SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 35. HD 2022/2177 E. 2024/366 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2177

Karar No

2024/366

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2177 - 2024/366

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/2177

KARAR NO : 2024/366

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/04/2022

NUMARASI : 2021/341 Esas - 2022/340 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 13/03/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 03/04/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.07.2015 tarihinde müvekkili ...'un, mülkiyeti kendisine ait olan 2000 Model ... araç ile seyir halinde iken; davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın sağ arka kısmından çarpmasına maruz kaldığını, aracının zarar gördüğünü, araç sürücü hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, davanın davalıya ihbar edildiğini, söz konusu dava reddedilmiş ise de kararın kesinleşmediğini, müvekkili hakkında sigorta şirketi tarafından Ankara Batı 3. Tüketici Mahkemesine açılan rücu davasında ise kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücünün tam kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, bu nedenle zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maddi zararın (maddi hasarın) olay tarihinden (30.07.2015) veya en azından davalıya ihbar edildiği tarihten (12.06.2017) itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsilde mükerrerlik olmamak kaydı ile davalıdan tahsilini istemiştir.

Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile dava değerini 13.000,00 TL olarak belirlemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, hasara konu kazada davacının kusurlu olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı tazminatı istemine ilişkin olduğu; 30/07/2015 tarihinde araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın seyir halinde iken davacının otomobili ile çarpıştığı; mahkemece Ankara Batı Tüketici 3. Mahkemesinin 2016/360 E. sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu yeterli olduğundan ayrıca kusur konusunda bilirkişi raporu alınmasına yer olmadığına karar verildiği; söz konusu mahkemede alınan 11/05/2017 tarihli kusur bilirkişi raporunda; kamyon sürücüsü ...’ın olayda %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’un kusursuz bulunduğunın mütalaa edildiği, yine tarafların itirazı üzerine alınan 12/02/2018 tarihli kusur raporunda kamyon sürücüsü ...’ın olayda %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’un kusursuz bulunduğu ve kazanın bu sürücünün münhasıran alkolün etkisinde olmasından dolayı meydana gelmediği kanaatine varıldığının mütaala edildiği; taraf delilleri toplandıktan sonra hasar konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden alınan asıl raporda ise; yerinde yapılan incelemeler neticesinde davaya konu bu aracın, 30.07.2015 kaza tarihi itibariyle, yapılan araştırmalar neticesinde 2. el piyasa rayiç değerinin ortalama 20,000,00 TL ve bu vaziyetteki sovtaj (hasarlı vaziyeti) bedelinin ise yaklaşık 7.000,00TL olduğu, bu durum itibariyle de bu aracın hasar bedelinin 13.000,00 TL olduğunun, aracın pert-total işleminden dolayı değer kaybının söz konusu olamayacağının mütalaa edildiği, bu bağlamda, yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının 13.000,00 TL zararının oluştuğu, davacının zararını ZMMS kapsamında sigorta şirketinden talep edebileceği, davacının davadan önce temerrüde ilişkin belge de sunmadığından faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; “Davanın kabulü ile; 13.000,00 TL hasar bedeli tazminatının dava tarihi olan 14/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,“ karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece yetersiz rapor ile karar verildiğini, kaza tarihi itibariyle araç bedelinin 20.000,00 TL kabul edildiğini, ancak daha önceki raporda 23.000,00 TL belirlenen bedelin neden kabul edilmediğinin açıklanmadığını, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/23 E. sayılı dosyasında 11/05/2017 tarihinde alınan raporda bilirkişi tarafından hasar bedelinin 23.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu değerin dahi düşük olduğunu, bilirkişi tarafından daha önce araca 15.000,00 TL değer biçildiğinin kabulünün maddi hatadan kaynaklandığını düşündüklerini, ayrıca aracın dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilmesi gerektiğini, bu açıdan değerin çok düşük takdir edildiğini; faiz başlangıcının da hatalı olduğunu, faizin kaza tarihinden itibaren hesaplanması, bu mümkün değil ise Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasında yapılan ihbar tarihi olan 12/06/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının kaza tarihi itibariyle maddi zararının 13.000,00 TL olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.

1. Öncelikle davacı dava dilekçesinde, karşı araç sürücüsü ve işleteni hakkında daha önce, dosyamız davacısı tarafından Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/23 E. dosyasında dava açıldığını, davanın 12/06/2017 tarihinde ... Sigorta A.Ş'ye ihbar ediliğini, söz konusu davanın esastan reddedildiğini, ancak kesinleşmediğini belirterek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla maddi zararlarını Sigorta Şirketinden talep ettiğini belitmiştir.

ZMMS kapsamında Sigorta Şirketi KTK'nın 91. maddesi gereğince, işletenin sorumluluğunu üstlendiğinden, sürücü ve işleten ile birlikte zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Dolayısı ile TBK'nın 166. maddesi gereğince müteselsil sorumlu işletenin zarardan sorumlu olmadığı durumda, Sigorta Şirketi de sorumluluktan kurtulacağından, daha önce sürücü ve işleten hakkında verilen kararda, davanın esastan reddine karar verilmiş olması durumunda, söz konusu davanın kesinleşmesi beklenilmeden davanın esasına ilişkin karar verilmemelidir. Hal böyle iken eldeki dosyada, daha önce sürücü ve işleten hakkında Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/23 E. 2018/215 K. sayılı dosyasında, kazanın meydana gelmesinde dosyamız davacısı olan ...'un tam kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen söz konusu dosyanın kesinleşmesi beklenilmeden, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, hükmün davalı tarafından istinaf edilmemiş olması, incelemenin de istinaf edenin sıfatına göre, usuli kazanılmış haklar gözetilerek yapılması karşısında kaldırma sebebi yapılmamıştır.

2. Davacı vekili, istinaf dilekçesinde, aynı zarara ilişkin olarak sürücü ve işleten hakkında açtığı ve esastan reddedilmekle birlikte kesinleşmeyen Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporunda araç bedelinin 23.000,00 TL olarak belirlendiğini, mahkemece alınan raporda ise ise 20.000,00 TL olarak kabul edildiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında, mahkemece davanın esastan reddine karar verilmiş, karar henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte, mahkemece zarara ilişkin kabul edilen bir tespit bulunmadığı, ret ile sonuçlanan davada kaza tarihinde aracın piyasa rayiçlerine göre değerinin 23.000,00 TL olduğu, aracın pert total olduğu, sovtaj değerinin 8.000,00 TL olacağı, buna göre zararın 15.000,00 TL olacağının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından dosyaya sunulan 18/05/2015 tarihinde Noterde tanzim edilen araç satış sözleşmesinde aracın 17.822,00 TL'ye davacı tarafından satın alındığı görülmüştür.

Mahkemece hükme esas alınan makine mühendisi tarafından tanzim edilen raporda ise, dosyadaki deliller ve aracın durumu değerlendirilmek suretiyle aracın tamirinin ekonomik olmadığı, aracın kaza tarihi itibariyle pert total olduğu, kaza tarihi itibariyle serbest piyasada hasarsız 2. el değerinin 20.000,00 TL olduğu, sovtaj değerinin ise 7.000,00 TL olacağı, hasar bedelinin 13.000,00 TL olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür.

Her ne kadar, davacı vekili hesaplanan tazminat miktarının uygun olmadığını ileri sürmüş ise de, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bu hususta verilen kesin bir karar bulunmaması yanı sıra, yapılan hesaplamanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilkeler ve yöntemler çerçevesinde yapılmış olmasına ve kaza tarihinden yaklaşık 2,5 ay önceki aracın satın alma değeri de gözetildiğinde bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarının uygun bulunmasına göre davacı vekilinin tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

3. Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 2918 sayılı KTK.nın 99/1.maddesi gereğince, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sürücü ve işleten hakkında açılan dava sırasında, sigorta şirketine davanın ihbarı da, hasar ihbarı mahiyetinde olduğundan temerrüt tarihinin belirlenmesinde nazara alınır (Yargıtay 4. H.D. 2021/17908 E. .  2022/2104 K.).

Somut olayda; davacı vekili, sürücü ve işleten aleyhine, eldeki davadan önce açtığı Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/23 E. - 2018/215 K. sayılı davada aynı zarar kalemleri için maddi tazminatı (dava dışı ZMSS) ... Sigorta AŞ.'den talep etmiş, işbu dava ihbar edilmiş ve ihbar dilekçesi (davalının bu konuda itirazının olmaması ve mahkemece ihbarın tebliğ edildiğinin duruşmada belirlenmiş olmasına göre) 12/06/2017 tarihinde ... Sigorta AŞ.'ye tebliğ edilmiştir.

Bu durumda; davalı sigorta şirketinin, önceki davanın ihbar tarihinden en erken 8 iş günü sonrası olan 23/06/2017 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek, bu durumda faiz başlangıç tarihinin davacının talebi de nazara alınarak 23/06/2017 tarihi olarak belirlenmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin hatalı şekilde dava tarihi olarak belirlenmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerin görülmüştür.

Buna göre; davacının sair istinaf istinaf taleplerinin reddi ile yukarıda 3 no.lu bentte yazılı nedenlerle, davacının istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada (istinaf edenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar oluştuğundan) eksiklik görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararındaki faiz başlangıcının 23/06/2017 temerrüt tarihi olarak düzeltilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak esas hakkında hüküm tesisine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21/04/2022 tarihli, 2021/341 Esas - 2022/340 karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;

  1. Davanın KABULÜ İLE;

13.000,00 TL hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  1. Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 888,03. TL olup, davacı tarafından peşin yatırılan 59,30. TL ve 220,29. TL bedel artırım harcı olmak üzere toplam 279,59. TL harcın mahsubu ile bakiye 608,44. TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı tarafından peşin yatırılan 59,30. TL ve 220,29. TL bedel artırım harcı ile 59,30. TL başvurma harcı olmak üzere toplam 338,89. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde (ilk derece mahkemesi karar tarihi) yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 5.100,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Dava kapsamında davacı tarafından yatırılan 996,50. TL bilirkişi ve posta giderlerinden oluşan yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,

  6. Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

I-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine,

II-Davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 86,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 306,70 TL istinaf giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine;

III-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

IV-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

V-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinkabulükaldırılmasınaTazminat(HaksızkonusuankaraKaynaklanan)numarasıdairesiFiildenhukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim