SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1005 E. 2024/232 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1005

Karar No

2024/232

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1005 Esas - 2024/232

T.C.

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2021/1005 Esas

KARAR NO : 2024/232

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))

DAVA TARİHİ : 30/11/2021

KARAR TARİHİ: 07/03/2024

K. YAZIM TARİHİ: 15/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;davacı şirket ... A.Ş.'nin ... ili ... İlçesi ... Köyü ... mevkii ... parselde kain ekli tapuda görünen 2 adet fabrika binası ve tarla cinsi taşınmazı ... Şirketi'nden satın aldığını, müvekkili tarafından taşınmaz satın alınırken; ... aleyhine Yenimahalle ... Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü 22.09.1980 tarihli işlemi ile ipotek alacaklısı olarak 60.000.000,00 TL bedel ve bila infaz olmak üzere ... A.Ş. lehine ipotek tesis edilmiş halde olduğunu ve ... Şirketi tarafından, bahsedilen ipoteğin fekki adına Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/ 496 Esas sayılı dosyası ile dava derdest halde iken; müvekkili şirketin taşınmazı satın aldığından davaya Fer'i Müdahil olarak dahil olunduğunu, bahsi geçen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/496 Esas sayılı dosyasının usul eksikliği sebebi ile reddolunduğundan işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, taşınmazın önceki maliki ... Şirketi tarafından ipoteğin terkin edilmesi ipotek borçlusundan haricen talep edilmişse de her iki şirketin de ticareti terk etmesi sebebiyle bu işlemin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, bunun yanı sıra ipotek tarihi 1980 yılına ait olup faizsiz tesis edilen ipoteğin bugünkü değerinin 01.01.2005 tarihinde Türk Lirasından 6 sıfır silinmiş olması nedeniyle 60,00 TL'ye tekabül ettiğini, tüm bu nedenlerle dava konusu ipoteğin fekki için taraflarınca bloke edilecek 60,00 TL üzerine ipoteğin yansıtılarak ... ili ... İlçesi ... Köyü ... mevkii ... parselde kain müvekkile ait taşınmaz üzerinde kayıtlı ipoteğin fekkine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ... A.Ş'nin kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, müvekkili şirket adına dava konusu taşınmaz ve/veya herhangi bir ipotek kaydına rastlanmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhinde açılan işbu davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhinde açılan davanın usul ve esastan reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE :

Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

Davacı vekili 06/03/2024 tarihli dilekçesi ile özetle; karşı tarafın husumet iddialarının araştırıldığı, davada davanın açılış esnasında taraf teşkilinin yanlış tespit edildiğini ve dosyanın yanlış kişiye yöneltildiğini, taşınmaz üzerinde görünen ipotek alacaklısı olan şirket ... A.Ş iken münfesih olduğunu ve ... A.Ş ile birleştiğini daha sonra bu firmanın da ... A.Ş ile birleştiğini, bu firmanın da ünvan değişikliğine giderek ... A.Ş olduğunu daha sonra firma merkezinin ...' e taşınarak ... A.Ş ismini aldığını ve bu ünvanla ... merkezli olarak ticari hayatına devam ettiğini, bu nedenle de dosyada husumet gösterilmesi gereken firmanın ... merkezli ... A.Ş olması gerektiğini, bu nedenlerle davalı tarafın husumet itirazlarının yerinde olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.

Bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü kişinin kimler olduğu, eş söyleyişle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dolayısıyla, bir sübjektif hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı o hakkın sahibine (aktif husumet) ait olup, bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi o hakka uymakla yükümlü olan kişidir (pasif husumet). Taraf sıfatının (husumetin) usul hukukunu ilgilendiren yönü ise, taraflardan birinin taraf sıfatına sahip olmaması durumunda mahkemece dava konusu hakkın esasına ilişkin inceleme yapılıp karar verilememesi ve davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi yönünde verilen kararın, şüphesiz o davada taraf olarak gösterilmiş bulunan kişiler arasında kesin hüküm teşkil etmesidir.

Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. (15.H.D. 2016/5078 Esas, 2018/227 Karar) Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğinde olup, HMK. Madde 116’da yer alan ilk itirazlardan olmadığından, 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesi uyarınca, pasif husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gerekir.

Somut olayda, davacının 07/03/2024 tarihli beyanı ile ipoteğin davalı ... firmasında değil ... firmasına ait olduğu nitekim davalının beyanının da aynı doğrultuda olduğu taraf sıfatının ...te faaliyet gösteren bir firma olduğu, isim benzerliği bulunduğundan yanlışlık yapıldığına yönelik beyanda bulunduğu görülmekle bu nedenle dosyamızda davalının, davada sıfatı bulunmadığı sabit olmakla mahkemece pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın husumet yokluğundan REDDİNE,

  2. Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 59,30 TL harçtan ve 195,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 173,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

  4. Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 7/2 ve 13/2 maddeleri uyarınca 11.388,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

  5. Kararın talep halinde taraflara tebliğine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/03/2024

Katip Hakim

e-imzalı e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararasliyeticaretKaldırılmasımahkemesi(Fekki))(İpoteğinİpotekhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim