Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1235 E. 2024/538 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1235
2024/538
22 Mayıs 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1235 Esas - 2024/538
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/1235
KARAR NO : 2024/538
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 22/11/2022
KARAR TARİHİ: 22/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 24/06/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; yasanın aynı konuda faaliyet gösteren başka bir şirkette yönetim kurulu üyesi olmayı yasakladığını, davalılardan ...'un yasayı hiçe sayarak tamamı kendisine ait Anonim Şirket kurarak, yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin içini boşalttığını ve boşaltmaya devam ettiğini, yönetim kurulu başkanı olduğu halde, genel kuruldan onay almaksızın şirketin konusuna giren bir işi yapan şirket kurduğu gibi, kurduğu firmaya ... ismini vermekle üçüncü şahıslara karşı tek firma varmış izlenimi verdiğini, şirketinin adresi de asıl şirketle aynı adres olduğunu, böylece şirket karının büyük kısmını haksız hukuksuz bir şekilde kendisine aktardığını ve aktarmaya devam ettiğini, kendisinin bu fiili TTK 395’e aykırı olduğu gibi TTK 396. maddeye göre rekabet yasağının ihlali olduğunu, tüm uyarılara ve ihtarlara rağmen pervasızca haksız eylemine devam ettiğini ve her gün şirketin ve müvekkilin zararı artarak büyümeye devam ettiğini, şirketin daha önce olduğu gibi aracıya gerek duymaksızın kendi malını kendi satabileceğini, ... şirketinin bir personeli olmayıp ihracat dahil satışlar fiilen ... A.Ş. tarafından yapıldığını, ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasındaki alışveriş kağıt üzerinde olduğunu, davalılardan ...'un kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğni, şirketi ve kaynaklarını kendi menfaati için kullandığını, kanuna aykırı olarak kendi kendisiyle ticaret yaptığını belirterek, ... A.Ş.nin alıp masraflarını ödediği banka.../...
e-imza e-imza e-imza e-imza
.../...kredilerinin ... A.Ş. kanalıyla ...’a aktarılmasından doğan zararın belirlenerek (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL belirsiz alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) ... A.Ş’ye ödenmesine, ... A.Ş. ile yapılan ticaret nedeniyle : Rayiç fiyatın altında satış yapılmasından doğan ... A.Ş. zararın belirlenerek (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL belirsiz alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) Kur değerlemesi yapılmamasından doğan kambiyo zararının belirlenerek (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL belirsiz alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) Vade farkı alınmamasından doğan ... A.Ş. zararının belirlenerek (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL belirsiz alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) ... A.Ş.ne ödenmesine; ... marka ve logosunun izinsiz olarak ... A.Ş. ve ... Ltd. şirketlerine kullandırılması nedeniyle belirlenecek marka hakkının ihlalinden doğan maddi zararın belirlenerek (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL belirsiz alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) ... A.Ş.’ne ödenmesine; ... A.Ş.’nin yıllar itibariyle tüm kazancının belirlenerek bu tutarın (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 500 TL belirsiz alacak olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) ... A.Ş.’ne ödenmesine; ... A.Ş. tarafından yıllar itibariyle ...’a doğrudan veya dolaylı ödenen türlü hakkı huzur, kar payı, prim gibi ödemelerin (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 500 TL belirsiz alacak olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) ... A.Ş.ne ödenmesine; Davacı pay sahiplerinin doğrudan zararı olan: 2019 yılında yeniden değerlendirme yapılmaması sonucunda, sermayenin haksız olarak dış kaynaklara başvurulmak yoluyla 13.800.000 TL’ye çıkartılması nedeniyle şirketteki payları %30’dan %15,12’ye düşürülen müvekkillerimin mahrum kaldığı kar payının (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 500 TL belirsiz alacak olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle); (Mahkemenizin ... E. sayılı dosyası); 2020 yılı karından davacıların payına düşen kar payının haklı neden olmaksızın birbuçuk yıl sonra ödenmesi nedeniyle oluşan değer kaybının (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 500 TL belirsiz alacak olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle); davacı pay sahiplerine ödenmesine, ticari defterler sunulduğunda yeni zarar kalemleri çıkması halinde talep hakkımızın saklı tutulmasına; Alacaklara doğduğu tarihten itibaren avans faizi uygulanmasına; Davalıların sorumlulukları belirlenirken farklılaştırılmış teselsül hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rekabet yasağı ihlalinin tespitiyle şirkete ve davacı pay sahiplerine verilen zararlar için talep edilen maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalıların haksız fiilleri neticesinde oluşan zararların tazmininin belirlenerek ödenmesini istemiştir.
Mahkememizce davacı tarafa davasını açıklanması için süre verilmiş, davacı tarafın açıklama dilekçesinden davasını şirket yöneticilerinin sorumluluğu vakıasına dayandırdığı anlaşıldığından şirket yöneticileri hakkındaki dava tefrik edilmiştir.
