Ankara BAM 35. HD 2022/2091 E. 2024/342 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
bam
2022/2091
2024/342
6 Mart 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2022/2091 - 2024/342
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2091
KARAR NO : 2024/342
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/06/2022
NUMARASI : 2021/582 Esas 2022/493 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30/03/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde;13/12/2017 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın, karşıya geçmekte olan müvekkiline çarptığını, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kaza anında hız limitlerinin çok üzerinde seyrettiğini, bundan dolayı 2918 sayılı Kanun'un 52. maddesine aykırı hareket ettiği için kazanın meydana gelmesinde asli ve tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle geçici ve daimi maluliyete maruz kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplamda 300,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte tahslini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunması halinde sigorta limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın ZMMS poliçesi kapsamında maddi tazminat istemine ilişkin olduğu; adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 31/03/2022 havale tarihli raporda, davacı yaya ...; geçiş yapmak istediği bölünmüş taşıt yolunda araç trafiğinin yoğun ve akıcı olması yanında gün durumunun da gece oluşunu göz önüne alarak, kendisinin can güvenliği açısından geçiş yaptığı yerdeki yaya alt geçidini kullanarak geçiş yapması gerekirken, gerek kendi beyanı gerekse sigortalı araç sürücüsünün beyanı göz önüne alındığında yaya alt geçidini kullanmaması yanında yine kendi can güvenliği açısından geçişine başlamadan önce sağından gelen araç trafiğini kontrol etmeden dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde asfalt yola inerek yeşil trafik ışığında geçiş yapan sigortalı kamyonetin ön kısmının olduğu yerden çarpılarak dosya kapsamına göre yaralandığı trafik kazasının oluşumunda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun yaya asli kusurlarından olan 68/1-b-c, Yönetmeliğin 138/b-b-1-d maddelerine riayetsizliği yanında dikkatsizliğinin ve tedbirsizliğinin de söz konusu oluşu nedeniyle Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 05/05/2018 tarihli bilirkişi raporuyla da belirtildiği gibi tamamen asli kusurlu olduğu, yönünde kanaat bildirildiği, aynı trafik kazasına ilişkin olarak yapılan ceza soruşturması kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 20/07/2020 tarihli raporunda ise; sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti aydınlatma mevcut, meskun mahalde, bölünmüş cadde üzerinde seyir yönüne yanan yeşil trafik ışıklarında devam ettiği esnada solundan, orta refüj üzerinden, yakın mesafeden karşıya geçmek üzere aniden yola giren yaya ...’a çarptığı kazada hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru olmadığı; yaya ... can güvenliği açısından bölünmüş yoldan karşıya geçmek istediğinde yakın mesafedeki yaya alt geçidini kullanmayarak, can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde sağından sol şerit üzerinden gelen yakın mesafedeki araca rağmen dikkatsizce kaplamaya girerek geçiş yapmak istemesiyle, ilk geçiş hakkını vermediği sürücü ...’in kullandığı aracın sadmesine maruz kaldığı olayda tedbirsiz, dikkatsiz davranışı ve kural dışı hareketiyle asli kusurlu olduğunun belirtildiği, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesindeki düzenleme, tüm dosya kapsamı, soruşturma dosyası, kaza tespit tutanağında yer alan tespitler, 31/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile aynı doğrultudaki Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 20/07/2020 tarihli raporu, dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün davaya konu trafik kazasında kusurunun bulunmayıp davacının tam kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının kusuru kanıtlayamaması nedeniyle tazminat talebinde haksız olduğu gerekçesiyle; "davanın reddine" karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kusura ilişkin alınan raporlara itirazlarının nazara alınmadığını, sigortalı araç sürücüsünün hızının değerlendirilmediğini, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün gece vakti hız yaptığını, bu nedenle kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, raporlara itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece kazanın meydan gelmesinde davacının kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davacının 22.10 sıralarında, meskun mahal içerisinde, araç trafiğine yeşil ışık yandığı esnada, kaza mahallinde alt geçit de bulunmasına rağmen, taşıt yolunun solundan, yolun karşısına geçmek için taşıt yoluna girdiği esnada, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın çarpması ile trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin ceza soruşturmasında biri Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden olmak üzere alınan 2 ayrı rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından alınan 31/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda da, kazanın bu oluş şekli, gece vakti meydan gelmiş olması, kaza mahallinde yoğun ve akıcı bir trafik olması, davacının bu duruma karşılık geçiş yaptığı yerdeki alt geçidi kullanmaması, sağından gelen trafiği kontrol etmeksizin kendisine yanan yeşil ışıkta seyreden davalı tarafından sigortalı aracın çarpması ile meydana gelen kazanın oluşumunda, davacıın asli %100 orannda kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise ışık kontrollü kavşakta yeşil ışıkta seyri sırasında meydana gelen kazada kural ihlalinin olmadığının belirtiliği görülmüştür.
Kazaya ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde, alınan bilirkişi raporunda davacının/müştekinin tam kusurlu olduğundan bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar sonrası, davacının/müştekinin itirazı sonrasında kararın kaldılmasına karar verildiği, ancak sonrasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor ile de kazanın meydana gelmesinde davacının/müştekinin tam kusurlu olduğunun tespit edilmesi sonrasında yeniden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından kusur durumunun eksik inceleme ile değerlendirildiği ileri sürülerek karar istinaf edilmiş ise de, taraflarca dosyaya sunulan deliller değerlendirilmek suretiyle kusur durumun belirlenmiş olmasına, gece vakti meydana gelen kazada, kaza mahallinin yoğun ve akıcı trafiğe sahip olmasına rağmen araçlara ilk geçiş hakkını vermeksizin taşıt yoluna giren davacının kusurlu olmasına, her ne kadar ceza soruşturmasında kabul edilen kazanın oluş şekli ve alınan bilirkişi raporu hukuk hakimi bağlamıyor ise de, gerek ceza soruşturması sırasında alınan kusur raporları, gerekse de ilk derece mahkemesi tarafından alınan kusur raporunda, kazanın oluş şekili çerçevesinde belirlenen kusur durumunun uygun bulunmasına göre, davacı vekilinin kusur durumuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4. Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
5. HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 06/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39