Ankara BAM 35. HD 2022/1721 E. 2024/92 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/1721
2024/92
25 Ocak 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2022/1721 - 2024/92
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1721
KARAR NO : 2024/92
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/02/2022
NUMARASI : 2020/451 Esas 2022/88 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30/01/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketlerine sigortalı ... ve ... plaka sayılı araçların 13/01/2020 tarihinde neden oldukları trafik kazası sonucu davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, bu hasar nedeniyle araçta değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca aracın tamiri için geçen süre içerisinde araçtan yararlanamadıkları için zararları oluştuğunu belirterek, hasar bedeli için 44.604,00 TL, değer kaybı için 10.000,00 TL ve araç mahrumiyeti nedeniyle 5.000,00 TL'den oluşan toplam 59.604,00 TL'nin kazaya karışan araçlar için ZMMS poliçesi düzenleyen davalı şirketlerden müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile değer kaybı talebini 22.500TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde, kendilerinin ... plaka sayılı araç için trafik sigorta poliçesi düzenlediklerini, kendilerine sigortalı araç sürücüsünün olayda kusurunun bulunmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, Ankara Mahkemelerinin yetkisiz olup İstanbul ... Mahkemelerinin yetkili olduklarını, dava açılmadan önce usulüne uygun şekilde kendilerine başvuru yapılmadığını, araç mahrumiyetinin poliçe kapsamında olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; ... Sigortanın ... Sigorta bünyesine alındığını, davadan önce usulüne uygun şekilde kendilerine başvuru yapılmadığını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına bağlı olmak koşuluyla poliçe limiti kapsamındaki riskler için söz konusu olduğunu, kendilerine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün olayda kusurunun bulunmadığını, davacı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, değer kaybı tazminatı ile araç mahrumiyeti zararlarının poliçe kapsamında olmadığını, değer kaybı yönünden aracın daha önce başkaca kazaya karışıp karışmadığının belirlenmesi gerektiğini, olayın haksız fiil olması nedeniyle yasal faiz talep edilebileceğini, dava tarihinden önceki döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün % 80 oranında, diğer davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olacak şekilde neden oldukları trafik kazası sonucu, olayda sürücüsünün kusuru bulunmayan davacıya ait ... plaka sayılı araçta hasar oluştuğu, hasar bedelinin 43.947,92 TL olduğu, bu hasarlara bağlı olarak davacıya ait araçta toplam 22.500TL değer kaybı meydana geldiği, bu iki zarardan davalıların müteselsilen sorumlu oldukları, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle dava tarihi itibariyle tüm alacak yönünden temerrüdün gerçekleştiği, sigortalı araçların ticari nitelikli olmaları nedeniyle davacı alacağına avans faizi uygulanması gerektiği, aracın tamir için geçen sürede kullanılamaması nedeniyle oluşan davacı zararının trafik sigorta poliçesi kapsamında davalılardan talep edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, “Davanın KISMEN KABULÜNE, 43.947,92 TL hasar bedeli ve 22.500,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 66.447,92 TL'nin davalılardan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, Davacı alacağına 22/09/2020 dava tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına, Hasar bedelinin fazlaya ilişkin kısmı ile kazanç kaybının tamamının reddine” karar verilmiş; hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta AŞ. istinaf dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, zarardan poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmalarına rağmen mahkemece limitten fazlaya karar verildiğini, ayrıca faizin de yasal faiz olması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ. istinaf dilekçesinde; kaza tutanağında ... Sigorta’ya sigortalı araç ile davacının aracının arasında gerçekleşmiş bir kaza olmadığının anlaşıldığını, kendilerine sigortalı araç sürücüsüne davacının aracının kazası için kusur verilmesinin doğru olmadığını, kusur raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, hasar ve değer kayı hesaplarının da usulüne uygun olmadığını, aracın kilometresi tespit edilmeden değer kaybı hesabının doğru olmadığını, değer kaybının genel şartlara göre yapılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle araç hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; kaza tutanağındaki kusur tespiti ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kusur tespitleri arasında çelişki bulunmakta olup, davalıların kusur raporuna itirazları da gözetildiğinde bu çelişki giderilmeden, kusurlu taraf ve kusur oranları net olarak belirlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "değer kaybı" hesaplanmasında kabul edilen yöntem, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriteri olup, değer kaybına yönelik "gerçek zarar" bu yöntem ile belirlenmeli, bu çerçevede inceleme yapılırken de öncelikle varsa kazaya ilişkin hasar dosyasının getirtilerek, araçta oluşan değer kaybı konusunda davacı aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, kullanılmışlık düzeyi vs. gibi hususlar göz önünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) hususlarında hesap yapmaya ehil, hasar konularında uzman bilirkişi (makine mühendisi) veya bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına göre ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda davacıya ait aracın ticari amaçla yolcu taşımacılık işinde kullanıldığı, hatta tramer belgelerinde bulunan ekspertiz raporlarında 2017 tarihli kazada aracın 46.764km’de, 2018 tarihli kazada 73.768km’de olduğu anlaşılmış olup, bu durumda ticari amaçla kullanılan dava konusu aracın kullanılmışlık durumu da nazara alınmak suretiyle ve yukarıdaki ilkelere göre kaza tarihi itibarıyle 2 el piyasa değeri ve onarıldıktan sonraki piyasa değerinin belirlenmesi gerekirken ortalama bir değer belirlenerek değer kaybı belirlenmesi de doğru görülmemiştir.
Yine; davacı dava dilekçesinde maddi tazminat talebini “ davalılardan müştereken ve müteselsilen” talep etmiş olup, sigorta şirketlerinin sorumluluğu ise poliçe limitleriyle sınırlı olduğundan, mahkemece belirlenen zararın sigorta limiti kapsamında olup olmadığı, limitin aşılıp aşılmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken bu hususa riayet edilmemesi de doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile, mahkemece, İTÜ veya KGM Fen Heyetinden oluşturulan bilirkişi heyetinden kusur durumunu gösterir rapor, araç hasarı ile değer kaybı konusunda uzman makina mühendisi bilirkişilerden yukarıdaki ilkelere uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak, kaza sonrası davacıya ait aracın uğradığı hasar ve değer kaybının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması da gözetilerek, usuli kazanılmış hakların korunarak, karar verilmesi için kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davalılar vekillerinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalılar vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 14/02/2022 tarihli, 2020/451 Esas – 2022/88 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre davalılar vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3. İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine,
4. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5. Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/574 D.iş dosyasında verilen icranın geri bırakılması kararına istinaden, Ankara 27. İcra Dairesinin 2022/6912 Esas depo edilen 125.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine,
6. Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38