Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1101 E. 2024/287 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1101
2024/287
19 Mart 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1101 Esas - 2024/287
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1101 Esas
KARAR NO : 2024/287
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/10/2023
KARAR TARİHİ: 19/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 29/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili ile davalı şirket arasında bir protokol ile hizmet sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme uyarınca da davalı şirketin belirttiği ... ... projesinin ... ve ... Bloklarındaki üretimler için sipariş ve imalat projelerinin çizim işleri için anlaşma yapıldığını ve müvekkili şirket yetkilisi ...nın bu anlamda çalışmalara başladığını ve şirketi dahilinde çizimler yapılıp davalı şirkete teslim edildiğini, bu proje çizimleri karşılığında müvekkili şirket adına 30.09.2022 tarihli , 01.12.2022 tarihli ve 13.02.2023 tarihli olmak üzere 3 adet fatura kesilip davalı şirkete yollandığını, bu ödemelerin süresi geçmiş olmasına rağmen tüm sözlü uyarılara rağmen defaten ödenmediğini, davalı şirketin ayrıca müvekkili şirketin daha önceki hakedişlerini de öderken sözleşmede hiç belirtilmemesine rağmen her hakediş bedeli için fatura kesildiğinde ödeme yaparken belli bir miktarı teminat olarak kestiğini ve haksız şekilde müvekkiline ödemediğini, tüm bu alacak kalemleri için müvekkili şirketçe, Ankara Batı İcra Dairesinin ... Esas numarası ile icra takibi başlatıldığını ancak açılan icra takibine 13.06.2023 tarihinde borçlu tarafından haksız itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı şirketin kötü niyetli itirazı nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına karar verilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir. CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının, ... Şirketini davaya taraf olarak göstermesinin mümkün olmadığını, müvekkili ... Şirketi aleyhine Ankara Batı İcra Dairesi ... İcra dosya numarası ile başlatılan takipte alacaklı tarafın yalnız ... olduğunu, müvekkili aleyhine icra takibi başlatmayan ... Şti'nin itirazın iptali davası açmasının hukuken mümkün olmadığını, itirazın iptali davasının icra takibi duran alacaklı tarafından icra takibine itiraz eden borçluya karşı açılacağını, bu sebeple ... Şti bakımından Aktif husumet yokluğu mevcut olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, dava konusu ihtilafta; davacının, takip dayanağı olarak sunduğu faturaların ... Şirketi adına düzenlendiğini, fakat takipte ve davada taraf olarak müvekkili ... Şirketi gösterildiğini, bu şirketlerin ayrı tüzel kişilik olduğunu, müvekkili şirketin davacılar ile herhangi bir ticari sözleşmesi veya iş akdi bulunmadığını, davacının takibe dayanak olarak sunduğu fatura incelendiğinde işbu davanın müvekkili şirket ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığının anlaşılacağını, bu sebeple taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı icra takibinde dayanmadığı belgelere mahkeme aşamasında dayanamayacağını, davacının müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde dayanak belge olarak yalnız bir faturayı gösterdiğini sonrasında dava dilekçesine Hizmet Sözleşmesi ve başka faturaları da eklediğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin davada taraf sıfatı bulunmadığından husumetten davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, BA-BS formları, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısı, faturalar ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, fatura borcundan kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19/01/2024 tarihli cevabi yazısında özetle; ...-... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'nin ticaret sicil durumunun aktif olduğu, kuruluş tarihinin 29-05-2012, firma adres bilgisinin ... olduğu, Mersis No'sunun ..., Vergi No'sunun ... olduğu, 24/12/2012 tarihinde Müdürlük arşivinde çıkan yangın nedeniyle yukarıda bilgileri verilen firmanın dosyasının bir kısmı yandığını, diğer bilgi talep edilen ...-... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi (eski Unvan: ... Şirketi)'nin Ticaret Sicili Durumunun aktif olduğu, kuruluş tarihinin 08-03-2002, firma adresinin ..., Mersis No'sunun ..., Vergi No'sunun ... olduğu bildirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 114. maddesi uyarınca, pasif husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gerekir. Bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü kişinin kimler olduğu, eş söyleyişle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dolayısıyla, bir sübjektif hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı o hakkın sahibine (aktif husumet) ait olup, bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi o hakka uymakla yükümlü olan kişidir (pasif husumet). Taraf sıfatının (husumetin) usul hukukunu ilgilendiren yönü ise, taraflardan birinin taraf sıfatına sahip olmaması durumunda mahkemece dava konusu hakkın esasına ilişkin inceleme yapılıp karar verilememesi ve davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi yönünde verilen kararın, şüphesiz o davada taraf olarak gösterilmiş bulunan kişiler arasında kesin hüküm teşkil etmesidir.
Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. (15.H.D. 2016/5078 Esas, 2018/227 Karar) Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğinde olup, HMK. Madde 116’da yer alan ilk itirazlardan olmadığından, 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesi uyarınca, aktif husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gerekir.
Somut olayda, davacı tarafın takibe konu ettiği faturalar davalı adına düzenlenmediği ilgili şirket ile davalı şirket arasında Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı gözetilerek bağlantı ve irtibat bulunmadığı, eldeki davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle alacağın sebebini değiştirmesinin de mümkün olmadığı ve takipte dayandığı belgeler dışındaki başka belgelere de dayanamayacağı, bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişinin, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişi olduğu, eldeki davada icra takibine konu faturanın borçlusunun davalı şirket olmadığı gerekçesiyle borçlu sıfatına sahip olmayan davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın husumet yokluğundan REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 5.189,16 TL harçtan mahsubu ile artan 4.761,56 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/03/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57