SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 36. HD 2023/1265 E. 2023/754 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1265

Karar No

2023/754

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2023/1265 Esas - 2023/754 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

36. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1265

KARAR NO : 2023/754

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/11/2022

NUMARASI : 2014/920 ESAS - 2022/860 KARAR

DAVACI : ...

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ : 14/12/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2023

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı, davalılar ile Yapı Denetim Hizmet sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine inşa edilecek binalarla ilgili, davalılara gerekli hizmeti verdiğini ancak hizmet bedelinin ödenmediğini, gönderdiği ihtarın sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili amacıyla Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2010/352 Esas sayılı dosyasında yaptığı icra takibine, davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek yapı denetim ücretinin tespiti ile 400.294,29-TL üzerinden yapılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, davacının hiçbir hizmet vermediği halde ücret talebinde bulunduğunu, Yapı Denetim Hizmet sözleşmesinin davacı ile yüklenici arasında imzalandığını, aynı tarihte yüklenici ile Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesinin de imzalandığını, verilmesi gereken hizmet tam olarak gerçekleşmediğinden tam ücret talep edilemeyeceğini, davacının ilk 6 ay dışında başkaca hiçbir hizmet vermediğini savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, taraflar arasında 31/12/2004 tarihli Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi imzalanarak davacının hizmet vermeye başladığı, yapılan bir kısım hizmetlerin bedelinin ödendiği, ancak daha sonra müteahhit tarafından iş bırakıldığı için davacının hizmeti tamamlayamadığı, bu nedenle taraflar arasında ihtilaf oluştuğu, yıl sonu seviye tespit tutanaklarının sahte düzenlendiğine yönelik ihtilaf bulunduğu, Gölbaşı Belediyesinden gönderilen 18/11/2013 tarihli yazı cevabına göre, davacının hak ettiği tutarın 184.806,63-TL olduğunun belirtildiği, bu bedelden, davalı ... Yıldırım tarafından 30/03/2004 tarihinde yapılan 41.592,00-TL'lik ödemenin mahsubu sonrasında, davacının bakiye alacağının 143.214,63-TL olduğu, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği, temerrüt bulunmadığı gerekçesiyle; "davacının davasının kısmen kabulü ile; Ankara Gölbaşı / İcra Müdürlüğü'nün 2010/352 esas sayılı dosyasında, davalıların, 143.214,63-TL' asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, takibin bu şekilde devamına, fazla istemin reddine, icra inkar tazminatı isteminin yasal şartlar oluşmadığından reddine" karar verilmiş; karara karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı, bilirkişi raporunun hatalı olup hükme esas alınamayacağını, faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalılar, mahkemece hizmet verilip verilmediği konusunda ihtilaf bulunması gerekçesiyle resmi makam kayıtları esas alınmış ise de, bu durumun hukuki dayanağı bulunmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı düzenlendiğini, yapı ruhsatına sahip olmayan ve kaçak yapı durumuna düşen binalar yönünden yapı denetimi hizmeti verildiğinin kabul edilemeyeceğini, mahkeme kararının gerçek dışı ve sahtecilikle oluşturulan seviye tespit tutanaklarına dayalı olduğunu, Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde davacı temsilcisi hakkında resmi evrakta sahtecilik ile ilgili mevcut dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, yapı denetim hizmet bedeli tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;

Mahkemece, işin esası incelenerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir.

5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.

01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava, 24/03/2004 tarihinde imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmesi uyarınca, hizmet veren yapı denetim şirketinin, hizmet bedeline ilişkin alacağını, arsa sahiplerinden tahsili istemiyle yaptığı takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı ticaret şirketi, tacir ise de davalıların tacir sıfatını haiz olmadıkları, bu nedenle olayda nispi ticari dava bulunmadığı, yine taraflar arasındaki akdi ilişkinin, niteliği itibariyle, TTK'nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla olayda mutlak ya da nispi ticari dava söz konusu olmadığına göre, davada görevli mahkeme, Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

O halde HMK’nın 353/1/a-3. maddesi gereğince, mahkemenin görevli olmadığı halde davaya bakmış olması karşısında, esas yönünden inceleme yapılmaksızın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın, Asliye Hukuk mahkemesinde yapılması için dava dosyasının mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Tarafların istinaf başvurularının KISMEN KABULÜ ile davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği halde Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi usul ve yasaya aykırı olup HMK’nın 353/1/a. 3. maddesi uyarınca Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2022 tarih ve 2014/920 Esas, 2022/860 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. Gereği yapılmak üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. Kararın niteliğine göre tarafların diğer istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına,

  4. Taraflarca yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde kendilerine iadesine,

  5. İstinaf kararının yerel mahkemece taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 14/12/2023 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuankaraİtirazınİptalihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim