SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2022/2223 E. 2024/439 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2223

Karar No

2024/439

Karar Tarihi

27 Mart 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2223 - 2024/439

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2223

KARAR NO : 2024/439

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/10/2022

NUMARASI : 2015/80 Esas - 2022/744 Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 27/03/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 01/04/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ZMMS ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken 07/05/2005 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığını, bu kazadan sonra uzun bir süre devam edip 03/12/2014 tarihinde tamamlanan tedavi sürecinin neticesinde davacının tamamen iyileşemeyip %80 oranında malul kaldığını ve malulen emekliye ayrıldığını, hatır taşıması suretiyle araçta bulunan davacının maruz kaldığı zararın tazmininden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek, kısmi dava olarak fazlaya ilişkin halkaları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17/04/2015 tarihli iradi taraf değişikliği talebi ile davasını davalı ... A.Ş.'ye yöneltmiş, 27/08/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, kaza tarihi itibariyle poliçe limiti 50.000 TL olduğundan, alacak miktarını 50.000 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf değişikliği kanuna aykırı olmakla kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, kazaya konu kusur oranının tespitinin ATK tarafından yapılması gerektiğini, davacının maluliyet durumunun ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından yapılması gerektiğini, davaya konu maluliyet zararının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, hatır taşımasının varlığı sabit olduğundan indirim yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; dava dilekçesinin davalıya 06/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin ise yasal iki haftalık süreden sonra 12/08/2015 tarihinde sunulduğu anlaşılmakla, esasa cevap süresi içinde öne sürülmeyen zamanaşımı definin kabulüne olanak bulunmadığı, reddi gerektiği, 07/05/2005 tarihinde davalıya sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı ve %80 oranında daimi maluliyetinin oluştuğu, 22/11/2019 tarihli hesap bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu kabul edilmek suretiyle davacının raporda tespit edildiği şekli ile 1.051.783,50 TL daimi maluliyet zararının bulunduğu, davaya konu kazanın tek taraflı olarak meydana gelip, davacının yolcu olarak bulunduğunun kabulüne göre dava dışı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü gerekip dosya kapsamından davacının müterafik kusur durumuna yönelik bir indirim yapılmasına da olanak bulunmadığı, hesaplanan tazminat miktarı ile kaza tarihinde geçerli 50.000,00 TL kadar poliçe teminat limiti nazara alındığında müterafik kusur indirimi yapılmasının da eldeki dava bakımından sonuca etkili olmayacağı, yine davalı tarafından kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığı iddia olunmuş ise de yapıldığı iddia olunan ödemelerin davacı ile ilişkilendirilmesine elverişli bir delilin davalı tarafından sunulmadığı gibi davalının talebi üzerine yazılan müzekkereye karşı PTT Genel Müdürlüğü'nce sunulan bila tarihli cevabi yazıda da davalı tarafından iddia olunan 24/08/2007 ve 14/08/2009 tarihlerinde davacıya ilişkin bir ödeme kaydına rastlanılmadığının bildirildiği nazara alınarak davalının ödeme olgusunu da ispat edemediği kanaatine varıldığı, davacının dava ve ıslah dilekçesi ile talep ettiği toplam 50.000,00 TL daimi iş göremezlik maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davadan önce davalının temerrüde düşürüldüğü ispat olunmadığından, dava dilekçesinde talep edilen bölüme dava tarihinden, ıslah edilen bölüme ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; “Islah edilen davanın kabulü ile; toplam 50.000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 49.000,00 TL'sinin 27/08/2020 ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davalı tarafın 07/06/2022 tarihli dilekçesinde “daha önce dosyaya 24/8/2007 ve 14/08/2009 tarihli ödemeler ilişkin dekontlar sunulmuştur. Eski tarihli ödemeler olduğundan evraklara ulaşılamamaktadır. Ancak… ... adına açılan hasar dosyasından yapıldığı kayıtlarda gözükmektedir.” şeklindeki ifade nazara alındığında davalının davadan önce temerrüde düştüğünün anlaşılmasına rağmen mahkemece faizin dava ve ıslah tarihinden başlatılmasının doğru olmadığını, ayrıca davacının daimi maluliyet zararının bilirkişi raporuyla 1.051.783,50 TL olarak belirlenmesine rağmen kaza tarihindeki limite karar verilmişken faizin dava ve ıslah tarihinden başlatılmasının da doğru olmadığını, faizin kaza tarihinden başlatılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dosyada dava dilekçesinin 06/07/2015 tarihinde tebliğ edildiğini ve 2 haftalık cevap süresinin 20/07/2015 tarihinde sona erdiğini, ancak bu tarihte adli tatilin başlaması nedeniyle cevap süresinin durduğunu bu nedenle cevap dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü ile davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, ayrıca ıslah tarihi olan 27/08/2020 tarihinde ıslah edilen 49.000TL yönünden de olay tarihinden itibaren 15 yıl geçmiş olduğundan zamanaşımının dolduğunu, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, zira davacının yolcu olmasının sigortalı araç sürücüsünün tek kusurlu olacağı anlamına gelmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin mahsubu gerekirken mahsup edilmediğini, davacının da alkollü sürücünün aracında yolculuk yapmakla müterafik kusurlu olduğunu ve hatır için taşındığını, gelecekte meydana gelebilecek dava konusu zarar için faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın “Sürelerin başlaması” başlıklı 91 maddesi “(1) Süreler, taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde, tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar.”

“Sürelerin bitimi” başlıklı 92 maddesi; “ (1) Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter.

(2) Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter.” şeklindedir.

Davalıya usulüne uygun olarak, davalı ...'nın taraf olmasına davalı ... Sigorta'nın taraf olmaktan çıkarılmasına dair ara kararının ve dava dilekçesinin 06/07/2015 pazartesi günü tebliğ edildiği, iki haftalık cevap süresinin songününün 20/07/2015 pazartesi gününe denk geldiği, cevap dilekçesinin ise 12/08/2015 tarihinde verildiği anlaşılmıştır.

Yine HMK’nın “Adli Tatil Süresi” başlıklı 102 maddesi “(1) Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.”

“Adli Tatilinin Sürelere Etkisi” başlıklı 104 maddesi ise “(1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.” şeklindedir.

Somut olayda; belirtilen mevzuat hükümlerinden de anlaşıldığı üzere adli tatil 20 Temmuz itibarıyla başlamakta olup davalının cevap süresinin son günü 20 Temmuz olan adli tatilin ilk gününe rastlamakta olup, davalı da cevabını süre dolmadan adli tatil içinde verdiğinden, mahkemece cevap süresinin geçtiğinin kabulü doğru görülmemiştir.

O halde mahkemece, davalının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defi değerlendirilerek ve davacının dava dilekçesinde “tedavisinin 03/12/2014 tarihinde tamamlandığı” iddiası karşısında bu tarihe kadarki tüm tedavi evrakları getirtilerek davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, gelişen bir durum olup olmadığı, tedavisinin tamamlanması ile maluliyetin hangi tarihte oluştuğu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davalının buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek işin esasına girilerek, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilerek davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesi gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davacının tüm, davalının sair istinaflarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 25/10/2022 tarihli, 2015/80 Esas .  2022/744 Karar sayılı kararın HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3. İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıranlara iadesine,

4. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 

5. İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 6. İcra Dairesi'nin 2022/18123 Esas sayılı dosyasına yatırılan 95.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana iadesine,

6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınbölgeTazminatkonusuankara(ÖlümAçılanVedeğerlendirilmesigerekçemahkemesiincelenmesineZararCismanikesindelillerinadliyehükümSebebiylenumarasıdairesiTazminat)hukukolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim