Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/948 E. 2024/103 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/948
2024/103
7 Şubat 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/948 Esas - 2024/103
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/948
KARAR NO : 2024/103
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2022
KARAR TARİHİ: 07/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 28/02/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin irsaliye, sipariş form ve maili, telefon kayıtları ile de sabit olduğu üzere davalı tarafa, cari hesap ekstresinde yer alan faturalara istinaden, ürün ve hizmet sağladığını, buna ilişkin olarak da müvekkilince gerçekleştirilmiş olan işlere yönelik olarak davalı taraf adına fatura tesis edilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın da faturalara itiraz etmeyerek faturaları eksiksiz şekilde tebliğ aldığını, faturaları ve içeriklerini de eksiksiz şekilde kabul ettiğini, müvekkilince de alacağı istendiğinde ise davacı taraf salt müvekkili alacağını ödememek için hiç nedensiz şekilde müvekkiline iade faturası adı altında fatura tesis ederek tebliğ ettiğini, nitekim müvekkilince de söz konusu haksız iade faturalarına da basiretli bir tacir olarak yasal sürede ivedilikle itiraz edildiğini ve kabul edilmediğini, müvekkilinin, davalı taraftan olan halihazırda mevcut ticari alacağına istinaden de Kahramankazan İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak kötüniyetli olarak icra takibine itiraz edildiğinden, itirazın iptali ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilİ firma ile davacı firma arasında önceden mevcut olan cari hesaptan kaynaklı alacakları nedeniyle müvekkili firmanın ödenmeyen 138.514,10TL alacağı olduğunu, söz konusu bakiye alacağın Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına 08/06/2022 günü konu edildiğini, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı şekilde borca itiraz ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin, icra takibi durduğu için itirazın iptali davası açmak için arabulucuya başvurduğunu, ancak tüm bu süreçte davacı yanın, müvekkilinin başlattığı takipten sonra alacağı olmadığı halde; yüksek meblağlı miktarlar içeren gerçek dışı
e-imza e-imza e-imza e-imza
faturalar düzenleyerek müvekkile e fatura sistemi üzerinden sürekli faturalar gönderdiğini ve hatta dava konusu icra takibini başlattığını, yani davacı yanın, müvekkiline olan borcunu ödemek bir yana; müvekkiline karşı kötü niyetli şekilde takip başlattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Kahramankazan İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine asıl alacak olan icra takibine konu miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce dosyanın dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların iddia ve beyanları doğrultusunda taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespiti bakımından bilirkişi incelemesine karar verilmiş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre; davacının sahibi lehine delil vasfı taşıyan kendi ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 532.584,24TL alacaklı olduğu görülmekle birlikte davacı tarafından keşide edilen ve davalıya gönderilen 671.096,75 TL tutarındaki 17 adet fatura içeriği mal ve hizmetin teslim edildiğine ilişkin dosya içeriğinde somut bir belge bulunmadığı, bu faturaların kabul edilmemesi durumunda davacının davalıya 138.512,51 TL borçlu olacağı, Davalının sahibi lehine delil vasfı taşıyan ticari defterlerinde davacı tarafından keşide edilen ve davalıya gönderilen 671.096,75 TL tutarındaki 17 adet faturanın iade faturası kesilmek suretiyle iptal edildiği, bu faturaların kayıtlardan çıkarılması sebebiyle davalının davacıdan 138.512,51 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, Dosyaya kazandırılan davalı ve davacı BA-BS formlarının incelenmesinde davalı ve davacı BA-BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu izlenmiş olup, davalı tarafça davacıya keşide edilen 646.673,74 TL faturanın KDV'siz tutarı olan 548.028,58TL'nin davacı BA belgesinde kayıtlı olduğu ve davalının keşide etmiş olduğu faturalar toplamı olan 2.403.857,98TL'nin KDV'siz toplamı 2.037.167,79TL olduğu dikkate alındığında BA-BS formlarının değerlendirilmesinde dayacı kayıtlarının uyummlu olduğu ve davalı tarafça son iade faturalarına ilişkin BS bildirimlerinin beyannameye konu yapılmadığının görüldüğü, taraflar arasındaki ihtilafa konu 17 adet faturanın davacı tarafça davalıya teslimine, içeriği mal ve hizmetin davalıya verildiğine ilişkin somut belgelerin dosya içeriğinde bulunmadığı, bu belgelerin dosyaya sunulması gerektiği ayrıca salt faturanın davalıya gönderilmiş olmasının davalıyı borçlandırmayacağı değerlendirilmiş olmakla birlikte davacı tarafça davalıya gönderilen faturaların teslimine ilişkin sistem bilgilerinin dosyaya sunulması durumunda TTK 21/2 maddesi kapsamında faturaya itiraz sürelerinin de değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın takibe konu faturalara konu malın teslimini davanın niteliği gereği ispat yükü üzerinde olan davacı alacaklının usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olmasının ispata yeterli sayılamayacağı, bununla birlikte davacı tarafın yemin deliline açıkça dayanmaması nedeniyle yemin delilinin hatırlatılmadığı , dolayısıyla davacı tarafın faturaya konu malların teslimini kanıtlayamadığı göz önüne alındığında davanın ve takibin haksız ve kötü niyetli yapıldığına dair kanıt olmadığından davalının tazminat talebinin reddi gerektiği vicdani kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 6.432,29TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.004,69TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
e-imza e-imza e-imza e-imza
b)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,59TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 80.561,79TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/02/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12