden ödediği malları, Euro cinsinden talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada Davalı vekili; derdestlik ve zaman aşımı itirazları bulunduğunu belirterek, müvekkili şirketin borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin davalı şirketten ... imalatında kullanmak üzere, ... modelli ... adet profilin malzemeleri müvekkili şirket tarafından temin edilerek, teknik çizimleri ...'e iletilerek imalatının talep edildiğini, ...'in malzemelerin hatalı olduğunu beyan etmesi üzerine, müvekkili şirket çalışanı ... ve ... tarafından, malzemelerin yanına gidilerek tespit yapıldığını, bükümlerin nasıl yapılması gerektiğinin gösterildiğini ve ilk 8 bükümün ayıpsız olarak tamamlandığını ve tutanak altına alındığını, kalan üretimlerin de aynı şekilde gerçekleştirilmesine ilişkin uygulamalı talimat verildiğini, ... tarafından sipariş edilen ürünler teslim alındıktan sonra, kontrolleri gerçekleştirildiğini, 34 tanesinin teknik çizimlerle ve verilen talimatlarla uyumlu olmadığının tespit edildiğini, ürünlerin kenar yükseklikleri teknik çizime göre ''70 mm±2 mm'' olması gerekmekteyken, başka bir anlatımla bu flanş yükseklikleri ''68mm'' ile ''72mm'' aralığında dahi tolere edilebilecekken, tedarikçinin gönderdiği ürünlerde bu ölçülerin tolerans birimlerinin dahi dışında, hatta çok üstünde olduğu tespit edildiğini, bunun üzerine, uygunsuzluk ölçüm raporları düzenlendiğini, bu raporlarda da belirtildiği üzere, flanş yükseklikleri 81 mm ve 60 mm ölçülerine kadar değiştiğini, iki flanş arasındaki fark çok fazla olduğu için ilgili ürünlerin kullanılamadığını, sonuç olarak, ...'in aynı malzemeden müvekkili şirketin talimatları doğrultusunda yapılan ilk üretimlerin, ayrıca 66 adet sipariş edilen ürünlerden 32 adedin teknik çizimlere uygun olması malzemelerle ilgili bir sorun olmadığını, 34 adet ayıplı üretimin ise açıkça ...'in kusurlu ifası sebebiyle meydana geldiğini, ...'e ürünlerin ayıplı olduğu, zayi olan malzeme bedelinin müvekkili şirkete ödenmesi ve malların gösterilen adresten teslim alınması gerektiğinin şifahi olarak ve mail yoluyla derhal bildirildiğini, ayrıca, malzemelerin alım faturası ve davalıya kesilen hizmet bedeli faturası esas alınarak, iade faturası kesildiğini, ancak, usul ve yasaya aykırı olarak, ...'in taleplerinin tamamını reddettiğini, faturanın kabul edilmediğine ilişkin ihtarname keşide edildiğini, ihtarname içeriğindeki iddiaların hiçbirinin kabulü mümkün olmadığından ...'e cevabi ve karşı ihtarname gönderildiğini, ...'in, uyuşmazlığın başladığı sürecin başından bu yana hiçbir taleplerinin usul ve yasaya aykırı olarak yerine getirmediğinden, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/962 E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket tarafından dava ikame etme zarureti doğduğunu, söz konusu davanın müvekkili şirket tarafından kazanılacağı ve alacaklı konuma geçeceği, davacı tarafından işbu davayla talep edilen fatura bedellerini ödemesine lüzum kalmayacağının sabit olduğunu, faturanın tek başına borç doğurucu bir belge olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, faturalar, tanık anlatımları, keşif, davacı vekilince sunulan uzman görüşü, 24/09/2023, 16/01/2024 ve 03/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Asıl Dava, eser sözleşmesine konu sac profillerin ayıplı imalatı nedeniyle zayi olan malzeme bedelinin tahsili istemine ; Birleşen Dava, taraflar arasındaki aynı ticari ilişki kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Aradaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle mahkememizin 2023/116 esas sayılı dava dosyası, iş bu dosya ile birleştirilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ve davacı tarafından teknik resmi davalıya verilen dava konusu ürünlerin teknik resme (istenilen esere) uygun olup olmadığı, değilse davalının bu ticari ilişki nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu kapsamda taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla mahallinde keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, Aksaray ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sırasına kayden yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24/09/2023 tarihli rapora davacı vekilince itiraz edilmiş, rapor hükme esas alınmamıştır.
Davacı vekilin talebi ve sunduğu uzman görüşü doğrultusunda, Aksaray ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sırasına kayden yeniden mahallinde keşif yapılarak, yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen 16/01/2024 tarihli raporda özetle; "... Davalı ... Şti.'ne 32 plaka şeklinde gelmiş olan ... malzemenin yapısından kaynaklı olarak değilde hem kesim hemde büküm işlemleri yapılırken zincirleme olarak yapılan işçilik hatasından kaynaklı olarak teknik resim ölçülerine göre kesim ve büküm yapılmadığı, ürünlerin hatalı ölçülerde ki mevcut durumu ile ayıplı olduğu ve kullanılamaz olduğu, dosya kapsamına zararın meydana geldiği 16/05/2022 tarihinde göre kesim+büküm işçilik hatasından kaynaklı bozulmuş olan 3842 kg. Malzemenin zararının 86.428,11 TL olduğu ve zarar miktarından kullanılamaz durumda bulunan malzemelerin hurda değerinin düşülmesi gerektiği ve 86428,11- 30.082,86 = 56.345,25 TL miktarın toplam zarar miktarı olduğu, dosya kapsamında bulunan ... tarafından düzenlenen Uzman Görüşünde belirtilenlerle aynı görüşte olunduğu.." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Taraf vekillerince iş bu rapora itiraz edilmesi ve davalı/birleşen dosya davacısı tarafından da uzman görüşü sunulması hususu dikkate alınarak dosya talep edilen tazminatın euro cinsinden hesaplanması ve sunulan son uzman görüşünün de değerlendirilmesi bakımından ek rapora verilmiş, düzenlenen 03/05/2024 tarihli ek raporda özetle; "...Davalı ... Şti.'ne ... plaka şeklinde gelmiş olan ... malzemenin yapısından kaynaklı olarak değilde hem kesim hemde büküm işlemleri yapılırken zincirleme olarak yapılan işçilik hatasından kaynaklı olarak teknik resim ölçülerine göre kesim ve büküm yapılmadığı, ürünlerin hatalı ölçülerde ki mevcut durumu ile ayıplı olduğu ve kullanılamaz olduğu, dosya kapsamı ve yerinde yapılan inceleme sonucu; zararın meydana geldiği 16/05/2022 tarihinde göre kesim+büküm işçilik hatasından kaynaklı bozulmuş olan 3842 kg. malzeme zararının 5376,75 EURO olduğu ve zarar miktarından kullanılamaz durumda bulunan hurda değerinin düşülmesi gerektiği, 5376,75-1871,47 = 3505,28 EURO miktarın toplam zarar miktarı olduğu... " yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Uzman görüşleriyle çelişkilerin giderildiği yerinde incelenerek teknik değerlendirme ve ölçüm içeren, ölçüm fotoğraflarının rapor kapsamına alındığı 16/01/2024 tarihli bilirkişi heyet kök ve raporu hükme esas alınmış, dosya kapsamında yeteri kadar keşif yapıldığı ve bilirkişi raporu alındığı ile raporun heyetten alınmış olması ve itirazların karşılanmış olması gözetilerek yargılamanın daha fazla sürüncemede kalmaması adına yeni bilirkişi heyeti oluşturulması talebinin reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; yapılan keşif sonucunda malzemeler bilirkişi heyeti tarafından incelenmiş ve davaya konu 34 adet malzemenin U şeklinde kesim ve bükümü yapılarak 8X 70X160 , L=6650 ölçülerinde teknik resime göre yapılması istenmiştir. Yerinde yapılan incelemede 34 adet malzemenin birbirinden çok farklı şekilde ve farklı ölçülerde olduğu ve teknik resimde belirlenmiş olan ölçülerden çok farklı olduğu yapılan ölçümler sonucu bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmiştir. Bu farklılığın açıkça görülmesi ve basit bir ölçümle tespit edilebilmesi nedeniyle ayıbın açık ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır.
Yerinde yapılan incelemede kesilmiş ve bükülmüş olan U malzemelerin UÇ KISIMLARININ ölçülerinin teknik resimde belirtildiği gibi sağlı ve sollu olarak 70±2 mm olması gerekirken sağ tarafın 60 mm sol tarafın ise 80 mm geldiği belirtilmiştir. Bütün malzemelerin uç kısımları hemen hemen benzer ölçülerde kesilip büküldüğü görülmüştür. Bilirkişilerce yapılan incelemede, malzeme ölçümlerinde 70x144x70 gelmesi gereken malzeme ölçümleri 66,3x 144x 78,8 mm , 65x 142 x80 mm , 67,4x 143,4x 77 mm, 67x 142,4x 78,5 mm, 67 x 143xx77,5 mm, 77 x142,2 x 67,5 mm, 79,5 x 144x 66,6 mm geldiği görülmektedir. Ölçülendirme ki tek doğru ölçünün ise boy ölçüsü olan 6650 mm olduğu ve bu ölçünün ise zaten üretici firmadan kesilmiş olarak geldiği için değiştirilemez ölçü olduğu raporda tespit edilmiştir.
