Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/924 E. 2024/399 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/924
2024/399
17 Nisan 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/924 Esas - 2024/399
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/924
KARAR NO : 2024/399
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVA : Şirkete Kayyım Atanması
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ: 17/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı asilin davalı şirketi kötü yönettiğini,yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin katılma alacağını azaltmak amacıyla şirketin tüm mal varlığını yok etmeye uğraştığını, borçlanma yasağına aykırı davrandığını, sahte kaşe basılmak suretiyle sahte senetler düzenlediğini, bu senetlerin şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer almadığını, ayrıca şirketin mallarının davalı tarafından satışa çıkartıldığını beyanla, şirketin yöneticisi olan davalı ...in ... ile ilgili her türlü temsil-karar-tasarruf işleminin kaldırılmasına, şirketin temsil ve yönetiminin mahkemenizce belirlenecek olan kayyım tarafından yerine gerilemesine, aksi halde şirkete onay kavyımı tayin edilmesine; şirketin yöneticisi olan davalı ...'in ... ile her türlü karar-tasarruf işleminin (şirket malvarlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo evrakı düzenleme ve şirket adına harcama yapma dahil her türlü işlemin) geçerliliğinin (Vergi Dairesi ve SGK'da yapılacak işlemler ve ödemeler hariç olmak üzere) atanan kayyımın onayına bağlanması, kayyımın onay görevini yaparken müvekkilin hak ve menfaatine ve şirket menfaatlerini gözetilmesine, kayyım görevine başlatıldığında atama kararının ticaret sicilinde tescil ve ilanına, adli yardım talebinin kabulü ile kayyum ücretinin ödenekten karşılanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
e-imza e-imza e-imza e-imza
CEVAP :Davalılar vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava ehliyeti bulunmadığını; boşanmak üzere olan davacının şirket alacaklısı ve şirket ortağı olmadığından şirket menfaatleri ile ilgili davalar taraf olamayacağını, Aile hukuku kaynaklı mal rejimi-katılım alacağı davasının muhatabının davalı eş olduğunu, müvekkilin şirketinin boşanma ve mal rejimi davasında taraf olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, davada talep edilen mal rejimi-katılma alacağının Aile Mahkemesinin görev alanına girdiğini, açılan davanın ticari nitelikte olmadığını ve Ticaret Mahkemesinde görülecek bir dava olmadığını, yargı organları tarafından ticari şirkete yalnızca organ eksikliği ve yönetim kurulunun görevini yerine getirmesinde engel bulunması halinde kayyım atanabileceğini, kanunda belirtilen kayyum atanmasını için gerekli koşulların davada oluşmadığını, yöneticilerin sorumluluğu davasına yol açabilecek hususların şirkete denetim kayyum atanmasının gerekçesi olamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı şirket müdürünün yetkilerinin sınırlandırılması ve davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
Dava dosyasına mübrez bilgi ve belgelerin tetkikinden, davacı ... ile davalı ...'in evliliklerini sonlandırmaya karar verdikleri, davacının mal rejiminin tasfiyesi davası kapsamında davalı ...'in tek ortak olduğu ... Tic. Ltd. Şti. (...)'in mal varlığının tükendiğini, şirketin banka hesaplarındaki paraların üçüncü kişilere gönderildiğini, şirketin aktiflerinin harcandığını, şirketin fiilen hiçbir faaliyette bulunmadığını iddiası ile davalı ...'in ... ile ilgili her türlü temsil-karar-tasarruf işleminin kaldırılması ve şirketin temsil ve yönetimi için kayyım atanması amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, davalı ...'in şirketin yönetiminin değerlendirilmesi hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizce iddia ve savunmalar doğrultusunda uyuşmazlığın çözümü noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bu raporda; Yapılan incelemede ve yukarıda açıklanan değerlendirmeler neticesinde, şirket varlıklarının 2021 -2023 Eylül döneminde azalmadığı, tam tersi arttığı, bu anlamda şirket varlıklarının yok edilmediği, Banka hesabında 2021-2023 Eylül döneminde hiçbir hareket olmadığı ve bakiyenin yıllar itibariyle 409,07TL olduğu, Üçüncü kişilere de hiç para gönderildiği şeklindeki bu tespitin hayatın olağan akışına aykırı olduğunun değerlendirildiği, bir diğer iddia olarak 200.000 USD'lik senedin şirket kayıtlarında görülmediği, 2021-2023 Eylül döneminde şirketçe verilen herhangi bir borç senedi bulunmadığı, şirketin faaliyeti konusundaki iddia incelendiğinde, şirketin 2020-2022 döneminde sırasıyla, 3.779.380,04TL, 3.477.043,10 TL ve 12.571.527,58 TL brüt satış gerçekleştirdiği, 2023 Eylül itibariyle genel geçici mizanda 1.017.800,25 TL yurt içi satış kaydı gözüktüğü, bu anlamda şirketin faaliyeti devam ettiği, öte taraftan davalı şirketin mükellefiyet kaydının vergi dairesi tarafından sonlandırıldığı, başka bir ifade ile reesen terkine karar verildiği, şirketin satış yaptığı bir dönemde ortaya çıkan bu durum da hayatın olağan akışına aykırı olduğunun değerlendirildiği, davalı vekilinin ...'in diğer davalı ...'i yönetirken hiçbir zaman mevcut mal varlığının %15-%20 arasında borçlanma dışında borçlanma yapmadığını, şirkete hiçbir zaman borçlanmadığını, genelde şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiği, buna ilişkin incelemede; şirketin finansal kaldıraç başka bir ifade ile borçluluk oranının % 80'in üzerinde olduğu, öte taraftan davalı ...'in, davalı ...'te borcunun olmadığı, tam tersi, davalı ...'in, diğer davalı ...'e borçlu olduğu, Eylül 2023 itibariyle borç tutarının 6.631.972,33 TL olduğu, şirket borçlanmasının %72,77'sini (6.631.972,33/9.113.387,33) ...'e olan borçtan oluştuğu tespit edilmiştir.
e-imza e-imza e-imza e-imza
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2. ve 3. maddelerinde de; haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla şirketin tek ortağı olan davalı ...'in kötü yönetim sonucu şirketi zarara uğrattığı ve bu durumun davacının katılma alacağını etkilediği açıktır.Daavacının bu anlamda dava açma hakkı olduğu kabul edilmelidir. Buradan hareketle kötü yönetim nedeniyle Mahkememizce davalı ...'in yönetim yetkileri kaldırılmış, sonuç olarak davalı şirket organsız kaldığından Mahkememizce kayyım atanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- DAVANIN KABULÜ İLE; davalı şirkete şirketin organsız kalması nedeniyle kayyım atanmasına,
Davalı şirkete, şirket müdürünün bütün görevlerine sahip olarak kararın yazımından itibaren ...'in atanmasına, kendisine aylık 15.000.TL ücret takdirine, ücretin şirket bünyesinden karşılanmasına,
-
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-
Suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 342,00TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 4.342,00TL yargılama giderinin davalardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39