Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/853 E. 2024/38 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/853
2024/38
16 Ocak 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/853 Esas - 2024/38
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2018/853 Esas
KARAR NO : 2024/38
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
1-
2-
3-
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2016
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
K. YAZIM TARİHİ: 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 18.02.2008 tarihinde davalı kooperatiften ayrıldığını, çıkma payının kendisine ödenmediğini, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı alacak davası açılarak şimdilik 10.000,00 TL’ nin tahsilinin istenildiğini, bu dosyada alınan 03.10.2011 tarihli bilirkişi raporu ile kooperatife toplam 45.214,00- TL ödeme yaptığı ve herhangi bir kesinti yapılmadan bu çıkma payı alacağının tahsili gerektiğinin bildirildiğini, Mahkeme tarafından kooperatifçe alınan 3 yıllık erteleme kararına itibar edilerek alacağın muaccel olmadığı gerekçesi ile davanın reddedildiğini, oysa erteleme kararının kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü Genel Kurulda alınmadığından usulsüz olmakla birlikte bu sürenin de dolduğunu, müvekkilinin ayrılmasından sonra ... yeni üyenin alındığını, müvekkilinin ayrıldığı yıla ilişkin olağan genel kurulun 05.04.2009 tarihinde yapılıp, bu tarihten itibaren 1 aylık sürenin de geçtiğini, sonuç olarak müvekkilinin aidat alacağının muaccel olduğunu, bu alacağın tahsili için Ankara Batı ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; davalının menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için borca yeter miktarda teminatsız olarak ihtiyaten haczine, vaki itirazın iptali ile takibin devamına, 06.05.2009 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalı Kooperatiften tahsiline, davalı Kooperatifin %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkili kooperatiften herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, davacının müvekkili kooperatifteki üyeliğini 18/02/2008 tarihinde istifa ederek sonlandırdığını, dava dilekçesinde iddia edilen hususların tamamının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkili kooperatife eski yönetim tarafından muvazaalı bir şekilde üye olduğunu, istifa tarihine kadar herhangi bir aidat ödemesi yapmadığını, yapılan sözde ödemelerin tamamının senetle yapılmış gibi gösterildiğini ve hisselerin sürekli olarak kayden el değiştirdiğini, kooperatif eski yönetiminin haksız menfaat elde etmek amacıyla kooperatif inşaasını, kendi hısım ve akrabalarına ait olan ... A.Ş ünvanlı yüklenici firmaya hileli olarak ihale ettiğini ve kooperatife yine kendi hısım ve akrabalarından oluşan fiktif üyeler kaydettiğini, bu şekilde sürekli olarak yönetimde kalmayı sağlayıp haksız menfaat edimini sürdürdüğünü, aralarında davacının da bulunduğu fiktif üyelerin kooperatife nakit ödeme yapmadıklarını, aidat ödemelerinin senet olarak kooperatife teslim edilmiş gibi gösterildiğini, bu senetlerin de yönetim tarafından yüklenici firmaya sözde iş karşılığında verildiğini, senetlerin akıbetinin belli olmadığını ve senet bedellerinin hiçbir şekilde müvekkiline ödenmediğini, kaldı ki aidat ödemelerinin senetle yapılabileceğine dair alınmış bir genel kurul kararı da bulunmadığını, eski yönetimin azledilmesi ve 03/02/2008 tarihli genel kurulda eski yöneticiler ve yüklenici firma hakkında yasal işlem başlatılmasına karar verilmesi üzerine davacı tarafında içerisinde bulunduğu 48 üyenin (fiktif üyeler) organize bir şekilde hareket ederek aynı anda istifa ettiklerini, bu üyelerin toplu istifa sonrasında aynı vekil aracılığı ile müvekkil kooperatif aleyhine şahsi olarak alacak davası açtıklarını, davacı tarafça açılan alacak davasının Ankara ... ATM'nin ... esas ... karar sayılı dosyasında görüldüğünü ve davanın reddine karar verildiğini, müvekkili kooperatif aleyhine başka bir üye tarafından Ankara ... ATM'ne açılan davada ise davacı tarafın alacağının bulunmadığının tespit edilerek davanın esastan reddine karar verildiğini, bu karara konu olan dava ile iş bu dava arasında hiçbir fark bulunmadığını, sonuç olarak davacı tarafın müvekkil kooperatifte gerçek bir üyeliği ve aidat ödemesi olmadığı gibi müvekkil kooperatiften herhangi bir hak ve alacağı da bulunmadığını, davanın hiçbir dayanığı olmayan kötüniyetli ve haksız bir alacağın takibi ile müvekkil kooperatifi zarara uğratma kastı taşıdığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Davalı kooperatife ait Ticaret Sicil kayıtları, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı ve ... esas sayılı dosyası, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 04/12/2023 tarihli raporu ile özetle; Davacının ortaklık ilişkisinin 25/02/2008 tarihi itibariyle son bulduğu, toplam ödemesinin 45.214,00 TL. Olduğu, davacının alacağının 06/05/2009 tarihinde muaccel hale geldiği, dönem giderlerinden davacının hissesine düşen genel gider payının toplam birikimlerinden düşülmesi sonucunda, davacının kooperatiften alacağı miktarın 43.204,53 TL olarak hesaplandığı, davacının 43.204,53 TL tutarındaki çıkma payı alacağı miktarının 10.000,00 TL'lik kısmının Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında değerlendirildiğinden kalan alacağının 33.204,53 TL olduğu, davacının talep edebileceği yasal faiz miktarının 14.884,73 TL olduğu bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; kooperatif üyeliğinden istifa nedeniyle çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin 25/05/2017 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile özetle; "HMK 114/1-ı, h maddesi gereği davanın usulden reddine" karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara ... Hukuk Dairesinin 22/11/2018 tarih, ... esas ... karar sayılı ilamı ile özetle;"Somut olayda, ilk derece mahkemesinin, davacının 45.214,00 TL. olduğunu belirttiği çıkma payı alacağının, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı davasına konu 10.000,00 TL.'lik kısmı yönünden, derdestlik dava şartının bulunmadığına yönelik kabulü yerinde olmuştur.
Ne var ki, davacı vekilince açılan iş bu davanın, Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı davasına konu 10.000,00 TL.'lik kısmı dışındaki bölümü, ek dava niteliğindedir. İlk davada verilen karar, Yargıtay aşaması geçirdiğinden, ıslahı mümkün olmayacaktır. Davacı tarafça kalan çıkma payı alacağı ile ilgili olarak, Kooperatifler Kanununun 17/2. maddesindeki beş yıllık zamanaşımı süresi dolmadan icra takibine başlanması ve iş bu davanın açılması doğru olmuştur. Davacı tarafın bu sebeplerle bu davayı açmakta hukuki yararı da bulunmaktadır.
Buna göre ilk derece mahkemesince, davacının 45.214,00 TL. olduğunu iddia ettiği çıkma payı alacağının, ilk davaya konu olan 10.000,00 TL.'si dışında kalan kısmı ile ilgili olarak hukuki yararının bulunduğu, derdestlik dava şartının, "ikinci davanın aynı dava olması" koşulunun bulunmadığı kabul edilerek, uyuşmazlığın esası incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
6100 sayılı HMK’nın “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353. maddesi, “(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;...a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:...6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.” hükmünü içermektedir.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin alacağının 10.000,00 TL'si dışında kalan kısmı ile ilgili istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, yukarıdaki esasa kayıt edilerek mahkememizde yargılamaya devam olunmuştur.
İşbu davanın Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davasına konu alacağın 10.000,00TL'lik kısmı dışında kalan kısmının tahsiline yönelik açılmış ek dava mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının kesinleşmiş olması ve işbu davanın ek dava mahiyetinde olması sebebiyle dosya kapsamında tespit edilen hususlar ve alınan bilirkişi raporuyla mahkememiz bağlı olacaktır. Davacının ortaklık ilişkisinin 25/02/2008 itibariyle son bulduğu, Toplam ödemesinin 45.214,00 TL olduğu,06/05/2009 tarihinde muaccel hale geldiği, dönem genel giderlerinden davacının hissesine düşen genel gider payının toplam birikimlerinden düşülmesi sonucunda, kooperatiften alacağı miktarın 43.204,53 TL. olarak hesaplandığı, davacının 43.204,53 TL. tutarındaki çıkma payı alacağının 10.000,00 TL.'lık kısmının Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası kapsamında değerlendirildiğinden kalan alacağının 33.204,53 TL. olduğu, davacının talep edebileceği yasal faiz miktarının 14.884,73 TL. olduğu, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe itirazının 33.204,53 TL asıl alacak, 14.884,73 TL yasal faiz üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe itirazının 33.204,53 TL asıl alacak, 14.884,73 TL yasal faiz üzerinden iptali ile takibin devamına,
-
33.204,53 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Fazlaya dair istemin reddine,
-
a)Alınması gereken 3.284,97 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 516,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.768,33 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b)Davacı tarafından yatırılan 516,64 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 550,14 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 296,05 TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.796,05 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 2.051,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacıların kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
-
Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/01/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29