Davalı ... Şti.'ne ... plaka şeklinde gelmiş olan ... malzemenin yapısından kaynaklı olarak değil de, hem kesim hemde büküm işlemleri yapılırken zincirleme olarak yapılan işçilik hatasından kaynaklı olarak teknik resim ölçülerine göre kesim ve büküm yapılmadığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Yine bilirkişilerce yapılan tespitlerde; davalı ... Şti. bir bütün olarak imalat tekniklerine uygun şekilde büküm yapması gerekirken sadece malzemenin 2, 3 ve 4 kesim sıralamasında ki malzemeleri doğru bükmüş ama eski ağız denilen 1. ve 5. kesim sırasına göre çıkan malzemeleri istenilen ölçülerde preste bükememiştir. Bu tür malzemelerin kesimi sırasında ara bağlantı elemanlarının yeri, kesim sıralaması, ara kesim ölçüleri kesim kalitesini etkilemekte ve varsa bir malzeme dönüklüğünü ise arttırmaktadır. Aynı şekilde kesim sırasında yanlış teknikle yapılan kesimin devamı ile birlikte bükümde de yanlış yapılan dayama yerleri nedeniyle operatörlerinde katkısı ile malzemelerin işçilik hatası nedeniyle teknik resimde ki istenilen ölçülerde bükülmediği tespit edilmiştir. Özellikle yapılan ölçümlerde ise bütün malzemelerin uç kısım ölçülerinde hemen hemen 66,3x 78,8 mm , 65 x80 mm , 67,4 x77 mm gibi ölçüler olduğu görülmüştür. Uç kısımlarında ki bu bariz hatalar ise operatörün dayama hatası ile yanlış ölçülerde büküm yaptığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Malzemeden kaynaklı olsa kesim sıralamasına göre 2. 3. Ve 4. Sıradan kesilen parçalarında bükülemeyeceği de raporda belirtilmiştir. Toplam zarar miktarı hesaplanırken 34 adet malzemenin istenilen ölçülerde bükülmediği, kullanılamaz olduğu ve 1 adet 8x70x160x6650 mm ölçülerinde ki malzemenin 113 kg. geldiği ve toplamda ise 34x 113 = 3842 kg malzemenin kullanılamaz olduğu bilirkişilerce gözetilmiştir. Dosya kapsamında bulunan faturaların piyasa ile uyumlu olduğu raporda tespit edilmiş, zararın meydana geldiği 16/05/2022 tarihinde göre kesim+büküm işçilik hatasından kaynaklı bozulmuş olan 3842 kg. malzeme zararının 5376,75 EURO olduğu ve zarar miktarından kullanılamaz durumda bulunan malzemelerin halen davacının uhdesinde bulunduğu da gözetilmek suretiyle bunların hurda değerinin düşülerek, 5376,75-1871,47 = 3505,28 EURO miktarın toplam zarar miktarı olduğu, sunulan mail çıktılarından ayıbın davalı şirkete TBK'nın 474.maddesi kapsamında derhal bildirildiği anlaşıldığından ayıp ihbarının süresinde olduğu ve dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden faiz başlangıç talebinin dava tarihinden itibaren talep edildiğinin kabulü sonuç ve kanaatine varılarak asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen davada ise davalı-birleşen dosya davacısı asıl davaya konu ticari ilişki sebebiyle bakiye alacağını talep etmektedir. Taraflar arasında TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir eser sözleşmesinin varlığı tarafların kabulündedir. Eser sözleşmesi “yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği” tam iki taraflı bir sözleşme olup, yüklenicinin eseri üretip teslim etme ana borcuna bağlı yan borçlarından biri de genel ihbar (uyarı) borcudur. Somut olayda, çekişme konusu; yüklenicinin teslim ettiği eserin, iş sahibinin sözleşmeyle amaçladığı sonucu karşılayacak vasıflara haiz olup olmadığı, yüklenicinin bedele hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Bir eser sözleşmesinde yüklenici borcunu yerine getirirken sözleşmenin diğer tarafı olan iş sahibinin yararına olacak şekilde davranmak ve ona zarar vermekten kaçınmakla yükümlüdür. 6098 sayılı TBK’nın 472. maddesi uyarınca; yüklenici işin ehli olup bedele hak kazanabilmesi için, eseri fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi zorunludur. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye teknik ve sanatsal kurallara ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftir.
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde bir tarafın edimini talep edebilmesi için kendi edimini yerine getirmesi gerekmektedir. Davalı-birleşen dosya davacısı dava konusu eser sözleşmesinde imalatı gereği gibi yapmadığından bu ticari ilişki kapsamında alacak talep edemeyeceğinden birleşen davaya konu icra takibine davacının itirazı ürünlerin ayıplı çıkmasından ötürü haklı olduğundan birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle asıl davanın kısmen kabullüne, birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Asıl davanın KISMEN KABULÜNE, ayıplı imalat nedeniyle uğranılan 3.505,28 Euro maddi zararın dava tarihi olan 14/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2)Birleşen mahkememizin 2023/116 esas sayılı dosyasında açılan davanın REDDİNE,
3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
A-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 4.446,50 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.624,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.821,88 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,58 TL'nin, 886,48 TL sinin davalıdan, 409,10 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 1.624,62 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.716,82 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
B-Davacı tarafından sarf edilen 10.700,00 TL bilirkişi ücreti, 3.187,25 TL keşif harcı, 1.600,00 TL keşif yol ücreti, 1.095,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 17.678,25 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 12.096,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
C-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
D-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
A-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 246,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 180,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
B-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
C-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/05/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27