Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/195 E. 2024/306 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/195
2024/306
21 Mart 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/195 Esas - 2024/306
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/195 Esas
KARAR NO : 2024/306
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
1-
2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/05/2014
KARAR TARİHİ: 21/03/2024
K.YAZIM TARİHİ: 18/04/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; davacının davalı kooperatif üyeliğini ... isimli kişiden devraldığını, bu devrin davalı kooperatif yönetim kurulunun 30/09/2003 tarihli kararı ile de kabul edildiğini, davacının kooperatif üyeliğinden davalı kooperatif üyeliğinden ayrılma talebini davalı kooperatife ilettiğini, üyelik süresince kooperatife yapılan ödemelerin tahsili maksadıyla Ankara Batı ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali maksadıyla mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda davacının kooperatif ortaklığından çıkmadığı, dolayısıyla davacıdan talep edebileceği muaccel hale gelmiş bir çıkma alacağının bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, yaptıkları araştırma sonucunda davalı kooperatifin inşaa ettiği konutları 20/12/2009 tarihli kura ile ortaklarına tahsis ettiğini öğrendiklerini, bunun üzerine davalı kooperatife gönderilen ihbarname ile mahkemenin kararı doğrultusunda davacıya konut tahsis talebinde bulunulduğunu ancak davalının cevap dahi vermediğini, davalı kooperatif tarafından gerçekleştirilen kura çekiminin iptal edilerek, davacıya da diğer kooperatif üyeleri gibi konut tahsis edilmesi, davacıya konut tahsisine ilişkin bir hukuki/fiili imkansızlığın mevcut olması halinde ise, emsal dairenin rayiç değerinin kendisine ödenmesi gerektiğinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere uğradığı zarar için şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 02/02/2022 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve talebini 111.000,00 TL'ye artırmıştır.
CEVAP :
Davalı vekili; davacı tarafın sunduğu delillere göre davacının 30/09/2003 tarihinde kurucu üyelerden ...'in hissesini devraldığını, bu tarihten itibaren 2007 yılına kadar genel kurul listelerinde her iki ismin de yer almadığını, 07/07/2007 tarihinde bakanlık temsilcisi gözetiminde yapılan genel kurulda beyana göre hazirun listesi düzenlendiğini, o tarihe kadar 39 kişi olan genel kurul listesinin beyan üzerine 77 kişiden oluştuğunu, bu listede davacının isminin de yer aldığını, ancak üyelik beyan edenlerden belgelerini kooperatif yönetimine ibraz etmeleri bunların incelenmesi sonucu üye listesi tanzim edileceğinin duyurulmuş olmasına rağmen davacının herhangi bir başvuruda bulunmadığını ve her hangi bir belge de ibraz etmediğinden daha sonraki genel kurul listelerinde isminin yer almadığını, davacının üyelik ve alacak tespiti davası açması gerektiğini, davacıya ait herhangi bir ödeme belgesi mevcut olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, ... esas sayılı dosyası ile ... esas sayılı dava dosyası, kooperatif kayıtları, 12/05/2015 tarihinde mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan 02/06/2015 tarihli bilirkişi raporu, bozma sonrası alınan 26/07/2021 tarihli bilirkişi raporu, 12/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, davalı kooperatif tarafından gerçekleştirilen kur'a çekimi iptal edilerek kooperatif üyesi davacıya konut tahsis edilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise emsal bir dairenin rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 22/03/2022 tarihli ve ... esas, ... sayılı kararı ile; "kısmen kabul kısmen reddine" karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, temyiz incelemesini yapan Yargıtay ... Hukuk Dairesi 04/10/2023 tarihli ve ... esas, ... karar sayılı bozma ilamında; "...Kooperatifin iflası halinde, üyelerin kooperatif sermayesiyle ilgili nasıl bir işlem yapılacağına dair Kooperatifler Kanununda açık hüküm bulunmamaktadır. Ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98. maddesinde ''Kooperatifler Kanununda açık hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanununun anonim şirkete ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü gereğince TTK nın 480/3. maddesi hükmünü kooperatiflere uygulamak mümkündür. Bu hükme göre, pay sahipleri şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemez; tasfiye paylarına ilişkin hakları saklıdır. Dolayısıyla, kooperatifin iflasına karar verilmesi halinde, kooperatifin iflas masasına kaydedilmesini isteyemezler. Zira üyelerin kooperatif sermayesi mahiyetinde ödedikleri meblağlar öncelikle ''kooperatif borçlarının'' ödenmesi için kullanılır. Şayet iflas tasfiyesi sonucunda artan meblağ kalırsa, kalan bu meblağ üzerinde kooperatif üyeleri payları oranında hak sahibi olurlar. Bu nedenlerle iflas sıra cetvelinin düzenlenmesi aşamasında üyelik aidatı olarak kooperatife konulan sermayenin masaya kayıt-kabulü mümkün değildir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davacının kooperatif üyesi olduğu ve ödediği bedelin sermaye payı olduğu, bu nedenle davacının sermaye payını iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği dikkate alınarak davanın tazminat yönünden de reddi gerekirken bedelin iflas masasına kaydı doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkememizce verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamı taraflara tebliğ edilmiş ve taraflara bozmaya ilişkin diyecekleri sorulmuş, davacı yan önceki kararda direnilmesini, davalı yan ise bozmaya uyulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık hakkında yapılan yargılama sonucu ilk olarak 07/07/2015 tarihli ... Esas ... Karar sayılı davanın reddine dair karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nce 20/06/2017 tarihli 2015/7815 Esas 2017/1884 Karar sayılı bozma kararı verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda ise 22/03/2022 tarihli ... esas ... karar sayılı davanın kısmen kabul kısmen reddine, kura çekiminin iptali ve daire tahsisi talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının, davalı kooperatifin ortağı olduğu hususunun, 14/03/2014 tarihinde kesinleşen Mahkememizin ... esas ...karar sayılı ilamı ile sabit olduğu, taraflar arasında bu yönde herhangi bir çekişmenin de bulunmadığı, Sincan ... Noterliğinin 21/12/2009 tarih ve ... yevmiye numarasında kayıtlı kur'a işleminin dayandığı genel kurul kararının iptali hususunda Kooperatifler Kanunu'unun 53. maddesinde öngörülen bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış bir dava bulunmadığı, genel kurul kararına dayalı olarak noter huzurunda çekilen kur'anın davacı dışındaki diğer ortaklarca benimsendiği, kur'adan itibaren dava tarihine kadar dört buçuk yıla yakın bir süre geçtiği anlaşılmış olup, bu durumda artık kur'a çekiminin iptalinin istenemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan, davalı kooperatif tarafından inşaa edilen konutların tamamının Sincan ... Noterliğinin 21/12/2009 tarih ve ... yevmiye nolu kur'a zaptı ile hak sahibi ortaklara tahsis edildiği ve dolayısıyla davacı adına tahsisi mümkün herhangi bir konutunda da bulunmadığı anlaşıldığından davacının konut tahsisine ilişkin talebi de reddedilmiştir.
