Ankara BAM 35. HD 2022/2286 E. 2024/408 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/2286
2024/408
20 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2286 - 2024/408
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2286
KARAR NO : 2024/408
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/09/2022
NUMARASI : 2021/675 Esas - 2022/576 Karar
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.12.2019 tarihinde davalı ...'ın araç sahibi ve sürücüsü olduğu araç ile müvekkili şirket tarafından işletilmesi, onarım ve bakımından sorumlu olunan Gebze-İzmir Otoyolu İstanbul istikameti üzerinde seyir halinde iken iddiasına göre patlayan tekerini kontrol etme amacıyla otoyol üzerinde durduğunu, araçtan inerken el frenini çekmemesi nedeniyle aracın hareket ettiğini, gidişe göre yolun solunda kalan orta refüje çarparak 216 metre sürüklendiğini ve ilgili kaza nedeniyle 216 metre oto korkuluk hasarı meydana geldiğini, otoyolu kullanan araç sürücülerinin uyması gerekli trafik kuralları 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuat kapsamında belirlendiğini, otoyolda seyreden araç sürücülerinin gerçekleştirdiği kazalarda söz konusu sürücülerin sorumluluğunun varlığının esas olduğunu, oto korkuluklara çarpmış olması nedeniyle müvekkili şirket nezdinde doğmuş olan zararın, yapılan hesaplama neticesinde 100.615,54 TL olduğunun tespit edildiğini, kazanın gerçekleşmesi akabinde davalıya ait aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’ye, araç sahibi ve sürücüsü davalı ...’a ayrı ayrı söz konusu zararın tazmini amacıyla talep yazılarının gönderildiğini, ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından poliçe limitleri kapsamında 78.000,00 TL tutarında kısmi ödeme yapıldığını, bakiye maddi hasar bedeli olan 22.615,54 TL'nin davalıdan talep edildiğini, ancak davalı yanın talep yazılarını yanıtsız bıraktığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 22.615,54 TL müvekkili şirket zararının, kaza tarihi olan 11.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yaklaşık 25 yıllık tır şoförü olduğunu, el frenini çekip bırakması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, aracın teknik bir arıza nedeniyle hareket ettiğini, dava dilekçesinde olay sonrasında satışa çıkarılan alüminyum levhaların satışından kazanılan paralardan da bahsedilmediğini, yaptıkları harici araştırmalar sonucu hurda metallerin satılmasından 15.000,00 TL gelir elde edildiğinin ortaya çıktığını, davacı tarafın bu husustan bahsetmeyerek mahkemeye eksik bilgi verdiğini, meydana gelen olayda müvekkiline yüklenebilecek bir hata olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, davalının sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı dorse ile hareket ederken patlayan tekeri kontrol için durduğu, araçtan indiği sırada aracın el frenini çekmediği ve aracın kendiliğinden hareket ederek davacıya ait demir bariyerlere çarparak zarar verdiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporu ile kusur tespiti yapıldığı, davalının kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği, yine bilirkişi tarafından kaza sonucu bariyerlerde oluşan zararın tespit edildiği ve toplam hasar bedelinin 100.615,54 TL olduğu, bu zararın 78.000,00 TL tutarının davalı araç sürücüsünün ZMMS sigortası tarafından karşılandığı, bakiye maddi hasar bedelinin 22.615,54 TL olduğunun belirlendiği, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğundan hükme esas alındığı gerekçesiyle; “Davanın kabulüne, 22.615,54 TL’nin kaza tarihi olan 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin el frenini çekmeden lastikleri kontrol için inmesi ile kazanın meydana gelmesinin iddia olduğunu, aracın teknik bir arıza nedeniyle hareket etmesi ile kazanın meydana geldiğini, bu nedenle iddiaya dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile talep edilen kalemlerin kuruşu kuruşuna aynı olduğunu, bu nedenle raporun kabul edilemez olduğunu, olay sonrası hasarlanan levhalar satışa çıkartılarak 15.000,00 TL gelir elde edildiğini, dava kabul edilmemekle birlikte müvekkilinin 15.000,00 TL fazladan tazminata mahkum edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekil tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davalının sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, davalının araçtan indiği esnada kendiliğinden hareket etmesi neticesinde davacıya ait oto korkuluklara çarparak zarar verdiği dosya kapsamında anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağındaki tespitler çerçevesinde, davacı, davalının aracının el frenini çekmemesi nedeniyle kendiliğinden hareketi neticesinde kazanın meydana geldiğini ileri sürmüş, davalı ise el frenini çektiğini, ancak aracın teknik arıza nedeniyle kendiliğinden hareket ettiğini ileri sürerek zarardan sorumlu olmadığını belirtmiştir.
Kaza Tespit Tutanağının aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli delil olmasına ve davalının aksini kanıtlayamaması yanı sıra aksi durumda dahi, KTK'nın 86. maddesinde "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." denildiğinden, davalının ileri sürdüğü, teknik arızanın varlığının dahi davalının sorumluluğunu kaldırmayacak olmasına göre davalının kaza nedeniyle sorumlu olmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili tarafından, kaza neticesinde hasar gören oto korkuluklarının hurda bedelinin tenzil edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasarlanan oto korkuluklarının hurda değerinin 12.200,59TL olduğu tespit edilerek, tazminat miktarından tenzil edildiği anlaşıldığından, davalının hurda bedelinin tenzil edilmediğine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmediği gibi, hurda bedelinin daha fazla olması gerektiğine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre; davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davalıdan alınması gereken 1.544,87 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 386,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.158,17 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3. Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4. HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5. Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18