SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/883 E. 2024/114 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/883

Karar No

2024/114

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/883 Esas - 2024/114

T.C.

ANKARA BATI

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2023/883 Esas

KARAR NO : 2024/114

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 24/08/2023

KARAR TARİHİ: 08/02/2024

K.YAZIM TARİHİ: 05/03/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili; davalı şirketin kayıtlı bulunan işyeri için, müvekkili şirketten yemek hizmeti aldığını, bu ticari ilişki nedeniyle davalı/borçlu taraf adına müvekkili şirket tarafından kesilen 30.11.2021 ve 22.12.2021 tarihli faturalar mevcut olduğunu, davalı/borçlu şirketin hizmete karşılık herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı/borçlu şirketin müvekkil şirkete ödeme yapmaması sebebiyle Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine 17.01.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu takibe borcu olmadığı iddiası ile haksız ve kötü niyetli olarak 23.02.2022 tarihli dilekçesi ile itiraz ederek takibi durduğunu, davalının itirazının kötüniyetli olduğunu, bilindiği üzere, fatura borcun varlığına yönelik bir ispat vasıtası olma özelliğini haiz olduğunu, TTK md. 21 gereğince bir fatura alan kişi (somut olayda davalı/borçlu) faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağını beyan ederek, davalı borçlunun Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun faturalar ile belirlenebilir likit borcuna haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi nedeni ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

DELİLLER :

Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2021 yılına ait BA BS formları, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, 12/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.

Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve davacının 2021 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre; davacı ... Şirketi'nin 2021 yılı ticari defterlerinin 3568 Sayılı Kanun'da belirtilen Tek Düzen muhasebe uygulama tebliğlerine, Muhasebe Standartlarına, Türk Ticaret Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunun da belirtilen esaslar çerçevesinde usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defterlerin birbirini doğruladığı, ticari defterlerin delil takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacı ... Şirketi'nin 2021 yılı ticari defter kayıtlarına göre 11/02/2022 takip tarihi itibariyle davalı ... A.Ş.'nden asıl alacak olarak 21.850,56TL alacağının bulunduğu, davacının takip dayanağı yaptığı faturaların 2021 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında Ankara Batı Arabuluculuk Bürosu nezdinde 09.03.2023 tarihinde ... numaralı dosya numarası üzerinden yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığı, davacı ... ve davalı ... formlarının birbirini teyit ettiği belirtilmiştir.

GEREKÇE :

Dava; taraflar arasındaki yemek hizmetine ilişkin ticari ilişkinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı alacaklı taraflar arasındaki yemek hizmetine ilişkin ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 21.02.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 23.02.2022 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.

Davacı yan taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana yemek hizmeti verdiğini, bu hizmet karşılığında iki adet fatura tanzim ettiğini, ancak davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğini ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığından ve duruşmaları takip etmediğinden savunması tespit edilememiş, itiraz dilekçesinden borcu kabul etmediği anlaşılmıştır.

Takibe konu alacağın 30/11/2021 tarihli 10.476,00TL bedelli ve 22/12/2021 tarihli 7.020,00TL bedelli faturalara dayandığı anlaşılmıştır.

Takip talebinde işlemiş faiz talep edilmişse de davanın yalnızca asıl alacak yönünden açıldığı, böylelikle uyuşmazlığın takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.496,00TL alacaklı olup olmadığı hususunda olduğu tespit edilmiştir.

Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2021 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 4 adet belge karşılığında KDV hariç 35.700,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 4 adet belge karşılığında KDV hariç 35.700,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir.

Uyuşmazlık konusuna ve dava değerine göre iddianın tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Davalıya tensip zaptındaki ara karar ile verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 06/12/2023 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı defter ve kayıtlarında uyuşmazlık konusu faturaların kayıtlı olduğu, bu kayıtlara göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 21.850,56TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmıştır.

Dava konusu alacak faturalara dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.

Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.

Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.

İddia ve savunma sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen davacı defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere yemek hizmetine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, alınan bilirkişi raporundaki tespitlerden davacı tarafça davalı adına 30/11/2021 tarihli 10.476,00TL bedelli ve 22/12/2021 tarihli 7.020,00TL bedelli faturaların tanzim edildiği, bu faturaların davacı tarafça ticari defter ve kayıtlara işlendiği, takip tarihi itibariyle bu borcun ödenmediği, davacının 21.850,56TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerinin örtüştüğü, bu itibarla davacının akdi ilişkinin varlığını ve hizmetin ifasını kanıtladığının kabulü gerekmektedir. Davalıya verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından HMK madde 222/3 uyarınca davacı defterleri davacı lehine delil olarak kabul edilmiş ve davacı defterlerine göre davacının 21.850,56TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı yanın takipteki talebinin 17.496,00TL olduğu görülmekle bu tutar ile bağlı kalınmış ve işlemiş faiz yönünden dava açılmadığından yalnızca asıl alacak yönünden itirazın iptali gerektiği kabul edilmiştir. Bu sebeple davacının davasının kabulü ile, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 17.496,00TL asıl alacak yönünden devamına, alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 3.499,20TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. DAVANIN KABULÜ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 17.496,00TL asıl alacak yönünden devamına,

  2. Alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 3.499,20TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  3. Alınması gereken 1.195,15TL karar ve ilam harcından peşin alınan 298,79TL harcın mahsubu ile bakiye 896,36TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 298,79TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı olmak üzere toplam 607,04TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  1. Davacı tarafından sarf edilen 306,00TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.806,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

  2. Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.496,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 08/02/2024

Katip Hakim

e-imzalı e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararasliyeticaretİtirazınİptalimahkemesiSatımdan(TicarikesinhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim