Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1165 E. 2024/168 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1165
2024/168
22 Şubat 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1165 Esas - 2024/168
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/1165 Esas
KARAR NO : 2024/168
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
DAVA TARİHİ : 03/11/2022
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
K. YAZIM TARİHİ: 06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27/09/2021 tarihinde ortaklık için kooperatife başvurduğunu, başvurusunun 28/08/2012 tarihli yönetim kurulu toplantısında kabul edildiğini, ortak olduğu 2012 tarihinden itibaren aidat borcunun yerine getirdiğini, Ankara'dan uzak olması nedeniyle kooperatif işleriyle ilgilenemediğini, yönetimin değişmesi üzerine yeni yöneticilerle yaptığı görüşmede ortaklıktan istifa ettiğini ve konunun 16/10/2018 günlü genel kurul toplantısında onaylandığını, kooperatifte herhangi bir payının kalmadığını öğrendiğini, oysa müvekkilinin istifa etmediğinden ve payını devretmediğinden 2/37 ortaklık payının sahibi olduğunu, bu gelişme üzerine karşılıklı olarak gönderilen ihtarlar ve arabuluculuk neticesinde ortaklık tescilinin gerçekleşmeyeceğinin anlaşıldığını belirterek, ortaktık payının müvekkili adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde kooperatif ortaklığı için yaptığı ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürdüğü hususlar ile istemlerin kabulünün mümkün olmadığını, davacının kooperatife göndermiş olduğu istifa dilekçesi ile kooperatiften istifa ettiğini, istifasının 16/10/2018 günlü ... numaralı yönetim kurulu toplantısında görüşülerek kabul edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Davalı kooperatife ait ticaret sicil kayıtları, kooperatifin ticari defter ve belgeleri, genel kurul toplantı tutanakları, 05/06/2023 tarihli kök rapor ve 16/10/2023 tarihli ek rapor ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti, bu mümkün olmadığı takdirde kooperatif ortaklığı nedeniyle yapılan ödemelerin tahsili istemine ilişkindir.
Davacının üyeliğinin tartışılması, sunulan belgeler de gözetilerek yapılan ödemelerin ve talep edilebilecek tazminatın hesaplanması bakımından dosyaya kazandırılan 05/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının istifasının 16/10/2018 günlü ... sayılı yönetim kurulu toplantısında görüşülerek kabul edildiği ve bu suretle ortaklık ilişkisinin 16/10/2018 tarihi itibariyle son bulduğu, toplam ödemesinin 67.311,00 TL. olduğu (Raporun 2. sayfasında yer alan tablonun 20 ve 21 sırasında yer alan belgelerin okunur örneklerinin sunulması halinde yeni bir hesap yapılması mümkündür.)Davacının çıktığı yıla ait genel kurulda, KK.'un 17. maddesinde belirlendiği şekilde erteleme kararı alınmadığı, davacının alacağının 31/07/2019 tarihinde muaccel hale geldiği, dönem genel yönetim giderlerinden davacının hissesine düşen gider payının toplamı birikimlerinden düşülmesi sonucunda, davacının kooperatiften alacağı miktarın 67.104,81 TL. olarak hesaplandığı, davacının talep edebileceği yasal faiz miktarının 19.706,75 TL. oduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Rapor doğrultusunda davacı vekilince okunaklı ödeme belgelerinin dosyaya sunulması üzerine dosya yeniden bilirkişiye tevdii edilmiş, alınan 16/10/2023 tarihli ek raporda da kök rapordaki tespit ve hesaplamalar aynen tekrar edilmiştir.
Mahkememizin 14/12/2023 tarihli celsesinde, davanın terditli olarak açıldığı, kooperatif üyeliğinin tespiti, olmadığı takdirde yapılan ödemelerin iadesinin talep edildiği ancak hem dava dilekçesinde hem de tevzi formunda bedel iadesi yönünden miktar belirtilmediği anlaşıldığından, Yargıtay HGK 2013/5-1467 ve 2014/628 karar sayılı ilamda da belirtildiği şekilde davacı vekiline bedel iadesi talebi yönünden dava değerini bildirmesi ve bildirdiği değer üzerinden eksik peşin karar ve ilam harcını yatırması için HK 30 ve 32 md göre 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili mahkememize sunduğu 28/12/2023 havale tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda dava değerini, 67.104,81 TL asıl alacak ve 19.706,75 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 86.811,56 TL'ye yükseltmiş, artırılan değer üzerinden eksik kalan harcı tamamlayarak dekontunu mahkememize ibraz etmiştir.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; Davacının 27/09/2012 günlü ortaklık talebinin 28/09/2012 günlü ... sayılı yönetim kurulu toplantısında görüşülerek kabul edildiği ve kendisine 2/37 ortaklık numarası verilerek, adına ortaklık senedi düzenlenmiştir. Yönetim kurulu kararında ve ortaklık senedinde davacının ortaklığının niteliği açıklanmamakla birlikte davacı tarafından dosyaya sunulan ödeme belgelerinde kendisinden peşin ortaklık bedeli alındığının anlaşılması nedeniyle peşin ortak olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bilirkişi tarafından kooperatif belgelerine yapılan incelemelerde davacının ödeme güçlüğünü ileri sürerek 2/37 numaralı ortaklığına devam edemediğini kooperatife bildirdiği, kooperatifteki hissesinin 190.000,00 TL.'dan herhangi bir kişiye devredilmesini istediği anlaşılmıştır. Konu 16/10/2016 günlü ... sayılı yönetim kurulu toplantısında görüşülerek istifası kabul edilmiş, hissesini devretmesi durumunda da borcu tahsil edilmek suretiyle devri uygun görülmüştür.
Sonuç olarak; dosyaya sunulan istifa dilekçesi ve kooperatif yönetim kurulu kararı kapsamında davacının istifasının kabul edilmesiyle, kooperalif ortaklığı 16/10/2018 tarihi itibariyle sonlandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı taraf daha sonrada istifa işlemini geri aldığını beyan etmişse de, kooperatif belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacının hissesini devrettiğine ya da çıkarılması sonrasında 3 aylık süre içerisinde çıkarılma kararına itiraz ettiğine dair bir tespitte bulunulmadığı gibi, çıkarma kararının kabul edildiğinin davacıya bildirildiğine dair bir tespitte de bulunulmamıştır.
Bu nedenle davacının üyeliği sona erdiğinden ve dava tarihi itibariyle bulunmadığından kooperatif üyeliğinin tescili talebinin reddine karar verilmiştir.
Terditli talebi yönünden ise; 1163 sayılı KK.'nun 17. maddesinde; "Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır." hükmü ve anasözleşmenin 15. maddesinde ise; “Devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Ancak ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın 21. madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir." hükmü bulunmaktadır.
Ortaklar defteri ve yönetim kurulu karar defteri ile hazirun cetvelleri üzerinde yapılan incelemelerde, birebir davacının yerine yeni bir ortak alınmadığı görülmüştür.
İstifa eden ortağa iade edilecek haklar, ortağın ayrıldığı yıl bilânçosuna göre hesaplanacak olup, davacının 2018 yılında yaptığı istifası sonrasında, 2018 yılına ait 30/06/2019 günlü genel kurul yapılmış, bu genel kurulda 2018 yılı hesap ve işlemleri görüşülerek, bilanço ve gelir/gider hesapları onaylanmıştır.
Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere, davacının çıktığı yıla (2018) ait hesap ve işlemlerin görüşüldüğü 30/06/2019 günlü genel kurulda, aidatların ertelenmesi yönünde bir karar alınıp alınmadığı araştırılmış, söz konusu tutanak üzerinde yapılan incelemelerde ödemelerin geciktirilmesi konusunun görüşülmediği, dolayısıyla ertelemeye imkân sağlayacak, Kanun'un 17. maddesine uygun bir erteleme kararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının çıktığı yıla ait 31/12/2018 günlü bilanço ve gelirigider cetveli 30/06/2019 günlü genel kurulda görüşülerek kabul edildiğinden, ortağın alacağının genel kurul tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle; davacının alacağı, 30/06/2019 tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmeli ve 31/07/2019 tarihinde davacının alacağırın muaccel olduğu kabul edilmelidir.
30/06/2019 günlü genel kurul sırasında kooperatife kayıtlı ... ortak bulunduğu görülmüştür. Davacının çıkma payının hesabında, ayrıldığı yıla ait genel yönetim giderlerinden hissesine düşen miktar hesaplanarak alacak miktarının bulunması gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD'nin 31.01.2011 gün ve 2009/8132 E., 2011/1925 K. sayılı kararı). Bu durumda; dönem genel giderlerinden davacının hissesine düşen genel yönetim gideri payı: 48.661,05 TL. / 236 ortak = 206,19 TL. olup, toplam birikimlerinden düşülmesi sonucunda, davacının kooperatiften alacağı miktar: (67.311,00 TL. - 206,19 TL. =) 67.104,81TL. olarak bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Yine bilirkişi tarafından alacağın muaccel olduğu tarihten dava tarihine kadar yasal faiz üzerinden hesaplanan miktar 19.706,75 TL'dir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle davacının terditli talebi olan ödemelerin iadesi talebinin kabulüne, 67.104,81 TL asıl alacak, 19.706,75 TL faiz olmak üzere 86.811,56 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacının kooperatif üyeliğinin tescili talebinin REDDİNE, terditli talebi olan ödemelerin iadesi talebinin KABULÜNE, 67.104,81 TL asıl alacak, 19.706,75 TL faiz olmak üzere 86.811,56 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 5.930,10TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL harç ile ıslahla alınan 1.482,53TL harç toplamı 1.563,23TL harcın mahsubu ile bakiye 4.366,87TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 80,70TL başvurma harcı, 11,50TL vekalet harcı, 80,70TL peşin harç, 1.482,53TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.655,43TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının yargılamada yapmış olduğu 1.500,00TL bilirkişi ücreti, 118,50TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 1.618,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/02/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12