Ankara BAM 35. HD 2023/1414 E. 2024/93 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2023/1414
2024/93
25 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1414
KARAR NO : 2024/93
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/05/2019
NUMARASI : 2014/251 Esas - 2019/498 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 15/02/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Ankara 26. Hukuk Dairesi 2019/2870 E. - 2021/1051 K. sayılı 03/06/2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesi sonrasında, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/22143 E. - 2023/248 K. sayılı kararı ile bozulması üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı otobüsün, yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında, davacının ağır şekilde yaralandığını, ampute durumuna düşüp sağ bacağının diz altından kesildiğini, davacının yaşı ve büyüme çağında olması nedeniyle sık protez değişimine, geçici ve sürekli bakıcıya ihtiyacının doğduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde açtıkları davada şimdilik 2.000,00 TL protez ve tedavi giderleri için, 1.000,00 TL bakıcı gideri için olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiş; talep artırım dilekçesi ile protez ve tedavi giderleri için talebini 82.800,00 TL’ye, bakıcı giderleri için talebini 1.355,76 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, sorumluluklarının poliçe teminat limiti ve sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, 6111 sayılı Yasa gereğince davacının tedavi masrafları talebinin muhatabının SGK olup, bu nedenle bir sorumluluklarının kalmadığını, bakıcı giderleri sakatlık teminatı kapsamında olmakla birlikte sorumluluk için aranan şartların gerçekleşmiş olması gerektiğini, temerrüt hasıl olmadığından dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde; kusur ve hesap raporlarının denetime elverişli olması sebebiyle mahkeme kabul edildiği, bakıcı giderinin davayla müracaat tarihinde doğmuş bir gider olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren, protez bedelinin ise başvuru tarihinden sonra doğmuş gider olması nedeniyle ilk protez ihtiyacının doğduğu 05/10/2011 tarihinden itibaren avans faizi işletildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 82.480,00 TL protez gideri ve 1.355,76 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 83.835,76 TL maddi tazminatın, 1.355,76 TL’ye 02/06/2011 tarihinden, 82.480,00 TL’ye 05/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmün yargılama giderleri tutarı içinde davacı tarafça adli tıp raporu ücreti olarak harcanan 350,00 TL ile 800,00 TL’nin her ne kadar hesaplamaya dahil edilmiş gibi gösterilmiş ise de; yargılama gideri toplamının başvurma harcı, bilirkişi ücreti, yazışma, tebligat giderlerinden oluşup, bu tutarların dikkate alınmaması nedeniyle eksik yargılama giderine karar verilmesinde isabet olmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf yoluyla kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının kusuru daha fazla olduğu halde hükme esas alınan kusur raporunda davacının %60 oranında asli kusurlu olduğunun kabulünün hatalı olduğu gibi asli kusur halinde kusur oranının en az %75 olması gerektiğini, tedavi giderlerinin 6111 sayılı Yasa gereğince SGK sorumluluğunda olması ve 14/05/2015 tarihinde yayınlanan ZMMS Yeni Genel Şartları uyarınca sağlık gideri teminatının SGK sorumluluğunda olması nedeniyle sigorta şirketinin protez bedelinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının istinaf yoluyla kaldırılmasını talep etmiştir.
ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ'NİN 03/06/2021 TARİH, 2019/2870 E. - 2021/1051 K. SAYILI KARARI:
Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine duruşmasız olarak yapılan istinaf incelemesi sonrasında;
"1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; mahkemece hükmün 6 nolu bendinde yer alan yargılama giderleri içerisinde davacıdan 30/03/2016 tarihinde 250,00 TL ve 100,00 TL olmak üzere toplam 350 TL ve 07/04/2017 tarihinde 800,00 TL olarak tahsil edilmiş, ATK ücretlerinin yargılama giderleri toplamına dahil edilmiş olduğunun UYAP sisteminden yapılan kontrolde anlaşılmasına; kaza sebebiyle tarafların kusur durumlarının tespiti için alınan ve hükme esas kabul edilen kusur raporunun, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağına ve kesinleşmiş durumdaki ceza dosyasında alınan ATK raporuna ve oluşa uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına göre; davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
- Davalı vekilinin hüküm altına alınan protez bedeli giderinin teminat kapsamında olmadığından sorumluluklarının bulunmadığına dair istinaf sebebinin değerlendirilmesinde; davacının, trafik kazası neticesinde sağ bacağını diz altından kaybetmiş olması nedeniyle protez değişimine ve bakıcıya ihtiyaç duyduğunu belirterek protez ve bakıcı giderlerinin karşılanması istemli açtığı davada mahkemece, davacının kaza sonucu meydana gelen yaralanma neticesinde maluliyeti, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı varsa oranının ve süresinin tespiti hususlarında rapor tanzimi istenilen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 11/01/2017 tarihli maluliyet raporunda davacının %60 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğunun rapor edildiği, davacının kaza nedeniyle protez ihtiyacının olup olmadığı, ihtiyacı varsa gereksinim duyacağı protez tipinin tespiti ile hangi sıklıkta değişmesi gerektiği hususunda mahkemece yazılan müzekkere gereğince Hacettepe Ünv. Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Bşk.lığı’nca düzenlenen 21/07/2017 tarihli rapor da, davacının 18 yaşına kadar slikon liner kilit sistemli diz altı protezi kullanması ve protezlerin 2 yılda bir değişmesi gerektiği, 18 yaşından sonra ise SGK Sağlık Uygulama Tebliği’ndeki karbon ayak ile birlikte aktif vakum sistemli modüler diz altı protezi kullanması ve 18 yaşından sonra protezlerin 5 yılda bir yenilenmesi gerektiğinin rapor edildiği, 10/06/2018 tarihli kusur ve hesap bilirkişi heyeti raporunda davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün %40 tali kusurlu, yaya olan davacı küçüğün %60 asli kusurlu bulunduğu, 4 aylık bakıcı süresince brüt asgari ücretten bakıcı giderinin kusura isabet eden miktarın 1.355,76 TL olduğu, protez bedeli giderinin kusura isabet eden miktarın 82.800,00 TL olduğunun hesaplandığı, davalı vekilinin SGK tarafından karşılanmış/karşılanmamış tutarlar yönünden bir hesaplama yapılmadığına dair rapora itirazı üzerine dosyanın mahkemece ek rapor tanzimi için aynı heyete gönderildiği ancak, heyette yer alan bilirkişiye ulaşılamadığından bahisle dosyanın heyette yer alan diğer bilirkişilerce mahkemeye iade edilmesi üzerine bu sefer mahkemece yeni bir heyetten alınan 17/04/2019 tarihli hesap raporunda: 4 aylık bakıcı süresince brüt asgari ücretten bakıcı giderinin kusura isabet eden miktarın 1.355,76 TL olduğu, ilk rapordaki hesap tablosunda çarpma hatası yapıldığından bahisle protez bedeli giderinin kusura isabet eden miktarın 82.480,00 TL olduğunun hesaplandığı, mahkemece 17/04/2019 tarihli hesap raporu doğrultusunda hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Yasa’nın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiştir. Somut olayda davaya konu kaza 10.05.2011 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihi itibariyle yürürlükteki bu yasa maddesinde "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı"; Yasa'nın geçici 1. maddesi ile de, "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde; sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu’na göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, poliçe primini ödeyen işleten ile sorumluluğunu üstlendiği sürücünün Yasa'dan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş, 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden itibaren 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiş bulunmaktadır. Buna karşın gerek söz konusu madde kapsamında olmayan tedavi giderlerinden gerekse belgesiz tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olmayıp, sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Somut olayda; dava tarihine kadar yapılmış ve ödemesi gerçekleştirilmiş protez giderleri anılan madde kapsamında yer alan tedavi giderlerinden olup, SGK’nın sorumlu olacağında şüphe bulunmamaktadır. Nitekim dosya kapsamında yer alan faturada davacının son olarak 19/11/2014 tarihinde protez değişimin yapıldığı, Ankara SGK İl Md.lüğü’nün 23/07/2015 tarihli yazısında da; davacıya 07/03/2012 - 29/12/2014 tarihleri arasında toplam 13.251,20 TL ödeme yapıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının protez ihtiyacı ile ilgili henüz yapılmamış olup, ileride gideri sarfı lazım gelecek bedellerin belgesiz tedavi gideri sayılıp sayılmayacağı ve buna göre anılan madde kapsamındaki tedavi giderlerinden olup olamayacağının değerlendirilmesinde ise belgesiz tedavi giderleri, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ödemekle yükümlüğü olmayacağı, yaralanma ile ilgili, bağlantılı, hayatın olağan akışına uygun, olağan nitelikteki ulaşım, yiyecek, konaklama ve sair giderler olup, bu tür giderler poliçe teminatı kapsamında kaldığından, sigorta şirketi bu zararlardan sorumludur. Bu hali ile henüz yapılmamış protez gideri, belgesiz tedavi gideri kapsamında olmayıp, davacının yaşamı boyunca ihtiyaç duyacağı protez ve protez yenileme ve bunlarla ilgili sair giderlerin zaman içinde harcanmasına müteakip belgelendirilmek koşulu ile SGK tarafından karşılanacağı, bu hususun da SGK’nın sorumluluğunda bulunduğu 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi hükmü karşısında kuşkusuzdur.
Öte yandan 6111 Sayılı Yasada SGK'nın sorumlu olduğu giderlere yönelik olarak, miktar açısından bir limit konulmamış iken 27.08.2011 tarihli 28028 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 4. maddesinin 1 numaralı bendinde, tedavi giderlerinin Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanacağı belirtilerek, tedavi giderlerinin ödenmesi konusunda Kanun'da yer almayan bir kısıtlama getirilmiş ise de; bahsi geçen Yönetmeliği 4. maddesinin 1. bendinin iptali için açılan davada Danıştay 15. Dairesinin 16/03/2016 tarih, 2013/7712 E. - 2016/1779 K. sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanun'un 6111 sayılı Kanun'la değişik 98. maddesinde, trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağının belirtilmesine rağmen, dava konusu Yönetmelik hükmüyle, tedavi giderlerinin, kurumun sosyal güvenlik politikaları uyarınca belirlemiş olduğu Sağlık Uygulama Tebliği'nde yer alan hükümler doğrultusunda karşılanacağı yönünde kısıtlama getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır gerekçesi ile Yönetmeliğin 4. maddesinin 1 numaralı bendinde yer alan; "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiş olmakla davacının protez ihtiyacı ile ilgili gerek belgeli gerekse henüz yapılmamış olup ileride gideri sarf edildiğinde belgelenecek bedellerin kısıtlama olmaksızın tamamını SGK’dan talep edebilmesinde de yasal bir engel kalmamıştır.
Yine her ne kadar 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesinin 1. fıkrasına 6645 Sayılı 04/04/2015 tarihli yasa ile SGK'nın sorumluluğu açısından "genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde" sorumlu olacağı eklenmiş ise de, sorumluluğun belirlenmesinde kaza tarihindeki Kanun hükümleri nazara alınması gerektiğinden, 6645 sayılı düzenleme ancak yürürlük tarihinden sonra meydana gelen trafik kazalarında uygulanacağından, öncesinde meydana gelen kazalarda uygulanma imkanı bulunmadığından, davaya konu kaza 10/05/2011 tarihinde meydana geldiğinden, davacının bu madde hükmü gereğince SGK tarafından karşılanmayan gider olarak talep edebileceği bir zararı da bulunmamaktadır.
