Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/474 E. 2024/438 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/474
2024/438
29 Nisan 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/474 Esas - 2024/438
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/474 Esas
KARAR NO : 2024/438
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
3-
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/03/2019
KARAR TARİHİ: 29/04/2024
K.YAZIM TARİHİ: 29/04/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... tarafından, Ankara Batı ... İş Mahkemesi’nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında müvekkili Belediye aleyhinde ikame edilen davada; davacının 2013-2017 yılları arasında ... Belediye Başkanlığı bünyesinde ve taşeron şirketler nezdinde işçi olarak çalıştığı beyan edilerek, ödenmeyen işçilik alacaklarının müvekkil belediyeden tahsiline karar verilmesinin talep edildiğini, davada husumetin müvekkili belediye ile davalılardan ... Tic. Ltd. Şti.’ye yöneltilmiş ise de, işveren konumunda bulunmaları sebebiyle davanın diğer davalı şirketlere de ihbar edilmesinin talep edildiğini ve bu suretle kendilerine hak ve menfaatlerini koruma imkanı sağlandığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilerek iş bu ilama dayalı olarak açılan Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilu Belediye aleyhine başlatılan takip dolayısıyla müvekkilu belediye tarafından icra dosyasına toplam 17.263,43 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını ve müvekkili belediye tarafından 2.955,00 TL daha dava dışı vekilinin hesabına yatırıldığını, ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; Ankara Batı ... İş Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında belirtilen, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca, dava dışı işçi ...’a ödenen 17.263,43 TL’nin, şimdilik 150TL’sinin dava dışı ...’a ödeme tarihinden işleyecek ve 6183 Sayılı Kanun’a göre hesaplanacak faizleriyle birlikte, 50 TL’sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.’den, 50 TL’sinin davalı ... A.Ş’den ve 50 TL’sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti’den olmak üzere rücuan tahsili ile müvekkili Belediyeye ödenmesine, davalıların sorumluluk miktarlarının belirlenmesinde,işçilik alacakları yönünden dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemlere göre, ilam ve icra takibinden kaynaklanan ödeme kalemlerine ilişkin ise davalıların eşit oranda sorumluluklarının belirlenmesine; yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... A.Ş (Yeni Ünvan) ... Tic.Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı idare ile müvekkili şirketlerin adi ortaklığı arasında ... İKN 01/01/2013 - 30/09/2014 arasında ... Belediyesi sınırları dahilinde bulunan meskun alanların Evsel Atıkların Toplanması,Nakli,Cadde,Sokak,Meydan ve Pazar Yerlerinin İnsan ve Makine Marifetiyle Süpürülmesi Hizmet Alımı İşi sözleşmesi akdedildiğini, Sözleşme nin süre bitimi nedeniyle sona erdiğini, bahsi geçen sözleşmenin yürürlüğü süresince müvekkili şirketin dahil olduğu tüm yükümlülüklerin eksiksiz ve zamanında ifa edildiğini ve sözleşme konusu teminat mektubunun da ortak girişime iade edildiğini, hizmet alımı sözleşmesi kapsamında istihdam edilip kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş akdi sona eren personellerin tazminatlarının müvekkili şirketler ortak girişim tarafından ödendiğini, davacı idarenin ödeme yaptığını iddia ettiği dava dışı personelin müvekkili şirketlerin adi ortaklığından sonra ihale yoluyla işi üstlenen müvekkili şirket ... A.Ş bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, davacı idare ile müvekkili şirketlerin adi ortaklığı arasındaki hizmet alımı sözleşmesinin süre bitimi nedeniyle sona erdikten sonra aynı işin ... İKN no'lu hizmet alımı sözleşmesi ile müvekkili şirket ... A.Ş tarafından 36 ay süreyle üstlenildiğini, ödeme yapıldığı iddia edilen personelin de ... A.Ş bünyesinde çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek haksız davanın reddini istemiştir.
Diğer davalıya yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış, yargılama oturumlarına da katılmamıştır.
GEREKÇE :
Dava, taşıma ve hizmet edimlerini bir arada içeren karma nitelikteki, evsel atıkların toplanması, toplanan atıkların nakli, cadde, sokak, meydan ve pazar yerlerinin insan ve makine marifeti ile süpürülmesi sözleşmelerinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. - ... K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 27/11/2018 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen incelenir.
Bu durumda, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Eldeki davada uyuşmazlık, davacı belediye bünyesinde yürütülen çöp toplama ve nakli, bakım onarım ve genel hizmetlerin yürütülmesi, temizlik, spor komplekslerinde yürütülen faaliyetlerinin davalılarca ihale yoluyla gerçekleştirilmesi sırasında dava dışı işçiye Belediye tarafından ödenen tazminatların davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir. Her ne kadar, Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesince taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğundan bahisle mahkememizin görevli olduğuna yönelik usulden ret kararı verilmişse de; ihale ekindeki sözleşmede anılan birçok işten biri olan çöp toplama ve nakli işinin TTK'nın 850 vd. maddelerinde düzenlenen taşıma sözleşmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, çöp nakil işinin, temizlik ve çöp toplama faaliyetinin devamı niteliğindeki iş olduğu kanaatiyle, davacının tacir olmadığı da gözetilerek, ihtilafın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, görev hususunun davanın her aşamasında re'sen dikkate alınabileceği sonuç ve kanaatiyle göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK 'nun 114/1. c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
-
HMK 'nun 20. Maddesi gereğince verilen karar kesinleştikten sonra ve talep halinde dava dosyasının davaya bakmaya görevli olduğu belirlenen Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde HMK 'nun 21. maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi (mercii tayini) için dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine,
-
HMK'nun 331/2 maddesi gereğince süresi içinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerinin gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/04/2024
Katip Hakim
E-imzalıdır. E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39