Ankara BAM 35. HD 2022/2022 E. 2024/402 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/2022
2024/402
20 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2022 - 2024/402
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2022
KARAR NO : 2024/402
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2022
NUMARASI : 2021/605 Esas 2022/417 Karar
DAVACILAR
VEKİLİ :
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 24/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23/07/2011 tarihinde ...Turizm. Otom...Ltd.Şti.ye ait otobüsün Denizli-Aydın karayolu üzerinde üçgen kavşağı istikametinden Sadıkoğlu istikametine doğru orta ayırıcı ile bölünmüş tek yönlü yolun en sol şeridinde seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkillerinin her birinin yaralandığını, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün asli kusurlu ve sorumlu olduğunu, Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/278 esas sayılı dosyasında bulunan trafik tespit tutanağında bu hususun belli olduğunu, müvekkillerinden ...'in beden gücü kaybına uğradığını, kaza sırasında başından darbe aldığını, konuşmasında ve hareketlerinde yavaşlama olduğunu ve hayatını tek başına idame ettiremediğini, kesin iş göremezlik derecesinin belli olmadığını, 1.500,00-TL iş görmezlik tazminatı, tedavi, bakım ve iyileştirme masrafı olarak 500,00-TL, müvekkili ...'ın ise yüzünde yaralanma ve yaralanma sonucu yüzünde kalıcı iz ve elmacık kemiklerinde kırık oluştuğunu, yüz bölgesinde cam kırıkları mevcut olduğunu, halen vücut dışarı attığından yüzünden cam kırıkları çıktığını, ...'in ise kaza sonucu belinden yaralandığını, iç kısımlarda ağrının devam ettiğini, ...'nın kolunda yırtılma ve değişik yerlerde yaralanma, ...'nın kazada vücudunun değişik yerlerinde yara ve ağrılar bulunduğunu, ... için 2.000,00-TL maddi tazminat, ... için 1.500,00-TL maddi tazminat, ..., ... ve ... için her birine ayrı ayrı 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 19/07/2012 tarihli dilekçesinde; davadaki taleplerinin geçici iş görmezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri, ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle zararlar olduğunu beyan etmiştir.
Davacılar vekili 13/09/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile; ... için maddi tazminat talebini 51.091,62-TL, davacı ... için 32.746,15-TL, davacı ... için 1.361,52-TL'ye yükseltilmesini talep etmiş, dava dilekçesinde talep edilen 6.500,00-TL ve ıslah ile artırılan 80.699,29-TL'nin kaza tarihinden itibaren her artışı kapsayacak ticari temerrüt faizi ile mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen sigorta şirketleri yönünden poliçe limitini aşmamak kaydıyla tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; 27.07.2011 tarihinde ... plakalı aracın müvekkili idaresinde iken yolun ıslak ve kaplamanın bozuk olması nedeni ile sağ ön lastiğinin patlaması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili açısından davanın TTK’nın 3, 4 maddeleri gereği Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/507 E.sayılı dosyasında aynı olay nedeni ile diğer kazazedelerin açtığı dava olduğunu, birleştirilmesi gerektiğini, Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan raporla müvekkilinin kusuru bulunmadığının ortaya çıktığını, davacının tazminat taleplerinin açıklattırılması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın müvekkili tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu aracın ... Sigorta Şirketince Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile (13663902 poliçe nolu ) sigortalı olduğunu, davacıların taleplerini ZKTMMS ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Ferdi Kaza Sigortacısına yöneltmesi gerektiğini, limit aşılmamışsa müvekkili hakkındaki davanın reddi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalılardan ...…Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesi; dosyanın Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/507 E.sayılı dosyası ile birleştirilmesini, aracın 14.04.2008 tarihinde araç sürücüsü ...’a kiralandığını, aynı zamanda aracın satışı konusunda şifahi sözleşme olduğunu, bu sebeple müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın sağ ön tekerleğin patlaması sonucu meydana geldiğini, sürücüye kusur izafe edilemeyen durumda araç işletenin de sorumlu tutulamayacağını, bu durumun Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılardan ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin merkezinin İstanbul’da olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, ... plakalı aracın 23.02.2011/2012 arası Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, şahısların ölüm ve sakatlık hali teminatının 200.000,00-TL olduğunu, davacıların tedavi giderleri ve geçici iş görmezlik taleplerinin 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 2918. Sayılı Kanunun 98.maddesi gereği reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılardan ... (...) Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın 23.02.2011/2012 arası için müvekkilince Karayolu Yolcu Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, şahıs başına azami limitin 125.000,00-TL olduğunu, sorumluluklarının Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına göre belirlendiğini, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan tazminat davası olduğu, mahkemenin 2012/252 Esas, 2013/5 Karar, 09/01/2013 tarihli kararı ile dosyanın, Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/507 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş iken, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, 29/11/2016 tarihli celsede birleşen dosyasının tefriki ile akabinde Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/531 Esasına kayıt edilerek, 12/07/2021 tarihli celsede görevli Mahkemenin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verildiği ve Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/572 Esas sırasına kayıt edilen dosyada, mahkemece verilen gönderme kararı ile mevcut esasa kayıt olunarak yargılamaya devam olunduğu, dava konusu kaza nedeni ile tarafların maluliyet durumlarının tespiti amacı ile Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmekle, 13/03/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığında düzenlenen raporda, davacı ...'nın %13 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği, başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, davacı ...'ın 21/09/2020 tarihli ATK raporunda %9,1 meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, davacı ...'nın 13/03/2021 tarihli ATK raporunda, %18 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği, başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, davacı ...'in 21/09/2020 tarihli ATK raporunda, maluliyet oranının olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, davacı ...'in 23/07/2011 tarihli ATK raporunda, maluliyet oranının olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 1 haftaya kadar uzayabileceği, davacı Filiz Aracı'nın vücut genel çalışma gücünden kayıp oranının %100 olduğu, sürekli iş göremezlik halinde kaldığı ve başka birinin yardımına sürekli bakımına muhtaç olduğunun rapor edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen 19/12/2012 tarihli raporda, dava konusu kazanın oluşumunda otobüs sürücüsü davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği, mahkemece, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan usuli işlemlerin aynen kabulü ile davacıların tazmin edebileceği miktarın hesaplanması amacı ile aktüer uzmanı marifeti ile rapor düzenlenip inceleme yapılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 04/04/2022 tarihli raporda, 23/07/2011 tarihli kaza nedeni ile davacıların yaralanması nedeni ile maddi tazminat davasının yargılaması aşamasında, Yargıtay'ın son dönem içtihatları uyarınca TRH2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak, ancak iskonto (teknik faiz) kullanılmadan hesaplama yapıldığı, davacı ...'ın 23.07.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, %13 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği tespit edildiği, davacı ... lehine, 988,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 223.731,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere, toplam 224.720,39 TL maddi tazminat hesaplandığı, davacı ...'nın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta Şirketinden 200.000,00 TL, ZMMS (trafik) poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta Şirketinden 24.720,39 TL talep edebileceğinin hesaplandığı, davacı ...'ın 23.07.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, %9,1 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacı ... lehine, 3.621,13 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 49.848,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere, toplam 53.470,07 TL maddi tazminat hesaplandığı, davacı ...'ın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta Şirketinden 53.470,07 TL talep edebileceği hesaplandığı, davacı ...'nın 23.07.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, %18 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği, başka birinin bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, davacı ... lehine, 898,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 78.997,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere, toplam 79.896,11 TL maddi tazminat hesaplandığı, davacı ...'nın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta şirketinden 79.896,11 TL talep edebileceğinin hesaplandığı, davacı ...'in 23.07.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, maluliyet oranının %0 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacı ...'in maluliyet oranının %0 olarak tespit edildiği için, sürekli iş göremezlik zarının bulunmadığının hesaplandığı, davacı ...'in Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta Şirketinden 3.621,13 TL talep edebileceğinin hesaplandığı, davacı ...'in 23.07.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, maluliyet oranının %0 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 1 haftaya kadar uzayabileceği tespit edildiği, davacı ...'in maluliyet oranı %0 olarak tespit edildiği için, sürekli iş göremezlik zarının bulunmadığının hesaplandığı, davacı ...'in Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta Şirketinden 137,82 TL talep edebileceğinin hesaplandığı, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 06.10.2017 tarihli raporda, ... plakalı otobüsün Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta Şirketinden davacı yanın tazminat taleplerinin, Zorunlu Koltuk Kaza Sigortası A.3.2. Sakatlık Teminatı Bölümü ile incelenmesi sonucunda davacılar ..., ..., ..., ..., ...'nın Ferdi Koltuk Sigortasından tazminat alacaklarının bulunmadığının hesaplandığının tespit edildiği, davacı tarafça, davalı sigorta şirketine başvuru yapılarak temerrüde düşürüldüğüne dair belge tespit edilemediği, dava konusu kazaya karışan, ... plakalı sigortalı aracın ticari-otobüs olduğunun tespit edildiği, Yüksek Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 08.10.2015 tarih ve E: 2014/4443 — K: 2015/10298 sayılı emsal nitelik taşıyan düzelterek onama ilamında yer alan “ ... Davacı vekilince avans faizi talep edilmiş, mahkeme de avans faizine hükmedilmiştir. Oysa kazaya karışan ticari amaçla kullanılan bir araç olmayıp, hususi araç olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerekmektedir.” öngörüsü gereği, sigorta şirketi aleyhine uygulanacak tazminata avans faiz uygulanması gerektiği rapor edildiği, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı yolcu otobüsünün 3 adet adet poliçesinin bulunduğu, bu poliçeler incelendiğinde, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin davalı ... Sigorta tarafından düzenlendiği, poliçenin 23.02.2011-23.02.2012 tarihleri arasında geçerli olduğu, kaza tarihi itibariyle kişi başı ölüm ve sakatlanma limitinin 200.000,00 TL olduğu, Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesinin, davalı ... Sigorta tarafından düzenlendiği, kaza tarihi itibariyle kişi başı ölüm ve sakatlanma limitinin 125.000,00 TL olduğu, ZMMS Trafik Sigorta Poliçesinin, davalı ... Sigorta tarafından düzenlendiği, poliçenin 29.12.2010-29.12.2011 tarihleri arasında geçerli olduğu, poliçede yazılı limitin 175.000,00 TL olduğu, ancak kaza tarihi itibariyle kişi başı ölüm ve sakatlanma limitinin 200.000,00 TL olduğu tespit edildiği, söz konusu poliçelerin aynı anda bulunması durumunda trafik kazası neticesinde uygulanma hususuna ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde buna dair yerleşik yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1.maddesine göre; “Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin eder." düzenlemesinin yer aldığı, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır. Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanacağı, ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına ve varsa İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasına başvurulabileceği, bu itibarla yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluğun değil, sıralı bir sorumluluk düzenlendiği, buna göre yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacağı, limit aşımı olması halinde sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğunun uygulanacağının anlaşıldığı, yapılan yargılama, hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi heyet raporu ile gerekçede açıklanan hususlar ile davacının dava ve ıslah dilekçelerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, dava konusu trafik kazasına karışan yolcu otobüsünün kaza tarihi olan 23.07.2011 tarihinde geçerli davalı ... Sigorta tarafından düzenlen Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi, davalı ... Sigorta tarafından düzenlenen Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ve davalı ... Sigorta tarafından düzenlenen ZMMS Trafik Sigorta Poliçesi 'nin bulunduğu, yukarıda açıklanan sıralı sorumluluk ilkesi gereğince ve davacılar için yapılan aktüer hesaplamalara göre limit aşımı sözkonusu olsa da dava ve ıslah dilekçesinde talepler dikkate alındığında Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta şirketinin sorumlu olduğu, diğer sigorta poliçelerini düzenleyen ... ve ... Sigorta Şirketleri yönünden hakkında açılan davaların taleple bağlı kalınarak reddine, kaza yapan otobüs şoförünün %100 kusurlu olduğu tespiti, yolcu davacıların kusursuz olduğu ve her bir davacı için alınan maluliyet raporları uyarınca aktüer hesapları neticesinde belirlenen tazminat miktarları üzerinden ve kaza tarihinde sigortaya başvuru zorunluluğu olmadığı ve aracın cinsinin ticari olduğu dikkate alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş. ve diğer davalılar ... ve ...... Ltd. Şti'nden alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerektiği, gerekçesiyle;
"Davanın Kısmen Kabulü ve Kısmen Reddi ile;
-
... Sigorta ve HDI Sigorta yönünden; Taleple bağlı kalınarak Davanın Reddine,
-
Davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak 1.361,52. TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. ve diğer davalılar ... ve ...... Ltd. Şti'nden kaza tarihi olan 23/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı ... yönünden 137,82. TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. ve diğer davalılar ... ve ...... Ltd. Şti'nden kaza tarihi olan 23/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak 1.000,00. TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. ve diğer davalılar ... ve ...... Ltd. Şti'nden kaza tarihi olan 23/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı ... yönünden 3.621,13. TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. ve diğer davalılar ... ve ...... Ltd. Şti'nden kaza tarihi olan 23/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak 32.746,15. TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. ve diğer davalılar ... ve ...... Ltd. Şti'nden kaza tarihi olan 23/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, " karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, maddi ve hukuki olgular nazara alınmadan taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde, dava ve ıslah dilekçeleri nazara alınmadan ve çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, şöyle ki; dosyanın yıllardır devam ettiğini ve müvekkilinin sırf bu nedenle bile mağdur edildiğini söz konusu karar ile adaletin tecellisi sağlanmadığını müvekkillerinin mağdur olduğunu, kazada davalı ...’nın asli kusurlu olduğunu, davanın 10 yılı aşkın süredir devam ettiğini, alacaklarının zamanaşımına gireceğinden davanın ıslah edildiğini, tüm bunlara rağmen dosya karar aşmasına geldiğinde görevsizlik karar verildiğini ve davanın ticaret mahkemesinde devam ettiğini, yerel mahkemenin kararın gerekçesinde taleple bağlı kalındığından bahsedilmiş ise de talepleri ile bağdaşmayan şekilde karar verildiğini, eksik ve hatalı karar verildiğini, dava dilekçesinde ... için 2.000,00 maddi, ... için 1.500,00 maddi diğer davacılar için ise 1000,00'er TL maddi tazminat talep ettiklerini, Islah dilekçesinde ise ... için 51.091,62 TL, ... için 32.746,15 TL, Ali için 1.361,32 TL olarak taleplerini ıslah ettiklerini, tüm dilekçeler ve bilirkişi raporları değerlendirildiğinde taleple bağlılık ilkesine aykırı karar kurulduğunun açık olduğunu, müvekkilinin poliçe limitini aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminat talep ettiğini, mahkemenin bu hususu nazara almadığını, karşı yana vekalet ücreti takdir edildiğini, gerekçeli kararda “...... Sigorta Şirketinin sorumlu olduğu, diğer sigorta poliçelerini düzenleyen ... ve ... Sigorta şirketleri yönünden hakkında açılan davaların taleple bağlı kalınarak reddine" denildiğini, Sigorta şirketlerinin poliçe limitlerinin aşılmaması yönündeki taleplerinin ise mahkemece dikkate alındığından belirtildiği şekilde ifade edilmiş ise, karşı yana vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, gerekçeli karar incelendiğinde, her ne kadar, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine denilmiş ise de, taleplerini aşan nitelikte bir karar verilmemiş olduğundan karşı yan vekalet ücretine takdir edilmesinin mümkün olmaması gerektiğini dava açılırken ve ıslah işlemi yapılırken defaatle sigorta şirketleri yönünden poliçe limitini aşmamak kaydıyla tazminatın tahsili talep edildiğini, davacılar lehine kabul edilen meblağlar üzerinden, açıkça herhangi bir ret kararı dosya mündericatında mevcut değilken, ayrıca, dava dilekçesi ile açıkça sigorta şirketleri yönünden poliçe limitini aşmamak kaydıyla tahsili talep edilmişken, sigorta şirketleri yönünden reddedilen bir kısım olmadığından ve taleplerine aykırı bir biçimde karar verilmediğinden karşı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, yine, kabul oranı üzerinden davalı sigorta şirketleri lehine karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesi hususunun da anlaşılmadığını, dosya kapsamında, ilgili sigorta şirketleri yönünden açık bir ret kararı olmadığını, kabul edilen meblağlar üzerinden de vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer yandan, kararda bahsi geçen 12.135,91 TL'lik karşı yan vekalet ücretinin hesabının nasıl yapıldığı hususunun da anlaşılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili ve dosya kapsamına uygun mahiyette olmadığını, gerekçeli kararın kendisinde çelişkiler barındırdığını, bilirkişi raporları arasında da büyük bir çelişki olduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, bu çelişki giderildikten sonra yeni bir rapor alınmak sureti ile talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini; gerekçeli kararın 4. sayfasının 7. paragrafında aynen: "Davacı ...'in 23.07.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, maluliyet oranının 90 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacı ...'in maluliyet oranının %0 olarak tespit edildiği için, sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığının hesaplandığı, davacı ...'in Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta Şirketinden 3.621,13 TL talep edebileceğinin hesaplandığı"nın yazıldığını, müvekkili ...'in maluliyet oranının %90 mı, yoksa %0 mı olduğu hususunda mahkeme, henüz bu hususta mutabık kalamamışken, vermiş olduğu kararın sıhhatinin sorgulanmaya muhtaç olduğunu, daha evvel alınan bilirkişi raporları kapsamında ... için yapılan 51.091,62 TL ıslah talepleri hiçbir biçimde dikkate alınmayarak, hatalı bir biçimde hazırlanan son bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...'e ilişkin dosya kapsamında mevcut çelişkilerin giderilmediği, somut olay kapsamında, müvekkilinin maluliyetine uygun olarak ve talebine aykırı olarak hüküm verildiğini, her ne kadar, müvekkilinin maluliyetine oranla düşük olması nedeniyle kabulü mümkün değilse de, önceki bilirkişi raporunda 51.091,62 TL olarak hesaplanan alacağın, son raporda nasıl 3.621,13 TL'ye düştüğünün anlaşılamadığı gibi karara bu yönüyle de itiraz ettiklerini, dosyanın yıllardan beri sürdüğünü ve daha evvel alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında, müvekkillerinin maluliyet oranlarının hatalı olarak ele alınarak hesaplama yapıldığını, daha evvel alınan raporların hiçbir biçimde dikkate alınmadığının açık olduğunu, öyle ki, yerel mahkeme tarafından bu çelişkilerin giderilmesi yönünde hiçbir çaba sarf edilmediği, adalet ve mevzuatla bağdaşmayacak nitelikte bir karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, davanın da 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun yürürlük tarihinden önce açılmış olması nazara alınarak istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan incelemede,
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle haksız fiil hükümleri gereğince tazminat istemidir. Davacı dava dilekçesinde, meydana gelen zararlardan tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek tazminat talep etmiş mahkemece davanın kısmen kabulüne, bir kısım davalılar hakkındaki talebin reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
HMK'nın 26. maddesi; "Hakim tarafların talep sonuçları bağlıdır. Ondan fazlasına veya bir başka şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." denildiğinden, dava dilekçesindeki taleplerin açık ve net olması önemlidir. Taleplerin açık ve net olmaması durumunda ise HMK'nın 31. maddesi gereğince mahkeme taleplerini açıklatarak, talepler çerçevesinde davanın esası hakkında karar verir. Ancak dava dilekçesinin açıklatılması, davacıya dava dilekçesinde talep etmediği hususları, yeniden talep etme fırsatı da vermeyecektir.
Somut olayda, davacılar vekili tarafından araç sürücüsü, taşımacı, araç ZMMS sigortacısı, araç Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Sigortacısı, Zorunlu Taşımacılık Ferdi Koltuk Kaza Sigortası sigortacısından açıklama dilekçesinde belirttiği zararlarını istemiştir. Her sigorta teminat altına aldığı riskten sorumludur. Dolayısı ile zararın varlığı, davacıya zararını mevcut olan tüm sigortalardan talep etme hakkını vermez. Sigorta poliçesinde teminat altına alınan riskler çerçevesinde, sigorta şirketlerinin sorumluluğu tespit edilir. Bu açıdan ZMMS sigortası ve Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet sigortası, nitelik itibariyle "sorumluluk sigortası" olup işletenin/taşıyıcı'nın haksız fiil kapsamındaki sorumluluğunu (biletli yolcunun zararı açısından öncelikle KTZMMS poliçesi, limitin aşılması durumunda veya yolcu olmayan kişilere verilen zararlarda ise ZMMS) ilk derece mahkemesi kararında açıklandığı üzere sıralı olarak üstlenmiş iken, Zorunlu Taşımacılık Ferdi Koltuk Kaza Sigortası, diğerlerinden farklı olarak sorumluluk sigortası değil "can sigortası" niteliğindedir. Dolayısı ile sorumluluk sigortasında, sigorta şirketi kusur ve zarar oranında zarardan sorumlu iken, Ferdi Koltuk Kaza Sigortası niteliği itibariyle "meblağ sigortası" olup, kusur ve zarardan bağımsız olarak Genel Şartlarda teminat altına alınan riskin gerçekleşmesi ve şartların bulunması halinde ekonomik zarar oluşsun ya da oluşmasın poliçede gerçekleşen risk için öngörülen meblağ zarar görene ödenir. Ferdi Kaza sigortası kapsamında zarar görene yapılan ödeme, haksız fiil sorumlusunun yahut sorumluluk sigortalarının sorumlu olduğu tazminat miktarından mahsup edilemeyeceği gibi, haksız fiil sorumluları ile Ferdi Koltuk Kaza Sigortası yapan sigortacı farklı tazminatlardan sorumlu olduğundan Ferdi Koltuk Kaza Sigortasından talep edilen tazminatlar, davadaki diğer sigorta şirketlerinden ve haksız fiil sorumlularından talep edilemez, yine haksız fiil sorumlularından ve davada diğer sigorta şirketlerinden TBK'nın 54. maddesi gereğince talep edilebilecek zararlar da Ferdi Koltuk Kaza Sigortasından talep edilemez. Dolayısı ile Zorunlu Taşımacılık Ferdi Koltuk Kaza Sigortası Sigortacısı ve diğerlerinin aynı zarar için sorumlulukları bulunmadığından BK'nın 46 (TBK m.54.) maddesi kapsamında açılan davada müşterek ve müteselsilen sorumlulukları da bulunmamaktadır.
Her ne kadar mahkemece yapılan yargılamada ve gerekçeli kararında davacıların diğer davalılar ile birlikte Zorunlu Ferdi Koltuk Kaza Sigortası sigortacısından (... Sigorta A.Ş.) müşterek ve müteselsilen talep ettiği zararlara ilişkin olarak, Ferdi Koltuk Kaza Sigortası ve Genel Şartları kapsamında açılan davanın varlığı kabul edilerek, bu kapsamdaki sorumluluğu açısından rapor alınmış ve davacıların kaza sigortasında teminat altına alınan riskleri çerçevesinde bir zararı olmadığı belirtilmiş ise de, gerekçesinde Zorunlu Ferdi Koltuk Sigortacısının sorumluluğu da hatalı şekilde BK'nın 46 (TBK m.54) kapsamındaki zarar kapsamında değerlendirilmek suretiyle davalı ... Sigortanın Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası limitini aşan zarar olmadığı gerekçe gösterilerek, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, haksız fiil nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle maluliyet oranının doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Mahkemece alınan maluliyet raporları arasında çelişki bulunması halinde raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın esası hakkında karar verilemez. Özellikle talepten daha azına karar verildiği durumlarda maluliyet raporuna itiraz edilmiş ve talep çerçevesinde karar verilmesinin talep edilmesi halinde maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmelidir.
Somut olayda, davacılar vekili yargılamanın ilk yapıldığı Asliye Hukuk Mahkemesince alınan maluliyet raporlarına itiraz etmeksizin, bu raporlara istinaden alınan aktüer hesap raporuna göre 13/09/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah etmiş, ...'in 08/09/2014 tarihli rapordaki %17 maluliyet durumuna göre maddi tazminat talebini 51.091,62-TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen sigorta şirketleri yönünden poliçe limitini aşmamak kaydıyla tahsiline karar verilmesini istemişken, ilk derece mahkemesi tarafından 21/09/2020 tarihli Adli Tıp Kurumundan yeniden alınan raporda ...'in kazaya bağlı maluliyetinin meydana gelmediği, 6 ay süre ile iş göremez kaldığının tespit edilmiş olması sonrasında rapor çerçevesinde davanın esası hakkında karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından söz konusu rapora itiraz edilmiş ve ayrıca tüm davacıların talepleri yönünden talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. Bu durumda ...'in aynı yönetmelik çerçevesinde alınan iki raporu arasında çelişki olduğundan, davacının itirazının değerlendiriği Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan her iki rapor arasında çelişkinin giderildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bunların yanı sıra, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ... Sigorta A.Ş. ile Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortacısı ... Sigorta Şirketi arasında sıralı sorumluluk olmakla birlikte, davacı her iki zarar sorumlusuna karşı birlikte dava açabilir. Bu durumda talep çerçevesinde karar verilse dahi ZTMMS limitini aşan miktar var ise dava kısmi dava olarak açılmış ve sonuçlanmış olsa dahi ZTMMS limitini aşan kısım var ise bu kısmın hüküm altına alınması davacı tarafından mahkemeden talep edebilir. Bu kapsamda davacının dava dilekçesinde açık olmayan bu husus HMK'nın 31. maddesi çerçevesinde açıklatılmak suretiyle, davacının ZTMMS limitini aşan zararı var ise bu kısma yönelik açılan davası olup olmadığı değerlendirilerek, açılan davanın bulunması halinde, davacılar ZMMS kapsamda ve ZTMMS kapsamında kalan zararlarını (ZTMMS limitini aşan zarar var ise ZTMMS kapsamındaki davası kısmi dava olsa dahi sigorta limitine kadar olan bakiye zararını talep etmeksizin) ayrı ayrı zararını talep edebileceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde hiçbir değerlendirme yapılmasızın, teminat limitini aşan zarar olduğu da kabul edilmekle birlikte sadece davacının talebinin teminat miktarını aşmaması nedeniyle eksik değerlendirme ile ... Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davacılar vekilinin taleplerini somutlaştırması için HMK'nın 31. maddesi gereğince dava dilekçesi açıklatılarak (ancak dava dilekçesinde dava konusu edilmeyen hususların bu şekilde davaya dahil edilme imkanı olmadığı nazara alınarak) davacının dava dilekçesindeki talepleri ve bu çerçevede yapmış olduğu ıslah dilekçesindeki talepleri gözetilerek, talepleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak, ayrıca davacı vekilinin davacı ...'nın hükme esas alınan raporuna itiraz etmiş olması nedeniyle mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporu ile davacının ıslahına esas alınan maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderildiği Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan Çalışma Gücü Kaybı ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde rapor alınarak, davacıların her bir talebi çerçevesinde HMK'nın 297. maddesine uygun ve denetime elverişli, (kararın davalılarca istinaf edilmemiş olması nedeniyle davacıların usuli kazanılmış hakları gözetilerek) bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 06/06/2022 tarihli 2021/605 Esas 2022/417 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacılara iadesine,
-
İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
-
Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18