Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1024 E. 2024/336 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1024
2024/336
28 Mart 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1024 Esas - 2024/336
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1024 Esas
KARAR NO : 2024/336
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2023
KARAR TARİHİ: 28/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı-borçlu arasındaki ilişkiye dayanan ve müvekkili tarafından verilen hizmetin karşılığı tanzim edilen faturaların karşılığının ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe borca ve tüm ferilerine süresi içinde itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu beyan ederek davalının Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı 79.698,36 TL (fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kı iydıyla) asıl alacak yönünden itirazın iptaline, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER :
Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 08/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesi ile yapılan yazışmalarda; davacının 29/08/2019 tarihinden itibaren, "... İnşaat Mühendisi" ünvanı ile aktif tacir kaydının bulunduğu ve ... Vergi Dairesinde mükellefiyet kaydının bulunduğu bildirilmiş, dolayısıyla davalının tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.
Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) aleyhine 12/06/2023 tarihli ödeme emri ile 79.424,17 TL asıl alacak 274,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.698,35 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin 14/06/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 30/09/2023 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 79.698,35 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Dosyaya kazandırılan 08/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının Ankara ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında, 12.06.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 79.424,17 TL asıl alacak ve 274,18 TL işlemiş faiz toplamından oluşan 79.698,35 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki BA-BS formları incelendiğinde, davacının 3 adet davalının ise 2 adet faturayı beyan ettiği, davalının 19.05.2023-... nolu 19.162,52 TL tutarlı davacı faturasını beyan etmediği, davalının davaya cevap vermediği, ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, adres beyanında da bulunmadığı, dolayısıyla defterlerinin incelenemediği, 2023 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 274,424,18 TL alacaklı gözüktüğü, ancak takipteki talebin 79.424,17 TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 2 adet fatura karşılığı toplamda KDV hariç 217.086,16 TL tutarında mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 79.424,17TL kadar alacaklı olduğu, temerrüte düşürülmediği için işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 79.424,17 TL üzerinden devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin 79.424,17 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
79.424,17TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 5.425,46 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.361,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.064,41 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin, 3.109,27 TL sinin davalıdan, 10,73 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 1.361,05 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.669,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 2.500,00TL bilirkişi ücreti, 427,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.927,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 2.917,67 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/03/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49