SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2024/228 E. 2024/638 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/228

Karar No

2024/638

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2024/228 - 2024/638

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/228

KARAR NO : 2024/638

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/11/2021

EK KARAR TARİHİ : 18/01/2024

NUMARASI : 2021/477 Esas 2021/855 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 08/05/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 03/06/2024

Mahalli mahkemesince verilen karar ve ek karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 05/08/2020 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı araçlar arasında çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yetki ve sorumluluk alanı içinde bulunan yol ağındaki mevcut trafik işaret levhasının hasar gördüğünü,kazaya karışan ... plakalı aracın ZMM sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini ileri sürerek hasar bedeline mahsuben şimdilik 501,20TL'nin, temerrüt tarihi olan 25/09/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın 12/08/2021 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan talep ettiği miktarın ödendiği, davacı vekili asıl borç ödense de alacağın ferileri konusunda alacak hakları bulunduğunu beyan etmiş ise de, kural olarak asıl borç ödenmekle faiz ve ferilerin de sona erdiği, davacının davalıya ilk başvurusu sırasında faiz talep etmediği, davalının da faizsiz ödeme yaptığı, asıl borç ödendiğinde veya herhangi bir biçimde ortadan kalktığında, ona bağlı faiz ve diğer hakların da ortadan kalkacağı, ek alacak niteliğinde olan faizin, esas alacak tahsil edilmedikçe ayrı bir dava ile istenmesine engel bulunmadığı, davacının faiz için ek bir dava açmadığı, alacağını talep ettiği ve bu alacağa bağlı ferileri de aynı dilekçe ile talep ettiği, davacının davalıya gönderdiği ihtarda banka hesap numarasını bildirdiği,asıl borcun ödendiği, faiz alacaklarının da davacı tarafından saklı tutulmadığı,bu suretle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, dava açılmasına davacının sebebiyet verdiği kabul edilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına kesin olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine mahkemece verilen 18/01/2024 tarihli ek karar ile dava değeri 501,20 TL olup kesinlik sınırında kaldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik nedeni ile reddine karar verilmiş, karar ve ek karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yasal süresi içerisinde ödeme yapmayan davalının temerrüde düştüğünü,mahkemece faiz hakkında karar verilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davaya konu trafik kazasından kaynaklı hasar hususunda davalı tarafa başvurulduğunu, başvuru ve gerekli belgelerin davalı yana 14/09/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, başvuruya cevap verilmediğinden ilgili sigorta kuruluşunun temerrüde düştüğünü, dosya kapsamında arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak tamamlanmasından sonra sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını,davalının davanın açılmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, açıkça huzurdaki davayı da kabul ettiğini,davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi arabuluculuk sürecinde de davalı ile anlaşılamadığını, davalının arabuluculuk aşamasından da sonra ödeme yaptığını, davalının yaptığı ödemeden de dava aşamasında haberdar olduklarını, alacağın ferilerine ilişkin yargılama giderleri bakımından karar verilmesi gerektiğini, mahkemece faiz talebinin değerlendirilmesi gerektiğini, asıl alacak ifa veya başka bir sebeple sona erdiğinde faiz alacağı da sona ereceğinden işlemiş faizinin ifasının, bunu isteme hakkının sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğunun anlaşılmış olmasına bağlı olduğunu, talep edilen temerrüt (gecikme) faizi ise borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetinde varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını ve miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödediği ve miktarı yasalarla belirlenmiş asgari, maktu bir tazminat olduğunu, temerrüt faizinin kanundan kaynaklı bir faiz türü olduğunu ve davalının ihtar ile temerrüde düşürülmüş olması gözetilerek dava dilekçesinde de talep edildiğini,davalı ihtar ve arabuluculuk sürecinde ödeme yapmadığı için dava açılmasına sebebiyet veren davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın ve ek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Dava trafik kazasıdan kaynaklanan maddi hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş,mahkemece dava değeri 501,20 TL olup kesinlik sınırında kaldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik nedeni ile reddine dair ek karar verilmiş,ek karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

HMK'nın "İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri 3.000,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "Binbeşyüz" ibaresi, "Üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.

Buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 341/2. maddesinde öngörülen malvarlığına yönelik istinaf kesinlik sınırı karar tarihi olan 19/10/2021 için 5.880,00 TL olup, HMK'nın 346. maddesi gereğince istinaf dilekçesinin kesin olan karara ilişkin olması halinde ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesi reddedilebilir.

Somut olayda davanın belirsiz alacak davası mahiyetinde açılmadığı dava değerinin 501,20 TL olup kesinlik sınırında kaldığı,bu suretle mahkemece verilen ek kararla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik nedeni ile reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Davacı vekilinin yerel mahkeme ek kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4. HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5. Karar tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesindelillerindeğerlendirilmesiTazminatkonusugerekçeankaranumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim