SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1283 E. 2023/1300 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1283

Karar No

2023/1300

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1283 Esas - 2023/1300

T.C.

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2023/1283 Esas

KARAR NO : 2023/1300

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI : 1-

VEKİLLERİ :

DAVALI : 2-

VEKİLİ :

DAVALILAR : 3-

VEKİLİ :

DAVALI : 5-

VEKİLİ :

DAVALILAR : 6-

TASFİYE MEMURU:

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ : 05/07/2021

KARAR TARİHİ: 12/12/2023

K. YAZIM TARİHİ: 18/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Dava dışı işçi ...(T.C.No:...)'nın Ankara Batı Arabuluculuk Bürosu ... Büro Dosya No, ... Arabuluculuk Dosya No ile ile müvekkili Belediyeden işçilik alacaklarını talep ettiğini, yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşma ile sona erdiğini, 19.03.2021 tarihli arabuluculuk son tutanağı ve 19.03.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesi ile kıdem tazminatı olarak 62.108,00 TL'nin 29.03.2021 tarihinde başvurucu ... adına vekili ...'a ait hesabına, arabuluculuk ücret tarifesine göre belirlenen 3.455,40 TL arabuluculuk ücretinin ... Belediye Başkanlığı tarafından 29.03.2021 tarihinde arabulucuya ait hesaba yatırılması konusunda anlaştıklarını, davacı belediyenin toplam 65.563,40-TL ödeme yaptığını, davalı Şirketlerin, hizmet alımı amacıyla gerçekleştirilen ihaleler kapsamında müvekkili Belediye ile farklı tarihlerde sözleşme imzalayan “yüklenici'ler olduğunu, mahkemece Müvekkili Belediyenin işçilik alacaklarından 'üst işveren” olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş ise de, gerçekte İşveren sıfatının dava dışı personeli istihdam ettikleri sürelerle sınırlı olmak üzere davalı Şirketlere ait olduğunu, dava dışı personelin işçilik alacaklarından esasen istihdam ettikleri sürelerle sınırlı olmak üzere davalı Şirketlerin sorumlu olacaklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla- Ankara Batı Arabuluculuk Bürosu ... Büro Dosya No, ... Arabuluculuk Dosya No ile 19.03.2021 tarihli arabuluculuk son tutanağı ve 19.03.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesi ile müvekkili belediye tarafından ödenen 65.563,40-TL'nin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca,davalıların tespit edilecek tam sorumlulukları oranında dava dışı işçi ...'ya ödeme tarihinden işleyecek ve 6183 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak faizleri ile birlikte rücuen tahsiline, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalı ... Aş vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı idare ile müvekkili şirket arasında hizmet alım sözleşmeleri akdedildiğini, dava dışı personelin de bu hizmet alım sözleşmeleri yürürlükte iken istihdam edildiğini, müvekkili ... A.Ş.'nin tek başına yüklendiği ... İKN'li 01/10/2014-30/09/2017 tarihleri arasında ... Belediyesi Sınırları Dahilinde Bulunan Meskun Alanların Toplanması, Nakli, Cadde, Sokak, Meydan Ve Pazar Yerlerinin Süpürülmesi Hizmet Alım İşi'ne ilişkin sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında idareye iki adet kesin teminat mektubu verildiğini, bahsi geçen sözleşme süresince ve sözleşmenin sonunda müvekkilinin, kanun ve sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının ödeme yaptığı dava dışı personelin de bu süre boyunca müvekkili şirket bünyesinde çalıştığını, ... İKN'li Hizmet Alımı Sözleşmesinin sona ermesinden sonra, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen idare, kendisine verilen teminat mektuplarını iade etmemiş ve işçi alacaklarının ödenmesini gerekçe göstererek onları nakde çevirdiğini, idarenin bu işlemine karşı Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde teminat mektuplarının iadesi talepli dava açılmış olup; dava 2021/395E sayılı dosyası ile halen derdest olduğunu, müvekkili aleyhine açılan rücu davasının mahkemece kabul edilmesi halinde davacı idarenin, müvekkil şirketten mükerrer tahsilat yapmış olacağını, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı idare ile müvekkili şirketin de dahil olduğu ... A.Ş – ... Tic. Ltd. Şti Ortak Girişimi arasında “ ... İKN 01/01/2013–30/09/2014 tarihleri arası ... Belediyesi Sınırları dahilinde bulunan Meskun alanların Evsel Atıklarının Toplanması, Nakli, Cadde, Sokak, Meydan ve Pazar Yerlerinin İnsan ve Makine Marifetiyle Süpürülmesi” hizmet alımı sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin süre bitimi nedeniyle sona erdiğini, bahsi geçen sözleşmenin yürürlüğü süresince, müvekkili şirketin dahil olduğu ortak girişim tarafından sözleşme konusu tüm yükümlülüklerin eksiksiz ve zamanında ifa edildiğinden, süre sonunda banka teminat mektubunun sorunsuz bir şekilde ortak girişim tarafından iade alındığını, işin tasfiye edildiğini, hizmet alımı sözleşmesi kapsamında istihdam edilip kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş akitleri sona eren personellerin tüm tazminat ve ücretleri ortak girişim tarafından ödendiğini, dava dışı personelin, ihaleyi alan yeni şirket- ki bu şirketin müvekkili şirketin ortağı ... A.Ş'dir- bünyesinde çalışmaya devam ettiğinden kendisine herhangi bir ödemede bulunulmadığını, akabinde, davacı ... Belediye Başkanlığı’nın Temizlik İşleri Müdürlüğü birimi ile diğer davalı ... A.Ş arasında “... İKN 01/10/2014 – 30/09/2017 tarihleri arası 36 Ay Süre İle ... Belediyesi Sınırları İçerisinde Bulunan Meskun Alanların Evsel Atıkların Toplanması, Toplanan Atıkların Nakli, Cadde, Sokak, Meydan ve Pazar Yerlerinin Süpürülmesi” hizmet alımı sözleşmesi akdedilmiş, sözleşme süre bitimi nedeniyle sona erdiğini, müvekkili şirkete diğer davalı tarafından verilen bilgi ve yapılan bildirimlere göre; davacı idare ... A.Ş'ye ait iki adet teminat mektubunu iade etmemiş ve nakde çevirmiş olduğunu, ... A.Ş tarafından müvekkili şirkete ibraz edilen belgeler incelendiğinde, teminat mektubunun nakde çevrilmesi ve personellerin kıdem tazminatı ve yıllık izinlerinin hesaplanmasında süreler bakımından " adi ortaklık" döneminin de dahil edildiğinin görüldüğünü, yine diğer davalı ... A.Ş'ye hitaben yazılan ... tarih 06/12/2019 tarihli ... Belediye Başkanlığı Temizlik İşleri Müdürlüğü yazısında, teminat mektuplarının Mali Hizmetler Müdürlüğü 16.04.2018 tarih ve ... nolu emanetler hesabına aktarıldığının belirtildiğini, müvekkili şirketin dahil olduğu ortak girişimin ihale yoluyla üstlenmiş olduğu ... İhale kayıt numaralı hizmet alımı sözleşmesi de dahil edilerek, diğer davalı ... A.Ş tarafından üstlenilen ... İKN nolu hizmet alımı işi için verilen iki adet banka teminat mektubunun nakde çevrildiğini, bu hususta Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/395 Esas sayılı dosya numarası ile dava açıldığını ve derdest olduğunu, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi işleminin hukuka uygunluk ya da aykırılığından ziyade, dava dışı personelin kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin müvekkili şirket bünyesinde çalışma süresine denk gelen kısmının davacı belediye tarafından müvekkili şirket adi ortağından tahsil edilmiş olduğunu, böyle bir tahsilatın yıllar önce yapılmasına rağmen, hali hazırda eldeki dava açılıp rücuen tahsil talebinde bulunulmasının anlaşılamadığını, kabul kararı verilmesi halinde müvekkili şirketten mükerrer tahsilat yapmış olacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesi ile özetle;Davacının rücu hakkının kanunla düzenlenmediğini, her ne kadar İş Kanunu ve Borçlar Kanunu uyarınca kurumun rücu hakkı bulunsa da 6552 sayılı kanun özel kanun niteliğinde olduğundan kurumun rücu hakkı bulunmadığını, davacı ile davalılar arasında müteselsil sorumluluk olduğunu, İş Kanunu ilgili maddeleri uyarınca davacının asıl işveren konumunda olup çeşitli ihale dönemlerine göre müvekkili tarafından işçi alt işveren işçisi olarak çalıştırıldığını, işçinin çalışma döneminde asıl işvereni davacı kurum olup davacının işçilik alacaklarından ve kıdem tazminatından kurumun da sorumluluğu bulunduğunu, davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemenin tamamından alt işverenler sorumlu olmayıp bu tutarın en azından yarısının kurum tarafından ödenmesi gerektiği ve bu tutarın rücu edilemeyeceğini, dava dışı işçiye müvekkili tarafından hak edişleri ödendiğini, dava dışı işçinin müvekkili nezdindeki çalışmasının sona ermesi akabinde müvekkili tarafından bu işçiye 15.06.2010 vadeli 3.130,06 TL bedelli, 16.11.2011 vadeli 1.403,00 TL bedelli iki adet çek verilmiş ve dava dışı işçi müvekkili şirketi bu çeklere karşılık ibra ettiğini, müvekkili tarafından ödenmesi gerekli tutarın dava dışı işçiye ödenmiş olduğundan müvekkilinin herhangi bir ödeme borcu kalmamış olup işbu davanın müvekkil yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkilinden herhangi bir kıdem tazminatı alacağı bulunmadığını, müvekkili aleyhine kıdem tazminatı hesaplanacaksa dahi bu hesabın yapılmasında müvekkilinin sorumluluğunun dava dışı işçinin müvekkili bünyesinde çalıştığı süre ve bu sürede en son aldığı ücret miktarıyla sınırlı olduğu hususunun dikkate alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız olarak müvekkiline yöneltilmiş davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın ve davaya konu talebin zamanaşımına uğradığından ötürü zamanaşımı itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olmakla davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu ... Belediyesi ile müvekkili şirket arasındaki ilişkiden kaynaklanan hukuka aykırı şekilde rücu talebine ilişkin davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olmamakla davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davayı kabul etmediklerini, Kıdem Tazminatının müvekkiline rücu edilemeyeceğini, dava dışı işçinin açtığı alacak davasında yerel mahkemece kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti hesaplandığını, dava dışı işçinin alacaklarındaki müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla takip alacaklısının Kamu kurumu ... Belediyesinin münhasıran sorumlu olduğu kalemi müvekkilinden talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, işçinin kıdem tazminatına alacağına ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki, hizmet alımı ihalelerinde yaklaşık maliyet hesabına kıdem tazminatları hesaplaması yapılmadığından, kıdem tazminatlarının idare tarafından ödeneceği, zımnen hüküm altına alınmış bulunduğunu, kıdem tazminatı bakımından ... Belediye Başkanlığı'nın sorumluluğu bulunduğu için müvekkili şirkete tazminat sorumluluğu yüklenemeyeceğini, dava dışı işçinin hizmetinden fiilen davacı üst işverenin yararlandığını, hizmetten fiilen yararlanmış olması nedeniyle sorumluluğun da üst işverene ait olması hakkaniyete uygun olacağını, söz konusu mali sorumluluklardan dolayı alt işverenlere üst işverence herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının müvekkili şirkete taahhüt ettiği sözlerin dışına çıkmasındaki sorumluluğun müvekkili şirkete yükletilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davacının haksız davasının ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının davasının haksız olup müvekkili şirkete rücu edilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca, dava dışı işçiye ödenen alacağın kıdem tazminatına ilişkin olduğu varsayımı ile dava dışı işçinin müvekkili şirkette 2 ay çalıştığını, oysa ki, işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için en az 1 yıl süreyle aynı işverenin yanında çalışmış olması gerektiğini, davacının çalışma tarihleri dikkate alındığında kıdem tazminatına hak kazanmadığının sabit olduğunu, haksız davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığının kabulünde dahi, bu ödemeden davacı konumundaki üst işveren Belediyenin sorumlu olacağını, kıdem tazminatı ödemelerinden Belediyelerin sorumlu olduğunun sabit hale geldiğini, davacı İdarenin, kusurlu davranışları nedeni ile iş mahkemesinde dava açılmasına sebebiyet verdiğini, davacının bu kusurlu davranışından doğan İş Mahkemesinin yargılama giderleri ve icra masraflarından müvekkili şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, İş Kanunu’nun 32.maddesi uyarınca, işçilik alacaklarında dava zamanaşımı süresinin 5 yıl olup davacı Belediye tarafından dava dışı işçiye 2006 yılındaki çalışmasına ilişkin olarak bir ödeme yapılmış olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle, dava dışı işçinin işçilik alacakları zamanaşımına uğramış olup bu durumda müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, davacı Belediye tarafından ödemeye ilişkin olarak müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, temerrüt halinin söz konusu olmadığını, bu durumda, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin usule ve Yasaya aykırı olduğunu, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının esastan reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şirketi yönünden tefrik yapılarak, mahkememizin 2021/892 esas sırasına kayıt edilmiş ve bu davalı yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.

GEREKÇE :

Dava, taşıma ve hizmet edimlerini bir arada içeren karma nitelikteki sözleşmeden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Mahkememizce 08/03/2022 tarih, 2021/519 esas 2022/225 karar sayılı kararı ile kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2023 tarih 2023/612 esas 2023/479 karar sayılı ilamı ile özetle; "...01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki akdi ilişkiden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davalılar ticaret şirketi olup, tacir iseler de davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, dolayısıyla olayda nispi ticari dava bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki akdi ilişkinin, TTK'nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan olup olmadığının incelenmesine gelince;

Her ne kadar mahkemece, dava konusu sözleşmenin taşıma ve hizmet edimlerini içeren karma sözleşmeden kaynaklandığı ve olayda Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek, işin esası incelenmek suretiyle karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmelerin konusuna göre asıl edimin, davacı kurumun, 5393 sayılı Belediye Kanunu gereğince görevi kapsamında olan (ve yine aynı Kanun gereğince ihale ve sözleşme yoluyla üçüncü şahıslara da yaptırabileceği) temizlik hizmeti olduğu anlaşılmaktadır. Temizlik hizmetinin ifası sırasında toplanan çöp ve atıkların başka yere taşınması, temizlik işinin gereği olup, sadece bu durum sözleşmenin "taşıma" sözleşmesi olarak nitelendirilmesi için yeterli değildir. Nitekim benzer bir olayda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de 09/05/2022 tarihli, 2021/2610 esas ve 2022/2541 karar sayılı kararında, "taraflar arasındaki sözleşmede baskın olan edimin, Belediyenin asli işi olan temizlik ile ilgili hizmet alımı olduğunu" belirterek, sözleşmenin "taşıma" değil, "hizmet sözleşmesi" olduğunu kabul etmiştir.

O halde, taraflar arasındaki sözleşmede, "atıkların... nakli" konusunda bir taşıma edimi olsa da, baskın olan edim, Belediyenin asli işi olan temizlik hizmet alımına ilişkin olmakla, somut olayda, TTK'nın 4. maddesinde sayılan sözleşme türlerinden olan "taşıma" değil, Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki "hizmet sözleşmesi" bulunduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre; olayda nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Hal böyle olunca, mahkemenin görevli olmadığı halde davaya bakmış olması karşısında, esas yönünden inceleme yapılmaksızın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesince yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denmekle mahkememiz kararı kaldırılmış dosya yeni esasa kaydedilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, evsel atıkların toplanması, nakli, cadde, sokak, meydan ve pazar yerlerinin insan ve makina marifeti ile süpürülmesi işi olup, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. İş bu sebeple asıl uyuşmazlık konusunun hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı kanaatine varılarak görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1. c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,

  2. Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

  3. HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,

  4. Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1. son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kesin olmak üzere karar verildi.12/12/2023

Katip Hakim

e-imzalı e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararTazminat)asliyeticaretmahkemesi(RücuenhükümTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim