Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2024/678
2024/998
11 Eylül 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2024/678 - 2024/998
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/678
KARAR NO : 2024/998
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2024
NUMARASI : 2023/547 Esas 2024/63 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 12/09/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 11/11/2014 tarihinde müteveffa ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun Şanlıurfa istikametinden Gaziantep istikametine seyir halinde iken Nizip otoban yoluna geldiğinde önünde aynı yönde seyir halinde olan ... plakalı kamyonet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'nın hayatını kaybettiğini, çocuklarını kaybeden müvekkillerinin kaza tarihinden itibaren müteveffanın maddi ve manevi desteklerinden yoksun kaldığını, müteveffanın kullandığı ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, müteveffanın kazadan önce kamyon şoförü olarak çalıştığını ve aylık ücretinin 3.000,00.-TL olduğunu, müvekkillerin zararından davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; her bir müvekkili için ayrı ayrı 500,00.-TL olmak üzere toplam 1.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, eldeki davaya konu kazanın 2014 tarihinde gerçekleştiğini, 2014 tarihi itibariyle ZMMS poliçesi kişi başı teminat limitinin 268.000,00.-TL olduğunu, müvekkili şirketin müteveffa ...'nın vefatı sebebiyle poliçe limitinin tamamını ödediğini, ...'nın desteğinden yoksun kaldığını iddia eden ... tarafından müvekkili şirket aleyhine Diyarbakır 5.AHM'nin 2015/84 E.sayılı dosyasıyla tazminat davası ikame edildiğini, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, müvekkili şirket aleyhine 268.000 TL tazminata hükmedildiğini, müvekkili şirket tarafından iş bu kararın Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1985 E.sayılı dosyasına konu edilmesi sebebi ile icra dosyasına 14.03.2017 tarihinde ferileriyle birlikte 378.201,50.-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin poliçe limitinin tamamını ödediğini, bu nedenle de başkaca sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, davacıların desteğinin sürücüsü olduğu ve dava konusu kazayı yapan ... plakalı kamyon için, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği, poliçeye göre ölüm halinde kişi başına teminat limitinin 268.000 TL olduğu, davaya konu kazada ölen davacılar desteği ...'nın hak sahibi olan tüm yakınlarının talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigortacının bu limitle sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre destek ...'nın eşi, iki çocuğu, anne ve babasının sağ olduğunun anlaşıldığı, Diyarbakır 5. AHM'nin(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2015/84 E.sayılı dosyası incelendiğinde; destek ...'nın ölümünden dolayı eşi ve iki çocuğunun, davalı sigorta şirketine karşı destekten yoksun kalma tazminatı talep ettikleri, yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne karar verilerek, davalı sigorta şirketinin limitinin tüketildiği, eldeki dosyada ise, desteğin anne ve babası tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, Diyarbakır 5.AHM'nin(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2015/84 E.sayılı dosyasında karar tarihi 07/02/2017 olup, iş bu kararın davalı sigorta şirketine 29/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki haftalık yasa yoluna başvuru süresi içerisinde, henüz karar tebliğ edilmeden, iş bu dosyanın davacıları ... ve ... tarafından davalı sigorta şirketine 13/03/2017 tarihinde ön başvuru yapıldığı, buna rağmen 14/03/2017 tarihinde Diyarbakır 5.AHM'nin dosyasının taraflarına ödeme yaptığı, yasa yoluna başvurmadıkları için kararın kesinleştiği görülmüş olmakla; sigorta şirketinin iş bu davanın taraflarının başvuruda bulunduklarını bildiği halde, diğer dosyada yasa yoluna başvurmayarak, limitin tamamının ödenmesinde kusuru bulunduğundan, iyiniyetli ödeme hali olduğu ve sorumluluktan kurtulduğunun kabul edilemeyeceği, limitini bu suretle tüketen davalı sigortacının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/2 maddesi gereğince, davacılara karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen "başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme" ve "iyiniyetle ödeme yapma" şeklindeki şartları sağlayamadığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davalının kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacıların tazminat alacaklarını azaltamayacağı, bu suretle, davalı sigorta şirketinin poliçe limitini tükettiği ve davacılara ödeme yapılamayacağı savunmasının yerinde görülmediği, Ankara BAM 35.HD.'nin 2023/627 E., 2023/1005 K.sayılı kararı öncesinde iki ayrı aktüerya uzmanı bilirkişiden, garameten ödeme ilkesi gözetilerek hesaplama yapılması amacı ile rapor alındığı, yargılama sürecinde asgari ücretin değişeceği gözönüne alınmadan, destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı gözetilmeden kusur değerlendirmesi yapan ve müteveffanın gelirinin net 2000,00 TL kabul edildiği, sonraki dönemlerde gelirlerin tespiti için bulunan katsayının, 2014 yılı AGİ dahil net asgari ücrete oranlanarak bulunduğu 18/09/2019 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmaya elverişli görülmediğinden, farklı bir aktüerya uzmanından rapor alındığı, dosya kapsamına alınan 19/01/2020 tarihli rapor ile önceki raporda görülen eksikliklerin giderildiği, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan eski genel şartlara göre hesaplama yapıldığı, her ne kadar davacı vekili yeni asgari ücret tarifesine göre hesaplama yapılması amacı ile dosyanın aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdiini talep etmiş ise de mahkemenin 06/03/2020 tarih, 2017/256 E., 2020/169 K.sayılı kararının, sadece davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edildiği, davacının yasal süre içerisinde istinaf yasa yoluna başvuru yapmadığı anlaşılmakla, davaya konu tazminat tutarı yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak, yeni asgari ücret tarifesine göre yeniden rapor alınması yoluna gidilmediği, önceki hükümde belirtildiği gibi, toplam 67.789,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davacı ... için 30.671,23 TL, davacı ... için 37.117,93 TL olmak üzere toplam 67.789,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, asgari ücretteki artışlar gözetilerek yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, poliçe teminat limitinin iyiniyet çerçevesinde mahkeme kararına istinaden ödeme yapıldığını, limitin tüketildiğini, müteveffa ...'nın desteğinden yoksun kaldığını iddia eden müteveffanın eş ve çocukları tarafından, müvekkil şirket aleyhine Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/84 E. sayılı dosyasıyla tazminat davası ikame edildiğini, mahkemece yapılan yargılama neticesinde müvekkil şirket aleyhine 268.000,00-TL tazminata hükmedildiğini, müvekkil şirketin, işbu kararın Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğü 2017/1985 E. sayılı dosyasına konu edilmesi sebebiyle, icra dosyasına 268.000,00-TL ana para ve tüm ferileriyle birlikte 14.03.2017 tarihinde 378.201,50-TL ödeme yaptığını, yapılan ödeme ile müvekkil şirketin 11474852 sayılı trafik sigorta poliçeden doğan teminat limitinin tamamını ödediğini, her ne kadar yerel mahkeme kararında müvekkil şirketin Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/84 E. sayılı dava dosyasına konu kararı istinaf etme hakkının bulunduğu ancak bu yönde bir tercihini kullanmadığı gerekçe gösterilmekteyse de işbu beklentinin Hukuk Muhakemeler Kanunu ile bağdaşmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte garameten hesaplamanın hatalı yapıldığını, eldeki davaya konu bilirkişi raporunda anne için 30.671,23-TL ve baba için 37.117,93-TL olmak üzere 67.789,16-TL nin hesap edildiğini, bilirkişi raporu esas alındığında anne ve baba için hesap edilen tazminat miktarı teminat limitinin %25'ini oluşturduğunu, sekiz çocuğu olan bir kişinin maaşının %25'ini anne ve babaya ayıracağına ilişkin bir hesaplamanın hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 13.03.2023 tarih ve 2022/16939 Esas, 2023/3306 Karar sayılı ilamında; “Davaya konu olayda; davacıların desteği ...'in vefatı üzerine eşi ve beş çocuğu tarafından Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/310 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda destek payları hesaplanırken müteveffanın payı 100 pay kabul edilerek bunun 30 payını kendisine harcayacağı, geri kalan 70 payı da eşi ve çocuklarına destek vereceği kabul edilerek hesaplama yapılmış ve bu rapor esas alınarak verilen karar da kesinleşmiştir. Bu süreçte davalı vekili hukuk dava dosyasında rapora itiraz ve mahkeme kararını temyiz dilekçesinde açıkça desteğin anne babasının payının da ayrılması gerektiği yönünde bir savunma getirmemiştir. Poliçe teminat limitini bu suretle tüketen davalı sigortacının, KTK’nun 96/2 nci maddesi gereğince, davacılara karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen “başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme” ve “iyiniyetle ödeme yapma” şeklindeki şartları sağlayamadığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davalının kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacıların tazminat alacaklarının kalmadığı gerekçesiyle başvurunun reddi ise hakkaniyete usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir." Denilmekte olup, mahkemece sigorta şirketi tarafından iyiniyetle ödeme yapılmadığının kabulü isabetli bulunmuştur. Bununla birlikte, davalı sigorta şirketinin o tarihte yaptığı iyiniyetli ödeme miktarı çerçevesinde borcundan kurtulacağının da kabulü gerekir.
Mahkemece, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/84 E. sayılı dosyasında hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere göre bakiye tazminat miktarını belirlemek üzere aktüer raporu alınmalı, raporda bu tarih itibarıyla anne ve baba da hesaplamaya dahil edilerek eş ve çocuklara yapılması gereken ödeme miktarı belirlenmeli, eş ve çocuk yönünden ödenebilecek bu miktarı aşan kısım varsa sadece aşan kısım kötüniyetle ödeme kabul edilebileceğinden bu çerçevede kalan limit belirlendikten sonra rapor tarihindeki verilere göre bakiye limit garamaten anne ve baba arasında paylaştırılmalıdır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davalı vekilinin sair, davacı vekilinin ise tüm istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 05/02/2024 tarihli, 2023/547 Esas 2024/63 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3. İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,
4. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5. İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 14. Dairesi'nin 2020/4354 Esas sayılı dosyasına depo edilen 140.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana iadesine,
6. Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32