Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1404 E. 2023/1394 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1404
2023/1394
29 Aralık 2023
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1404 Esas - 2023/1394
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1404 Esas
KARAR NO : 2023/1394
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
K.YAZIM TARİHİ: 03/01/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili kooperatifin ... ili ... ilçesi .../... Mah. ... Ada ... Parselde bulunan arsası üzerinde üyeleri için konut inşa ettiğini, inşa edilen konutlardan ... Blok ... nolu daireyi üyesi olan davalı ...'ya verdiğini, üye ...'nın daha sonra kooperatif üyeliğinden 24.06.2022 tarihinde istifa ettiğini, kooperatif ile davalı arasındaki üyelik ilişkisi istifa ile sona erdiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 17. Maddesine göre davalı...'nın kooperatiften aldığı taşınmazı iade etmesi gerektiğini, yasa ve sözleşmenin emredici hükmü gereğince davalı... kooperatifçe üyelik sıfatına bağlı olarak kendisine verilen taşınmazı, üyeliği sona erdiği için müvekkili kooperatife geri vermek zorunda olduğunu, diğer üyeler gibi taşınmaz alma hakkının ortadan kalktığını, sadece ödediği aidatlardan, genel giderlerden hissesine düşen kısım mahsup edildikten sonra kalan kısmını talep edebileceğini, davalı...'nın, diğer davalı ... T.A.O 'ya taşınmazı ipotek olarak verdiğini, davalı... lehine yapılan tescil işleminin, kooperatif üyeliğinden istifa etmesi nedeniyle hukuki dayanağını yitirerek, yolsuz tescil niteliğini kazandığını, yolsuz tescil nedeniyle iptal edilen tapu kayıtlarının eski hale iade edileceğini, yolsuz tescile dayanarak hak kazanılması olanaklı olmadığından ipotek ve benzeri kayıtlarında iptali gerektiğini, davalı bankanın, ... ile kooperatif arasındaki ilişkiyi bildiğini ve bilmesi gerektiğini, davalı bankanın bu durumu bile bile taşınmazın üzerine ipotek koyduğunu, davalı tarafın iyi niyetli olmadığını, davalı bankanın lehine verilen ipoteğin iptali gerektiğini, asıl işlem olan ipoteğin baştan itibaren geçersiz olduğunu, dolayısıyla ipoteğin ve tapunun iptaline, müvekkili adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı...'nın ile kooperatif arasındaki ilişkinin üyelik ilişkisi olduğuna ve ... ile üyelik ilişkisinin sona erdiğinin tespitine ve üyelik ilişkisi sona erdiği için...'nın kooperatiften aldığı ... ili, ... ilçesi, .../... Mah., ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölüm olan taşınmazın tapusunun iptaline, müvekkili adına tesciline karar verilmesini, taşınmaz üzerinde davalı ... T.A.O lehine ipotek verildiğini, davalı... adına yapılan tescil yolsuz tescil olduğu için buna bağlı olarak davalı... tarafından diğer davalı ... lehine verilen ipotekte yolsuz tescil niteliğinde olduğundan (ve davalı banka iyiniyetli olmadığından) davalı banka adına verilen ipoteğin de kaldırılmasına (fekkine) karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, sözleşme gereğince kendi üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, aidatlarını kooperatife düzenli olarak ödediğini, davacınınise müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin karşılığı olarak ilgili taşınmazı müvekkiline devrettiğini, bu sebeple tapu kaydında herhangi bir yolsuz tescil söz konusu olmayıp taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin de geçerli olduğunun kabulü gerektiğini, davacı yanın davalı bankanın müvekkili ile arasında bulunan ilişkinin bilinmesi gerektiğini, davalı bankanın iyiniyetli olmaması nedeniyle iyiniyet karinesine dayanamayacağını iddia ettiğini ancak; ipoteğin tescil edildiği tarihte ilgili tapu sicilinde herhangi bir şerh bulunmamakta olup davalı bankanın, müvekkili ile kooperatif arasındaki ilişkiyi bilebilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenle davalı yanın ipoteğin iptaline ilişkin talebinin reddi gerektiğini, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası T.A.O vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile asıl borçlu ... (...)LTD.ŞTİ. arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesine istinaden adı geçene kredi verdiğini, kullandırılan kredilerin sözleşme hükümlerine göre geri ödenmemesi üzerine, borçluların kredi hesabının 18/04/22 tarihi itibariyle kat edildiğini ve tespit edilen bakiyesinin borçlulara noter marifetiyle 21/04/2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtar ile ihtar edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, akdedilen Kredi Genel Sözleşmesini davalı borçlu ...'nın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olup borcun tamamından (anapara ve tüm fer’i borçlardan) tıpkı asıl borçlu gibi sorumlu olduğunu, asıl borçlu firmanın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini ve kredi hesaplarının kat edildiğini, borç bakiyesinin 1 gün içerisinde ödenmesi için ihtarnamenin tüm borçlulara keşide edildiğini, ihtarnamenin firma ve kefillerin sözleşmede belirtilen adreslerine tebliğe çıkartılmış ve tebliğ edilmiş olduğunu, ihtarnamede belirtilen sürede kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle, asıl borçlu ve ipotek maliki aleyhine Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, diğer davalı... adına kayıtlı "... ili, ... ilçesi, ... ... mah ... ada,... parselde kayıtlı" taşınmazın müvekkili bankaya ipotek verdiğini, kredinin geri dönüşü olmaması nedeniyle hakkında Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından açılan “ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla” icra takibi yapıldığını, kıymet takdirine itiraz edildiğini Ankara ... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas Sayılı dosyadan kıymet takdirine itiraz davası görülmeye devam ettiğini, yine kefil ...'nın borca itiraz etmesi üzerine Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyadan itirazın iptali davası görüldüğünü, her iki davanın da kredinin tasfiye sürecinin uzatılmaya çalışıldığını ve kötüniyeti ortaya koyduğunu, işbu davanın müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğinden işbu davanın usulden reddi gerektiğini, dava istifa nedeniyle taşınmazın iadesine ilişkin olup müvekkili bankanın davaya ancak müdahil olabileceğini, istifa geçerli ise dahi bu istifanın kredinin kat tarihi olan 18/04/2022 tarihinden sonra yapılmasının diğer davalı borçlunun kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, diğer davalı bankanın asıl borçlusu ... firmasının teminatına taşınmazını vermiş olmakla birlikte aynı zamanda şirket kurucusu ...'nın eşi olduğunu, kooperatif üyeliğinden istifanın ipoteğin geçerliliği etkilemeyeceğini, dolayısıyla davacı yanın ipoteğin fekki talebinin yersiz ve dayanaksız olduğunu, müvekkili bankanın tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettiğini ve asıl borçlu şirkete kredi kullandırdığını, müvekkili bankanın müşterilerine kredi kullandırırken ve teminat alırken tapudaki kayıtlara göre işlem yapmakta olup davacı iddialarının aksine malikin taşınmazı edinme şeklini araştırma yükümlülüğü altında olmadığını, bankaca ipoteğinin tesis edildiği tarih itibariyle taşınmazın tapuda diğer davalı... adına kayıtlı olduğunu, taşınmaz maliki ile kooperatif arasındaki üyelik ilişkisinin bankanın müdahale yahut kontrol edemeyeceği harici bir ilişki olduğunu, ipotek tesis edilen tarihte herhangi bir üyelikten istifa durumunun olmadığını, dava konusu taşınmazın tapu sicilindeki kaydında ipotek tesis edilen tarihte herhangi bir şerh bulunmadığı, üyelikten istifanın öngörülmesinin beklenmesinin mümkün olmayacağını, tapu kaydında gerçek kişi ipotek veren... adına kayıtlı görünen ve mülkiyeti kazanım şekli "satış" olarak belirtilmiş olan bir taşınmaz üzerinde kredi kullandıran bankanın alacağının teminatını teşkil etmek üzere ipotek tesis etmiş olmasında herhangi bir kötüniyet aranamayacağı gibi bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden de bahsedilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle; haksız ve yersiz davasının öncelikle usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı olarak oluşan tapu kaydının kooperatif üyeliğinin sona ermesi nedeniyle iptali ve davacı kooperatif adına tescil istemi ile davalı banka adına bulunan ipoteğin fekki ile davacı adına tapu tescil istemine ilişkindir.
Mahkememizce 22/06/2023 tarih, 2022/891 esas 2023/767 karar sayılı kararı ile davalı ... Bankası yönünden aktif husumetten reddine, davalı... yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 15/11/2023 tarih 2023/1934 esas 2023/1815 karar sayılı ilamı ile özetle; "-Uyuşmazlık salt taşınmazın aynıyla ilgili olmayıp davacının davalı kooperatifle olan üyelik ilişkisinden kaynaklandığından, uyuşmazlığın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. HMK'nın 14. maddesine göre, kooperatif ile ortakları arasında açılacak davalarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Anılan yetki kuralı kamu düzenine ilişkin ve kesin nitelikte olduğundan, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece re'sen dikkate alınması da gerekir. Ticaret Sicili kayıtlarından davacı kooperatifin adresinin ... ili ... ilçesinde olduğu anlaşılmıştır. Buna göre İlk derece Mahkemesince, davalının eski ortağı olduğu davacı kooperatifin merkezinin Ankara'da bulunduğu ve Ankara Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu gözetilerek denmekle mahkememiz kararı kaldırılmış dosya yeni esasa kaydedilmiştir.
Kesin yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca dava dilekçesinin usulden reddi ile yetkisizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Kesin yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK 114/1. ç ve 115/2 maddeleri uyarınca dava dilekçesinin usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,
-
Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
-
HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
-
Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1. son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kesin olmak üzere karar verildi.29/12/2023
Katip Hakim
E-imzalıdır. E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35