Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/932 E. 2024/463 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/932
2024/463
2 Mayıs 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/932 Esas - 2024/463
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/932 Esas
KARAR NO : 2024/463
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/09/2023
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
K.YAZIM TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 21.12.2018 tarihinde Kurabiye Mamulü (Fason Üretim) Satış Hakkı Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre; davalının müvekkili adına fason olarak kurabiye üretmesi ve üretilen kurabiyelerin müvekkili tarafından işletim hakkına sahip olduğu ... Ekmek büfelerinde satılması ve aylık kurabiye komisyon bedeli ödenmesi yükümlülüğü altında olduğunu, davalının sözleşmenin Süresi ve Teminatı başlıklı 6.maddesine göre komisyon bedeli olarak aylık KDV hariç 7.000,00TL ödemekle yükümlü olduğunu, ayrıca aynı madde içeriğine göre davalının teminat olarak da üç aylık komisyon bedeli olan 21.000,00TL'yi müvekkiline peşin olarak ödeyeceğini, davalının sözleşme imza tarihinde peşin ödemesi gereken ve üç aylık komisyon bedeli olan 21.000,00TL tutarındaki teminatı ödemediğini, sözleşme imza tarihinden 4 gün sonra 25.12.2018 tarihinde davalının imzalamış olduğu ibraname ile 21.000,00 TL tutarındaki teminat bedelinin 8.200,00 TL'sini 25.12.2018 tarihinde 5.000,00TL'sini 07.01.2019 tarihinde, kalan 7.800,00TL'sini ise 18.01.2019 tarihinde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, devam eden süreçte davalının sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlüğüne uygun hareket etmediğini, müvekkili tarafından Ankara Etimesgut ... Noterliği'nin 21.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeni ile sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiği ve davalının ödemeyi taahhüt ettiği teminat bedeli ile daha sonraki süreçte ödenmeyen komisyon bedelleri toplamı olan 30.116,32TL tutarındaki borcun üç gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamede belirtilen süreye rağmen davalının ödeme yapmadığını, davalı hakkında toplamda 30.116,32TL'nin ödenmemesi sebebiyle Ankara ... Genel İcra Dairesinde ... icra takip numarası ile takip başlatıldığını, takip devam ederken davalının bir aylık komisyon bedelini daha ödemediğinin tespit edildiğini, bu tutar içinde 25.04.2023 tarihli Beypazarı İcra Müdürlüğünün ... icra takip numarası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, 2022 yılına ilişkin mali denetim gerçekleştiren Sayıştay Denetçisinin de 2022 yılı Taslak Denetim Raporunda da söz konusu davalıdan olan alacakların konu edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek; davanın kabulüne, dosya borçlusu tarafından yapılan itirazın iptaline, tüm alacaklar yönünden takibin devamına, ayrıca hükmolunan tutarın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; görev ve yetki itirazında bulunduklarını, işbu davanın dayanağı olan icra takibi şekil anlamında usulsüz olması münasebetiyle işbu davanın da usulsüz olduğu ve reddinin gerektiği, 25.12.2018 tarihli ibraname de yer alan tutarın 8.200,00TL'sinin müvekkili tarafından ödendiğini, 21.03.2019 tarihinde sözleşme feshedilmiş olup bu tarihten sonra herhangi bir alacak doğmayacağının aşikar olduğunu, sözleşme feshedildikten uzun bir süre sonra davacı tarafından 30.03.2023 tarihli ... numaralı 8.260,00TL bedelli fatura keşide edilerek ilgili fatura alacağına esas olarak Beypazarı İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile takibe geçildiğini, 30.03.2023 tarihinde keşide edilen faturanın sözleşmenin feshi tarihinden çok sonra kesilmiş olduğu ve geçersiz olduğunu, bu faturaya dayalı alacaklı olunduğu iddia edilmesinin haksız bir kazanç olduğunu hukuk düzeni tarafından kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili arasında 12 aylık dönem için imzalanmış sözleşmenin üçüncü ayında iken davacı tarafından sözleşmenin feshedildiğini, davacının 3 aylık süre için alacaklı olacağının aşikar olduğunu, ancak davacı tarafından toplamda hem 3 aylık komisyon alacağı için hem de 3 aylık teminat alacağı için icra takipleri başlattığını, teminatın alacağa ulaşılamaması halinde alacak miktarının yerine geçmesi için alınan garantör nitelikte alacağa bağlı bir feri alacak olduğunu, her ikisinin de ayrı ayrı talep edilmesinin mümkün olmadığını, hem 3 aylık teminatın hem de 3 aylık komisyonun tahsil edilmesi durumunda mükerrer tahsilatın olacağı ve hukuken kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca sözleşmede yer alan sözleşmeye aykırı davranılması halinde teminatın idare tarafından irat kaydedileceği ve müvekkilinin bu konuda hiçbir hak iddia edemeyeceği hususlarının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, bu hususların taraflar arasındaki dengeyi bozduğunu, bu şekilde mükerrer olarak alacağın tahsilinin hukuk düzenimiz tarafından kabul görmediğini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin davacı tarafından zamanında teslim alınmadığını, davacının düzensiz ticari uygulamalarının müvekkili zarara uğrattığını, üretilen ürünlerin son kullanma tarihi olan ürünler olduğu, zamanında teslim alınmayan ürünler yüzünden müvekkilinin kar amacıyla girdiği işbu ticaretten zarar ederek çıktığını beyan ederek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Beypazarı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin ticaret sicil kaydı, tarafların 2018-2019-2023 yıllarına ait BA BS formları, davalının ticaret sicil kaydı ve vergi dairesi kayıtları, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, davacı yanın ticari defter ve kayıtları, 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının Beypazarı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 25.04.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 8,260,00TL asıl alacak ile 34,62TL işlemiş faiz toplamından oluşan 8.294,62TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamındaki BA-BS formları incelendiğinde, tarafların 2019 yılı beyanlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, 2019 yılında davalının 2 adet davacı faturasını beyan etmediği, ancak işbu davanın konusu davacı alacağının dayanağı 2023 yılı davacı faturasının taraflarca beyan edildiği, davaya cevap veren davalının ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, ticari defter adres beyanında da bulunmadığı, dolayısıyla davalının ticari defterlerinin incelenemediği, davacının 2018-2023 yıllarına ilişkin kayıtlarına göre; davacının davalıdan şüpheli alacaklara aktarılan toplamda 38.376,32TL alacağının olduğu, bu tutarın 30.116,32TL'sinin işbu dava dışındaki Ankara .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasına konu edildiği, geriye kalan 8.260,00TL'nin ise işbu davanın konusu olan Beypazarı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasının dayanağı fatura tutarı olduğu, dolayısıyla davacının icra takip tarihi olan 25.04.2023 itibariyle davalıdan 8.260,00TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasında düzenlenen kurabiye mamulü satış hakkı sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasında düzenlenen kurabiye mamulü satış hakkı sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 03.05.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 04.05.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan, taraflar arasında kurabiye mamulü satış hakkı sözleşmesine ilişkin ticari ilişki olduğunu, bu sözleşme kapsamında davalının komisyon bedeli ödemesi gerektiği, ancak bu bedeli ödemediğni, sayıştay denetçisinin 2022 yılı taslak denetim raporunda da bu durumun tespit edildiğini, bu bedeli için davalıya fatura düzenlediğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini bu sebeple alacaklı olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş; davalı yan ise, sözleşmenin davacı tarafça 21/03/2019 tarihinde feshedildiğini ve fesihten sonraki süreçte herhangi bir alacak doğmayacağını, daha önce doğan 3 aylık borcun ödendiğini, 3 aylık süre için hem teminat hem de komisyon alacağının talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık konusu, 30/03/2023 tarihli 8.260,00TL tutarlı fatura sebebiyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.294,62TL alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Davalı yan görev itirazında bulunmuşsa da tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari işten kaynaklandığı bu itibarla davanın nispi ticari dava olduğu anlaşılmakla bu itirazına itibar edilmemiştir.
Davalı yan yetki ilk itirazında bulunmuştur. Bu sebeple bu itirazı öncelikli olarak incelenmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesine göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Aynı Kanunun 10. maddesine göre; “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” TBK'nın 89.maddesinde de "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Uyuşmazlık konusunun taraflar arasındaki kurabiye mamulü satış hakkı sözleşmesine dayandığı, davacının sözleşme kapsamında ödenmesi gereken ancak ödenmeyen komisyon bedelinin tahsili için takip başlattığı, davalının yerleşim yerinin ... olduğu, ...'nın ticari davalar yönünden mahkememize bağlı olduğu, HMK madde 6 kapsamında da mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından yetki itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmekle reddine karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davalı tarafça davacı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 7.000,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, davacı tarafça davalı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 7.000,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, yapılan bildirimin uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin olduğu ve bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir.
Davalıya tensip zaptı ve öninceleme duruşması ara kararı ile verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 18/03/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı ticari defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, uyuşmazlık konusu faturanın kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 3 ay ayakta kaldığı, 2 aya ilişkin komisyon bedelinin tahsil edildiği, 1 aya ilişkin komisyon bedelinin ise uyuşmazlık konusu faturanın düzenlenmesiyle tahsilinin talep edildiği, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 8.260,00TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle itirazlara itibar edilmeyerek rapor hükme esas alınmıştır.
Dava konusu alacak fatura alacağıdır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen davacıya ait ticari defter ve kayıtlardan, gerek davalı tarafça vergi dairesine yapılan bildirimden, gerekse taraf iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulu bulunan sözleşmeden anlaşıldığı üzere kurabiye mamulü satış hakkı sözleşmesine ilişkin 1 yıllık süreyle ticari ilişki bulunduğu, sözleşmenin 6. Maddesine göre davalının her ay için KDV hariç 7.000,00TL kurabiye komisyon bedeli ödeyeceğinin düzenlendiği, 7. Maddesine göre komisyon bedelinin ait olduğu ayın 15'ine kadar ödenmesi gerektiği, sözleşmenin davacı tarafça 21/03/2019 tarihinde feshedildiği, buna göre sözleşmenin 3 ay ayakta olduğu ve 3. Aya ait komisyon bedelinin de doğduğu ve ödemesinin yapılması gerektiği, yapılan bilirkişi incelemesi ile bu bedelin ödenmediğinin tespit edildiği, davacı tarafça sayıştay denetçisinin raporu üzerine 3. Aya ilişkin komisyon bedelini davalı adına fatura ettiği, davalının da bu faturayı BA formuyla vergi dairesine bildirdiği, tüm dosya kapsamına göre davacının 3. Aya ilişkin komisyon bedelini talep etmekte haklı olduğu ve teminat olarak alınan tutar ile ödeme yükümlülüğü bulunan komisyon bedelinin sözleşmede farklı kalemler olarak düzenlendiği, birbirinin yerine geçemeyeceği, tüm bu sebeplerle davalı itirazının ve savunmalarının yerinde olmadığı, iptali gerektiği değerlendirilmekle asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir. İşlemiş faiz yönünden temerrüt oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir. Asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 1.652,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Beypazarı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 8.260,00TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 8.260,00TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Asıl alacağın %20'si olan 1.652,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 564,24TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 294,39TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 3.106,97TL'sinin davalıdan, 13,03TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 269,85TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı olmak üzere toplam 578,10TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 143,75TL tebligat ve posta gideri ile 3.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.143,75TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 3.130,62TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 8.260,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 34,62TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 02/05/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39