Daha sonra özellikle finansal ve mali açıdan şirket yöneticilerinin sorumluluk şartlarının oluşup oluşmadığı açısından dosya bilirkişiye gönderilmiştir. Bilirkişi kök ve itirazların karşılandığı ek raporunda davalı ve dava dışı ... A.Ş. defterlerinde yapılan incelemeler sonucunda; ilişkili şirket ... A.Ş. ile yapılan ticaretin transfer fiyatlandırması kapsamında yapılan değerlendirilmesinde,dosyada mevcut müfettiş../..
e-imza e-imza e-imza e-imza
.../...incelemesinde de tespit edildiği üzere davalı şirketi ve dolayısıyla ortakları zarara uğratacak bir işlem bulunmadığı, satışların bu şirket üzerinden gerçekleşmesinin davacı ortakları zarara uğratmadığı aksine davalı şirkete ve dolayısıyla ortaklara KDV açısından fayda sağladığı, ... A.Ş.'nin sadece dava dışı ... A.Ş. İle çalıştığından rekabet yönüyle zararından söz edilemeyeceği, davalı defterlerinin e-defter olduğu ve sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, kayıtların muntazam olduğu ve berat bildirme yükümlülüklerinin zamanında yerine getirdiği, Davacı iddialarında; ... A.Ş.'ye satılan transformatörlerin rayiç bedelin altında satıldığı, ... A.Ş.'nin faaliyet raporlarının gerçeği yansıtmadığı, ... A.Ş. ve ... LTD. ile yapılan ticaretin ortakları zarara uğrattığı, kur farkı değerlemesi yapılmamasının, banka kredileri alındığı halde şirket aktiflerinin artmamasının ve ... A.Ş'ye aktarıldığına ilişkin iddiaların, yeniden değerleme yapılmamasının sermaye artışlarında davacıların yeni pay almalarının davalı ... tarafından engellenmesine yönelik eylem olduğu, örtülü kar ve sermaye transferi yoluyla şirkete zarar verilmesi amacıyla yapıldığı iddialarının; mali incelemeler kapsamında incelenmesi sonucunda tespit edilemediği; yapılan incelemelerde davalılarca, davacıların ortağı bulunduğu dava dışı ... A.Ş.'nin zarara uğratılmasına ve dolayısıyla ortakların zarara uğratıldığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı belirtilmiştir.
Alınan bu rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişlidir. Şöyle ki:
-
... A.Ş.'nin alıp masraflarını ödediği banka kredilerinin ... A.Ş. Kanalıyla ...'a aktarıldığına ilişkin talebinde bu tutarın tespit edilerek ... A.Ş.'ye ödenmesi istenmişse de bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde ... A.Ş. İle yapılan banka işlemlerinin incelenmesinde kredi tutarlarının ... A.Ş.'ye aktarıldığına ilişkin bir işleme rastlanılmamıştır.
-
... A.Ş. İle yapılan ticarette; rayiç fiyatın altında satış yapılmasından doğan ... A.Ş. zararının belirlenerek maddi tazminatın ödenmesi istenmişse de bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde rayiç fiyatın altında satış yapılmadığının tespit edildiği, ayrıca "... davalı şirketin %10 KDV istisnasından faydalanmadığı iddiasına ilişkin olarak; İmalat firmalarının direk ihracat yapmaları KDV Kanununun 11/1. a maddesi gereğince KDV iadesi almalarına imkan sağlandığı, ancak söz konusu iade imal edilen mamuller için yüklenilen KDV olarak talep edildiği, bunun da ihracat bedelinin %9'u gibi bir rakama isabet ettiği, oysa söz konusu imalat firmasının başka bir firmaya KDV kanunun 11/1. c maddesine göre ihraç kaydı ile satış yaparak yurtdışı satışı gerçekleştiğinde iade olarak ihracat bedelinin %18'ini talep ettiği..." gerekçesiyle imalatçı firmaların ihraç kayıtlı olarak başka bir firma üzerinden yurtdışına satış yapmaları daha avantajlı olacağı değerlendirildiğinden davalı şirketin zarara uğratıldığı belirlenememiştir.
-
Yine davacının kur değerlemesi yapılmamasından doğan kambiyo zararının belirlenerek maddi tazminatın ödenmesi istenmişse de bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde kur farkı faturası keşide edilmediği beyanı dikkate alınarak ... A.Ş. Kayıtlarında, dosya içeriğinde ve yerinde inceleme sırasında yapılan tespitlerde kur farkı faturalarının dönemsel olarak kesildiği görüldüğünden bu konuda bir zarara rastlanılmamıştır.
-
... A.Ş.'den vade farkı alınmamasından doğan ... A.Ş. zararının belirlenerek maddi tazminatın ödenmesi istenmişse de bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde faturaların ödenme tarihlerinin alacak devir hızı dikkate alınarak şirket uygulamaları ile örtüştüğü ve bu sebeple şirkete zarar verildiğine ilişkin bir tespit yapılamamıştır.
-
... marka ve logosunun izinsiz olarak ... A.Ş. ve ... Şirketlerine kullandırılması nedeniyle belirlenecek marka hakkının ihlalinden doğan maddi zararın ödenmesi istenmişse de bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde bahse konu şirketlerin ticari ilişkisinin tamamen ... A.Ş. İş ve işlemleri.../...
e-imza e-imza e-imza e-imza
.../...için kullanıldığı ve bu işlemlerin yukarıda da belirtildiği üzere yeni bir ürün tasarımı ve kendi bünyesinde üretimi amacı ile kullanılmadığı ve ... A.Ş. Tarafından üretilen ürüne satış aracılığı yapmış olduğu dikkate alındığında ve vergisel planlama amaçlı kullanıldığına ilişkin tespitler kapsamında şirketin marka değeri kapsamında değerlendirmeye alınacak bir zararın varlığı söz konusu olamayacaktır.
-
Yine taraflar arasında rekabet ilişkisi bulunmadığı, davalı ... tarafından kurulan ... A.Ş.'nin davacıların ortağı olduğu ... A.Ş.'nin imal ettiği ürünlerin ihracatını gerçekleştirerek bu yönde avantaj sağladığı, dolayısıyla ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'nin iş konusunun gerçekleştirilmesine yönelik faaliyet gösterdiği, aralarında rekabet ilişkisi bulunmadığı dikkate alındığında rekabet yasağından bahsetmek de Kanun çerçevesinde mümkün olmayacaktır.
-
... A.Ş.'nin yıllar itibariyle tüm kazancının belirlenerek maddi tazminatın ödenmesi istenmişse de bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde ... A.Ş. Tarafından ... A.Ş'yi kayba uğratacak şekilde kullanıldığı iddiasını sübuta erdirecek bir belgeye dosya içeriğinde ve incelemelerde rastlanılmadığı görülmüştür.
-
... A.Ş. Tarafından yıllar itibariyle ...'a doğrudan veya dolaylı ödenen huzur hakkı, kar payı, prim gibi ödemelerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminatın ödenmesi istenmişse de bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde ... A.Ş. Ticari defter ve kayıtlarında bu iddialara ilişkin bir tespit yapılamadığı ve bu suretle pay sahiplerini doğrudan zarara sokacak bir husus tespit edilememiştir.
-
Ayrıca belirlenen huzur hakkı bedelinin şirketin karlılığı dikkate alındığında fahiş olmadığı, yine sermaye artırımının usulüne uygun yapıldığı ve şirket için bir gereklilik olduğu tespit edilmiştir.
10-Diğer taraftan davacı taraf dava dilekçesinde davacıların anılan davalı ve dava dışı şirketler arasındaki ilişkiyi TTK m. 195 kapsamında hakim şirket-bağlı şirket olarak değerlendirerek, şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği yönünde iddialarının hukuken tartışılması gerekmektedir. Hâkim şirket ile bağlı şirketin tanımı 6102 sayılı Kanun'un 195 inci maddesinde yapılmıştır. Bu hükme göre bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse veya kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa, bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Burada tartışılması gereken husus şirketler topluluğunun varlığından söz etmek için kaç şirketin olması gerektiğidir. Burada Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 105.maddesinde açık bir şekilde "...Kanunun 195 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında, bir şirketler topluluğu, bir ticaret şirketi ile buna doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan en az iki ticaret şirketinden meydana gelir..." düzenlemesi mevcuttur. Aslında ilgili Yönetmelik hükmünün Kanunun vermiş olduğu sayıyı en az iki olarak belirlemesi bir çelişkiye işaret etmektedir. Mahkememizce söz konusu sayının bir olarak düşünülmesi durumunda dahi ortada TTK'nun TTK m.209'un doğrudan uygulama alanı bulabileceği sonucuna ulaşılamayacağı, 209. maddenin uygulanabilmesi için 195. maddede sıralanan ve yukarıda ayrıntılarına değinilen şartların birlikte var olduğunun ispat edilemediği vicdani kanaatine varılmıştır.Zira alınan raporda yapılan işlemler sonucu bir zararın oluştuğu belirlenememiştir.
Bilindiği gibi 6102 sayılı TTK'nın 553/1.maddesinde; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine.../...
e-imza e-imza e-imza e-imza
.../...hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları, 6102 sayılı TTK'nın 555/1.maddesinde; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, 6102 sayılı TTK'nın 557/1.maddesinde; birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her birinin, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zararın şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı düzenlemeleri yer almaktadır. Başka bir deyişle Kanun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Ancak yukarıda ayrıntıları ile yapılan açıklamalar çerçevesinde davacı tarafın iddialarına ilişkin olarak davalıların sorumluluğunu doğuracak zarar unsurunun oluşmadığı , bu nedenle davalıların yukarıda belirtilen düzenlemeler çerçevesinde sorumluluklarının söz konusu olamayacağına vicdanen kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
b)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.600,00 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 4.500,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,
-
Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacılara iadesine,
Dair, davacılar vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27