Ankara BAM 35. HD 2022/2251 E. 2024/442 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/2251
2024/442
27 Mart 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2022/2251 - 2024/442
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2251
KARAR NO : 2024/442
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/09/2022
NUMARASI : 2018/686 Esas 2022/574 Karar
DAVACI
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 01/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.05.2016 tarihinde davalı şirkete ZMMS ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki araçta yolcu iken, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasında ağır bir şekilde yaralandığını, hayatının sonuna kadar bakıma ve tam gün bakıcıya muhtaç hale geldiğini, araç sürücüsü ...’ın asli kusurlu olduğunu, yolcu olarak bulunan müvekkilinin bu kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı şirkete ait poliçenin kaza tarihi itibariyle (16.05.2016) tedavi giderleri için (bakıcı ücreti, protez bedeli vs.) 310.000,00-TL teminat sağladığını belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL maddi tazminat bedelinin (müvekkil ... için yapılan/ hayatı boyunca yardıma muhtaç kaldığından yapılacak bakıcı giderleri için) temerrüt tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, bu poliçeden dolayı şirketlerine müracaat nedeniyle 9667320 numaralı hasar dosyası açıldığını, bedeni zararlar için geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmayıp incelemeler sonucunda ortaya çıkacak ve verilecek bir tazminat olduğunu, bu çerçevede aktüer hesabı yapıldığını ve 159.674,14 TL bedelin davacıya ödendiğini, bu nedenle davacının “maluliyet tazminatı”na ilişkin talebinin reddi gerektiğini, poliçeden doğan sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 310.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, şirketleri tarafından 266.475,44 TL ödendiğinden bakiye sorumluluklarının 43.524,56 TL olduğunu, davacı lehine yeniden tazminat hesabı yapılacaksa da ödeme tarihindeki verilerin göz önünde bulundurulması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartların nazara alınması gerektiğini, davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiğini, davacı yanın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkiyi giderici nitelikte Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kuruldan alınan raporda davacı ...’ın 16/05/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasından dolayı iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceğini, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı yönünde mütalaa verildiği, bu durumda davacının trafik kazasında yaralanmasından dolayı sürekli ve geçici bakıcı ihtiyacı oluşmadığının maluliyet raporları ile sabit olduğundan, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Siirt Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunca düzenlenen %72 oranındaki Engelli Sağlık Kurulu Raporu'na istinaden günlük işlerini dahi yapamayacak durumda olan müvekkilin, hayatının sonuna kadar tüm gün boyunca bakıcıya ihtiyacı olacağını ve bu bakıcı giderlerinin davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, mahkemece dosyada alınan maluliyet raporlarının birbiri ile çelişkili olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, ATK raporlarında müvekkilin iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği belirtilmesine rağmen bakıcı ihtiyacının bulunmadığı sonucuna varılmasının doğru olmadığını, zira müvekkilin bu süre içinde %100 malul sayılması gerektiğini ve bu sürede bakıcı ihtiyacı bulunduğunun şüphesiz olduğunu, raporlarda müvekkilin bakıcı ihtiyacının bulunmadığı sonucuna nasıl ulaşıldığının belirtilmediğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, olayla ilgili ceza davasının bulunmadığı, davacının şikayeti olmadığından Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği, 16/05/2016 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı şirkete ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün tek taraflı kazasında davacının yaralandığı, iş bu dava ile davacının “sürekli bakıcı ihtiyacı nedeniyle tazminat ” isteminde bulunduğu, mahkemece alınan ve dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette, usul ve yasaya uygun, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK 2. Üst Kurul raporundan davacının geçici veya sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70. TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5. Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 27/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18