Bir yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmektir. Çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceği, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. (Bu konuda sayısız içtihat bulunmakla birlikte bir kısmının künyesi; Yargıtay 23. HD. 2014/9322 E. 2015/2904 K.,2019/3259 E. 2021/206 K., 2017/2776 E. 2020/3600 K., 2017/933 E. 2020/1982 K., Yargıtay 6. HD. 2023/1103 E. 2023/2844 K., 2023/1590 E. 2023/2362 K. şeklindedir.) Mahkememizce de yerleşik içtihatlar ışığında değerlendirme yapılmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına sunulu bulunan konusu ve davalısı aynı, davacısı farklı olan 02/02/2015 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, rapora ek yapılan 25/05/2002 tarihli genel kurul kararı üzerine aralarında davacının da bulunduğu 18 ortağın şartlı ortak olarak alındıkları, davacının 17.250,00TL ödeme yaptığının belirtildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre, dava dışı ...'in davalı kooperatif başkanlığına verdiği 30/09/2003 tarihli dilekçesinde kooperatifteki ... nolu üyeliğini ...a devrettiğini bildirdiği, kooperatif yönetim kurulunun 30/09/2003 tarih ve ... sayılı kararında; davalı kooperatifin 25/05/2002 tarihli olağan genel kurul toplantısının 7. Gündem maddesindeki yetkiye istinaden, kuraya katılmak suretiyle ...'e çıkacak daire ile ilgili tüm hak ve sorumlulukların ...'a devrine, ...'in kooperatifle ilişiğinin kesilmesine, ...'un şartlı üye olarak kabulüne, ...'un noter kurasına katılmasına, noter kurasından sonra adına çıkacak dairenin bitimine kadar üye aidatı, şerefiye, çevre düzenlemesi vs. Olmak üzere hiçbir ödeme alınmamasına, dairenin anahtar teslim edilmesine karar verildiği görülmüştür. Bu itibarla davacının ortaklığının şartlı ortaklık olduğu, davacının 17.250,00TL ödemesinin bulunduğu, davalı tarafa verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtların sunulamaması ve adresinin de bildirilememesi sebebiyle davacının ödeme iddiasının ispatlandığı, buna göre de davacının rayiç bir dairenin bedelini talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava devam ederken davalının iflasına karar verildiğinden dava iflas masasına kayıt ve kabul davasına dönüşmüştür.
Davacı tarafça kısmi dava ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00TL'nin tahsili talep edilmiş, davacı vekili 02/02/2022 tarihli dilekçe ile davasını kısmen ıslah etmiş ve talebini 111.000,00TL'ye artırmıştır. Islah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş ve davalı vekili 18/02/2022 tarihli dilekçesiyle ıslah talebine karşı itirazlarını sunmuştur.
Davalı yan itiraz dilekçesinde alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuşsa da;
Tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı davalarda olduğu üzere üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan, diğer anlatımla üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeyeceği Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/1631 Esas 2017/4 Karar sayılı kararında açıkça belirtildiğinden ve işbu davada daire tahsisi olmadığı takdirde tazminat talep edildiği ve davalının da kabulünde olduğu üzere davacının üyeliği devam ettiğinden zamanaşımı süresi işlemeyeceğinden davalı savunmasına itibar edilmemiştir.
Davalı yan TTK'nın 480/3. Maddesinin somut olayda uygulanması gerektiğini belirterek davacının üyeliği devam ettiğinden iflas masasına alacaklı olamayacağını savunmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin son bozma kararında da gerekçe bu yöndedir.
Kooperatiflerde, ortağın kendisine konut tahsis edilememesi sebebiyle tazminat istemi ya da iflastan önce istifa eden ortağın 1163 sayılı Kanun'un 17/1 ve anasözleşmenin 15/1. maddeleri uyarınca hesaplanması gereken çıkma payı alacağı 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmayıp, iflas masasına kaydı mümkün alacaklardandır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 12.02.2013 tarih ve 2012/6955 E, 2013/752 K; 17.06.2013 tarih ve 3502 E, 4141 K; 21.06.2013 tarih ve 4136 E, 4294 K; 21.11.2013 tarih ve 5728 E., 7320 K; 18.03.2014 tarih ve 2013/8059 E., 2014/2038 K., 27.10.2015 tarih ve 2014/10329 E., 2015/6925 K., 12.10.2015 tarih ve 2014/9460 E., 2015/6457 K. sayılı ilamları ve yerleşik içtihatlar da bu yöndedir.
Sermaye şirketi ortaklığı ile kooperatif ortaklığının aynı olmadığı, kooperatif ortaklığında ortakların amacı karşılıklı yardım ve dayanışma ile kooperatifin amacını gerçekleştirmeye çalışmak iken, sermaye şirketlerinde ortakların asıl amacının kâr ve kazanç elde etmek olduğu, iki ortaklık arasında farklılıklar bulunduğu, 1168 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. Maddesinde kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağının belirtildiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun özel bir kanun olduğu ve Türk Ticaret Kanununa yapılan genel atıf dışında özel bir atıf yapılmadığı, Kooperatifler Kanunu'nda anılan hususta boşluk olmadığı, bu sebeple kıyas yoluyla Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanmasını gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı değerlendirilmektedir.
Anonim şirketlerde sermayenin korunmasını amaçlayan ve ancak hisse senetlerinin şirketçe satın alınmasını yasaklayan, hisse senetlerinin başkasına devri suretiyle el değişikliğine imkân veren yapısı ve özelliği ile kooperatiflerin yapısı ve amacı aynı değildir. Kooperatiflerden açık kapı ilkesi uyarınca istifa ve ihraç mümkün olup, çıkma payından kooperatif sorumlu olduğu gibi, üyenin konut karşılığı tazminat isteminden de sorumludur. Bu konuda yasa ve anasözleşmede bir boşluk bulunmamaktadır. Boşluk bulunmadığına göre, TTK'nın anonim şirketler ile ilgili düzenlemelerinin kıyasen uygulanmasına ihtiyaç da bulunmamaktadır. İflas halinde kooperatifin bu borca ilişkin sorumluluğu kaldıran bir hukuki düzenlemeye Kooperatifler Kanunu'nda ve anasözleşmede yer verilmiş değildir.
Bu kapsamda bozma ilamına gerekçe kılınan TTK'nın 480/3. maddesi hükmünün kooperatiflere uygulanma imkanının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim aynı kooperatif aleyhine bir başka kooperatif ortağının mirasçılarının mahkememizde açmış olduğu aynı dava konusuna ait ... E. ... K. sayılı davada öncelikle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile "kura çekim tutanağının iptali ile tapu iptal ve tescil taleplerinini reddine, tazminat isteminin kısmen kabulüne" karar verildiği kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. HD. 2016/2788 E. 2018/5513 K. sayılı kararı ile "Kooperatifçe davacılara verilecek daire olmadığından mahkemece şerefiyesiz normal bir dairenin dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin hüküm altına alınması gerekirken 6’lı formüle göre hesap yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır." gerekçesiyle bozulduğu, Mahkememizce bozmaya uyularak ... E. ... K. sayılı karar ile "kura çekim tutanağının iptali ile tapu iptal ve tescil taleplerinini reddine, tazminat isteminin kabulüne" karar verildiği, kararın yeniden temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... HD. ... E. ... K. sayılı kararı ile kararın onandığı ve kesinleştiği tespit edilmiştir. Mahkememizin 26/04/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davalı kooperatifin iflasına karar verilmiş ve Yargıtay incelemesinden geçerek 25/01/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Anılan mahkememiz kararı ile onama kararı ise kooperatifin iflas tarihinden sonrasına aittir. Yani işbu dosya bakımından emsal teşkil etmektedir. Bu kapsamda diğer kooperatif üyeleri taşınmazlarını almış ve/veya tazminat alacaklarını masaya kaydettirebilmiş iken aynı nitelikteki bir diğer ortak olan davacının taşınmaz alamadığı gibi tazminat alacağını da masaya kaydettirememesi Kooperatifler Kanunu 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olacaktır. TTK'nın 480/3. maddesi hükmünün işbu uyuşmazlık bakımından uygulanması gerektiği şeklindeki bozma gerekçesine bu yönüyle iştirak edilmemiş, mahkememiz nezdinde oluşan vicdani kanaat neticesinde bozma ilamına uyulmamasına ve önceki mahkememiz kararında direnilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ilamına karşı Mahkememizin 22/03/2022 tarihli ... esas ... karar sayılı önceki ilamında direnilmesine,
1-DAVACININ TERDİTLİ TALEBİ OLAN KURA ÇEKİMİNİN İPTALİ VE DAİRE TAHSİS TALEBİNİN REDDİNE,
-
DAVACININ TERDİTLİ TALEBİ OLAN TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜ İLE, 111.000,00 TL nin dava tarihi olan 05/05/2014 tarihinden iflas tarihi olan 26/04/2017 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte Ankara Batı İcra Dairesinin ... iflas sayılı iflas dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 256,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 80,70TL peşin harç, 25,20TL başvuru harcı, 3,80TL vekalet harcı, 136,00 TL temyiz başvurma harcı olmak üzere toplam 245,70TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yatırılan 1.768,00TL harcın davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 558,10TL tebligat ve posta gideri ile 1.850,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.408,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Yargıtay ... Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.21/03/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49