Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1282 E. 2024/181 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1282
2024/181
27 Şubat 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1282 Esas - 2024/181
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1282 Esas
KARAR NO : 2024/181
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 09/12/2023
KARAR TARİHİ: 27/02/2024
K. YAZIM TARİHİ: 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç 14.02.2023 tarihinde kazaya karışmışları neticesinde maddi hasar oluştuğunu, davalının ,bu kaza ile ilgili olarak Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takip gerekçesi olarak, davalı sigorta şirketinin ... araç malikine ödediğini iddia ettiği miktar için müvekkiline rücusu gösterildiğini, takip dosyasında eksper raporu dayanak yapıldığını ve müvekkiline ait araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edildiğini, müvekkili, aleyhine başlatılan icra takibi dolayısıyla davalıya toplamda 117.247,86 TL ödemek zorunda kalındığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edilerek 117.247,86 TL 'nin tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerek hesaplanan hasar miktarı ve gerekse müvekkiline ait araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, olayda ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olup müvekkiline ait araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, davalı tarafın icra takibinde kötüniyetli olduğunu, bu nedenle, davalı aleyhine fazla ödeme miktarının %20'si oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin, fazla ödemenin iadesi için 25.10.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduğunu, başvuruya olumlu veya olumsuz bir cevap vermediğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davasına esas olmak üzere, Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında müvekkilinden fazladan tahsil edilen paranın tespitiyle şimdilik 500 TL'nin icra dosyasına ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile %20 kötüniyet tazminatı, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. Maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davasının hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, işbu dava konusu miktarın davacı tarafça belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davaya konu trafik kazasında gerek müvekkili şirketin gerek ise dava dışı ... plakalı aracın kaskosu ... SİGORTA tarafından alınan ekspertiz raporlarında davacı -...- araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacının işleteni olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1 C maddesini ihlal ettiği ve % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ehliyetsiz araç sürmenin sigortalıya rücu nedeni olduğunu, gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana gelen zararları sigortalıdan rücuan tahsilini isteyebileceğini, kaza tespit tutanağında da görüldüğü üzere davacının işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'nın ehliyetinin olmadığının tespit edildiğini, ilgili kaza nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin davacının ZMMS olması ve sürücü ...'nın kusurlu olarak gerçekleştirdiği kaza nedeniyle dava dışı üçüncü kişilerin aracında meydana gelen hasarlarını poliçe teminat limiti kapsamında ödemiş olup, ilgili ödemeleri ise ... plakalı araç sürücüsü ...'nın ehliyetinin olmaması nedeniyle sigortalıya rücu ettiğini, gerekli ehliyete sahip olmayan kişilerin karıştığı kazalarda meydana gelen zararlara ilişkin yapılan ödemelerde sigortacının sigortalısına rücu edilebileceğinin belirtildiğini, sigortaya başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğunun da bulunmadığını, aynı zamanda dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, bu nedenlerle; davacının davasının reddine, kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, davalının ZMSS poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın ZMSS Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince davacı olan kendi sigortalısından tahsil ettiği miktarın fazla olduğu iddiasıyla davacı sigortalı tarafından başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yapılması zorunlu olan sigortalardandır. Zorunlu sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı düzenlenmiştir.
Dava tarihinden önce 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki akde dayalı olup davalıların sorumluluğunun kaynağı sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevi Tüketici Mahkemelerine aittir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Taraflar arasındaki ilişki akde dayalı olup, davalı tarafın sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılıktır.Davacıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araç kayıtlarınından aracın özel otomobil olduğu anlaşılmaktadır.
Bu hale göre dava konusu olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi ve hususi otomobil sahibi olan tüketici arasında yapılmış Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki ilişki akde dayalı olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılıktır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde (Tüketici mahkemesi bulunmaması halinde Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1. c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
-
Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
-
HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
-
Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1. son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
-
Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri İlgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) karar verildi. 27/02/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12