SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/679 E. 2024/509 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/679

Karar No

2024/509

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/679 Esas - 2024/509

T.C.

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2018/679

KARAR NO : 2024/509

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACILAR : 1-

VEKİLİ :

: 2-

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : Tespit

DAVA TARİHİ : 08/10/2018

KARAR TARİHİ: 15/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketlerin hissedarı olduğu, Şirketin 06.05.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, toplam hisseleri %27,42 olan ..., ..., ... ve ...'nın yönetim kurulu üyesi seçildikleri, davalı şirketin varlıkları arasında, ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı İş merkezinin ... hissesinin bulunduğu, söz konusu taşınmazın %75'lik hissesinin 20.09.2018 tarihinde 10.073.142,00TL bedelle, yine %100 hissesinin ..., ..., ... ve ...'nın ortak olduğu ... A.Ş.'ye satıldığı, taşınmaz hakkında 19.11.2015 tarihinde yapılan kıymet takdirlerinde taşınmazın %75'lik hissesinin 24.846.210,98TL olarak takdir edildiği, davalı şirket yönetim kurulunun, taşınmazı, değerinin çok altında kendilerinin hissedarı olduğu şirkete satarak şirketin diğer hissedarları aleyhine güveni kötüye kullandıkları, davalı şirketin 2016 yılında yapılan Genel Kurulunda, şirket aktiflerinin satışı ile ilgili herhangi bir kararın alınmadığı, 27.05.2013 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında alınan ... nolu kararda şirket aktiflerinin satışı için Yönetim Kurulu yetkilendirilmiş olsada, TTK 408/2-f hükmü gereği önemli miktarda varlığın satışının genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunduğu, bu şekilde alınan kararların ise TTK 391/1-d hükmü gereği batıl olduğu, satışın iptalinin gerektiği, satışın, yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu diğer bir şirkete yapılmasının TTK'nun 395 nci maddesine aykırı olduğu, yapılan satış bedeli karşılığında şirket banka hesaplarına herhangi bir ödemede bulunulmadığı, satışın hileli olduğu, Islah dilekçesi ile, ... ve ... hakkında 01.07.2015 tarihinde şahsi iflas kararı verildiği, karar tarihi itibariyle yönetim kurulu üyeliklerinin düştüğü, davalı şirketin 06.05.2016 tarihinde yapılan genel kuruluna davet ilanının iflas eden yönetim kurulu üyeleri tarafından yapıldığı, üyelikleri düşen yönetim kurulu üyelerinin yokluğunda yönetim kurulunun karar alamayacağı, dolayısıyla çağrısız toplanan genel kurulda alınan kararların tüm hissedarların katılımı ile alınması gerektiği, oysa müvekkilerinin bu toplantıya katılmadığı, bu nedenle 06.05.2016 tarihinde alınan kararların tamamının batıl olduğu, yine müflis hissedarların pay haklarının kullamının iflas idaresine ait olduğu, müflislerin oy kullanamayacağı, bu şekilde genel kurul toplantı nisabının da bulunmadığı, açıklanan nedenler ile, davanın kabulüne, davalı şirket aktifindeki taşınmazın %75 hissesinin satışına dair alınan yönetim kurulu kararının iptali, butlanı ya da mevcut olmadığının tespitine, şirketin yönetim kurulu bulunmadığı için yönetim kurulunun görev dağılımına yönelik kararın yokluk yada butlan ile geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir.

CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 27.05.2013 ve 06.05.2016 tarihlerinde alınan kararları oy çokluğu ile alındığı, yetki devrinin bulunmadığı, işlemlerin tesisi için yönetim kuruluna görev verildiği, taşınmazın değerinin altında satılmadığı, taşınmaz üzerine bir çok haciz işleminin tesis edildiği, satış değerinin resmi rakamlarca oluşturulan rayiç bedeli üzerinden oluşturulduğu, davalı şirketin borçları nedeniyle Ankara ... İcra Müdürlüğünce 2 kere satışa çıkmasına rağmen, alıcı çıkmaması nedeni ile satış kararının düştüğü, bu nedenle davalı şirketin zarara uğratılmadığı, satış bedeli olan 10.073.756,50TL'nin şirket hesabına yatırıldığı, şirketle işlem yasağına ilişkin TTK'nun 395 nci maddesine aykırılık bulunmadığı, hem 2013 yılında yapılan hem de 2016 yılında yapılan genel kurul toplantılarında, Yönetim Kurulu Üyelerine TTK'nın 395-396 nci maddeleri gereğince gereken iznin oybirliği ile verildiği, yapılan işlemin de şahsi işlem olmadığı, tüzel kişiler arasında gerçekleştirildiği, açıklanan nedenler ile, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, şirket yönetim kurulu bulunmadığı için yönetim kurulunun görev dağılımına yönelik aldığı kararın yokluk yada butlan ile geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Davacı; Davalı şirketin 06/05/2016 tarihli genel kurulunun ve taşınmaz satışının yer aldığı yönetim kurulu kararının şirket ortaklarından ..., ... ve ... hakkında iflas kararı verilmesi nedeniyle geçersiz olduğundan bahisle bu davayı açmıştır.

Gerçekten de bu kişiler hakkında Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. ve 01/07/2015 T. Sayılı karar tarihi itibariyle iflasa karar verildiği ve iflas idaresinin oluşturulduğu anlaşılmaktadır. İİK'nun 184 ve 226. Maddeleri gereğince iflasın açılması ile birlikte müflislerin hacze kabil mallarındaki tasarruf yetkisini yitirdikleri gözetildiğinde artık bu kararın kesinleşmesine gerek olmaksızın şirket genel kurullarına bu müflislerin katılamayacağı kabul edilmelidir. Kaldı ki, konuya ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndaki yasal düzenlemede;

" Organların eksikliği

MADDE 530- (1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir.

(2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. " hükmü yer almaktadır.

Dolayısıyla, TTK'nun 363/2. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinden birinin iflasına karar verilmesi durumunda bu kişinin üyeliğinin , herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona ereceği emredici nitelikte düzenlendiği gözetilerek, Kanun düzenlenmesinde yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi için başkaca herhangi bir işleme gerek duyulmaksızın, iflas kararının verilmesi yeterli görülerek, kararın kesinleşmesi aranmamıştır. Bu nedenle Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2015 Tarih ... E. ve ... K. sayılı iflas kararı, müflislerin TTK uyarınca yönetim kurulu üyeliği görevlerini ve temsil yetkilerini de kendiliğinden sona erdirip, üyelerin artık bu görevi ifa etmelerine engel olduğundan, ..., ... ve ...'ın davalı şirketteki yönetim kurulu üyelikleri de 01.07.2015 tarihi itibariyle sona ermiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Buradan hareketle bu tarihten sonra bu kişilerin katıldıkları yönetim kurulu ve genel kurulda alınan kararların şirketteki payları gözetildiğinde, gerekli nisabın sağlanamadığı da anlaşıldığından geçersiz olduğunun kabulü gerekmiş, bu nedenle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile, davalı şirketin ..., ..., ... Mah. ... ada, ... parseldeki taşınmazın hissesinin satışına ilişkin yönetim kurulu kararının ve 06/05/2016 tarihli genel kurul kararının İPTALİNE,

  2. a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

b)Davacılar tarafından yatırılan 35,90TL peşin harç ve 35,90TL başvuru harcı olmak üzere toplam 71,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  1. Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davacı tarafından sarf edilen 1.000,00TL bilirkişi ücreti, 398,60TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.398,60TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

  3. Karardan sonraki yargılama giderinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine,

Dair, davacılar vekilleri ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2024

Başkan Üye Üye Katip

e-imza e-imza e-imza e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevaptalepmaddeasliyeticaretmahkemesiTespithüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim