Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1375 E. 2024/299 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1375
2024/299
21 Mart 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1375 Esas - 2024/299
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/1375 Esas
KARAR NO : 2024/299
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2022
KARAR TARİHİ: 21/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla, davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine 313.699,00-TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin UETS üzerinden tebliğ edildiğini, müvekkilinin UETS sisteminde yaşadığı sorun sebebiyle tebligattan haberdar olamadığını ve borca itiraz edilemediğini, bu nedenle takibin kesinleştiğini, müvekkili aleyhine hacizler uygulandığını, davalı borçlu tarafından takibe dayanak gösterilen özel güvenlik hizmet sözleşmesinin; müvekkili tarafından davalının sözleşmeye aykırı kusurlu davranışları sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, davalının sözleşme bedeline hak kazanmadığını, davacı ile davalı şirket arasında; müvekkilinin ... adresli tesisleri için 14/02/2022 ve ... adresli tesisleri için 11/09/2022 yenilenme tarihli 1 yıl süreli Özel Güvenlik Hizmet sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmelerin 6. Maddesi uyarınca ''tarafların sözleşme ve ekinde yer alan yükümlülüklerinden herhangi birini kısmen veya tamamen zamanında ve işin niteliğinin gerektirdiği özen ile ifa etmemesi'' durumunda taraflara sözleşmeyi tek taraflı ve bildirimsiz olarak feshetme hakkı tanındığını, müvekkili şirket görevlileri tarafından; davalı şirkete ait personelin sözleşme kapsamında yapmakla yükümlü oldukları tesis devriyelerinde gerekli tüm devriye noktalarını kontrol etmeden güvenlik hizmetlerini aksattıklarının tespit edildiğini, söz konusu devriyelerin aksatılmasının müvekkili şirkete ait tesislerde kabul edilemeyecek nitelikte güvenlik zaafına sebep olduğunu, davalı şirket personellerinin müvekkiline ait temelli tesislerinde yine güvenlik zaafiyetine sebep olabilecek şekilde sürekli olarak işe geç geldikleri ve iş alanlarını mazeretsiz terk ettiklerinin tespit edildiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı bir biçimde görevli güvenlik personelinin işçilik alacaklarını aksattığını ve fazla çalışma ücretlerini ödemediğini, bu sorunlardan dolayı sık sık davalıya ait güvenlik personellerinin davalı şirketten istifa ettiğini ve yerlerine yeni personeller görevlendirildiğini, bu durumun da müvekkili tesislerindeki güvenlik zaafiyetini arttırdığını, müvekkili için sözleşme ilişkisinin devamının imkansız kılındığını, bu nedenlerle Özel Güvenlik Sözleşmesinin haklı sebebe dayanılarak tek taraflı feshedildiğini, söz konusu icra takibine konu edilen tutarların tamamen haksız kazanç elde etmek amaçlı olduğunu, davalı şirkete sözleşmenin feshine kadar olan süreçte tüm hakediş ve ücretlerin ödendiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin davalı alacaklıya karşı borcu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davalı alacaklının aleyhine takip bedelinin asgari %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı alacaklı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davalının, şirket ve kurumların güvenlik işlerini bünyesinde çalıştırdığı personeller vasıtasıyla sağladığını, davalı müvekkili ile davacı taraf arasında akdedilen 14/02/2022 ve 11/09/2022 başlangıç tarihli iki adet "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi"nin 14/02/2022 ile 11/09/2022 tarihlerinde yenilendiğini, müvekkili şirketin, sözleşmeden kaynaklanan görevlerini eksiksiz olarak ifa ederken davacı tarafın, hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin yasaya ve usule aykırı bir şekilde, 25/08/2022 ve 31/08/2022 tarihlerinde ... üzerinden sözleşmeleri feshettiğini bildirdiğini, ancak anılan haksız fesih, sözleşme şartlarına uymadığından dolayı, müvekkili şirket yetkililerince kabul görmediğini ve sözleşmelerin 1 yıl daha uzadığı hususunun davacı tarafa bildirildiğini anılan tarihte sözleşmeyi ... üzerinden feshedemeyen davacı tarafın bu sefer, tamamen haksız ve mesnetsiz iddialarla T.C. Ankara ... Noterliği'nin 13/10/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davaya konu sözleşmeleri haksız ve kötü niyetle feshettiğini, anılan ihtarnamenin müvekkili şirkete tebliğinin ardından, davacı tarafa ve vekiline T.C. Sincan ... Noterliği'nin 18/10/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle cevabi ihtarname gönderildiğini ve sözleşmelerin haksız olarak feshedildiği hususu nedenleriyle birlikte bildirildiğini ve haklı olarak 1 yıllık sözleşme bedellerinin talep edildiğini, ihtarnameye herhangi bir şekilde cevabi ihtarname gönderilmediğini ve davacı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını bu sebeple taraflarınca davacı şirket aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe, davacı tarafça itiraz edilmediğini, tamamen varsayımdan ibret olan devriye görevinin aksatıldığı yönündeki iddialardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı şirket yetkilileri tarafından hazırlanan ve dosyaya sunulan ihtarlar sayın mahkemeyi yanıltmaya yönelik olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket bünyesinde çalışan dava dışı güvenlik personeli ...'ın, müvekkili şirkette işe başladığı tarih 14/10/2021, davacı şirket projesinde işe başladığı tarihin ise 12/10/2022 olduğunu, her nasılsa davacı şirket yetkililerinin, ... hakkında 11/10/2020 ve 11/10/2022 tarihlerinde görev alanına 1 saat 15 dakika geç geldiğine yönelik ihtarlar tuttuğunu, bu ihtarların şahitler huzurunda ... isimli yetkili tarafından imza altına alındığını, sözleşmelerin feshine dayanak olarak gösterilen ihtarı imzalayan personel ...'ın, ilk ihtar tarihi olan 11/10/2020 tarihinde müvekkili şirketin sigortalı çalışanı olmadığını, ...'ın 12/10/2022 tarihinde davacı şirketin iş sahasında çalışmaya başladığını, kaldı ki 11/10/2020 tarihli ihtarın sonradan düzenlendiği ve gerçeği yansıtmadığını, ... isimli personelin, henüz müvekkili şirket bünyesinde sigortalı olarak işe başlamamasına rağmen bu tutanakta imzasının bulunmasından açıkça belli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirket yetkilileri tarafından hazırlanan ihtarlardan müvekkili şirket yetkililerinin hiçbir şekilde haberi bulunmadığını, sözleşmeyi direkt olarak feshetmenin açıkça davacı tarafın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, personel değişikliklerinin birçoğunun nedeninin müvekkili şirket kaynaklı olmadığını, davaya konu icra takibinin cezai şartla alakalı olmayıp davacı tarafın bu beyanının da genel işlem koşullarının sınırlarını aştığını, davalı müvekkili bünyesinde bulunan personellerin davacı tarafından sözleşmeye aykırı bir şekilde güvenlik işleri dışında başkaca işlerde de çalıştırıldığını, bu halde sözleşmeye aykırılık teşkil edecek hal ve hareketlerde bulunan tarafın açıkça davacı taraf olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, sonrasında esastan reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, taraflar arasında akdedilen Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi, SGK kayıtları, bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı.
Güvenlik uzmanı ve Nitelikli Hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi kurulu 22/02/2024 tarihli raporu ile özetle; Davacı ile davalı arasında 11.02.2022 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi olduğu ve sözleşmenin bir yıl süreli olduğu, sözleşmenin konusunun ise davalı şirketin faaliyette bulunduğu yer ve burada çalışanlarının ve müşterilerinin güvenliğinin sağlanması olduğu, tarafların yükümlülükleri maddesi ile davalı ... şirketinin davacı şirketin bulunduğu yerde 3 (üç) Güvenlik Personeli ile haftanın 6 günü 12 saat güvenliği sağlamayı taahhüt ettiği, devriye görevi yapmanın güvenlik hizmeti sunmanın bir parçası olduğu, davacının sunduğu log kayıtlarına göre davalı ... güvenlik şirketinin çalışanının 16.07.2022 ila 10.10.2022 tarihleri arasında 6 kez gece bazı saat aralıklarında devriye hizmetini yerine getirmediği, devriye hizmeti güvenlik hizmetinin bir parçası olup, sözleşme hükümlerinin ihlal edilip edilmediği hususunun takdir ve değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu, sözleşme hükümlerinin davacı şirket tarafından ihlal ediliğinin değerlendirilmesi halinde, sözleşmenin feshi haklı nedene dayanacağından davacı şirketin kalan sözleşme süresi yönünden alacak talebinde bulunamayacağı, Mahkemenin aksi kanaatte olması, davacı şirketin alacak talebinde bulunabileceğinin değerlendirilmesi halinde hesap yapılabilmesi için, her iki sözleme kapsamında çalışan personeller yönünden fesih tarihinden önce düzenlenen ücret ödeme bordroları ile ücret hesap pusulalarının, sözleşme kapsamında düzenlenen son hakedişler ile davalı şirket tarafından bu hakedişler kapsamında yapılan ödemelere ilişkin belgelerin dosyaya kazandırılması, davacı şirketin sözleşmenin feshinden sonra yeni sözleşme yapıp yapmadığı hususunda açıklamada bulunulması gerektiği bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, özel güvenlik sözleşmesinin haksız feshedildiğinden kaynaklı sözleşme bedelinin tahsili istemine yönelik başlatılan takipten kaynaklı haklı fesih iddiasıyla menfi tespit istemine ilişkindir.
İş bu sebeple uyuşmazlık, güvenlik hizmeti alımı sözleşmelerinin haksız feshinden kaynaklı muarazanın giderilerek , sözleşmelerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti gerekmektedir. Kural olarak kişinin sözleşmenin feshi yoluna gitme konusunda irade özerkliği sonucu takdir hakkı bulunmakla birlikte, feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir. Sözleşmede herhangi bir sebep gösterilmeksizin fesih hakkının bulunduğuna dair bir hüküm olması halinde dahi, sözleşmenin feshi için haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 11. HD; 27/04/2016 T., 2015/15206 E., 2016/4748 K.)
Taraflar arasında 2018, 2020, 2021 ve 2022 yılları için 'Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi'nin düzenlendiği, sözleşme hükümlerinin benzer nitelikte olduğu,11.09.2020 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi olduğu ve sözleşmede davacı ... Şirketinin “MÜŞTERİ” davalı ... Özel Güvenlik Şirketinin ise “FİRMA” olarak adlandırıldığı, 10’uncu maddenin “Süre” başlığında düzenlendiği ve 1 (bir) yıllık olduğu, yazılı fesih olmadığı sürece otomatik olarak bir yıl daha uzayacağı,11.02.2022 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi olduğu ve sözleşmede davacı ... Şirketinin “MÜŞTERİ” davalı ... Özel Güvenlik Şirketinin ise “FİRMA” olarak adlandırıldığı, 10’uncu maddenin “Süre” başlığında düzenlendiği ve 1 (bir) yıllık olduğu ve 1 (bir) yıllık olduğu, yazılı fesih olmadığı sürece otomatik olarak bir yıl daha uzayacağı belirtilmiştir.
Bilirkişi kurulu 22/02/2024 tarihli raporu ile yapılan tespit hükme esas alınarak Tarafların yükümlülükleri maddesi ile davalı ... şirketinin davacı şirketin bulunduğu yerde 3 (üç) Güvenlik Personeli ile haftanın 6 günü 12 saat güvenliği sağlamayı taahhüt ettiği, devriye görevi yapmanın güvenlik hizmeti sunmanın bir parçası olduğu, Davacının sunduğu log kayıtlarına göre davalı ... güvenlik şirketinin çalışanının 16.07.2022 ila 10.10.2022 tarihleri arasında 6 kez gece bazı saat aralıklarında devriye hizmetini yerine getirmediği, davacının 3 (üç) kez davalı ... şirketi çalışanlarına “görev yeri defterini doldurmadığı”, “emanet dolabına şahsi eşyasını koymasından dolayı” “mesaisine 1 saat 15 dakika geç gelmesi” gibi çeşitli ihlallerden dolayı ihtar ettiği ve ihtarların hepsinin çalışanlar tarafından imzadan imtina ederek imzalanmadığı bu kapsamda güvenlik hizmeti sağlama sözleşmesinin ne bir hizmet ne de eser Sözleşmesi benzeri olmadığı, davacının akdettiği sözleşmede de belirli bir mekanda ,belirli sayıda ve özelliğe sahip güvenlik görevlisi çalıştırmak suretiyle davalı mekanlarında işlerini güvenli şekilde yürütülmesinin alt yapısını sağlamayı taahhüt ettiği, maddeler çerçevesinde davalı şirket yükümlülüklerinin net bir şekilde ifade edildiği,Sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinin davalının kendi kusurundan kaynaklandığı güvenlik hizmetinin sektöre ait uygulamalar kapsamında kusurlu ve eksik bir hizmet olduğu ,sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği kanaatine varılarak davalının, kendisinde sözleşmenin devam edeceğine dair bir inanç yaratıldığı iddiasında da bulunamayacağı bu nedenle davalı tarafça sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayandığı kanaatine varılarak Davacının Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takipten kaynaklı 313.699,80 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜNE, Davacının Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takipten kaynaklı 313.699,80 TL borçlu olmadığının tespitine,
-
Kötü niyet tazminat talebinin reddine,
-
Alınması gereken 21.428,83 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.357,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.071,62 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 5.357,21 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.449,41 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 552,68 TL tebligat ve posta gideri ile 4.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.552,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 49.054,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/03/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49