Bu bağlamda 6111 sayılı Yasa ile değişik 2918 sayılı Yasa'nın 98 maddesi ve Geçici 1. maddesi gereğince, protez giderleri ister belgeli olarak sarf edilmiş olsun ister tedavi süresince yapılması muhtemel olup dava tarihi itibariyle fatura vb. bir belge ile belgelendirilmemiş olsun tamamı sağlık hizmet bedeli kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olduğundan, bu giderlere yönelik davacının davalı ... şirketinden bir talepte bulunamayacağı değerlendirilerek bu kısma ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf taleplerinin yukarıda 2 nolu bentte belirtilen gerekçelerle kabulü ile kararın kaldırılması, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK.353/1-b/2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 hükmü uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2019 tarih ve 2014/251 Esas - 2019/498 sayılı kararının HMK 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurularak; "davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile bakıcı gideri yönünden 1.355,76 TL maddi tazminatın 02/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" denilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak anılan gerekçelerle düzeltilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmuştur.
YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ'NİN 11/01/2023 TARİH, 2021/22143 ESAS - 2023/248 KARAR SAYILI İLAMI:
İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin yapılan istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın, kaldırılarak, yeniden hüküm ile davanın reddine yönelik kararın davacı vekilinin temyizi üzerine, yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi; "25/02/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre; "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Kanun'un geçici 1. maddesi ile de; "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün Yasa'dan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun'la getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir.
Davacı, yaralanması nedeniyle tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı ve ileride yapmak zorunda kalacağı tüm giderleri, yapılması zorunlu tedaviler ve ameliyat masrafları, yaşam boyu kullanılacak ilâçlar, protez ve benzeri aygıtlar için yapılacak masrafları isteyebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı kaza sonucu diz altından kesilen sağ bacağı için tedavi için protez gideri ile ileride değişecek protez giderleri isteminde bulunmuştur. Tedavi giderlerinden olan ileride yapılacak protez giderleri 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından SGK sorumluğunda olmayıp işleten, sürücü ve trafik sigorta şirketinin sorumluluğunda olmakla davalı ... şirketi bu kalem zarardan da sorumludur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, yapıldığı belgelenmiş ilk protez gideri bedeli ile sonraki zamanlarda yapılıp belgelenecek protez bedellerinden, 6111 sayılı Kanun gereği SGK'nın sorumlu olduğu ve davalı trafik sigortacısının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Oysa; yukarıda da açıklandığı üzere, trafik kazasındaki yaralanmadan kaynaklanan tedavi giderlerinden olup da belgeye bağlanmış olanlardan SGK'nın sorumlu olduğu, henüz belgeye bağlanmamış olanlar için SGK'nın sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gözetilmelidir.
Açıklanan nedenlerle; tedavi giderlerinden olup ileride yapılacak protez giderleri, 2918 sayılı Yasa'nın 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından, SGK sorumluğunda olmayıp işleten, sürücü ve trafik sigorta şirketinin sorumluluğunda olmakla, davalı ... şirketinin bu kalem zarardan sorumlu olduğu gözetilmelidir. SGK'dan davacı hesabına protez gideri olarak yaptığı ödemelerin sorulması, ödeme yapılmamış olması halinde, yapılan protez giderleri ve ileride yapılacak protez giderlerinden davalının sorumlu olduğu dikkate alınıp karar verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." denilerek Ankara 26. Hukuk Dairesi'nin kararının kaldırılmasına karar vermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, protez ve tedavi gideri ile bakıcı giderinden kaynaklanan tazminatın ZMMS sigortacısı davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kaldığı Sosyal Güvenlik Kurumu ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından da kabul edilen protez giderlerinin, henüz yapılmamış olması ve ileride yapılacak olması halinde ZMMS kapsamında tedavi gideri olarak davalı ... şirketinden talep edilip edilemeyeceğine, zarar sorumlusunun tespitinde tedavi giderinin yapılmış olmasının yahut yapılmamış olmasının bir ölçüt olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Haksız fiil kapsamında bedensel zarara uğrayan kişinin, zarar sorumlusundan talep edebileceği zarar TBK'nın 54. maddesinde;
"Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
-
Tedavi giderleri.
-
Kazanç kaybı.
-
Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
-
Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." olarak düzenlemiş, zarar görenin, zarar veren ve eylemlerinden sorumlu olanlardan, kusurları oranında birden fazla kişinin kusuru ile meydana gelmesi halinde müştereken ve müteselsilen talep edebileceği düzenlenmiştir. Zarar gören haksız fiil kapsamında bedensel zarara uğraması halinde bu zararlarını bu kapsamda talep edebilmekte iken, 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesinde 6111 sayılı Yasa ile tedavi giderlerine ilişkin özel bir düzenleme getirilerek, meydana gelen haksız fiilin 2918 sayılı Yasa'dan kaynaklanması halinde tedavi giderlerine yönelik olarak "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" kabul edilmiş, Yasa'nın Geçici 1. maddesi ile de; "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür.
Yapılan düzenleme ile; 2918 sayılı Yasa kapsamında meydana gelen kazalara ilişkin olarak zarar verenin tedavi giderlerinden sorumluluğu açısından, farklı bir sorumlu belirlenmiştir. Bu çerçevede; 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi ile bir kısım tedavi giderlerinden, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olacağı kanun ile kabul edilmiştir. Yasal düzenlemede SGK'nın sorumluluğu açısından, zarar verenin sorumluluğuna göre farklılıklar da getirilmiştir. Yapılan düzenleme ile TBK'da zarar verenin sorumluluğu açısından kusur aranırken, 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde SGK'nın sorumluluğu açısından kusurun varlığı aranmamış, yani yaralanan kendi kusuru ile yaralansa dahi 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağı (Trafik Sigortası bulunmaması nedeniyle SGK'nın rücu hakkı olsa dahi) kabul edilmiştir. Yine haksız fiili ile zarara neden olan sürücü ile eylemlerinden sorumlu olan işleten ve sigorta şirketinin bu kapsamdaki zararlardan TBK'nın 54 (818 sayılı B.K. M 46), KTK'nın 85 ve 91. maddesi gereğince sorumluluğu bulunmakta iken, 2918 sayılı Yasa ile yapılan düzenleme ile 98. madde kapsamında kalan tüm tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu'nda olduğundan, bu kapsamda kalması halinde sürücü, işleten ve Sigorta Şirketinin sorumluluğu sona ermiştir. (2918 sayılı Yasa'nın 98/1. maddesine 4/4/2015-6645/60 md. ile "Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez." düzenlemesi getirilmiş ise de meydana gelen kaza yasal değişiklikten önce meydana geldiğinden, yapılan değişikliğin somut olayda uygulanma imkanı bulunmamaktadır.)
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunu düzenleyen ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde, SGK'nın sorumluluğu belirli süre ve parasal miktar ile sınırlı tutulmamıştır. Bu nedenle tedavi giderlerinin trafik kazasından kaynaklanması ve Yasa'nın 98. maddesi kapsamında olması halinde hangi tarihte tedavi yapılırsa yapılsın giderlerinin SGK tarafından karşılanacağının kabul edilmesi gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken husus Genel Hükümler çerçevesinde zarar gören ileride yaptıracağı tedavi giderlerini de zarar görenden talep etmesi mümkün iken, SGK'nın sorumluluğu tedavi giderinin karşılanmasına yönelik olduğundan tedavi yapıldıktan sonra SGK'dan talep edilebilecektir. Ancak bu durumda dahi; Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olan tedavi giderleri ileride yapılacak tedavi gideri olarak sürücü, işleten veya sigorta şirketinden talep edilemez. Zarardan sorumlu olanlar kanunda açıkça bir düzenleme olmadıkça giderin henüz yapılmış olup olmamasına göre belirlenemez. Başka deyişle, ileride yapılacak tedavi giderleri, sürücü, işleten veya sigortanın sorumluluğunda olan "belgesiz tedavi gideri" olarak kabul edilemez. Henüz yapılmamış olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan talep edilemeyen tedavi giderleri, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında ise ileride yapılacak giderler olarak dahi sürücü, işleten ve sigorta şirketinden talep edilemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından; protez giderlerinin 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında olduğu kabul edilmekle birlikte yapılmış ve ileride yapılacak olan protez giderleri açısından ayrım gözeterek; yapılmış ise sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumunda olduğu kabul edilmesine rağmen; henüz yapılmamış ise sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumunda olmadığı ZMMS kapsamında sigorta şirketlerinde olduğu kabul edilmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere; zarar görenin, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinden kaynaklanan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olan tedavi giderleri nedeniyle, tedavi zamanı gelmemiş olması nedeniyle muaccel bir tedavi gideri alacağının doğmamış olması, bu giderlerin sürücü, işleten ve sigorta şirketinden talep edilebileceği şeklinde yorumlanamaz. Yasal düzenleme ile sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğu sona erdiğinden, ancak tedavi gerçekleştikten sonra bu giderler Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan talep edilebilir. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderinin ileride yapılacak olması sürücü, işleten ve sigorta şirketini sorumlu hale getirmeyeceğinden, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin "tedavi giderlerinden olan ileride yapılacak protez giderleri 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından SGK sorumluğunda olmayıp işleten, sürücü ve trafik sigorta şirketinin sorumluluğunda olmakla davalı ... şirketinin bu kalem zarardan da sorumlu olduğu gözetilerek, sonucuna göre karar verilmesi" gerektiği şeklindeki, bozma gerekçesine iştirak edilmemiştir.
Buna göre; protez gideri 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında tedavi gideri olup, yasada tedavi giderleri açısından yapılmış veya ileride yapılacak ayrımı gözetilmediğinden, sırf bu nedenle henüz yapılmadığından bahisle ZMMS kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, ayrıca ilk kararımızda da açıklandığı üzere - kaza tarihi itibariyle SGK'nın yasadan kaynaklanan sorumluluğu SUT kapsamında olmadığından, davacı yaptırdığı tedavi giderlerini SGK'dan talep edebileceğinden, önceki kararımızda direnilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Dairemizin (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2. Heyet olarak verilen) 03/06/2021 tarih, 2019/2870 Esas . 2021/1051 Karar sayılı KARARINDA DİRENİLMESİNE,
Buna göre;
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE,
II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2019 tarih ve 2014/251 Esas - 2019/498 sayılı kararının HMK 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
III-Dairemizce yeniden hüküm kurularak;
1. Davanın Kısmen Kabulü, Kısmen Reddi ile bakıcı gideri yönünden 1.355,76 TL maddi tazminatın 02/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 92,61 TL harcın, peşin ve ıslahla alınan 302,39 TL harçtan düşümü ile bakiye 209,78 TL harcın, kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
3. Davacı tarafından peşin ve ıslahla yatırılan harçtan 92,61 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihindeki AAÜT 13. maddesi uyarınca hesaplanan 1.355,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen dava değeri üzerinden karar tarihindeki AAÜT 13.maddesi uyarınca hesaplanan 1.355,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Davacı tarafından yapılan adli tıp gideri (350,00 TL + 800,00 TL), başvurma harcı, bilirkişi masrafı, tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 3.489,60 TL yargılama giderini, kabul ve ret oranına göre 56,21 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7. Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
İSTİNAF YARGILAMA HARÇ VE GİDERLERİ
1. İstinaf talebi reddedilen davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2. İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve başvuru harcının talep halinde davalıya iadesine,
3. HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4. Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5. Davalı tarafça yapılan 100,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere 25/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38