SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2024/243 E. 2024/739 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/243

Karar No

2024/739

Karar Tarihi

22 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/243 - 2024/739

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/243

KARAR NO : 2024/739

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/04/2023

NUMARASI : 2022/451 Esas - 2023/243 Karar

DAVACILAR

VEKİLİ :

DAVACI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat)

KARAR TARİHİ : 22/05/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 24/06/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar ... ..., ... ..., ... vekili ve katılma yolu ile davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 10/10/2016 tarihinde davalı ... adına kayıtlı diğer davalı ... ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı aracın virajda sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan...'in araçtan fırlayarak yola savrulması nedeniyle hayatını kaybettiğini, trafik kazası tespit tutanağından sürücü ... ...'ın kusuru ile kazaya neden olduğunun belirtildiğini, vefat edenin müvekkili ...’nın eşi, diğer davacıların ise babası olduğunu, müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldığını, ayrıca manevi olarak da acı çektiklerini, davalı sigorta şirketine müracaat etmişlerse de zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için şimdilik 200,00'er TL maddi tazminatın bütün davalılardan kaza tarihinden itibaren TCMB'nin uyguladığı en yüksek avans faizi uygulanmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı sigorta şirketi yönünden sorumlu olduğu limit miktarı ile sınırlı olmak üzere) müvekkillerinin kaza nedeniyle acı ve elem nedeniyle manen yıpranmış olmaları nazara alınarak davacı ... için 50.000-TL, ... için 25,000-TL, ... ... için 25.000-TL, ... için 25.000-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki diğer davalı şahıslardan kaza tarihinden itibaren TCMB'nin uyguladığı en yüksek avans faizi uygulanmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacılar vekili; 02/11/2018 havale tarihli dilekçesi ile davacı ... ... ve davacı ... ... yönünden maddi tazminat taleplerini toplamda 175.069,32-TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; 42 DTS 09 plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacıların kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, ayrıca hatır taşımasının da tenzili gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasında diğer davalı ... adına kayıtlı müvekkili davalının sevk ve idaresindeki kamyon ile olay yerindeki viraja yaklaştığında kamyonun yüklü ve yolların virajlı olması nedeniyle esasen düşük olan hızını daha da azaltmak için frene bastığını, ancak frenin ve imdat freninin tutmadığını, kazanın meydana geldiği yerin bir tarafının uçurum olması nedeniyle müvekkilinin aracı diğer tarafta bulunan yamaca arabayı vurdurarak canı pahasına aracı durdurduğunu, ancak aracın sağ tarafında bulunan müteveffanın camdan dışarıya fırladığını, kısa sürede güvenlik ve sağlık görevlilerinin olay yerine gelerek müteveffayı ve yaralı diğer iki kişiyi hastaneye götürdüğünü, aracın içinde sıkışıp kalan müvekkilinin ise itfaiyenin gelmesini beklemek zorunda kaldığını, müvekkilinin ölümü göze alarak freni patlayan aracı durdurmak istediğini ve olası daha büyük bir faciayı önlediğini, bu çerçevede meydana gelen kazada müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenle maddi ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu tutulamayacağını, kendisinin de uzun süre tedavi gördüğünü, kazadan 5 ay sonra evde sırt üstü hareket etmeden yatmak zorunda kalan müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin bastonla yürüdüğünü, çalışamadığını, hatta günlük hayatta da sürekli başkalarının yardımına muhtaç olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek ve itiraz hakları saklı kalmak üzere dava konusu tazminatın belirlenmesinde sosyal ekonomik durumlarının göz önüne alınmasının gerektiğini, davacılara sigorta ve SGK tarafından yapılan ödemelerin araştırılması ve talep edilen miktarlardan mahsup edilmesi gerekiğini, somut olayda hatır taşıması olduğunun da nazara alınmasını ve bu çerçevede indirim yapılmasını bildirerek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; müteveffa...'in "ben de Ermerek'e gidip geleyim" diyerek bedelsiz olarak görevli olmadan sırf gezip görmek için söz konusu araca bindiğini, müteveffa acil olarak hastaneye getirildiğinden acil getirilen kişilerden hastane masrafının alınmadığını, bu nedenle tedavi masraflarını kabul etmediğini, kendisinin ev hanımı olduğunu, herhangi bir mal varlığının bulunmadığını, bu tazminatı ödeme imkanı bulunmadığını, dava konusu trafik kazasında aracın şoförünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, aracın sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin istediği belgelerin davacılar tarafından temin edilerek talepte bulunulması halinde talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin sigorta şirketince karşılanacağını savunarak, açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece daha önce verilen 2017/615 E. 2019/269 K. Sayılı 22/03/2019 tarihli kararın, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından ve manevi tazminata yönelik olarak davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, davalı sigorta şirketi lehine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nin 2019/3032 E. 2022/1033 K. sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde;

Davanın, tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası olduğu, kazaya ilişkin yapılan ceza yargılaması sırasında alınan raporlarda, kazanın meydana gelmesinde davacının içerisinde bulunduğu araç sürücüsünün %100 tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişinin bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından önce alınan 10/10/2018 tarihli ilk raporda, İbrahim ...'in vefatı nedeniyle eşi ... için 146.152,51 TL, kızı ... ... için ise 28.916,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, rapor çerçevesinde davanın esası hakkında karar verildiği, mahkemenin 2017/615 Esas - 2019/269 Karar sayılı 22/03/2019 tarihli gerekçeli kararının istinaf incelemesi sonucunda Ankara BAM. 26. HD.'nin 2019/3032 Esas - 2022/1033 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiğinden, yeniden yargılama yapıldığı, yeni bir aktüerya bilirkişiden alınan 11/08/2022 tarihli raporda sonuç olarak, hesaplamanın müteveffa desteğe kusur verilmeden ve %100 kusur oranı esasına göre yapıldığını, hatır taşıması indirimi mahkeme takdirinde olduğu için bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı, müteveffa destek...’in trafik kazasında vefatı nedeniyle davacıların talep edebileceği destekten yoksun tazminatlarının, eşi ... için 171.199,90 TL, kızı ... ... için 30.054,28 TL olarak hesaplandığı, hesap edilen tazminatların 2016 ZMSS poliçesi teminat limiti dâhilinde olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağına göre, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlendiğinden, vefat eden desteğin kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, takılı olmadığının ispatının davalı taraf üzerinde bulunması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmadığı (Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1823 Esas 2022/2019 Karar Sayılı ilamı), yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, BAM kaldırma kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 10.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların murisi...'in vefat ettiği, olayın meydana gelmesinde sürücü ... ...'ın KTK'nın 52/1.a.b maddelerine aykırı hareket etmek suretiyle tam kusurlu olduğu, müteveffanın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, aktüer bilirkişiden rapor alındığı, rapor neticesinde davacı eş ve kızı için destekten yoksun kalma tazminatının söz konusu olduğu kanaatine varılmakla, tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak,10/10/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden...'in desteğinden yoksun kalan davacılar için, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği, vefat eden...'in sigortalı araçta hatır için yolculuk ettiği kanaati ile istinaf başvurusunda bulunan sigorta şirketi yönünden hükmedilecek tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı, manevi tazminat talepleri bakımından yapılan değerlendirmede ise olayın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları ile sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, müteveffanın vefatı nedeniyle davacıların yaşadığı elem ve akrabalık durumları ile hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-10/10/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden...'in desteğinden yoksun kalan; a)Davacı ...'in, destek zararından dolayı 146.152,51 TL. (... sigorta yönünden %20 Hatır taşıması indirimi yapılması nedeniyle 116.922,01 TL ile sınırlı olarak) maddi tazminatın, kaza tarihi olan 10/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan sigorta şirketinin sorumluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olması ve faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 03/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olması kaydıyla) bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, b)Davacı ... ...'in, destek zararından dolayı 28.916,81 TL. (... sigorta yönünden %20 Hatır taşıması indirimi yapılması nedeniyle 23.133,45 TL ile sınırlı olarak) maddi tazminatın, kaza tarihi olan 10/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan sigorta şirketinin sorumluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olması ve faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 03/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olması kaydıyla) bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'e verilmesine, 3-Davacılardan ... için 5.000 TL, ... ... için 2.500 TL, ... için 2.500 TL. ve ... için 2.500 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 10/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,” karar verilmiş, karar davacılardan ... (...), ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiş, karara karşı davalı ... tarafından da istinaf dilekçesi verilmiş, harcın ikmal edilmemesi nedeniyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiş iken, sonrasında bir kısım davacılar vekilinin istinaf talebi üzerine yeniden kararı istinaf ederek, harcını ikmal etmiş olması nedeniyle, istinaf talebi bir kısım davacılar vekilinin istinaf talebine karşı katılma yolu ile istinaf talebi olarak incelenmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar ..., ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hatalı olduğunu, aktüer hesaplamanın güncel asgari ücrete göre yapılması ve gerçek zararın hüküm tarihine en yakın verilere göre hesaplanması gerektiğini, asgari ücrette yaşanan artışların kamu düzenine ilişkin olduğunu, re'sen dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle raporun karar vermeye elverişli olmadığını, asgari ücret artışının yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiğini, Yargıtay emsal içtihatlarının da bu yönde olduğunu, Hukuk Genel Kurulu kararı gereğince bu durumun usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının da hakkaniyete uygun olmadığını, çok yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, aracın kısa süreliğine kullanılması için sürücüye teslim edildiğini, fiili hakimiyetin sürücüye geçtiğini, bu nedenle kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini, mahkemece bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden davanın esası hakkında eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca bilgisi dışında vefat edenin araca alındığını ve vefat edenin birkaç kez uyarılmasına rağmen emniyet kemerini takmadığını, emniyet kemeri takılmış olması durumunda %60 ölümün meydana gelmeyeceğini, ısrarla emniyet kemerini takmaması nedeniyle tali kusurlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, mahkemece hatır taşıması için %20, emniyet kemeri takmaması nedeniyle %10 olmak üzere %30 indirim yapması gerekir iken %20 yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, öte yandan araç sürücüsünün bilerek yokuş aşağı aracı boşa atması nedeniyle ağır kusurlu olduğunu belirterek, kararın kısmen kabul edilen kısmının bozulmasını, reddedilen kısmının ise onanmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, dava önce verilen kararın davalılardan ... Sigorta A.Ş. ve davacılar tarafından istinaf edilmesi sonrasında, kararın davacıların manevi tazminata yönelik istinaf sebepleri incelenmeksizin, davalı sigorta şirketinin istinaf sebepleri çerçevesinde kaldırılması sonrasında yeniden yapılan yargılama neticesinde, maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı ... dışındaki davacılar ve davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.

1. Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; eldeki davada ilk derece mahkemesi tarafından verilen 2017/615 E. .  2019/269 K. sayılı 22/03/2019 tarihli kararın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/3032 E. .  2022/1033 K. sayılı 14/04/2022 tarihli kararı ile eksik inceleme nedeniyle davalı ... Sigorta Şirketi lehine kaldırılması nedeniyle yeniden yargılama yapılarak davanın esası hakkında karar verilmiş olup, daha önce verilen karar davacılar vekili tarafından sadece manevi tazminata ilişkin olarak istinaf edilmiş, maddi tazimata ilişkin olarak ise "ilk derece mahkemesi kararı benimsenerek" istinaf edilmemiştir. İstinaf incelemesi de istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapıldığından, kararın eksik inceleme ile kaldırılması sonrasında yeniden yapılacak yargılamada da, Yargıtay tarafından kararın bozulması durumunda geçerli olan "aleyhe hüküm verme yasağı" kararın istinaf edilmesi sonrasında kaldırılması durumunda da uygulanır. Bu açıdan davacıların, ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen kararda hükmedilen maddi tazminat kararını istinaf etmeyerek benimsemiş olmaları karşısında, sadece davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine kararın kaldırılması durumunda, artık tazminatın "benimsediği miktardan daha fazla olacağı" ileri sürülemeyeceğinden, bir kısım davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Davalı ... tarafından da karar, husumet, kusur ve müterafik kusura ilişkin olarak katılma yolu ile istinaf edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen kararın benimsenerek, davalı tarafından istinaf edilmemiş olmasına, mahkemece de kaldırma sonrasında usuli kazanılmış haklar korunmak suretiyle, kaldırılan karardaki tazminat miktarı ile sınırlı olarak tazminata karar verilmiş olmasına göre davalı ...'un husumete, kusura, müterafik kusura, hatır taşımasına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 

3. Davacılar ..., ... ve ... (...) vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerine gelince;

TBK'nın 56/2. maddesinde; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”, aynı Yasa'nın 51. maddesinde ise; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiş olup, buna göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira TMK'nın 4. maddesi Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceğini öngörmektedir. Belirtilen bu hususlar ve özellikle somut olayda kaza tarihi, olayın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, müteveffanın, davacıların eşi ve babası olması, davacılara yakınlığı davalı tarafın sosyal ve ekonomik durumu, davacıların yaşadığı ve ömür boyu yaşayacağı üzüntü, elem ve ıstırabın ağırlığı, manevi tazminatın davacılar için zenginleştirici, davalı yönünden fakirleştirici olmaması gerektiği ilkesi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, hakkaniyet ilkesi ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde takdir olunan manevi tazminatların davacılar için bir miktar az olduğu görülmüş ve istinaf talep eden davacılar yönünden hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere karar kaldırılmış, davacı ... için 40.000,00 TL, ... için 20.00,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı ...'un istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar ..., ... ve ... vekilinin sair istinaf taleplerinin reddi ile yukarıda 3 no'lu bente yazılı nedenlerle ile istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK’nın 353/1-b-2 maddesi kaldırılmasına, kararın istinaf eden davacılar lehine manevi tazminat miktarları, vekalet ücretleri ve yargılama gideri yönünden düzeltilmesine karar verilerek, ayrıca ilk derece mahkemesi kararında davalı ... yanı sıra davalı ...'in de kendisini vekil ile temsil ettirdiği hatalı olarak kabul edilerek maddi hata sonucu ... ve ... lehine vekalet ücreti takdir edilmiş ise de, buna ilişkin hüküm fıkrasındaki maddi hata da düzeltilerek, ilk derece mahkemesi kararındaki kesinleşen hususlar korunarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davalı ...'un istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

II-Davacılar ... (...), ... ve ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 11/04/2023 tarihli, 2022/451 Esas - 2023/243 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;

  1. Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,

  2. 10/10/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden...'in desteğinden yoksun kalan ;

a)Davacı ...'in, destek zararından dolayı 146.152,51 TL. (... Sigorta A.Ş. yönünden %20 hatır taşıması indirimi yapılması nedeniyle 116.922,01 TL ile sınırlı olarak) maddi tazminatın, kaza tarihi olan 10/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan sigorta şirketinin sorumluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olması ve faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 03/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olması kaydıyla) bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,

b)Davacı ... ...'in, destek zararından dolayı 28.916,81 TL. (... Sigorta A.Ş. yönünden %20 hatır taşıması indirimi yapılması nedeniyle 23.133,45 TL ile sınırlı olarak) maddi tazminatın, kaza tarihi olan 10/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan sigorta şirketinin sorumluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olması ve faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 03/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olması kaydıyla) bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'e verilmesine,

  1. Davacılardan ... için 40.000,00 TL, ... ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL ve ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 10/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,

  2. Maddi tazminat davasında; karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 175.069,32 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 11.958,39 TL nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı ile alınan 595,21 TL harcın mahsubu ile kalan 11.363,78 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... Sigorta A.Ş. 8.971,98 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Manevi tazminat davasında; karar tarihi itibariyle (ve kabul olunan dava değerinin 82.500 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 5.635,58 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 429,67 TL harcın mahsubu ile kalan 5.205,91 TL eksik harcın davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  4. Maddi tazminat davası yönünden; davacılar tarafından yapılan 595,21 TL ıslah harcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

  5. Manevi tazminat davası yönünden; davacılar tarafından yapılan 429,67 TL peşin harç giderinin davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

  6. Davacılar tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı gideri, 1.300 TL bilirkişi ücreti gideri, 640,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.972,15 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan takdiren 1.692,15 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 1.196,51 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

  7. Davalı ... ... tarafından yapılan tebligat ve yazışma giderinden ibaret toplam 50,00 TL yargılama giderinin ret olunan miktara oranla hesaplanan 5,29 TL'sinin davacılardan alınarak davalı ... ...'a verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

10-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

11-Maddi tazminat davası yönünden; karar tarihi (İlk derece Mahkemesi karar tarihi) itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar vekili için 27.260,40 TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş. 22.008,32 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

12-Davacı ... yönünden manevi tazminat davasında; karar tarihi itibariyle (Dairemiz karar tarihi) yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,

13-Davacı ... ... yönünden manevi tazminat davasında; karar tarihi (Dairemiz karar tarihi) itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... ... vekili için 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,

14-Davacı ... yönünden manevi tazminat davasında; karar tarihi (Dairemiz karar tarihi) itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... vekili için 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,

15-Davacı ... yönünden manevi tazminat davasında; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (manevi tazminat kabul dava değerinin 2.500 TL olduğunun kabulü ile) davacı ... vekili için 2.500 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,

16-Davalı ... ... yönünden davacı ... manevi tazminat davasında; karar tarihi (Dairemiz karar tarihi) itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı ... ... vekili için 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak iş bu davalı ... ...'a verilmesine,

17-Davalı ... ... yönünden davacı ... ... manevi tazminat davasında; karar tarihi (Dairemiz karar tarihi) itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı ... ... vekili için 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ...'den alınarak iş bu davalı ... ...'a verilmesine,

18-Davalı ... ... yönünden davacı ... manevi tazminat davasında; karar tarihi (Dairemiz karar tarihi) itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar ... ... vekili için 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak iş bu davalı ... ...'a verilmesine,

19-Davalı ... ... yönünden davacı ... manevi tazminat davasında; karar tarihi (İlk derece mahkemesi karar tarihi) itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (manevi tazminat ret dava değerinin 22.500 TL. olduğunun kabulü ile) davalılar ... ... ve ... vekili için 2.500 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak iş bu davalı ... ...'a verilmesine,

20-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 sayılı HMK'nın 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen taraflara iadesine,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

III-İstinaf talebi reddedilen davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

IV-İstinaf incelemesinin, davacılar ..., ... ve ... vekilinin istinafı üzerine davalı ... tarafından katılma yolu ile istinaf yapılmış olması da nazara alınarak Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.642,09 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 3.203,21 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.438,88 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,

V-İstinaf eden davacılar ..., ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde istinaf eden davacılar ..., ... ... ve ...'e iadesine,

VI-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar ..., ... ve ... tarafından yapılan 1.476,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma ve 300,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.776,00 TL'nin, maddi tazminat ve sigorta şirketi hakkındaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmemiş olmasına göre takdiren 888,00 TL'sinin davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ..., ... ... ve ...'e verilmesine,

VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

VIII-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınaTazminatkonusuesastanankaraMaddi(ÖlümAçılanreddineManevivekısmendavacılarkabulkesinkabulüSebebiylenumarasıdairesiTazminat)hukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim